İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yatırım danışmanlığı sözleşmesine rağmen zarara neden olan yönlendirmenin kanıtlanamaması

Esas
2025/993 E.
Karar
2025/5562 K.

VİOP yatırımcısı dövizde yükseliş sırasında aracı kurum çalışanının gerçeğe aykırı açıklamalarla alıştan satışa yönlendirdiğini ve büyük kâr kaybına uğradığını ileri sürmüştür. İlk derece danışmanlık sözleşmesi bulunsa da somut danışma, tavsiye, iradeyi sakatlayan yönlendirme ve zarar bağlantısının ispatlanmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. BAM esastan reddi korunmuş; 11. Hukuk Dairesi hükmü onamıştır. Karar danışmanlık sözleşmesinin her zararı kuruma yüklemeye yetmeyeceğini somut delil değerlendirmesiyle gösterir. Her tavsiyenin sorumsuz olduğu veya yatırımcının bütün riskleri kabul ettiği yönünde genel bir kural kurulmamıştır.

Kararın sonucuYönlendirme ve illiyetin ispatlanmadığı gerekçesiyle tazminat reddinin oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Uyuşturucu ertelemesinde iki haklı uyarıdan önce ısrar kabul edilememesi ve sonraki kullanımın ayrıca zincirleme artırıma konu olmaması

Esas
2020/471 E.
Karar
2025/335 K.

2014 ertelemesi altında iki rehberlik görüşmesine katılmayan sanığın dosyası tek ihlal uyarısıyla kapatılmış; sonraki uyuşturucu bulundurma olayıyla birlikte zincirleme ceza verilmiştir. CGK iki haklı uyarıya rağmen üçüncü ihlal bulunmadan yükümlülüğe uymamada ısrarın oluşmadığını kabul etmiştir. Bununla birlikte sonraki kullanım/bulundurma ayrı bir ihlal nedeni olup ilk eylemden dava açılmasını sağlar; kendisi ayrıca kovuşturulup TCK 43 artırımına dönüştürülemez. Direnme bozulmuştur. Başlangıç bilgilendirmesi ihlal sonrası haklı uyarıyla aynı değildir; yeni kullanım için de program ihlalindeki üç tekrar koşulu aranmamıştır.

Kararın sonucuIsrar koşulu ve ayrı ihlalden zincirleme artırım hataları nedeniyle direnme mahkumiyetinin oybirliğiyle bozulması
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Restoranı yan dükkana genişletme ihtiyacında tanıklarla ispat ve kanun yararına temyizin reddi

Esas
2025/2622 E.
Karar
2025/4051 K.

Kiraya verenler aynı binadaki restoranlarını genişletmek için kiralanan dükkanın tahliyesini istemiştir. Mahkeme başka uygun dükkan bulunmaması ve tanık anlatımlarıyla ihtiyacı kabul etmiştir. Bakanlık defter kayıtları ile iş hacmi ve mevcut alanın yeterliliği incelenmediğinden bozma istemiştir. Daire somut tanık delillerini yeterli bulmuş, ticareti genişletme gereksiniminin zorunlu ihtiyaç olabileceğini belirterek kanun yararına temyizi reddetmiştir. Her genişleme beyanının kendiliğinden tahliye doğurduğu veya ticari kayıtların hiçbir dosyada gerekmeyeceği sonucu çıkarılamaz; somut ispat değerlendirmesi vardır.

Kararın sonucuTahliye kabulünde isabetsizlik görülmeyerek Bakanlığın kanun yararına temyiz isteminin oybirliğiyle reddi
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Beş yıllık kira süresi bitmeden açılan ihtiyaç tahliyesinde kanun yararına bozma

Esas
2025/2623 E.
Karar
2025/3930 K.

2020’de beş yıllık kira sözleşmesi yapılmış; kiraya verenler 2023’te kendileri ve çocuklarının ihtiyacı için tahliye istemiştir. Mahkeme başka konut bulunmadığı ve ihtiyacın samimi olduğu gerekçesiyle kabul vermiştir. Daire TBK 350 uyarınca belirli sürenin 2025’te biteceğini ve dava 2023’te erken açıldığından ret gerektiğini açıklamıştır. Dava zamanının resen denetleneceği belirtilmiş; hüküm sonuca etkili olmaksızın kanun yararına bozulmuştur. İhtiyacın gerçekliği ile dava zamanı ayrı koşullardır; kanun yararına bozma taraflar arasındaki kesin hükmü doğrudan değiştirmemiştir.

Kararın sonucuErken dava nedeniyle HMK 363 uyarınca sonuca etkili olmamak üzere oybirliğiyle kanun yararına bozma
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kent Mobilyası Kirasında Yetersiz Ödeme Süresi Nedeniyle Tahliye Reddi ve Kira Alacağının Likitliği

Esas
2024/3471 E.
Karar
2025/3904 K.

Reklam amaçlı kent mobilyalarının kirası ödenmeyince itirazın iptali ve tahliye istenmiştir. Kiracı uyarlama davası açıldığını ve döviz kirasının değiştirilmesi gerektiğini savunmuştur. Genel hükümlere tabi kira için ödeme emrindeki yedi gün, gerekli on günlük asgari süreyi karşılamadığından tahliye reddedilmiştir. Kira alacağı raporla belirlenip ödeme kanıtlanmadığı ve alacak likit olduğu için itiraz iptal edilmiştir. Yargıtay esastaki sonucu korumuş; yalnız tahliyenin ayrı harcını ekleyerek düzeltilmiş onama yapmıştır. Uyarlama koşulları hakkında esastan hüküm kurulmamıştır.

Kararın sonucuTarafların temyiz itirazları reddedildi; BAM kararı kaldırılıp ilk derece hükmü ayrı tahliye harcı eklenerek düzeltilip onandı.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Reklam kent mobilyası kirasında sözleşmesel artış ve eksik ödeme süresiyle tahliyenin reddi

Esas
2024/3474 E.
Karar
2025/3905 K.

Reklam amaçlı kent mobilyaları kiracısından kira alacağı ve tahliye istenmiştir. Daire kirayı konut ve çatılı işyeri rejimi dışında görmüş, sözleşmedeki yeniden değerleme artışını ve likit alacağı kabul etmiştir. Ancak ödeme emrinde kanuni asgari süre yerine yedi gün verildiğinden tahliye reddi korunmuştur. Tahliyenin ayrıca harca tabi olması gözden kaçtığı için bu kalem eklenerek ilk derece hükmü düzeltilip onanmıştır. Alacağın tahsil edilebilmesi tahliye şartlarının da yerine geldiği anlamına gelmez; kiralananın türü ve süre veren bildirim ayrıca denetlenmelidir.

Kararın sonucuTarafların itirazlarının reddi; BAM kararı kaldırılarak ilk derece hükmünün harç eklenmesiyle düzeltilip onanması
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yeni malikin bir ay içinde ihtarı göndermesinin değil kiracıya tebliğinin aranması

Esas
2025/2624 E.
Karar
2025/3931 K.

Yeni malik taşınmazı aralıkta almış, aynı ay ihtar göndermiş fakat kiracıya tebliğ ocakta bir aylık süreden sonra olmuştur. Mahkeme kızın konut ihtiyacını gerçek bulup tahliyeye karar vermiştir. Daire özellikle TBK 351/1 yoluna dayanıldığını belirterek bir ay içinde yalnız gönderimin yeterli olmadığını, tebliğin de gerçekleşmesi gerektiğini açıklamıştır. Bu eksiklik sonradan giderilemez; süre resen denetlenir. Kabul sonuca etkili olmaksızın kanun yararına bozulmuştur. Sözleşme sonuna dayanan alternatif yol ayrı olup davacı somut olarak o yola dayanmamıştır.

Kararın sonucuBir aylık tebliğ koşulu sağlanmadığı için sonuca etkili olmaksızın oybirliğiyle kanun yararına bozma
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Özel Şoförün Hizmet Tespitinde Yakıt Fişi, Yazışma ve Tanıkların Birlikte Değerlendirilmesi

Esas
2025/4601 E.
Karar
2025/10556 K.

Özel şoför olarak çalıştığını ileri süren davacı, bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istemiştir. Bazı tanıklar çalışmayı doğrularken şirket çalışanı tanıklar davacıyı görmediklerini söylemiştir. Mahkeme, yakıt fişleri, araç kayıtları, fotoğraflar ve tanıkları birlikte değerlendirerek talebin bir bölümünü kabul etmiştir. Daire ayrıca WhatsApp kayıtlarını ve tüm dosya içeriğini dikkate alarak kısmi kabulü onamıştır. Başka işyerinde bildirilen ve iptali istenmeyen dönem talep dışında bırakılmıştır. Karar tek bir fişin veya ekran görüntüsünün her davada çalışmayı kendiliğinden kanıtlayacağı şeklinde yorumlanmamıştır.

Kararın sonucuBaşka işyerinde bildirilen dönem dışında kalan hizmetlerin kısmen tespitine ilişkin hüküm onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Token Uyuşmazlığında Kabul Edilen Elektronik Sözleşme ve Tahkim Şartının Araştırılması

Esas
2024/6459 E.
Karar
2025/4563 K.

Davacı token bedellerindeki sözleşmeye aykırı değişiklikten zarar gördüğünü ileri sürmüştür. İlk derece tahkim nedeniyle, BAM ise yerel şirketin acente olduğu ve davanın yabancı şirket adına yöneltilmediği gerekçesiyle usulden ret kararı vermiştir. Yargıtay, dosyadaki imzasız kullanım şartlarının davacı tarafından kabul edilmediğini ve gerçek sözleşmenin belirlenmediğini saptamıştır. Kabul edilen metnin dosyaya alınması veya elektronik ortamda saptanması, alan adı aidiyeti, tahkim onayı ve davalının sıfatı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği için kararı bozmuştur. Şirketin sorumluluğu veya tahkim şartının geçerliliği kesin olarak hükme bağlanmamıştır.

Kararın sonucuKabul edilen sözleşme, tahkim şartı ve davalının sıfatı araştırılmadan verilen usulden ret kararı, davacının temyizi üzerine oybirliğiyle bozuldu.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İhtiyaç ilamı sonrası kendiliğinden boşaltmada yeniden kiralama tazminatı

Esas
2024/3099 E.
Karar
2025/3540 K.

İhtiyaç nedeniyle tahliye ilamından sonra işyerini boşaltan kiracı, üçüncü kişiye kiralama üzerine tazminat istemiştir. İlk derece kabul etmiş; BAM icra marifetiyle tahliye bulunmadığından reddetmiştir. Daire çoğunluğu mahkeme kararının uygulatılması ön koşulunu benimseyerek ret sonucunu onamıştır. Karşı oy ise icra emri tebliğinden sonra zorla çıkarılmayı beklemeyen tacirin özgür iradesiyle boşaltmış sayılamayacağını ve tazminat koşulunun gerçekleştiğini savunur. Karar tartışmalı çoğunluk yaklaşımıdır; takip başlatılması ile fiili icra tahliyesi ayrımı görünür tutulmalıdır. Kâr kaybının tamamı veya diğer zarar kalemleri otomatik kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuYeniden kiralama yasağı tazminatı ret kararının oyçokluğuyla onanması; aksi yönde karşı oy
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

E-Posta Hesabına İzinsiz Girişten Sonra Sahte Fatura Verisi Yerleştirilmesi

Esas
2022/9541 E.
Karar
2025/7292 K.

Sanık, ele geçirdiği e-posta hesabından ticari muhataba banka hesabının değiştiği bilgisi ve sahte proforma fatura göndererek menfaat sağlamaya teşebbüs etmiştir. BAM nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve bilişim sistemine girme suçlarından mahkûmiyet kurmuştur. Yargıtay, dolandırıcılık hükmünü onamış; sisteme izinsiz girişin ardından veri yerleştirilmesi nedeniyle ikinci eylemin TCK 243/1 yerine TCK 244/2 kapsamında değerlendirilmesini istemiştir. Bu suç yönünden hüküm bozulurken sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı korunmuştur. Sonuç, salt hesaba girişle giriş sonrasında yapılan veri işlemlerinin ayrılmasına dayanmaktadır.

Kararın sonucuNitelikli dolandırıcılığa teşebbüs mahkûmiyeti onandı; bilişim sistemine girme hükmü TCK 244/2 kapsamında veri yerleştirme olarak nitelenmesi için ceza miktarı kazanılmış hakkı korunarak oybirliğiyle bozuldu.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sermaye Artırımının Tescil Edilmemesi Sonrası Yönetim Kurulu Davasının Konusuz Kalması

Esas
2024/6373 E.
Karar
2025/4182 K.

Pay sahibi, sermaye artırımı üzerine rüçhan hakkını kullanmasını isteyen yönetim kurulu kararının yokluğunu istemiştir. İlk mahkeme, artırım tescil edilmediğinden başlangıçta hukuki yarar bulunmadığına karar vermiştir. İstinaf, dava tarihinde yarar bulunduğunu, artırım kararının yargılama sırasında tescil edilmeyerek geçersizleşmesiyle davanın konusuz kaldığını kabul etmiştir. Giderler davaya sebebiyet veren şirkete yükletilmiş ve bu karar onanmıştır.

Kararın sonucuDavanın sonradan konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmemesine ve giderlere ilişkin istinaf hükmü oybirliğiyle onandı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.