İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sinema İcrasının Reklamda Kullanımına Ayrı İzin ve Geç Başvuran Ferî Müdahilin Temyizi

Esas
2024/6596 E.
Karar
2025/4186 K.

Oyuncu, rol aldığı filmden görüntülerinin televizyon ve internet reklamında izinsiz kullanıldığını ileri sürmüştür. Davalı, yapımcı ve reklamcı üzerinden hak zinciri edindiğini savunmuştur. Mahkeme, oyuncunun reklam kullanımına yazılı izninin veya bu hakkı kapsayan devrin bulunmadığını kabul ederek yayının önlenmesine ve rayiç bedelin üç katı tazminata karar vermiştir. Yargıtay davalının temyizini reddederek sonucu onamıştır. Süresinde istinaf etmeyen ve geç başvuru ret ek kararını da süresinde istinafa taşımayan ferî müdahilin temyizi ayrıca reddedilmiştir. Film için verilen kullanım izni somut reklam mecrasını otomatik kapsar sayılmamıştır.

Kararın sonucuFerî müdahilin temyiz talebi reddedildi; davalı yönünden reklamın önlenmesi ve 30.000 TL tazminat hükmünü koruyan BAM kararı kesin olarak oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu

İş sözleşmesi sonrası rekabet yasağında asliye ticaret mahkemesinin görevi

Esas
2023/1 E.
Karar
2025/3 K.

Kurul, iş ilişkisi sürerken sadakat borcundan doğan rekabet etmeme yükümlülüğü ile iş ilişkisi sona erdikten sonra hüküm doğurmak üzere ayrıca ve yazılı olarak kararlaştırılan rekabet yasağını ayırmıştır. TBK m.444-447 kapsamındaki sözleşme sonrası yasağa aykırılıktan doğan davaların mutlak ticari dava niteliğini kabul ederek asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir. Çoğunluk, 7036 sayılı Kanun’un görev düzenlemesini bu özel ticari dava kuralını ortadan kaldıran bir hüküm olarak değerlendirmemiştir. Karşı oy, iş ilişkisiyle bağlantı ve iş mahkemelerinin uzmanlığı yönünden farklı görüş savunur. Karar yasağın her somut olayda geçerli olduğunu veya cezai şartın miktarını belirlemez.

Kararın sonucu13.06.2025 tarihli görüşmede üçte ikiyi aşan oyçokluğuyla, TBK m.444-447 kapsamındaki rekabet yasağı davalarında asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönünde içtihatların birleştirilmesi; karşı oy mevcut.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Çağrısız Şirket Genel Kurulunda Toplantı Sonuna Kadar Katılımın Aranması

Esas
2024/6356 E.
Karar
2025/3975 K.

Şirket ortağı, ortaklık sorunlarının konuşulduğu görüşmeyi karar alınmadan terk etmiştir. Sonradan gönderilen çağrısız genel kurul tutanağında müdürlük yetkisinin kaldırıldığını öğrenerek dava açmıştır. Onanan gerekçede tüm ortakların toplantı sonuna kadar hazır bulunması koşulu gerçekleşmediğinden genel kurul ve ona dayalı müdürler kurulu kararı yok sayılmıştır. Davadan sonra pay devri, ileri sürülen zararlar bakımından yokluk tespitindeki hukuki yararı kaldırmamıştır. Yargıtay kararı onamıştır.

Kararın sonucuGenel kurul ve dayanak müdürler kurulu kararlarının yokluğunu kabul eden hükme ilişkin istinaf kararı oybirliğiyle onandı.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Önceki Yıldan Ödenen Kirada İki Haklı İhtar ve Kira Yılı Bitmeden Açılan Dava

Esas
2024/2951 E.
Karar
2025/3118 K.

Otel kiralayanı, 2022 kira yılına ait olup 2021’de peşin ödenmesi gereken iki taksit için takip yapmış ve Ocak 2022’de iki haklı ihtara dayalı tahliye istemiştir. Yargıtay, tacir işyeri kiralarında ertelenen TBK 346’nın Temmuz 2020 sonrasında uygulanacağını, bu dönem bakımından muacceliyet kaydının geçerli olmadığını belirterek BAM’ın gerekçesini benimsememiştir. Buna rağmen ilgili kira yılı henüz bitmediğinden dava erken açılmıştır. Ret sonucu korunmuş; BAM hükmü bu farklı gerekçeyle değiştirilerek ve düzeltilerek onanmıştır.

Kararın sonucuTahliye davasının reddi korundu; muacceliyet kaydı gerekçesi yerine kira yılı bitmeden dava açılması gerekçesiyle BAM kararı oybirliğiyle değiştirilerek ve düzeltilerek onandı.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Kasko İhbarındaki Çelişkiler ve Kaza Yerini Terkin Zorunlu Nedeninin İspatı

Esas
2022/10026 E.
Karar
2025/8620 K.

Kasko sigortalısı tek taraflı kazanın hasarını istemiştir. Bildirilen kaza saati araçtaki teknik kayıtla çelişmiş ve sonradan farklı açıklama yapılmıştır. BAM, doğru beyan yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek talebin reddini korumuştur. Yargıtay, sürücünün kaza yerini genel şartlarda belirtilen zorunlu nedenle terk ettiğinin ve zararın teminatta kaldığının sigortalı tarafından kanıtlanamamasını da belirterek kararı onamıştır. Karar sürücünün gerçekten alkollü olduğunun kesin tespiti değildir; somut çelişkiler ve karşılanmayan ispat yüküyle ilgilidir.

Kararın sonucuSigorta tazminatı talebinin reddine ilişkin kararın oybirliğiyle onanması.
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İhtiyaç Tahliyesinde Arabuluculuk Başvurusunun Dava Açma Hakkından Sonra Yapılması

Esas
2025/1495 E.
Karar
2025/3048 K.

Bursa ve İstanbul BAM kararları, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında kira dönemi sona ermeden yapılan arabuluculuk başvurusunun yeterliliği konusunda ayrılmıştır. Yargıtay, tahliye davası açma hakkı doğmadan başlatılan sürecin dava şartı arabuluculuğu karşılamayacağını kabul etmiştir. Belirli süreli sözleşmede sürenin sonu, belirsiz sürelide fesih dönemi ve bildirime göre belirlenen tarih esas alınarak başvurunun dava açma hakkı doğduktan sonra yapılması gerekir. Arabuluculukta geçen sürenin dava süresinin hesabına etkisi de açıklanmıştır. Uyuşmazlık Bursa BAM görüşü doğrultusunda kesin olarak giderilmiştir; karar bireysel bir tahliye hükmü değildir.

Kararın sonucuBAM kararları arasındaki uyuşmazlık, TBK 350 ihtiyaç tahliyesinde zorunlu arabuluculuğa dava açma hakkı doğduktan sonra ve dava açma süresi içinde başvurulması gerektiği yönünde oybirliğiyle kesin olarak giderildi.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Arsa payı sözleşmesinin geriye etkili feshinde tapuda hak kazanan üçüncü kişinin iyiniyeti

Esas
2024/1 E.
Karar
2025/2 K.

Kurul, yükleniciye devredilen arsa paylarının avans sayılması nedeniyle üçüncü kişinin iyiniyet savunmasını baştan dışlayan yerleşik yaklaşımdan dönmüştür. Sözleşme geçersiz sayılsa veya geriye etkili feshedilse bile tapuya dayanarak mülkiyet ya da ipotek hakkı kazanan üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenir. Kazanım anında kötüniyet ispatlanmazsa hak korunur; gerekli özeni göstermeyen kişi korunamaz. Yakınlık, düşük bedel ve hızlı devir gibi fiili karineler incelenebilir. Koruma, henüz tescil olmadan yalnız satış vaadi veya alacak devriyle kişisel hak edinen herkese otomatik tescil hakkı vermez. Karar ilk toplantıda oybirliğiyle verilmiştir.

Kararın sonucuYerleşik içtihattan dönülerek üçüncü kişinin iyiniyet iddiasının dinlenmesi ve koşulları varsa mülkiyet veya ipotek hakkının korunması yönünde içtihatların birleştirilmesi; oybirliği
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Borçlulardan Birinin Alacağı Devralmasında Diğer Borçlulara Payları Oranında Takip

Esas
2024/5177 E.
Karar
2025/3077 K.

Bankanın kredi alacağı için birden fazla sözleşme imzacısına karşı başlattığı takipte itirazın iptali istenmiştir. İstinaf sırasında davalılardan biri alacağı bankadan devralmış; kendi yönünden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini bildirmiştir. Bölge adliye mahkemesi onun hakkındaki davayı konusuz sayıp diğer davalılar yönünden hüküm kurmuştur. Yargıtay kararı onarken, alacağı ödeyerek devralan şirketin diğer borçlulara hisseleri oranında takibe devam edebileceğini özellikle belirtmiştir. Devir bütün diğer borçluların da kendiliğinden kurtulduğu anlamına gelmemiştir.

Kararın sonucuTemlik alan davalı yönünden konusuzluk ve diğer borçlular yönünden kurulan istinaf hükmünün, payları oranında takip açıklamasıyla onanması.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Markanın Ciddi Kullanımında Grup Şirketi Lisansı ve Kullanım Belgesinin Yeterliliği

Esas
2024/4990 E.
Karar
2025/3074 K.

Marka sahibi, grup şirketleriyle yaptığı lisans sözleşmelerine dayanarak kullanmama iptaline karşı çıkmıştır. Dosyada önceki uzun dönemde ve sözleşmelere dayalı ciddi kullanımı gösteren yeterli belge sunulmamıştır. Yargıtay, üçüncü kişinin izinli kullanımının da ciddi ve tescil kapsamına uygun olması gerektiğini açıklayarak iptal kararını onamıştır. Tepkisel kullanım da tartışılmıştır. Sonuç, somut dönemde ciddi kullanımın kanıtlanmamasına dayanmaktadır.

Kararın sonucuKullanmama nedeniyle marka iptalini uygun bulan istinaf kararı oybirliğiyle onandı.
Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Ortaklığı satışla gideren arabuluculuk anlaşmasında şerh için taşınmazın bulunduğu mahkeme

Esas
2025/2296 E.
Karar
2025/6840 K.

Ortaklığın satışla giderilmesi yönündeki arabuluculuk anlaşmasına icra edilebilirlik şerhi istenmiştir. Simav ve Uşak sulh hukuk mahkemeleri arabulucunun görev yeri ile taşınmazın bulunduğu yer arasında karşılıklı yetkisizlik vermiştir. Daire 6325 sayılı Kanunun taşınmaz anlaşmalarına ilişkin hükümlerini dikkate alarak şerhin taşınmazların bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden talep edileceğini kabul etmiş ve Simav’ı yargı yeri belirlemiştir. Karar anlaşmanın her maddesinin geçerliliğine veya tapunun doğrudan devrine hükmetmez; yalnız bu somut şerh talebinin görüleceği mahkemeyi belirler.

Kararın sonucuSimav Sulh Hukuk Mahkemesinin oybirliğiyle ve kesin olarak yargı yeri belirlenmesi
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Evlat Edinmede Evlilik İçinde Bir Yıllık Bakım Koşulu ve İlişkinin Kaldırılması

Esas
2024/6232 E.
Karar
2025/4034 K.

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemi ilk derece ve istinafta reddedilmiştir. Yargıtay, birlikte evlat edinmede eşlerin evlilikleri sırasında en az bir yıllık bakım ve eğitim koşulunu ele almıştır. Evlat edinenlerin boşanıp yeniden evlendikleri; bakım iddiasının boşanmış oldukları döneme ait bulunduğu ve evlilik devam ederken bakım koşulunun gerçekleştiğinin evlat edinme kararında gerekçelendirilmediği belirlenmiştir. Bu davada da bakım koşulu gerçekleşmeden karar verildiğinin ispatlandığı kabul edilerek esaslı unsurları olmaksızın kurulan ilişkinin kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Ret hükmü bozulmuştur.

Kararın sonucuİstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin BAM kararı kaldırıldı; esaslı bakım koşulu olmadan kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece ret hükmü oybirliğiyle bozuldu.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Muacceliyet ihtarının usulsüz tebliğinde süresiz şikayet ve ipotekli takibin iptali

Esas
2025/1349 E.
Karar
2025/3294 K.

Üçüncü kişi ipotek veren muacceliyet ihtarının usulsüz tebliğine dayanarak takibin iptalini istemiştir. Alt mahkemeler yalnız icra emrini iptal etmiştir. Daire İİK m. 150/ı tebligatını kamu düzenine ilişkin ilamlı takip şartı kabul ederek usulsüz tebliğ şikayetini süresiz inceleme yönünde açık görüş değişikliği yapmıştır. TMK m. 887 gereğince malike uygun ihtar olmadan borcun onun yönünden muaccel olmadığı belirtilmiş; malik hakkındaki takibin iptali için bozma verilmiştir. Hesap özeti gönderme zorunluluğu ile üçüncü kişiye muacceliyet bildirimi farklıdır. Sonuç ve süre değerlendirmesi bu özel ipotekli takip rejimine ilişkindir.

Kararın sonucuÜçüncü kişi malik yönünden yalnız icra emri yerine ilamlı takibin iptali gerektiğinden oybirliğiyle bozma

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.