İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Markanın Fiilî Kullanımı ile Ticaret Unvanı ve Alan Adının Ayrı Değerlendirilmesi

Esas
2024/3144 E.
Karar
2025/1841 K.

Marka sahibi, rakibin fiilî kullanımlarının durdurulması yanında markasının hükümsüzlüğünü, ticaret unvanının terkinini ve alan adına erişimin engellenmesini istemiştir. Mahkeme, tescilli işaretlerin bütünsel izlenimini ve alan adı kullanımını değerlendirerek karıştırılma koşullarını bu talepler bakımından oluşmuş saymamış; davalının farklı biçimdeki fiilî kullanımını ise marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kabul etmiştir. BAM her iki tarafın istinafını reddetmiştir. Yargıtay, davacının temyizi üzerine kararı onamıştır. Karar, belirli kullanım biçiminin ihlal oluşturmasının tescil, ticaret unvanı ve alan adına yönelik her talebi kendiliğinden haklı kılmadığını göstermektedir.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek fiilî kullanımın durdurulması, diğer yandan marka hükümsüzlüğü, unvan terkini ve alan adı taleplerinin reddi yönündeki hükmü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Soğutucu Dolap Tasarımında Bilgilenmiş Kullanıcı ve Genel İzlenim

Esas
2024/2644 E.
Karar
2025/1872 K.

Başvurucu şirket, iki soğutucu veya dondurucu dolap tasarımına itirazı kabul eden YİDK kararının iptalini istemiştir. Tasarımcının özgürlük alanının sınırlı olduğunu ve farklılıkların yeterli sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, seçenek özgürlüğü ile bilgilenmiş kullanıcının algısını birlikte ele almış; grafik düzeydeki ve kapaktaki farklılıkların bütünsel izlenimi değiştirmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. BAM bu kararı korumuş, Yargıtay da hükmü onamıştır. Somut uyuşmazlık bir ihlal nedeniyle tazminat değil tasarım başvurusuna itirazın kabulüne ilişkin idari kararın yargısal denetimidir.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek tasarım başvurusuna itirazın kabulüne ilişkin YİDK kararının iptali talebini reddeden hükmü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Orman Şerhinden Sonra Satın Alınan Miras Paylarında TMK 1007 Tazminatı

Esas
2023/672 E.
Karar
2025/130 K.

Taşınmazdaki üçte bir payı mirasla edinen davacı, orman şerhi tapudayken kardeşlerinin kalan paylarını da satın almıştır. Tapunun orman vasfıyla Hazine adına iptali sonrasında TMK 1007 tazminatı istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, tapunun aleniyeti ve satın alınan payların hukuki durumunun bilinebilirliğini esas alarak bu üçte iki pay yönünden sicil zararıyla nedensellik bağı bulunmadığını kabul etmiştir. Bütün paylar için tazminat veren direnme kararı bozulmuştur. İki karşıoy, ağır kusurun bulunmadığını ve mülkiyet hakkının tazminatı gerektirdiğini savunmuş; şerhin yalnız değer hesabına etkisini tartışmıştır.

Kararın sonucuHazinenin temyizi kabul edilerek direnme kararı oyçokluğuyla bozuldu; mirasla gelen üçte bir paya karşılık, orman şerhini görerek satın alınan üçte iki pay bakımından tazminat isteminin reddi gerektiği kabul edildi.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tahliye Gerçekleşmeden Kiralanan Otel İçin Yapılan Giderlerin İstenmesi

Esas
2024/2335 E.
Karar
2025/1525 K.

Otel kiracısı, Bakanlığın eksiklik bildirimi üzerine yaptığı tamiratları zorunlu ve faydalı gider sayarak mal sahiplerinden istemiştir. Kira ilişkisi sürmekte ve otel henüz tahliye edilmemiştir. Mahkeme gider talebini reddetmiştir. Yargıtay, Bakanlık yazısının ve ileri sürülen tadilatların kiralananın sonradan ayıplı hâle geldiğini kanıtlamaya yeterli olmadığını belirlemiştir. Somut koşullarda tahliye gerçekleşmeden faydalı ve zorunlu masraf bedellerinin istenemeyeceği kabul edilerek ret hükmü onanmıştır. Ayıbı giderme yükümlülüğü ile kiralananda kalan değer artışı hesabı somut olgulara göre ayrılmalıdır.

Kararın sonucuDevam eden kira ve kanıtlanmayan sonradan ayıp koşullarında tahliye öncesi gider talebini reddeden BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

SGK Prim Takibinde Yönetim Kurulu Dönemi, Ödeme Emri ve Menfi Tespit Hükmü

Esas
2024/626 E.
Karar
2025/4012 K.

Yönetim kurulu üyesi, şirket prim borçları nedeniyle konulan hacizlere ve kişisel sorumluluğuna karşı dava açmıştır. Birden çok bozma sonrasında bazı borç dönemleri için menfi tespit reddedilmiş, ödeme emri yokluğu nedeniyle haciz kaldırılmıştır. Daire, talebin ve hükmün infazda tereddüt bırakmayacak biçimde kurulmasını, gerçek yönetim dönemi ve istifanın sicil belgeleriyle değerlendirilmesini istemiştir. Kararı bozmuştur. Haczin usul eksikliği, maddi prim sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır; aynı şekilde yönetim sıfatı da bütün dönemlerin borcunu sınırsız yükleyen sonuç olarak sunulmamıştır.

Kararın sonucuTalebin niteliği, açık hüküm ve yönetim dönemi yönünden eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuştur.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kira Tespiti Ölçütleri ile Aşırı İfa Güçlüğüne Dayalı Uyarlamanın Ayrılması

Esas
2024/1083 E.
Karar
2025/1439 K.

BAM kararları, ekonomik değişime dayanılarak beş yıllık dönem dolmadan kira uyarlaması istenip istenemeyeceğinde ayrılmıştır. Yargıtay, olağan enflasyon, satın alma gücü, kiralananın durumu ve emsal değişimi gibi TBK 344 tespit ölçütlerinin aynı gerekçeyle TBK 138 uyarlama sebebine dönüştürülemeyeceğini kabul etmiştir. Buna karşılık TBK 138’deki diğer olağanüstü sebep ve koşullar gerçekleşirse her zaman uyarlama davası açılabileceğini belirtmiştir. Daire özel-genel kanun karşılaştırmasını bu ayrımın temeli olarak benimsememiştir. Uyuşmazlık, bütün uyarlamaları beş yıl yasaklayan bir sonuç yerine bu iki kurumun farklı amaç ve koşullarını koruyacak biçimde giderilmiştir.

Kararın sonucuTBK 344 kira tespiti sebeplerinin aynı zamanda uyarlama sebebi yapılamayacağı, TBK 138’in diğer koşulları varsa her zaman uyarlama istenebileceği yönünde BAM uyuşmazlığı oybirliğiyle kesin olarak giderildi.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kiralananı Göstermeye İzin Davasında Şartları Varsa İhtiyati Tedbir Verilebilmesi

Esas
2024/4081 E.
Karar
2025/1441 K.

Bölge adliye mahkemelerinin bazıları kiralananı göstermeye yönelik tedbiri kabul ederken bazıları esası çözdüğü gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, geçici korumanın teminat, eda ve düzenleme amaçlarını açıklayarak katı bir yasak yaklaşımını benimsememiştir. Uzayan yargılamanın satış ve tasarruf hakkına vereceği zarar ile kiracının mahremiyeti birlikte değerlendirilmelidir. Her somut olayın delilleri, sözleşmesi ve gösterim koşulları incelenerek şartları varsa hakkaniyetli tedbir verilebileceği yönünde uyuşmazlık giderilmiştir. Karar tek dosya için sabit gün, saat veya gösterim sayısı belirlememiştir.

Kararın sonucuKiralananı göstermeye izin davalarında somut deliller ve şartlar uygunsa ihtiyati tedbir verilebileceği yönünde BAM uygulama uyuşmazlığı oybirliğiyle kesin olarak giderildi.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Doğum Takip Kayıtlarının Saklanmamasında Hastanenin Organizasyon Kusuru

Esas
2025/919 E.
Karar
2025/1220 K.

Doğumdan sonra nörolojik sorunlar yaşayan çocuk ve ailesinin tazminat davası, rahatsızlığın doğum sürecinden kaynaklandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bilirkişi raporlarında doğumun izlenmesine ait NST, çocuk kalp sesi ve bazı zaman kayıtlarının bulunmadığı, bu eksiklik yüzünden müdahalenin denetlenemediği belirtilmiştir. Yargıtay, kayıtları tutup saklama yükümlülüğünün hastaneye ait olduğunu ve organizasyon kusurunun gözetilerek diğer davalıların sorumluluğunun da değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca sicilden resen silinen davalı için ihya davası açılmasına süre verilmesini istemiştir. Kesin bir tazminat miktarı belirlemeden ret hükmünü bozmuştur.

Kararın sonucuBAM’ın istinafı ret kararı kaldırıldı; hastanenin kayıt yükümlülüğü ve organizasyon kusuru ile sicilden silinen şirketin ihyası değerlendirilmediği için ilk derece ret hükmü oybirliğiyle bozuldu.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Sigorta Tahkiminde İtiraz Hakem Heyeti İncelemesinden Önce Temyiz

Esas
2024/14885 E.
Karar
2025/3297 K.

Sigorta tahkim uyuşmazlığında hakem heyeti kararına yönelik başvuru doğrudan temyize gönderilmiştir. Yargıtay, dosyada itiraz hakem heyeti kararı bulunmadığını saptamıştır. 5684 sayılı Kanun 30/12 uyarınca önce Komisyonun itiraz hakem heyetinin başvuruyu inceleyip karar vermesi, o karar temyiz edilirse dosyanın Yargıtaya gönderilmesi gerektiğini açıklamıştır. Bu işlemler için dosya mahkemeye gönderilmiştir. Kaynak ilk anlatımda kabul, somut olay paragrafında ret kararı yazdığı için uyuşmazlığın esas sonucu belirlenmemektedir; Yargıtayın bu kararı da sigorta talebinin esasını incelememiştir.

Kararın sonucuÖnce Sigorta Tahkim Komisyonu itiraz hakem heyetince karar verilmesi için dosyanın Komisyona iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Hem estetik hem tedavi amaçlı burun ameliyatında şikayetin tedavi kısmına ilişkin olmasının sorumluluk rejimine etkisi

Esas
2024/1998 E.
Karar
2025/984 K.

Burun ameliyatıyla hem şekil hem nefes sorunu giderilmeye çalışılmıştır. 3. Hukuk Dairesinde va konusu iddiaların tedavi amaçlı septoplasti sonucuna ilişkin olduğunu, bu nedenle eser değil vekalet hükümlerinin uygulanacağını kabul etmiştir. Teknik raporlar minimal eğrilik ve çöküklüğü özen gösterilse de gelişebilen komplikasyon saymış, takip ve revizyon önerisini uygun bulmuştur. İki hekimin birlikte ameliyat garantisi kanıtlanmamış; sonradan ileri sürülen onam iddiası genişletme yasağına takılmıştır. Ret onanmıştır. Aynı ameliyattaki estetik unsur tek başına bütün tıbbi sonuçlar için eser garantisi oluşturmaz; somut şikayet ve taahhüt ayrımı önemlidir.

Kararın sonucuTedavi kısmına ilişkin vekalet/özen ve kusursuz komplikasyon değerlendirmesiyle ret hükmünün oybirliğiyle onanması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

İİK 89/4 te farklı tebliğ tarihleri, sonradan ibra ve tazminatın genel hükümlerle incelenmesi

Esas
2024/6772 E.
Karar
2025/1302 K.

Takip alacaklısı iki üçüncü kişinin borç yoktur cevabına karşı ceza ve tazminat istemiştir. Biri ihbarnameden önce, diğeri sonra imzalanan ibra protokolüyle ilişkilendirilen iki tebliğ tarihi ayrı değerlendirilmemiştir. Daire ayrıca kesinleşmiş alacak ilamının dikkate alınmasını ve tebliğ anında istenebilir muaccel alacağın araştırılmasını istemiştir. Ceza kısmında kanun yolu kesinliğinden temyiz reddedilmiş; tazminat ret hükmü eksik inceleme ve nispi harç tamamlanmaması nedeniyle bozulmuştur. Gerçeğe aykırılık takip alacaklısınca genel delillerle ispatlanır; ceza temyizinin kapanması tazminat esasını kendiliğinden çözmez.

Kararın sonucuCeza hükmünde temyiz isteminin reddi; İİK 89/4 tazminattaBAM kararı kaldırılıp ilk derece ret hükmünün oybirliğiyle bozulması
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Kaskoda Yangın Oluşturmayan Elektrik Arızası ve Tahkim Vekâlet Ücretinin Düzeltilmesi

Esas
2023/4548 E.
Karar
2025/2621 K.

Kasko sigortalısı, sigorta kutusu ve kablolardaki hasarın yanmadan doğduğunu ileri sürmüştür. Eksper ve uzman raporu, yangın oluşmadığını; kısa devreyle yüksek ısı ve kablo plastiği erimesi gerçekleştiğini belirlemiştir. Elektrik ve elektronik arızasını ayrıca kapsayan ek sözleşme bulunmadığından tazminat talebinin reddi uygun bulunmuştur. Buna karşılık sigorta tahkimindeki vekâlet ücreti yönünden hata düzeltilmiştir: davalı lehine 5.000 TL yerine 1.000 TL yazılarak karar onanmıştır. Karar, her elektrik kaynaklı yangının teminat dışında olduğunu söylemez; somut hasarın yangın niteliği ve poliçenin ek kapsamı belirleyicidir.

Kararın sonucuTeminat dışı elektrik arızası nedeniyle tazminatın reddi korundu; davalı lehine vekâlet ücreti 5.000 TL’den 1.000 TL’ye indirilerek hakem kararı oybirliğiyle düzeltilerek onandı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.