Yargılama ve Usul Hukuku

Token Uyuşmazlığında Kabul Edilen Elektronik Sözleşme ve Tahkim Şartının Araştırılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6459 E., 2025/4563 K., 25 Haziran 2025

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Token işlemlerinde yerel şirketin sıfatı ve tahkim itirazı hakkında, kullanıcının kabul ettiği elektronik sözleşme ve alan adı aidiyeti belirlenmeden ret kararı verilip verilemeyeceği.

Davacı token bedellerindeki sözleşmeye aykırı değişiklikten zarar gördüğünü ileri sürmüştür. İlk derece tahkim nedeniyle, BAM ise yerel şirketin acente olduğu ve davanın yabancı şirket adına yöneltilmediği gerekçesiyle usulden ret kararı vermiştir. Yargıtay, dosyadaki imzasız kullanım şartlarının davacı tarafından kabul edilmediğini ve gerçek sözleşmenin belirlenmediğini saptamıştır. Kabul edilen metnin dosyaya alınması veya elektronik ortamda saptanması, alan adı aidiyeti, tahkim onayı ve davalının sıfatı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği için kararı bozmuştur. Şirketin sorumluluğu veya tahkim şartının geçerliliği kesin olarak hükme bağlanmamıştır.

Kararın sonucu

Kabul edilen sözleşme, tahkim şartı ve davalının sıfatı araştırılmadan verilen usulden ret kararı, davacının temyizi üzerine oybirliğiyle bozuldu.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

11. Hukuk Dairesi 2024/6459 E. , 2025/4563 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/791 Esas, 2024/1019 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2024/122 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sözleşmeye aykırı hileli işlemleri nedeniyle token bedellerinde değişiklik yapması sonucu zarara uğradığını ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının socios.com şirketi ile ilgisinin bulunmadığını, davacı ile davalı arasında sözleşme imzalanmadığını, davacının Türkiye'de kurulu bir tüzel kişilik olan davalı şirketle hiçbir ticari yahut tüketici ilişkisi bulunmadığını, davacının, taleplerini ...’da kayıtlı olan .. .. Lımıted unvanlı şirkete yönlendirmesi gerektiğini, davadaki hak iddialarının taraf yokluğu sebebi ile usulden reddedilmesi gerektiğini, token bedelleri ile ilgili öne sürülen iddiaların da gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin tarafı olduğunu kabul etmemekle beraber, kullanıcı sözleşmesinde belirtildiği üzere Türkiye’deki icra daireleri ve mahkemelerin görevli veya yetkili olmadığını, sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tahkim ilk itirazı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, internet uygulamasında sözleşme tanzimi için uygulama kullanıcılarını direk Malta'daki asıl şirketin internetteki mesafeli sözleşmesine yönlendirdiği, bu şekilde de ... adresinde bulunan .. Services Limited şirketinin acentesi durumunda olduğu, davacının davalı şirkete karşı .. Services Limited şirketine İzafeten .. Turkey Teknoloji ve Dijital Pazarlama Anonim Şirketi şeklinde dava açması gerekirken sadece davalı aleyhine dava açtığı, davalının iş bu uyuşmazlıkta pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1. maddesine göre sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Somut olayda davacı tarafın kullanıcı şartlarını onaylama sureti ile girdiği bir sözleşme ilişkisinin varlığı anlaşılmakta olup; Bölge Adliye Mahkemesince işbu sözleşmenin ....'da mukim bir şirketin sayfasında bulunan mesafeli satış sözleşmesi olduğundan hareketle hüküm kurulmuştur. Ancak somut olayda, dosyaya Kullanım Şartları adı altında imzasız bir belge sunulmuş olsa da bu belgenin davacı tarafça kabul edilmediği; başka bir deyişle davanın taraflarınca imzalanmış bir sözleşmenin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamında imzalandığı iddia olunan sözleşme nazarında tahkim şartının varlığı da iddia edilmiş olup, gerek sözleşmenin tarafları gerekse tahkim şartının denetlenebilirliği açısından da İlk Derece Mahkemesi kararının dayanağının da açık olmadığı kanaatine varılmıştır.

Sözleşmeye uygulanacak hukuk, metodolojik olarak belirlenmelidir. Ancak somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi asıl gerekçesinin, davalı şirketin acente vasfının bulunduğu ve davanın asıl şirkete izafeten açılmadığı yönündedir. İşbu tartışma sözleşmenin ve bu sözleşmede varlığı iddia olunan tahkim şartının tartışılması husundan sonra değerlendirilmesi gereken hukuki bir kurumdur. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinde davacının onaylayarak imza ettiği sözleşmenin dosyaya kazandırılması yahut elektronik ortamda belirlenmesi, yine bu belirleme için işlem yapılan alan adının aidiyetinin tespiti, işbu sözleşmede davacının onayında olan bir tahkim şartının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu belirleme ışığında davalı tarafın sözleşmedeki sıfatının tayini için bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 87e611e5c7ab5ac3385ab47c08b074181219c5465e360e011359190c00c2f7f7

← Yargıtay kararlarına dönün