KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Danışmanlık sözleşmesinin varlığı ile somut tavsiye ve zarar bağlantısının ayrı ispatı
VİOP yatırımcısı dövizde yükseliş sırasında aracı kurum çalışanının gerçeğe aykırı açıklamalarla alıştan satışa yönlendirdiğini ve büyük kâr kaybına uğradığını ileri sürmüştür. İlk derece danışmanlık sözleşmesi bulunsa da somut danışma, tavsiye, iradeyi sakatlayan yönlendirme ve zarar bağlantısının ispatlanmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. BAM esastan reddi korunmuş; 11. Hukuk Dairesi hükmü onamıştır. Karar danışmanlık sözleşmesinin her zararı kuruma yüklemeye yetmeyeceğini somut delil değerlendirmesiyle gösterir. Her tavsiyenin sorumsuz olduğu veya yatırımcının bütün riskleri kabul ettiği yönünde genel bir kural kurulmamıştır.
Kararın sonucu
Yönlendirme ve illiyetin ispatlanmadığı gerekçesiyle tazminat reddinin oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2025/993 E. , 2025/5562 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/853 Esas, 2024/1941 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/479 E., 2021/847 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 16.07.2018 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerveve Sözleşmesi ve ekleri ile aynı tarihli Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalı şirkete gönderdiği 85.000,00 TL karşılığında USD satın aldığını, 10.08.2018 tarihinde USD kurunda başlayan yüksek artışa bağlı olarak teminatının 20 katı tutarında USD alım emri vermesine rağmen bu talebinin davalı şirket çalışanı tarafından "Merkez Bankasının müdahale ettiği", "alım emrinin yerine getirilemediği" "Ağustos vadeli sözleşmenin tavan olduğu", "bu vadeden alım yapılamadığı" gibi asılsız beyanlarla long (alış) pozisyonunda olan müvekkilinin iradesini sakatlayarak portföyünde bulunan türev araçlarının satılmasını (SHORT'a dönülmesini) sağladığını, davalı şirket çalışanının beyanlarının aksine USD'nin 7,40 TL'ye kadar çıkması sonucunda davacının mahrum kaldığı kâr ile birlikte toplamda yaklaşık 110.000.000,00 TL zarara uğradığını, müvekkilinin 10.08.2018 tarihinden önce yaptığı VİOP işlemleri nazara alındığında "yatırım alışkanlıklarının" ortaya çıkacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalı şirketten hükmen tahsiline, hüküm altına alınacak olan alacaklarına haksız fiil tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yanca zarara sebep olan işlemlerin, davalı şirketin yönlendirmesiyle doğmuş olduğuna yönelik iddianın ispat edilemediği, anlık denilebilecek kadar kısa bir süre içinde değişebilecek döviz piyasası gelişmelerine dayalı fiyat değişmeleri sebebiyle yatırım kararlarının yatırımcı tarafından değiştirilebileceği, davalı şirketin davacıyla yatırım danışmanlığı sözleşmesi bulunmakla birlikte davacı yatırımcının, davalının danışmanlığına müracaat ettiği ve davalı şirketin de "yatırım danışmanlığı' sayılabilecek tavsiyelerde bulunduğu yönünde bir tespitin de yapılamadığı, bu itibarla davacının iradesinin davalı yanca sakatlanmış olduğunun da ayrıca ispat edilmediği ve meydana gelen zararın davacının kendi kararlarından kaynakladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanan 16.07.2018 tarihli Sermaye Piyasası Araçları Alım Satım Aracılığı Çerveve Sözleşmesi ve ekleri ile aynı tarihli Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerden dolayı oluşan kâr kaybının tespiti ile tazmini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: d70eab3a734ee63f9bc74e912b8b5ce2b301f07d8c48211a7bee259d3ff16bf6
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün