İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Banka Kredi Alacağı İçin Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Talebinde Arabuluculuk

Esas
2025/6324 E.
Karar
2026/3218 K.

Banka kredi alacaklarını devralan davacı, borçlu şirketin aile bireyleri ve başka şirketler üzerinden faaliyete devam ettiğini ileri sürerek tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını ve para tahsilini istemiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın bankacılık işlemi kaynaklı ticari para alacağı olduğunu, dava öncesi arabulucuya başvurulmadığını belirleyerek davayı usulden reddetmiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Hacizde bulunduğu belirtilen şirket belgeleri ve akrabalık ilişkileri yalnız davacının esas iddiaları olarak kalmıştır. Karar, perdenin gerçekten kaldırılması gerektiği veya davalıların borçtan şahsen sorumlu olduğu sonucunu içermemektedir.

Kararın sonucuTicari para alacağı için dava şartı arabuluculuk yerine getirilmediğinden verilen usulden ret hükmü onanmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Cebrî İhalede Eski Malikin Kullanımı İçin İhale Tarihinden Ecrimisil

Esas
2025/4280 E.
Karar
2026/2939 K.

Alacağına mahsuben taşınmazı ihaleden alan kişiler, ihalenin feshi talebinin reddedilip kesinleşmesinden sonra eski malikin tahliyesine kadar geçen dönem için ecrimisil istemiştir. İlk derece mahkemesi, kesinleşen ihaleyle mülkiyetin ihale tarihinde tescilden önce kazanıldığını ve taşınmazı kullanan eski kayıt malikine ayrıca ihtar gerekmediğini kabul etmiştir. Bu gerekçeyle ihale tarihinden tahliyeye kadar ecrimisile hükmetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını onamıştır. İhale alıcılarının tescilden önce mülkiyet hakkını kullanabilmeleri, somut ecrimisil kabulünün dayanağıdır.

Kararın sonucuEcrimisilin kabulüne ilişkin karara karşı istinafın reddi onanmıştır.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Elektrik faturalarında endeks hesabının denetlenebilir bulunması ve ödemenin ispatlanmamasıyla itirazın iptalinin onanması

Esas
2026/49 E.
Karar
2026/3456 K.

Abonelikten doğan on üç elektrik faturası için başlatılan takibe itiraz edilmiştir. Mahkeme ilk-son sayaç endekslerine dayalı teknik hesabı esas almış, davalının ödeme belgesi sunmadığını kabul ederek itirazı iptal etmiştir. 3. Hukuk Dairesi raporu denetlenebilir ve hükme uygun bulup ödeme ispatlanmadığı gerekçesini koruyarak onamıştır. Kaçak elektrik veya düzenleyici idari ceza incelemesi yapılmamış; normal tüketim faturası borcu çözülmüştür. Kararın eski hükmünde geçen yüzde 40 icra inkar tazminatı güncel genel oran değildir. Rapor toplamı ile takip tutarları metinde farklıdır; yeni kapak hesabı üretilmemiştir.

Kararın sonucuÖdenmeyen tüketim faturaları için itirazın iptali ve takibin devamı hükmünün oybirliğiyle onanması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

İstihkakta talep edilmeyen takip haczinin kaldırılamaması ve satış gerçekleşmişse bedel üzerinden devam gereği

Esas
2026/1810 E.
Karar
2026/3949 K.

Üçüncü kişi bir takipteki makinelerin haczinin kaldırılmasını istemiştir. Mahkeme önceki açık bozmaya rağmen başka takipteki haczi de kaldırmıştır. 12. Hukuk Dairesi talep aşımı ve bozma gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle yeniden bozmuş; uzayan dava ve tekrarlar karşısında eskiHUMK 429 uyarınca başka icra mahkemesine göndermiştir. Ayrıca malların satıldığı iddiası araştırılmalı; satış varsa istihkak İİK 97/10 gereği bedel üzerinde sürmelidir. Mülkiyetin esası yeniden kesin çözümlenmemiş, satış olgusu da varsayılmamıştır. Her bozma başka mahkemeye sevki gerektirmez; somut eski yargılama ve ısrarlı kapsam hatası esas alınmıştır.

Kararın sonucuTalep aşımı ve eksik satış araştırması nedeniyle oybirliğiyle bozma; dosyanın Bursa 4 İcra Mahkemesine gönderilmesi
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İşyeri İhtiyacında Birlikte Dava Açılması ve Mevcut İşyerine Üstünlük

Esas
2025/6188 E.
Karar
2026/3471 K.

İşyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davasında, kiralananın paydaşları ve aynı zamanda sözleşmenin kiraya verenleri birlikte dava açmıştır. Yargıtay bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığını kabul etmiştir. İhtiyacın niteliği yargılama sırasında değerlendirilmiş, gerçek, samimi ve zorunlu işyeri ihtiyacının kanıtlandığı belirtilmiştir. Kiralananın davacı şirketin kiracı olarak kullandığı mevcut işyerinden üstün nitelikte olması da onama gerekçesinde açıkça gösterilmiştir. Karar, işyeri ihtiyacının somut karşılaştırmayla değerlendirilmesini desteklemekte; yeni malikin bildirim süresini veya tahliye sonrası yeniden kiralama tazminatını çözmemektedir.

Kararın sonucuDavalının temyiz itirazları reddedilerek ihtiyaç nedeniyle tahliyeye ilişkin istinaf kararı oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kayınbabanın aldığı ileri sürülen ziynetlerde eşe husumet ve delillerin toplanması

Esas
2026/222 E.
Karar
2026/6130 K.

Kadın düğün ve kına ziynetlerinin kayınbabası tarafından baskıyla alındığını, eşinin de sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. BAM eşe yönelik talebi husumetten reddetmiştir. Daire, iddianın altınların erkek eşin uhdesinde bulunduğunu da içerdiğini, babasıyla menfaat birliği ve somut ilişkinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bozmuştur. Ziynetin varlığı, miktarı ve kadının elinden çıkıp davalının himayesine girdiği önce davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Hüküm doğrudan bedel tahsili kurmamış; bütün deliller toplanarak esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Kişisel mal iadesi için mal rejiminin sona ermesi beklenmez.

Kararın sonucuErkek eş yönünden pasif husumet ret kararının oybirliğiyle bozulması; diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesi
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muris Muvazaasında Bedel Farkının Tek Başına Yetmemesi ve İspat Yükü

Esas
2025/6183 E.
Karar
2026/4599 K.

İlk derece mahkemesi, toruna devredilen taşınmazın tapu bedeliyle gerçek değeri arasındaki farkı ve ödeme araştırmasını değerlendirerek muvazaa talebini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise davacı tanığının devir ve ödeme hakkında yeterli bilgi vermediğini, bedel farkının tek başına belirleyici olmadığını ve ispat yükünün davalıya ters çevrilemeyeceğini açıklamıştır. Mirasçılardan mal kaçırma amacı kanıtlanmadığından ret hükmü kurmuş; ivazsızlık da kanıtlanamadığı için tenkis istemini reddetmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır.

Kararın sonucuİlk derece kabulü yerine kurulan tapu iptali ve tenkis taleplerinin reddine ilişkin istinaf kararının onanması.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Şirket adresindeki kişisel evrak ve fiili emarelerle birlikte zilyetlikte İİK 99 uygulama şikayetinin reddi

Esas
2026/1049 E.
Karar
2026/3952 K.

Şirketin sicil adresinde hacizde borçlunun isminin imza sirkülerinde, patron odası isimliğinde, araç teslim evrakı, kutu ve kartvizitlerde bulunması üzerine şirket İİK 99 usulü istemiştir. Alt derece borçlunun şirket kurucusu/tek yetkilisi olması nedeniyle evrakı olağan sayıp kabul vermiştir. 12. Hukuk Dairesi bu emarelerle borçlu ve şirketin malı birlikte elinde bulundurduğunu kabul ederek şikayetin reddi gerektiğinden bozmuştur. Şirketin tek ortaklık açıklaması mülkiyetin esası bakımından istihkak davasında değerlendirilebilir. Her ortaklık bağı tek başına şirket malını ortağın borcuna ait yapmamış; bu karar usul/zilyetlik aşamasıyla sınırlıdır.

Kararın sonucuİİK 99 uygulama şikayetini kabul eden hükmün alacaklı yararına oybirliğiyle bozulması
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Torunun Bakım Amacıyla Edindiği Taşınmazda Muris Muvazaası ve Tenkis Taleplerinin Reddi

Esas
2025/5623 E.
Karar
2026/4544 K.

Mirasçı, kendisiyle küs olan babasının torununa yaptığı devrin mirastan mal kaçırma amacı taşıdığını ileri sürmüştür. Mahkemeler torunla uzun süre birlikte yaşamayı, bakım ve hastane ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini, aile ilişkilerini ve daha önce davacıya yapılan diğer taşınmaz devrini birlikte değerlendirmiştir. Gerçek amacın bakılıp gözetilme olduğu ve muvazaanın kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Somut sözleşme ivazlı bulunduğundan tenkis talebi de reddedilmiştir. Yargıtay bu ret sonucunu içeren istinaf kararını onamıştır.

Kararın sonucuMuris muvazaasına dayalı tapu iptali ve terditli tenkis taleplerinin reddinin onanması.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Üçüncü Haciz İhbarnamesine Karşı Menfi Tespitte On Beş Günlük Hak Düşürücü Süre

Esas
2025/4901 E.
Karar
2026/3458 K.

Davacı, takip senedinde imzası bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Alt derece mahkemeleri, kendisine haciz ihbarnameleri gönderilen davacının asıl takip borçlusu olmadığını ve davanın İİK 89/3 kapsamına girdiğini kabul etmiştir. Usulsüz tebligat şikâyeti de reddedilmiş, üçüncü ihbarnamenin tebliğinden çok sonra açılan dava on beş günlük hak düşürücü süreden reddedilmiştir. Davacı sonradan dosyaya borçlu eklendiğini ve İİK 72 uygulanması gerektiğini savunsa da Yargıtay özel nitelendirmeyi ve süreden reddi onamıştır.

Kararın sonucuİİK 89/3 kapsamındaki menfi tespit davasının hak düşürücü süreden usulden reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Vasiyetname iptali ve tenkis reddinde temlik dışı terekenin tamamının dava değeri sayılamaması

Esas
2025/4166 E.
Karar
2026/2936 K.

Vasiyetname ehliyet, irade ve şekil yönünden uygun; terditli tenkis bakımından saklı pay ihlali yok bulunmuştur. Buna rağmen ilk derece temlik dışı 616.528,19 TL terekeyi dava değeri sayıp harç tamamlattırmış ve gider/ücret hesabını bu değere bağlamıştır. BAM tenkis değerinin ihlal edilen saklı pay olduğunu, ihlal saptanmayınca dilekçedeki 10.000 TL değerin esas alınacağını kabul ederek iki talebi ayrı reddedip giderleri düzeltmiştir. 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Tüm tereke her tenkis davasının otomatik matrahı değildir; gerçekten daha yüksek ihlal saptanırsa harç tamamlama ihtimali ayrıca korunur.

Kararın sonucuİptal ve terditli tenkis retleriyle gider/ücretin 10.000 TL dava değeri üzerinden kurulduğu BAM kararının oybirliğiyle onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Belirli taşınmaz vasiyetinin tescilinde ilk kez haberdar olup kabul eden mirasçının giderlerden ayrılması

Esas
2025/4625 E.
Karar
2026/2899 K.

İki vasiyetnameyle aynı bağımsız bölümün ayrı yarımları vasiyet alacaklısına bırakılmıştır. BAM vasiyet daha önce tebliğ edilmeyen, ilk haberdar olduğu duruşmada kabul eden davalıyı giderlerden ayırmış; tescil kabulünü koruyup diğer davalılar yönünden gider hükmü kurmuştur. Harç eksikliği nedeniyle diğer bir istinafın yapılmamış sayılması süreci de ayrılmıştır. 7. Hukuk Dairesi gider sorumluluğuna yöneltilen temyizi reddederek hükmü onamıştır. Her mirasçı sırf davalı olduğu için aynı gideri taşır veya her kabul her koşulda giderden kurtarır sonucu kurulmamış; somut bildirim ve ilk kabul koşulları esas alınmıştır.

Kararın sonucuVasiyetin ifası/tescil kabulü ve kabul eden davalının giderlerden ayrıldığı BAM hükmünün oybirliğiyle onanması

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.