İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Çizgi Film Seslendirmesinde Tespit İzni ve Olağan Mecralarda Sonraki Gösterim

Esas
2025/6547 E.
Karar
2026/3306 K.

Çizgi film karakterini seslendiren icracı sanatçı, yapımın farklı platformlardaki kullanımı için mali ve manevi hak talep etmiştir. Onanan gerekçede ücretli seslendirme ilişkisi, ifa ve sonraki yapım için ayrıca verilen 2016 muvafakati değerlendirilmiştir. Tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim/temsil vasıtalarında kullanıma da izin verildiği kabul edilerek ek mali talep reddedilmiştir. Seslendirme değiştirilmeden yayımlandığı ve manevi ihlal kanıtlanmadığı için manevi tazminat da reddedilmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır. Karar bütün telif devirlerinin sözlü yapılabileceği şeklinde genellenmemelidir.

Kararın sonucuMali ve manevi tazminat ile tecavüzün ref’i istemlerinin reddini koruyan BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Evlat Edinilen Mirasçının Çıkarılması ve Vasiyetnamenin Geçerliliği

Esas
2026/1306 E.
Karar
2026/3101 K.

Evlat edinilen yeğen, vasiyetnamenin sağlık durumu ve baskı nedeniyle iptalini, olmazsa mirasçılıktan çıkarma hükmünün kaldırılmasını istemiştir. Mahkeme ATK raporu ve tanıklarla vasiyetin iptal koşullarını oluşmuş saymamıştır. Çıkarma sebebini ispat yükünün davalı tarafta olduğunu belirterek kişisel ilişki ve haksız fiil delilleriyle aile görevlerinde büyük kusurun kanıtlandığını kabul etmiştir. BAM bu sonucu korumuş, Yargıtay onamıştır. Tenkis istemi ayrı dosyaya ayrılmıştır. Vasiyet metninde evlatlıktan düşürme sözü bulunması, bu hükümle evlat edinme ilişkisinin sona erdirildiği anlamına gelmemektedir.

Kararın sonucuVasiyetnamenin ve mirasçılıktan çıkarma hükmünün iptali taleplerinin reddi oybirliğiyle onandı; tenkis istemi ayrılmış olduğundan bu hükümde sonuçlandırılmadı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Menfi Tespitte Yetkisiz Mahkemede Dava Açılınca Yetki Seçiminin Davalıya Geçmesi

Esas
2026/1224 E.
Karar
2026/10550 K.

Kaçak enerji faturası için açılan menfi tespit davasında mahkemeler yetki uyuşmazlığına düşmüştür. Daire, bu davada yetkinin kesin olmadığını ve birden çok genel veya özel yetkili yerin bulunabileceğini açıklamıştır. Davacı bu yerlerin dışında dava açtığı için seçim hakkının davalıya geçtiğini; süresinde doğru mahkemeyi gösteren itiraz üzerine davalının merkezindeki mahkemenin yetkili olacağını kabul etmiştir. Karar borcun varlığını veya faturanın haklılığını çözmemiştir. Şube, haksız fiil ve yerleşim yeri bağlantıları somut yetki seçimi çerçevesinde incelenmiştir.

Kararın sonucuDavalının usulüne uygun gösterdiği yer mahkemesi yetkili yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Temyizde sunulan çocuk ihmali mesajları karşısında kardeş bağını da gözeten güncel velayet incelemesi

Esas
2025/9846 E.
Karar
2026/6256 K.

Boşanmada iki çocuğun velayeti anneye verilmiş, baba temyiz sırasında annenin ihmaline ilişkin mesaj kayıtları sunmuştur. 2. Hukuk Dairesi velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu, yargılamanın her aşamasında yeni koşulların değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Çocukların fiilen yaşadığı yer ve kardeşlerin ayrılmaması gözetilerek iki ebeveyn ortamında ve çocuklarla görüşmeli yeniden uzman raporu alınması istenmiştir. Velayet bozulmuş, diğer itirazlar reddedilmiştir. Mesajlar tek başına ihmalin kesin kanıtı veya babaya otomatik velayet nedeni sayılmamış; tüm delillerle güncel üstün yarar araştırılacaktır.

Kararın sonucuVelayet yönünden oybirliğiyle bozma; diğer boşanma ve ziynet itirazlarının reddiyle kalan bölümlerin onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Ağır sistemik hastalığın tek başına vasiyetname tarihinde ayırt etme gücünün yokluğunu göstermemesi

Esas
2025/4928 E.
Karar
2026/2994 K.

Mirasbırakanın vasiyet tarihinde kanser hastası ve ileri yaşta olduğu ileri sürülerek iptal istenmiştir. ATKişlem tarihinde ehliyeti azaltan veya kaldıran akli durumu gösteren tıbbi bulgu ve belge bulunmadığını, sistemik hastalıkların tek başına ehliyeti etkilemediğini bildirmiştir. Alt dereceler şekil şartlarını da uygun bulup iddiaları kanıtlanmamış saymış; 7. Hukuk Dairesi ret sonucunu onamıştır. Hastalığı olan herkesin ehliyetli olduğu varsayılmamış, bu kişinin ilgili tarihteki somut kaydı değerlendirilmiştir. Mirasçılıktan çıkarma veya saklı pay yönünden savunmada yer alan tüm görüşler bağımsız kesin içtihat haline gelmemiştir.

Kararın sonucuVasiyetnamenin iptali talebinin reddinin oybirliğiyle onanması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Meskeniyet şikayetinde satış süresiyle düşmüş haczin önce incelenmesi

Esas
2025/9704 E.
Karar
2026/4086 K.

Meskeniyet şikayetinde mahkemeler borçluya uygun ev bedeli ayrılarak satışa karar vermiştir. Daire, şikayet tarihinde geçerli haciz bulunmasının önce incelenmesi gerektiğini açıklamıştır. 2020 haczinde bir yıllık sürede usulüne uygun satış talebi olmadığından haczin ayakta bulunmadığı kabul edilmiş, evin uygunluğu esastan incelenerek hüküm kurulması bozulmuştur. Haciz süresi tapuya şerh tarihinden değil icra müdürlüğünün haciz kararından başlar. Karar belirli konut bedelini veya her şikayetin haklılığını kesinleştirmez. Metin, önce düşmüş haciz ile yargılama sırasında düşme ayrımını kurmasına karşın somut sonuç anlatımında konusuzluk ifadesini kullanır.

Kararın sonucuBAM kararının kaldırılması ve meskeniyetin esası hakkında verilen ilk derece hükmünün bozulması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden sonra bir yıllık tenkis süresinin geçtiği kabulünün korunması

Esas
2025/4709 E.
Karar
2026/2986 K.

Mirasçılar vasiyetnameyi ve saklı pay zedelenmesini açılma kararının kesinleşmesiyle öğrendiklerini ileri sürerek tenkis istemiştir. İlk derece, dosyada kabul edilen öğrenme tarihi ile dava arasında bir yıl geçtiğinden ret vermiş; BAM ve 7. Hukuk Dairesi sonucu korumuştur. Karar, davacıların kesinleşme tarihinden başlatma savunmasını kabul etmemiştir. Ancak gerçek öğrenme günü ve onu gösteren deliller metinde açıklanmadığından bağımsız takvim hesabı yapılamaz; her dosyada kesinleşmenin önemsiz olduğu gibi genel bir sonuç da çıkarılamaz. Terekenin saklı payı gerçekten ihlal edip etmediği veya sabit tenkis oranı esastan hesaplanmamıştır.

Kararın sonucuBir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tekel Hakkı Vermeyen Su Bayiliğinde Denkleştirme İsteminin Reddi

Esas
2025/6388 E.
Karar
2026/3256 K.

Ana su bayisi, üreticinin sözleşmeyi sona erdirmesi üzerine müşteri portföyü için denkleştirme istemiştir. İlk derece mahkemesi bayilik niteliğine dayanarak talebi reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise sözleşme hükümlerini incelemiş; üreticinin bölgeyi bayinin onayını almadan tali bayiliklere ayırabildiğini ve davacıya tekel hakkı tanınmadığını belirlemiştir. Acentelik dışındaki ilişki için TTK m.122/5 koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle istinafı reddetmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır. Sonuç, her bayilikte denkleştirmenin yasak olmasına veya üreticinin ileri sürdüğü bütün fesih nedenlerinin haklı bulunmasına dayanmamaktadır.

Kararın sonucuTekel hakkı bulunmayan somut bayilikte denkleştirme talebinin reddine ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Teminat İçin Verilen Limited Payın Proje Tamamlandıktan Sonra Tescilinin İstenmesi

Esas
2025/6231 E.
Karar
2026/3261 K.

Davacı, noter pay devri sözleşmesine ve şirketin üç ay içinde ret kararı vermemesine dayanarak ortaklığının tescilini istemiştir. İmzası inkâr edilmeyen ayrı protokolde payların güneş enerjisi projesinin ifasını güvencelemek için verildiği ve proje tesliminden sonra iade edileceği kararlaştırılmıştır. Alt mahkemeler projenin tamamlanıp teslim edildiğini saptayarak, bu teminat işleminden TTK 595/7 sessizliği yoluyla kalıcı pay sahipliği çıkarılamayacağını kabul etmiştir. Yargıtay ret hükmünü onamıştır. Sonuç, yazılı teminat ve iade düzenlemesine dayalı somut işlemle sınırlıdır.

Kararın sonucuPayların davacıya ait olduğunun tespiti ve tescili istemini reddeden hükme karşı istinafın reddi kararı oybirliğiyle onandı.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Trafik sigortası prim payının SGK’ya aktarılmasında 6183 için açık yasal dayanak aranması

Esas
2025/5539 E.
Karar
2026/3486 K.

Sigorta şirketi trafik sigortası sağlık teminatı prim paylarının SGK’ya aktarımı için düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açmıştır. 3. Hukuk Dairesi, alacağın kaynağının 5510 sosyal sigorta primi değil KTK 98 özel sigorta ilişkisi olduğunu; gecikme cezası için 5510 a gönderimin 6183 takip yetkisi sağlamadığını kabul etmiştir. İlk emir yenisiyle geçersiz kaldığından o dava konusuz, ikinci emir ise yasal takip dayanağı bulunmadığından iptal edilmiştir. Sonuç onanmış, genel hükümlere göre takip gereği belirtilmiştir. Karar esas aktarım borcunu kendiliğinden silmez. Davalı başka 11. Hukuk Dairesi kararını aksi görüş diye ileri sürmüş, 3. Hukuk Dairesi kendi yerleşik çizgisini sürdürmüştür.

Kararın sonucuİlk ödeme emrinde konusuzluk, birleşen ikinci emirde iptal ve maktu vekalet ücretine ilişkin hükmün oybirliğiyle onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Vasiyetname İptali Reddedilirken Eşin Saklı Payı İçin Tenkisin Kabulü

Esas
2025/2298 E.
Karar
2026/3002 K.

Çocuksuz ölen muris taşınmaz payını yeğenlerine vasiyet etmiştir. Eşi vasiyetnamenin iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. Alt mahkeme işlem tarihindeki ehliyeti ve şekli geçerli bulup iptali reddetmiş, tereke değerlerine göre eşin saklı payı zedelendiğinden tenkis bedeline hükmetmiştir. Bedel için tercih hakkının kullanıldığı tarihten faiz uygulanmıştır. Davalı yeğenler tereke aktif ve pasifinin eksik hesaplandığını ileri sürmüş; Yargıtay bu itirazları reddederek hükmü onamıştır. Vasiyetin iptal edilmemesi, saklı pay ihlali nedeniyle tenkis yapılmasını engellememiştir.

Kararın sonucuDavalı yeğenlerin temyizi reddedildi; her birinden 1.444.160 TL tenkis bedelinin tercih tarihi 21 Eylül 2023’ten faiziyle tahsiline ilişkin BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yüksek Enflasyonda Aşkın Zararın Soyut İspatı ve Ekonomik Sepet Hesabı

Esas
2025/6437 E.
Karar
2026/3270 K.

Satıcı, mal bedelini uzun yargılama sonunda tahsil ettiğini ve enflasyonla zararının arttığını ileri sürmüştür. Alt derece mahkemeleri somut kişisel zarar kanıtlanmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Yargıtay, yüksek ve sürekli enflasyon döneminde parayı atıl tutmama davranışının hayatın olağan akışına uygunluğunu ve soyut ispatın kabulünü benimsemiştir. Enflasyon, döviz, altın, taşınmaz endeksi, mevduat ve tahvil faizleri gibi göstergelerden uzman kurulca sepet hesabı yapılmasını; faiz üstü kayıp varsa tahsil edilmiş temerrüt faizinin düşülmesini istemiştir. Ret hükmü bozulmuş, belirli tazminat tutarı doğrudan kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuDavacının temyizi kabul edilerek BAM’ın ret kararı bozulup kaldırıldı; ekonomik sepet hesabıyla aşkın zararın araştırılması için dosya ilk dereceye gönderildi.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.