KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
İİK m. 82 şikayetinde geçerli haciz ön koşulu, m. 106-110 satış süresi ve haciz kararının tarihinin esas alınması
Meskeniyet şikayetinde mahkemeler borçluya uygun ev bedeli ayrılarak satışa karar vermiştir. Daire, şikayet tarihinde geçerli haciz bulunmasının önce incelenmesi gerektiğini açıklamıştır. 2020 haczinde bir yıllık sürede usulüne uygun satış talebi olmadığından haczin ayakta bulunmadığı kabul edilmiş, evin uygunluğu esastan incelenerek hüküm kurulması bozulmuştur. Haciz süresi tapuya şerh tarihinden değil icra müdürlüğünün haciz kararından başlar. Karar belirli konut bedelini veya her şikayetin haklılığını kesinleştirmez. Metin, önce düşmüş haciz ile yargılama sırasında düşme ayrımını kurmasına karşın somut sonuç anlatımında konusuzluk ifadesini kullanır.
Kararın sonucu
BAM kararının kaldırılması ve meskeniyetin esası hakkında verilen ilk derece hükmünün bozulması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Kaynak şikayetten önce ve sonra haczin düşmesini ayırır. Somut olayda şikayet öncesi düşme kabulüne rağmen sonuç önerisinde konusuzluk/karar verilmesine yer olmadığı ifadesi kullanılmıştır; bu kaynak içi usul anlatımı sessizce değiştirilmemiştir.
12. Hukuk Dairesi 2025/9704 E. , 2026/4086 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun, meskeniyet iddiasına dayalı olarak haczedilemezlik şikayetinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kısmen kabulü ile dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın şikayet edenin haline münasip ev alması için gerekli olan 1.500.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışının yapılmasına dair hüküm kurulduğu, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için İcra Müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. İİK’nın 1 06... . maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığı belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır. Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerine konulan şikayete konu 30.06.2020 tarihli hacze ilişkin satış isteme süresi İİK'nın 106. maddesi gereği 1 yıl olup, 1 yıllık süre içinde usulüne uygun bir satış talebi mevcut değildir. Buna göre şikayet tarihi olan 31.07.2024 tarihi itibarı ile haciz ayakta olmadığı görülmektedir. Nitekim aynı icra dosyasından aynı hacze yönelik olarak (haciz tarihi 30.06.2020 olup mahkemece gerekçede tapu işlem tesis tarihi olan 06.07.2020 esas alınmış) Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesinin
15.03.2022 tarih, 2021/545 E. - 2022/181 K. sayılı kararı ile de bu husus tespit edilerek İİK. madde 106-110 gereğince 1 yıllık süre içinde satış talebinde bulunulmadığı, dolayısıyla bu haczin ayakta olmadığı gerekçesi ile şikayetin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği ve hükmün 30.10.2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. O halde, İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10.11.2025 tarih ve 2025/793 Esas-2025/1535 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 28.01.2025 tarih ve 2024/376 Esas-2025/32 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun ve alacalıklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: b5cfd0f5b7c5b442c4007c5db8c16a9887eafff758963fc08ac4155ece313bfa
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün