KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Acentelik dışındaki sürekli bir bayilikte denkleştirme için sözleşmenin tekel hakkı verip vermediğinin araştırılması.
Ana su bayisi, üreticinin sözleşmeyi sona erdirmesi üzerine müşteri portföyü için denkleştirme istemiştir. İlk derece mahkemesi bayilik niteliğine dayanarak talebi reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise sözleşme hükümlerini incelemiş; üreticinin bölgeyi bayinin onayını almadan tali bayiliklere ayırabildiğini ve davacıya tekel hakkı tanınmadığını belirlemiştir. Acentelik dışındaki ilişki için TTK m.122/5 koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle istinafı reddetmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır. Sonuç, her bayilikte denkleştirmenin yasak olmasına veya üreticinin ileri sürdüğü bütün fesih nedenlerinin haklı bulunmasına dayanmamaktadır.
Kararın sonucu
Tekel hakkı bulunmayan somut bayilikte denkleştirme talebinin reddine ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2025/6388 E. , 2026/3256 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/615 Esas, 2025/1423 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/694 E., 2022/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.06.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 06.01.2014 tarihli ana bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ............ İli, .........., ......... Depo Faaliyet alanı sınırları içerisinde bulunan ilçe ve beldelerde 19 LT damacana su, bardak su, pet şişe su ve kutu su satış ve dağıtımı yapacağını, davalı şirketin 15.11.2019 tarihli bir fesih ihtarnamesiyle “Firmanız ile aramızda 06.01.2014 tarihli ana bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Halihazırda devam eden sözleşmemizin 06.01.2020 tarihinde sona ereceğini bilgilerinize sunarız.” demek suretiyle sözleşmeyi tek taraflı, gerekçesiz ve haksız olarak feshettiğini, sözleşmenin sona ermesiyle doğal olarak tüm tali bayilerin müvekkilinin elinden alındığını ve dolayısıyla müvekkilinin hiçbir kazanç elde edemez hâle geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL denkleştirme tazminatının sözleşmesinin fesih tarihi olan 06.01.2020’den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile portföy kaybının 202.100,83 TL olduğunu belirterek bu miktarın fesih tarihi olan 06.01.2020’den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2014 tarihli bir ana bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacının bayi olarak ilk ve temel yükümlülüğünün, alım yükümlülüğü olduğunu, sözleşmenin 14. maddesinde sözleşmenin feshinin düzenlendiğini, sonuçlarının hüküm altına alındığını, bu aşamada davacı ile müvekkili arasında akdedilen ana bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacı yanın müvekkilinin koymuş olduğu kotalara, müşteri memnuniyetine, sadakat yükümlülüğüne, rekabet etmeme gerekliliğine ve diğer hususlara dikkat etmeden basiretli bir tacir gibi davranmayarak müvekkilinin marka değerine zarar verdiğini, davacı yanın denkleştirme tazminatı talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkilinin sözleşmesinin feshi sürecinde davacı yana tüm kolaylıkları sağladığını, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) acentelik sözleşmesinin sona ermesi üst başlığı ve denkleştirme istemi alt başlığı altında 122. maddesinde denkleştirme tazminatı istenebilmesine ilişkin şartların düzenlendiği, taraflar arasında 06.01.2014 tarihli "Ana Bayiilik Sözleşmesi" imzalandığı, taraflar arasındaki ilişkinin bayilik olarak nitelendirilmesi karşısında tek satıcılık ve acentelik sözleşmelerinde uygulanma imkanı bulunan denkleştirme tazminatının istenemeyeceği gerekçesiyle denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede davacının ana bayi, davalının üretici olarak belirlendiği, sözleşmenin 2.3. maddesine göre davacının, davalıya ait damacana su, pet şişe ve cam su gibi ürünlerin ilgili satış bölgesinde satışı, pazarlanması ve servisi işini üstlendiği, 2.3. maddesinde davacı ana bayinin faaliyet alanının, ........ İli, ..... Yakası, ....... depo faaliyet alanı içindeki ilçe ve beldelerden oluştuğu, havalanı, yurt dışı ve İstanbul dışının ana bayinin faaliyet alanı dışında olduğu, 4.1. maddesinde sözleşmenin konusunun belirtildiği, maddeye göre davacı ana bayinin bu sözleşmede belirlenen dağıtım bölgesinde su satış belgesi olan ya da su satmak için belge söz konusu olmadığı durumlarda davalının göstereceği veya davacı ana bayinin bulup davalının onaylayacağı her yerde davalının tatmin duyacağı ölçüde ve davalının belirlediği satış fiyatından dağıtım yapmakla yükümlü olduğu, 4.2. maddesinde davalı üreticinin davacı ana bayinin faaliyet bölgesini muvafakat almak zorunda olmaksızın tali bayiliklere ayırabileceği, ana bayi davacının buna muvafakat ettiği, 5. maddesinde sözleşmenin kapsamının belirlendiği, buna göre sözleşme kapsamının sözleşmede tanımlanan ürünlerin davacı ana bayi tarafından faaliyet bölgesindeki tali bayilerine satış, pazarlama ve servis yetkisini taşıdığı, ancak bu yetkilerin davalı üreticiyi temsil etme veya onun yaptığı anlaşmaları, sorumluluk ve yetkilerini davacı ana bayiye hiç bir şekilde vermediği, 6.3. maddesine göre davacı ana bayinin vereceği siparişleri fatura ile davalı üreticiden alarak fiyat listesindeki üst sınıra göre yetkili olduğu bölgede tali bayi ve kendi müşterilere satacağının belirtildiği, 7. maddede davacı ana bayinin satış yapmak üzere mevcut bayiler dışında kendi bölgesinde davalı üreticinin yazılı onayı ile tali bayilik verebileceğinin düzenlendiği, acentelik dışındaki bir sözleşme ilişkisinde denkleştirme isteminde bulunulabilmesi için sözleşme ilişkisinin, süreklilik arz etmesi ve tekel hakkı vermesi gerektiği, tekel hakkından bayilik verenin ürünlerini belirli bir yer veya bölgede pazarlama, dağıtma, satma yetkilerini sözleşme süresince münhasıran bayiye bırakması, o yerde bu ürünün pazarlanması, dağıtımı ve satışı için başka bir kişiyi tayin etmemesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde, davacı ana bayinin satış yapmak üzere mevcut bayiler dışında kendi bölgesinde davalı üreticinin yazılı onayı ile tali bayilik verebileceğinin düzenlendiği, 4.2. maddesinde ise davalı üreticinin, davacı ana bayinin faaliyet bölgesini muvafakat almak zorunda olmaksızın tali bayiliklere ayırabileceğinin düzenlendiği, sözleşmedeki bu hükümlerden davacıya bir inhisar hakkının verilmediğinin anlaşıldığı, sözleşmenin bayilik sözleşmesi niteliğinde olduğu, tarafların iradesinin bu yönde oluştuğu, sözleşmenin herhangi bir hükmünün sözleşme konusu bölgede davacıya tekel hakkı verecek şekilde düzenlenmediği veya bu anlama gelmediği, TTK'nın 122/5. maddesinde belirtilen şartın oluşmadığı, Mahkemece denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla denkleştirme tazminatı istemine ilişkin olup uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 06.01.2014 tarihli ana bayilik sözleşmesinin, TTK'nın 122/son maddesinde belirtilen tek satıcılık vb. tekel hakkı veren bir sözleşme niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre denkleştirme tazminatının talep edilme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 3855702785c6748b7756562d8fd7dfea1caea8315c8e15968b0e7bfd916bb867
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün