İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Önceki ceza şikayetindeki ayrı kullanım beyanının keşif ve tanıkla birlikte fiili taksim delili olması

Esas
2026/3064 E.
Karar
2026/3198 K.

Önalım isteyen paydaş taşınmazın tümünü kullandığını savunmuştur. Ancak satıştan önceki ağaçların götürülmesi şikayetinde kendi zeytinlik alanını ve diğer paydaşın ayrı alanını belirtmiştir. Mahkemeler bu beyanı, satıcının ihtilafsız bölüm kullanımı, keşif ve tanıklarla birlikte değerlendirip fiili taksimi kanıtlanmış saymıştır. 7. Hukuk Dairesi önalım reddini onamıştır. Önceki soruşturma tek başına ceza mahkumiyeti veya medeni hükümde kesin delil yapılmamış; çelişen kullanım iddiası somut delillerle karşılaştırılmıştır. Yalnız her şikayet ifadesi otomatik taksim anlaşması oluşturmaz; gerçek ayrı kullanım olgusu esastır.

Kararın sonucuFiili taksim ve dürüstlük gerekçesiyle önalım ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Pay alımı ve ortak inşaat anlaşması bağlamında fiili taksim/dürüstlük gerekçesiyle önalım talebinin reddi

Esas
2026/2973 E.
Karar
2026/3203 K.

Pay alımından üç gün sonra davacının da yer aldığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davalılar alımın ortak yapı amacıyla gerçekleştiğini ve davacının süreçte rol aldığını savunmuştur. Alt dereceler bu somut anlaşma düzeninde fiili taksim ve dürüstlük gerekçesiyle önalımı reddetmiş, 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Davacı inşaatın tamamlanmadığını, teslim ve kullanım bulunmadığını ileri sürmüşse de itiraz kabul edilmemiştir. Metin ayrıntılı fiili kullanım keşfini açıklamadığından her kat karşılığı sözleşme tek başına fiili taksimdir genel kuralı çıkarılamaz; sonuç bu dosyanın anlaşma ve işlem bağlamıyla sınırlıdır.

Kararın sonucuFiili taksim/dürüstlük gerekçesiyle önalım ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Paydaşın belirli bölümünü kiraya vererek kullanması ve satıcı bölümünün bağımsızlığının sürmesinde fiili taksim

Esas
2026/3090 E.
Karar
2026/3196 K.

Önalım isteyen paydaş taşınmazda fiili taksim bulunmadığını savunmuştur. Keşif, eski yapı/ağaçlar, patika sınırlar ve önceki kayıt maliklerinin anlatımlarıyla ayrı alan kullanımı saptanmıştır. BAM davacının kendi belirli bölümünü kiraya vermek suretiyle kullandığını ve satıcı bölümünün devir zinciri boyunca bağımsızlığını koruduğunu kabul etmiştir. 7. Hukuk Dairesi fiili taksim nedeniyle ret sonucunu onamıştır. Davacının o bölümde bizzat oturması veya tarım yapması zorunlu sayılmamış; kiraya verme yoluyla somut tasarruf dikkate alınmıştır. Her paylı taşınmazdaki tek taraflı kiralama veya geçici kullanım otomatik fiili taksim değildir.

Kararın sonucuAyrı alanların eylemli paylaşımı nedeniyle önalım ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Sahte Yatırım Uygulamasında Araştırılmadan Verilen Takipsizliğe İtirazın Reddi

Esas
2026/536 E.
Karar
2026/6495 K.

Yatırım danışmanı olarak arandığını, uzaktan erişim ve yatırım uygulamaları kurdurularak şirket hesaplarına para gönderdiğini söyleyen şikâyetçinin başvurusu takipsizlikle sonuçlanmıştır. Araştırma yapmadan para göndermesinin basit yalan kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Yargıtay; şikâyetçinin ayrıntılı beyanı, hat kullanıcısı, şirket yetkilileri, yatırım danışmanlığı yetkisi, banka hareketleri ve mümkünse telefon/IP incelemesinin yapılması gerektiğini açıklamıştır. Bu işlemler tamamlanmadan takipsizliğe itirazın reddini hatalı bulmuş; kararı kanun yararına bozarak dosyayı gerekli işlemler için geri göndermiştir. Karar şüphelilerin mahkûmiyeti veya bütün hesap sahiplerinin kastının kanıtlandığı anlamına gelmez.

Kararın sonucuTakipsizliğe itirazın reddine ilişkin sulh ceza hâkimliği kararının CMK m.309 kapsamında kanun yararına bozulması; gerekli işlemler için dosyanın mahalline gönderilmesi.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Soybağının reddinde çocuğun temsil kayyımına istinaf harç ve giderlerinin yükletilememesi

Esas
2026/4666 E.
Karar
2026/6535 K.

Soybağının reddi davasında kayyım, çocuğun üstün yararı ve giderler yönünden kararı temyiz etmiştir. Daire diğer itirazları kabul etmemiş; ancak küçükle yasal temsilcisinin menfaat çatışması nedeniyle atanan kayyımın yasal hasım konumunda olduğunu belirtmiştir. İstinaf harçları ve adli yardım kapsamında ertelenen giderlerin bu kayyımdan alınması yanlış bulunmuştur. Yeniden yargılama gerekmeksizin hükümdeki tahsil bentleri çıkarılıp ilgili harç ve giderler kamu üzerinde bırakılarak karar düzeltilmiş ve onanmıştır. Bu özel temsil sıfatı, her davadaki kayyımın veya adli yardım alan herkesin giderlerden bütünüyle bağışık olduğu anlamına gelmez.

Kararın sonucuİstinaf harç ve giderleri kamu üzerinde bırakılarak hükmün oybirliğiyle düzeltilip onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Vasiyetname Tarihindeki Ehliyetin Adli Tıp Raporuyla Belirlenmesi

Esas
2025/4984 E.
Karar
2026/3233 K.

Mirasçılar, vasiyetnameyi düzenleyen kişinin ileri yaşı, duyma güçlüğü ve ayırt etme gücünü kaybettiği iddiasıyla iptal istemiştir. Noterde işlem yapılırken sağlık raporu alınmamasını da ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesi, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte ehliyetin bulunduğunu belirleyen Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak davayı reddetmiştir. Davacılar tanık değerlendirmesine ve sağlık belgelerine ilişkin itirazlarını sürdürmüş, Yargıtay ret sonucunu onamıştır. Somut kararın dayanağı, genel yaş değerlendirmesi yerine işlem tarihindeki ehliyetin uzman incelemesiyle belirlenmesidir; raporun her olayda tartışmasız kabulü şeklinde genellenemez.

Kararın sonucuVasiyetnamenin iptali talebinin reddine ilişkin istinaf kararı onanmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılmasında Bağlantılı Devir Zinciri ve İyi Niyet

Esas
2025/6855 E.
Karar
2026/4716 K.

Taşınmaz payları vekil tarafından aile içi inşaat planı kapsamında devredilmiş; vekâlet veren işlemlerin bilgisi dışında ve zararına yapıldığını ileri sürmüştür. Derece mahkemeleri, vekille alıcılar arasındaki eski ilişkileri, kısa aralıklı devirleri, bedel açıklamalarını ve tarafların önceki pay sahipliğini bildiklerini birlikte değerlendirerek el ve işbirliği bulunduğunu kabul etmiştir. Son alıcının da olayların gelişimini bildiği veya bilmesi gerektiği sonucuna varılarak sicile güven korumasından yararlanamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay tapu iptali sonucunu onamıştır. Salt akrabalık veya tek bir hızlı devir bütün alıcılara aynı sonucu otomatik doğurmamaktadır.

Kararın sonucuVekâlet görevinin kötüye kullanılması ve alıcının korunmayan edinimi nedeniyle verilen tapu iptali kararı onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Vesayet Dosyasında Adres Bildirimi ve Yerleşim Yeri Değişikliği İzni

Esas
2026/8465 E.
Karar
2026/10983 K.

Vasi, kısıtlıyla başka şehre taşındıklarını bildirerek bazı taşınmaz ve banka işlemleri için izin istemiştir. İlk vesayet mahkemesi yeni adres nedeniyle dosyayı göndermiş, diğer mahkeme yerleşim değişikliği izninin bulunmadığını belirtmiştir. Daire, TMK 412 kapsamında izin talebi ve kararı yokken fiilî adres bildiriminin yetkiyi kendiliğinden aktarmadığını kabul etmiştir. Önceki vesayet mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Bu karar ayrıntılı yerleşim ve izin gerekçesi içerir; vasinin istediği bütün malvarlığı işlemlerine doğrudan izin verildiği anlamına gelmez.

Kararın sonucuYerleşim değişikliği izni bulunmadığı için önceki vesayet mahkemesi yetkili yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Zina Sebebine Dayalı Boşanma ve Mali Sonuçlar Hakkında Kısa Onama

Esas
2026/633 E.
Karar
2026/6551 K.

Erkek, zina sebebine dayalı boşanma davasının kabulünü, kendi karşı davasının reddini ve kadın lehine hükmedilen nafaka ile tazminatları temyiz etmiştir. Yargıtay, tarafların iddia ve savunmaları, belgeleri, uygulanacak hukuk ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeleri gözeterek bozma nedeni bulunmadığını belirtmiş ve BAM kararını onamıştır. Yayımlanan metin zina fiilini, kullanılan somut delilleri, öğrenme tarihini veya hak düşürücü süre hesabını açıklamamaktadır. Bu nedenle karar yalnız ilgili boşanma ve mali sonuçların somut dosyada onandığını gösteren sınırlı bir örnektir.

Kararın sonucuErkeğin temyiz ettiği BAM hükmü oybirliğiyle onandı; zina davasının kabulü, karşı davanın reddi ve kadın lehine mali sonuçlar korundu.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Babayla görüşülmeden hazırlanan raporla kişisel ilişkinin sınırlandırılması

Esas
2026/3045 E.
Karar
2026/6482 K.

Anne çocuğun babadan korktuğunu ve psikolojik şiddet gördüğünü belirterek kişisel ilişkinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını istemiştir. İlk derece yalnız anne ve çocukla hazırlanmış rapora dayanarak yatısız, refakatli görüşme kararı vermiştir. Yargıtay babayla görüşülmemesini ve rapora itirazın karşılanmamasını eksiklik saymıştır. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı heyetinin her iki ebeveyn ile çocukla görüşmesi, gerektiğinde idrak çağındaki çocuğun mahkemece dinlenmesi istenerek hüküm bozulmuştur. Karar şiddetin bulunmadığını veya refakatin gereksizliğini kesinleştirmez; sınırlamanın yeterli ve dengeli araştırmayla üstün yarara dayanmasını arar.

Kararın sonucuKişisel ilişkiyi sınırlandıran hükmün eksik inceleme nedeniyle oybirliğiyle bozulması
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Devremülk Pazarlaması Bahanesiyle Mobil Bankacılığa Girilip Kredi ve Birikimin Aktarılması

Esas
2026/2483 E.
Karar
2026/6436 K.

Devremülkünü satmak isteyen mağdur pazarlama ofisine çağrılmış, satış öncesinde komisyon alınmayacağı söylenerek güveni kazanılmıştır. Kredi puanı kontrolü bahanesiyle telefon bankacılığına erişilip habersiz kredi başvurusu ve şirket hesabına 76.000 TL aktarım yapılmıştır. Yargıtay ticari faaliyet sırasında nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetlerini onamıştır. Eylemin ayrıca bilişim-banka aracı ve tahsis edilmemesi gereken kredi nitelikli hâllerini içerdiğini, bunların uygulanmamasının eksik ceza olduğunu belirtmiş; aleyhe temyiz yokluğu nedeniyle bu eksikliği bozma nedeni yapmamıştır.

Kararın sonucuSanıkların temyizleri esastan reddedilerek mahkûmiyetler onandı; ek nitelikli hâllerin eksik uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından eleştiriyle karşılandı.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Geri Görüş Kamerası Ayıbında Değişimin Orantısızlığı ve Yalnız Tüketici Temyizinde İndirimin Korunması

Esas
2026/120 E.
Karar
2026/3756 K.

Araç sahibi ekran ve elektronik sorunlar nedeniyle ithalatçıdan misliyle değişim istemiştir. Testte tekrarlanmasa da servis kayıtları geri görüş kamerasındaki yazılım sorununun giderilemediğini göstermiştir. Mahkemeler bu gizli ayıp için değişimi orantısız bularak nispi bedel indirimi vermiştir. Yalnız tüketicinin temyizinde Yargıtay ayıbın değişimi gerektirmediğini ve ithalatçının kanuni sorumluluğunun onarım/değişim haklarıyla sınırlı olduğunu da belirterek hükmü korumuştur. Sonuç ithalatçıya karşı bedel indiriminin genel kabulü veya her elektronik ayıbın önemsiz olduğu kuralı değildir.

Kararın sonucuMisliyle değişim istemini karşılamayan ve 7.047,63TLindirim hükmünü koruyan BAM kararı yalnız tüketici temyizi üzerine oybirliğiyle onandı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.