İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Mirasçılar Arasında Ecrimisilde Kullanıma Bırakılan Bağımsız Bölümün Hesaptan Çıkarılması

Esas
2025/4425 E.
Karar
2026/3279 K.

Bir mirasçı, diğer mirasçının terekeye ait tarlaları ve bağımsız bölümleri kullandığını, gelirleri paylaşmadığını belirterek ecrimisil istemiştir. İlk derece mahkemesi bir bağımsız bölüm için istemi reddettiği hâlde o bölümü tazminat hesabına dahil etmiştir. İstinaf mahkemesi, davacının kullanımına bırakılan bölümün hesabı ile ret hükmü arasındaki çelişkiyi gidererek tazminatı 136.217,68 TL’den 131.018,68 TL’ye indirmiştir. Elatmanın önlenmesi ve kâl istemleri feragat nedeniyle reddedilmiştir. Tarafların intifadan men, ödeme, zamanaşımı ve faiz itirazları temyizde kabul edilmemiş; düzeltilmiş istinaf hükmü onanmıştır.

Kararın sonucu131.018,68 TL ecrimisilin dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline, bir bağımsız bölüm için istemin reddine ve elatmanın önlenmesi/kâl istemlerinin feragat nedeniyle reddine ilişkin istinaf hükmü kesin ve oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Özen Yükümlülüğünü Yerine Getirmeyen Ana ve Babanın Rızası Aranmadan Evlat Edinme

Esas
2026/4172 E.
Karar
2026/6723 K.

Çocuk uzun yıllar davacıların yanında büyümüş; anne başlangıçta rıza belgesi vermesine rağmen daha sonra evlat edinmeye karşı çıkmıştır. Alt mahkemeler bu rıza yokluğu nedeniyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, baba ile ilişki bulunmaması, annenin kısa kalışlarda şiddet uygulaması ve sosyal incelemede davacılarla ebeveyn bağının kurulduğunun belirlenmesini birlikte değerlendirmiştir. Her iki ebeveynin özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, TMK 311 gereğince rızalarının aranmaması ve çocuğun üstün yararına uygun evlat edinme şartları gerçekleştiğinden davanın kabulü gerektiği sonucuna varmıştır.

Kararın sonucuBAM kararı kaldırıldı; ebeveyn rızasının aranmaması ve evlat edinme talebinin kabulü gerektiğinden ret hükmü oybirliğiyle bozuldu.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Vakum kullanılmasına ilişkin onamın bulunduğu doğum davasında sonradan genişletilen bilgilendirme iddiası

Esas
2025/4519 E.
Karar
2026/3827 K.

Doğumda vakum kullanımından sonra çocuğun kolunda sinir hasarı oluşması nedeniyle tazminat istenmiştir. İlk derece komplikasyona özgü onam eksikliğiyle kabul vermiş, BAM bu kararı kaldırmıştır. 3. Hukuk Dairesinde va dilekçesindeki vakuma rıza yokluğu iddiasına karşı formda gerektiğinde vakum kullanılabileceğinin bildirildiğini ve kusur raporlarının denetlenebilir olduğunu belirtmiştir. Basit yargılamada zamanında ileri sürülmeyen yeni hususların temyizde de ileri sürülemeyeceği açıklanarak ret onanmıştır. Bu karar her doğum formunun bütün riskleri kapsadığına ilişkin genel bir kabul değildir; somut form ve iddianın kapsam/zaman sınırına dayanır.

Kararın sonucuBAM’ın ilk derece kabulünü kaldırarak verdiği ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Çocuğun Anne Soyadına Geçmesinde Üstün Yararın Somut Değerlendirilmesi

Esas
2026/3826 E.
Karar
2026/6588 K.

Anne, çocuğun soyadının kendi bekârlık soyadıyla değiştirilmesini istemiş; alt mahkemeler talebi reddetmiştir. Daire, çocuğun üstün yararını temel ölçüt olarak açıklamış ve toplanan delillerle tanık beyanları karşısında değişikliğin bu yarara uygun olduğunu kabul etmiştir. İstinaf kararı kaldırılıp ilk ret hükmü bozulmuştur. Kaynak delillerin ayrıntılarını yayımlamadığından hangi aile olayının tek başına yeterli olduğu söylenemez. Karar her anne talebinin otomatik kabulünü değil, çocuk için yararın somut dosyada değerlendirilmesini esas almaktadır.

Kararın sonucuAnne soyadının kullanılmasının üstün yarara uygunluğu nedeniyle ret kararı kaldırılıp bozulmuştur.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Çocuğun fiilen babada yaşadığı iddiasında her iki ebeveyn ortamını ve çocuğu kapsayan güncel velayet incelemesi

Esas
2025/10348 E.
Karar
2026/6615 K.

Boşanmada 2017 doğumlu çocuğun velayeti anneye verilmiş, baba hem istinafta hem temyizde çocuğun fiilen kendisiyle yaşadığını belirtmiştir. 2. Hukuk Dairesi velayetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında yeni koşulların resen değerlendirileceğini açıklamıştır. Her iki ebeveynin yaşadığı ortamlar ve çocukla görüşmeyi içeren yeniden uzman raporu alınmadan karar verilmesi eksik bulunmuştur. Velayet bozulmuş, buna bağlı nafaka itirazları ertelenmiş; diğer bölümler onanmıştır. Fiilen babada bulunma doğrudan babaya velayet verilmesi sonucuna çevrilmemiş; çocuğun güncel üstün yararı araştırılacaktır.

Kararın sonucuVelayetten oybirliğiyle bozma; çocuğun tedbir/iştirak nafakası itirazlarının şimdilik incelenmemesi; diğer bölümlerin onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Emekli geliri ve evi birlikte değerlendirilerek boşanma yoksulluğu oluşmadığından nafakanın bozulması

Esas
2025/8936 E.
Karar
2026/6575 K.

Karşılıklı boşanma dosyasında kadın lehine yoksulluk nafakası verilmiştir. 2. Hukuk Dairesi, kadının güncel emekli gelirinin 34.094 TL olduğunu ve bir konuta sahip bulunduğunu birlikte değerlendirerek boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceğini kabul etmiştir. Nafaka kabulü erkek lehine bozulmuş, temyize konu diğer bölümler onanmıştır. Bu tutar somut dosyanın ekonomik verisidir; bütün tarihler için genel yoksulluk eşiği değildir. Emeklilik veya tek başına konut sahipliğinin her dosyada otomatik ret doğurduğu da söylenemez. Karar nafakanın süresi ya da toplu ödeme biçimini değiştirmemiştir.

Kararın sonucuYoksulluk nafakası yönünden erkek lehine oybirliğiyle bozma; temyize konu diğer bölümler yönünden onama
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

İyiniyetli son malikin tapusu korunurken vekil ve ilk alıcının bedel sorumluluğu

Esas
2026/390 E.
Karar
2026/4712 K.

Yurtdışındaki malik avukata satış yetkisi vermiş; taşınmaz avukatın katibine, sonra sonraki alıcılara devredilmiştir. Talimat belgesindeki imzanın malike ait bulunması tek başına vekilin sadakat ve hesap borcunu yerine getirdiğini göstermemiştir. Daire ilk devirde bedel ödenmediğini ve vekille ilk alıcının elbirliğini kabul etmiş; son maliklerin kötüniyeti kanıtlanmadığından tapularını korumuştur. Buna karşılık vekil ve ilk alıcıya yönelik bedel isteminin kabulü gerektiğinden tümden ret bozulmuştur. Ayni talep ile kişisel bedel talebi farklı kişiler bakımından ayrı sonuçlanmıştır.

Kararın sonucuSon maliklerin tapusu korunurken vekil/ilk alıcı yönünden bedel kabulü gerektiğinden ret hükmünün oybirliğiyle bozulması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Misliyle değişim davasında araç satılmışsa devralanın HMK 125 uyarınca davacı yerine geçmesinin incelenmesi

Esas
2026/3953 E.
Karar
2026/3803 K.

Motor arızaları nedeniyle aracın misliyle değişimine karar verilmiş, satıcı ve ithalatçı temyize başvurmuştur. Sorgu kaydında aracın dava devam ederken üçüncü kişiye devredildiği görülmüştür. 3. Hukuk Dairesi, HMK 125/2 uyarınca dava konusunu devralanın davacı yerine geçmesi kuralıyla taraf sıfatı yeniden değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağını kabul ederek bozma vermiştir. Diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. Dolayısıyla alt mahkemenin ağır kusurla gizleme, iki yıllık süreyi uygulamama veya onarım sonrası değişim hakkı açıklamaları bu kararda esastan onanmış değildir. Araç satışı bütün ayrı tazminat taleplerinin otomatik düşmesi olarak da sunulamaz.

Kararın sonucuAraç devri ve HMK 125/2 taraf değişikliği değerlendirilmediğinden BAM kararının kaldırılması ve ilk derece hükmünün oybirliğiyle bozulması
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muris Muvazaasında Kalan Malvarlığı ve Mal Kaçırma Amacının İspatı

Esas
2026/253 E.
Karar
2026/4717 K.

Mirasçı, babanın bir taşınmazını oğluna satış göstererek devrettiğini ve düşük bedelin muvazaayı gösterdiğini ileri sürmüştür. Mahkemeler aile ilişkilerini, maddi destek savunmasını ve mirasçılara kalan daha değerli taşınmazları birlikte değerlendirmiştir. Mirasçılar arasında ayrım veya mal kaçırma amacı kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Daire ret sonucunu onamıştır. Kalan malvarlığının fazlalığı bu dosyada değerlendirme unsurudur; tek başına tüm devirleri geçerli yapan veya gerçek bağışı her olayda dışlayan kesin bir matematik kuralı olarak sunulmamalıdır.

Kararın sonucuMuris muvazaası sebebiyle tapu iptali isteminin reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Okul ve Sağlık Giderlerini İçeren Protokol Sonrasında Tek ve Açık İştirak Nafakası

Esas
2025/8708 E.
Karar
2026/6569 K.

Anlaşmalı boşanma protokolünde okul, servis, kıyafet ve sağlık sigortası giderlerinin karşılanması nakit nafaka yerine kabul edilmiştir. Sonradan çocuk için iştirak nafakası istenmiştir. Daire eğitim giderlerinin nafakadan bağımsız, sınırı belirsiz ikinci yükümlülük haline getirilmemesini; talep ve mevcut giderlerin açıklattırılmasını istemiştir. Güncel ekonomik durum ve çocuk ihtiyaçlarıyla tüm kalemleri kapsayan, infazda açık tek iştirak yükümlülüğü belirlenmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur. Protokoldeki önceki feragat veya ödeme düzeni, çocuğun değişen ihtiyaçlarının değerlendirilmesini kendiliğinden engellememiştir.

Kararın sonucuGüncel ekonomik durum ve protokol giderleri birlikte incelenerek açık nafaka belirlenmesi için istinaf kararı bozulmuştur.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Orman tapu davasında ölü maliklere kabul edilebilir yanılgıyla husumet yöneltilince mirasçılara karşı devam olanağı

Esas
2025/2188 E.
Karar
2026/4353 K.

Orman idaresinin çok paydaşlı tapu iptal davasında 2006 hükmü ölü maliklerin paylarında ret, diğerlerinde kabul vermiştir. 8. Hukuk Dairesi HMK 124 ün kabul edilebilir yanılgı ve dürüstlük sınırını açıklayarak 58 pay sahibinin ölümünün önceden belirlenemediği somut durumda mirasçılara yöneltme için süre verilmesini istemiştir. Ayrık ret/kabulün infaza elverişliliği de sorunlu bulunmuş, hüküm bozulmuştur. Bu sonuç bilerek ölü kişiye dava açmayı veya her yanlış hasmı koşulsuz değiştirmeyi kapsamaz. Orman niteliğinin ve kalan esas itirazlarının kesin kabulü yapılmamış; taraf teşkilinden sonra yeniden inceleme gerekir.

Kararın sonucuMirasçılara yöneltme için süre verilmeden ölü kişiler yönünden ret kurulmasının kamu düzeni gereği oybirliğiyle bozulması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Önalımda Trampa Muvazaasının İspatı ve Ayrı Kullanım Alanlarıyla Fiilî Taksim

Esas
2026/3125 E.
Karar
2026/3197 K.

Paydaşlar, tapuda trampa olarak gösterilen devrin gerçekte önalımı engelleyen satış olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemeler, değiştirilen taşınmazların değer farkını tek başına muvazaa kanıtı saymamış; tanıkların gerçekte satış yapıldığına dair somut bilgisinin bulunmadığını belirlemiştir. Ayrıca davacıların ve devreden paydaşın kullandığı ayrı yerler ile devredilen payın zemindeki kullanıma uygunluğu fiili taksim bakımından değerlendirilmiştir. Daire ret hükmünü onamıştır. Değer farkı araştırmasıyla fiili kullanım incelemesi ayrı dayanaklardır; bütün trampa işlemleri önalıma kapalı bir satış gibi nitelendirilmemiştir.

Kararın sonucuGerçek satış iddiasının ispatlanamaması ve somut fiili taksim değerlendirmesiyle verilen ret hükmü onanmıştır.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.