İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Sıfır Araçta Yayılma Eğilimindeki Boya Ayıbı Nedeniyle Misliyle Değişim

Esas
2025/6111 E.
Karar
2026/3935 K.

Sıfır aracın farklı arızalarla servise gitmesinden sonra tavanında boya bozulmaları ortaya çıkmıştır. Mahkemeler çelişkileri gideren bilirkişi incelemeleriyle tavan kusurunun kullanıcıdan değil üretimden kaynaklandığını kabul etmiştir. Daire, birden fazla noktadaki vernik ve boya bozulmasının yayılma eğilimini ve araçta hasar bulunmamasını özellikle değerlendirmiştir. Tüketicinin değişim seçiminin tarafların menfaat dengesine uygun olduğu sonucuyla kabul kararını onamıştır. Başka arızaların onarılmış olması, bu dosyada sonradan belirlenen üretim kaynaklı boya ayıbını kendiliğinden ortadan kaldıran bir durum sayılmamıştır.

Kararın sonucuAracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönündeki kabul kararını uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Tedavisi engellenen çocuğun babayla kişisel ilişkisinin kaldırılması

Esas
2026/3731 E.
Karar
2026/6854 K.

İlk derece babayla kişisel ilişkiyi kaldırmış; BAM davayı reddetmiştir. Yargıtay idrak çağındaki çocuğun görüşmek istememe gerekçesini, babanın tedavi ve ilaç kullanımını engellemesini, diğer somut davranışlar ile tanıkları birlikte değerlendirmiştir. Çocuğun bütün hayatını gözeten üstün yararı gereğince davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek BAM ret kararını bozmuştur. Bu aşamada yalnız araştırma eksikliği değil mevcut delillerin hukuki sonucu değerlendirilmiştir. Çocuğun tek başına isteği her olayda bağın kaldırılmasına yetmez; sağlık ve güvenliği etkileyen somut olguların bütünü bu dosyada belirleyicidir.

Kararın sonucuTMK m. 324 kapsamında kişisel ilişkiyi kaldırma davasının kabulü gerektiğinden BAM ret kararının oybirliğiyle bozulması
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tekrarlayan Elektronik Arızalı Sıfır Araçta Misliyle Değişim ve Kullanım Bedeli İndiriminin Reddi

Esas
2026/11 E.
Karar
2026/3937 K.

Sıfır araçta farklı elektronik sistemler tekrar tekrar hata vermiş, servis işlemlerine rağmen sorun sürmüştür. Uzmanlar servis girişleri ve kullanım sırasındaki videolarla tekrarlamayı belirlemiş; kök nedeni bulunamayan arızaların tam onarımının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Yargıtay, sıfır araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıran gizli ayıp nedeniyle misliyle değişimi uygun bulmuştur. Alıcının aracı kullanmasına karşılık satıcının da ödenen bedeli kullanması gözetilerek kullanım bedeli mahsubu reddedilmiştir. Bir başka davalıya karşı arabuluculuk eksikliğiyle verilen usul ret temyizin konusu olmamıştır; esas onama değişimle yükümlü şirket yönündendir.

Kararın sonucuDavalının tüm temyiz itirazları reddedilerek ayıpsız misliyle değişim ve kullanım bedeli indirimsiz iade düzenini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Burun Bölmesinde Delinme Riskinin Onamda Açık Yazılması ve Kusursuz Komplikasyon Kabulü

Esas
2026/278 E.
Karar
2026/3868 K.

Hasta, burun eti ameliyatından sonra kıkırdak bölmede delik oluştuğunu ve bu riskin kendisine anlatılmadığını ileri sürmüştür. Davalılar kişiye özgü riskin açıklandığını savunmuştur. Yargıtay, ATK ve uzman raporlarının uyumlu olup müdahaleyi tıp kurallarına uygun bulduğunu, sonucun komplikasyon olduğunu ve imzalı onamın nadir yan etkiler bölümünde burun bölmesinde delik oluşabileceğinin açıkça yazıldığını esas almıştır. Tazminatın reddi onanmıştır. Davacının onamın mutlaka el yazısıyla belirli sözler içermesi gerektiği savı genel norm olarak kabul edilmemiştir; somut belge ve risk içeriği değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek maddi ve manevi tazminat davasının reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

İlk hükmü istinaf etmeyen feri müdahil Kurumun sonradan vekalet ücreti için temyizinde yarar bulunmaması

Esas
2025/19661 E.
Karar
2026/9512 K.

Hizmet ve prime esas kazanç tespiti davası reddedilmiş; işçinin istinafı da esastan reddedilmiştir. Feri müdahil Kurum kendisi lehine avukatlık ücreti verilmediği gerekçesiyle temyize başvurmuştur. 10. Hukuk Dairesi, Kurumun ilk derece kararını istinaf etmediğini saptamış ve bu nedenle sonraki temyizde hukuki yararı bulunmadığına karar vermiştir. Başvuru reddedilmiş, ücretin esastan hak edilip edilmediği çözümlenmemiştir. Bu sonuç bütün feri müdahillerin bağımsız başvuru hakkı veya SGK’nın özel kanuni konumu hakkında tek başına genel kural oluşturmaz; somut önceki istinaf eksikliği belirleyicidir.

Kararın sonucuFeri müdahil Kurumun temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan oybirliğiyle reddi
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

İş Kazası Sonrası Sürekli İş Göremezlik Oranının Maluliyet Rejiminden Ayrılması

Esas
2025/17866 E.
Karar
2026/9482 K.

SGK tarafından açılan rücu davasında işveren, sigortalının iş kazasından doğan sürekli iş göremezlik derecesini ayrı davada tespit ettirmiştir. Hükümde oran uygun bulunmakla birlikte bu tespit maluliyet oranı olarak yazılmıştır. Yargıtay, kısa vadeli sigorta kapsamındaki sürekli iş göremezliğin uzun vadeli sigorta kapsamındaki maluliyetle aynı olmadığını açıklamıştır. Yeniden yargılama gerekmediği için BAM kararını kaldırmış; hükümdeki ibareyi sürekli iş göremezlik oranı olarak değiştirerek ilk derece kararını düzeltilmiş biçimiyle onamıştır. Karar rücu alacağının kusur payını veya peşin sermaye değerinin hesabını ayrıca çözmemiştir.

Kararın sonucuBAM kararının kaldırılması ve ilk derece hükmündeki maluliyet ibaresinin sürekli iş göremezlik olarak değiştirilmesiyle düzeltilerek onama.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Tarım Arazisinde Fiilî Taksim Nedeniyle Önalımın Reddinin Oyçokluğuyla Onanması

Esas
2026/2197 E.
Karar
2026/3335 K.

Önalım davası, taşınmazda fiilî taksim bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. BAM keşif, rapor ve tanıkların bu paylaşımı kanıtladığını kabul etmiş; Yargıtay çoğunluğu reddi onamıştır. Ekli karşı oy,5403sayılı Kanunun tarım arazilerinin bölünmesini önleme amacı nedeniyle fiilî taksim savunmasının bu arazilerde önalımı engellememesi gerektiğini savunarak bozma istemiştir. Tarım arazisinde savunmanın artık uygulanamayacağı yönündeki uzun açıklama çoğunluğun kabulü değildir. Karar satış bedeli depo hesabını veya yeni süre rejimini çözmemektedir.

Kararın sonucuFiilî taksim nedeniyle önalım talebinin reddini koruyan BAM kararı oyçokluğuyla onandı; karşı oy bozma gerektiğini savundu.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Usulsüz Tebliğle Süresinde Sayılan Temyizde Muhdesat ve İyileştirme Taleplerinin Reddi

Esas
2026/3627 E.
Karar
2026/3322 K.

Paydaş, ev için yaptığı iyileştirmelerin karşılığını ve ağaçların aidiyetinin tespitini istemiştir. Ortaklığın giderilmesi hükmü bu davadan önce kesinleşmiş, satış henüz yapılmamıştır. İstinaf mahkemesi somut gider ve tespit taleplerini erken açılma veya hukuki yarar nedenleriyle reddetmiştir. Yargıtay önce tebliğ mazbatasında bilgi veren kişinin kimlik ve sıfatının yazılmadığını belirleyerek temyizi süresinde kabul etmiştir. Ardından esas incelemesinde istinaf kararını onamıştır. Usulsüz tebligat bulunması talebin esastan kabulü veya hükmün bozulması sonucunu doğurmamıştır.

Kararın sonucuUsulsüz tebliğ nedeniyle temyizin süresinde kabulü; inceleme sonunda istinaf ret hükmünün onanması.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Velayette Temyiz Aşamasında Değişen Yaşam Koşullarının Araştırılması

Esas
2025/10882 E.
Karar
2026/6772 K.

Karşılıklı boşanma davasında baba, temyiz sırasında çocukların kendi yanında yaşamaya başladığını bildirmiştir. Daire, velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşulların resen değerlendirilmesi gerektiğini açıklamıştır. Çocukların fiilen nerede yaşadığının araştırılmasını, idrak çağındaki çocuklarla ebeveynlerin görüşlerinin alınmasını ve gerekirse yeni sosyal inceleme yapılmasını istemiştir. Çocuğun görüşünün üstün yarar gerektiriyorsa aksine karar verilebileceğini de belirtmiş, velayet hükmünü bozarken diğer kısımları onamıştır.

Kararın sonucuKarar velayet yönünden bozulmuş, bozma kapsamı dışındaki bölümler onanmıştır.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yenidoğan Tedavisinde Onama Belgeleri ile Taraflara Göre Farklı Temyiz Kapsamı

Esas
2026/4425 E.
Karar
2026/3867 K.

Doğumsal kalp hastası bebeğin ameliyat ve sevk sonrasında ölümü üzerine anne baba tazminat istemiştir. Raporlar teşhis, tedavi, kan ürünü ve sevk yönünden kusur bulmamıştır. BAM maddi istemi reddetmiş; bilgilendirme eksikliği gerekçesiyle her ebeveyne 100.000 TL manevi tazminat vermiştir. Yargıtay davalıların temyizini miktardan reddetmiştir. Davacıların temyizini incelerken onam belgelerinin dosyaya sunulduğunu açıkça belirtmiş, başvuranın sıfatı ve raporların uyumunu gözeterek kararı onamıştır. Böylece manevi hükmün kalması, onam belgesi bulunmadığının Yargıtayca esastan doğrulandığı anlamına gelmez; karşı tarafın itirazı esas incelemesine girmemiştir.

Kararın sonucuDavalıların temyizleri miktar itibarıyla reddedildi; davacılar yönünden BAM kararı oybirliğiyle onandı. Maddi ret ve her ebeveyn için 100.000 TL manevi tazminat sonucu korundu.
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Bakma Sözleşmesinde Muvazaanın Kanıtlanamaması ve İvazlı İşlemde Tenkis İsteminin Reddi

Esas
2025/4860 E.
Karar
2026/3278 K.

Mirasçılar, murisin en küçük oğluyla yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mal kaçırma amacı taşıdığını ileri sürerek tapu iptali, olmazsa tenkis istemiştir. İlk derece, aile ilişkileri, taşınmazın malvarlığındaki ağırlığı ve ekonomik koşullarla muvazaayı kabul etmiştir. BAM ise mal kaçırma amacının kanıtlanmadığı ve sözleşmenin ivazlı olduğu gerekçesiyle bu hükmü kaldırıp davayı reddetmiştir. Yargıtay BAM’ın ret kararını onamıştır. Bu sonuç bütün bakma sözleşmelerini muvazaa incelemesinden muaf tutmaz; somut kanıtların yeterliliğine ilişkin olup muvazaalı bağışın tenkise hiçbir durumda tabi olmayacağı anlamına da gelmez.

Kararın sonucuMirasçıların temyiz itirazları reddedilerek tapu iptali ve ikinci kademedeki tenkis istemlerini reddeden BAM kararı kesin olarak oybirliğiyle onandı.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kira Uyarlaması ile Kira Tespitinin Tahkime Elverişliliğinin Ayrılması

Esas
2026/4811 E.
Karar
2026/3820 K.

Kiraya veren kurum, otel-restoran kirasının artırılmasını, aksi hâlde kira bedelinin tespitini ISTAC tahkiminde istemiş; hakem heyeti talepleri reddetmiştir. Yargıtay, uyarlama talebini taraf iradesine bağlı ve tahkime elverişli bulmuş, iptal davasında esasa ilişkin yeniden inceleme yapılamayacağını açıklamıştır. Buna karşılık TBK 344 ile emredici biçimde düzenlenen kira tespiti talebi tahkime elverişli görülmemiştir. Bu kısımda esasa girilmesi nedeniyle hakem kararının iptali, uyarlama kısmında ise iptal davasının reddi onanmıştır. Yargılama boyunca benimsenen hakem seçim usulüne aleyhe karardan sonra itiraz edilmesi de dürüstlük kuralıyla bağdaştırılmamıştır.

Kararın sonucuTarafların temyiz talepleri reddedilerek BAM hükmü oybirliğiyle onandı: uyarlama yönünden hakem kararının iptali isteminin reddi, kira tespiti yönünden hakem kararının iptali korundu.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.