KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Temyizde çocukların babanın yanında yaşamaya başladığı iddiasının velayet düzenlemesine etkisi.
Karşılıklı boşanma davasında baba, temyiz sırasında çocukların kendi yanında yaşamaya başladığını bildirmiştir. Daire, velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşulların resen değerlendirilmesi gerektiğini açıklamıştır. Çocukların fiilen nerede yaşadığının araştırılmasını, idrak çağındaki çocuklarla ebeveynlerin görüşlerinin alınmasını ve gerekirse yeni sosyal inceleme yapılmasını istemiştir. Çocuğun görüşünün üstün yarar gerektiriyorsa aksine karar verilebileceğini de belirtmiş, velayet hükmünü bozarken diğer kısımları onamıştır.
Kararın sonucu
Karar velayet yönünden bozulmuş, bozma kapsamı dışındaki bölümler onanmıştır.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
2. Hukuk Dairesi 2025/10882 E. , 2026/6772 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/959 E., 2025/1270 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/315 E., 2024/57 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakası, maddi, manevi tazminat, velayet ile ziynet davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı - davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür.
Somut olayda; davalı davacı baba vekili temyiz dilekçesinde müşterek çocukların baba yanında yaşamaya başladığını bildirmiştir. Velayet kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından ortaya çıkan koşulların değerlendirilmesi ve res'en dikkate alınması gerekir. Bu durumda yapılacak iş; müşterek çocukların baba yanında yaşayıp yaşamadığı araştırılarak, yaşı itibarıyla idrak çağında bulunan çocukların ve ebeveynlerin velayet konusunda görüşünü almak ve gerek görülmesi halinde yeniden inceleme ve rapor istenip tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağının tespit etmek, idrak çağındaki çocuğun beyanı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle tüm bu hususlar değerlendirilerek velâyet hususunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının velâyet düzenlemesi yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı- davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: ce9b3293de8abb9f44263fc965e7302a03f75dea3559a33c7de2a0c84c2fc904
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün