Aile ve Boşanma Hukuku

Tedavisi engellenen çocuğun babayla kişisel ilişkisinin kaldırılması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/3731 E., 2026/6854 K., 18 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Çocuğun gerekçeli görüşü, sağlık tedavisine müdahale ve riskli davranışların TMK m. 324 kapsamında birlikte değerlendirilmesi

İlk derece babayla kişisel ilişkiyi kaldırmış; BAM davayı reddetmiştir. Yargıtay idrak çağındaki çocuğun görüşmek istememe gerekçesini, babanın tedavi ve ilaç kullanımını engellemesini, diğer somut davranışlar ile tanıkları birlikte değerlendirmiştir. Çocuğun bütün hayatını gözeten üstün yararı gereğince davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek BAM ret kararını bozmuştur. Bu aşamada yalnız araştırma eksikliği değil mevcut delillerin hukuki sonucu değerlendirilmiştir. Çocuğun tek başına isteği her olayda bağın kaldırılmasına yetmez; sağlık ve güvenliği etkileyen somut olguların bütünü bu dosyada belirleyicidir.

Kararın sonucu

TMK m. 324 kapsamında kişisel ilişkiyi kaldırma davasının kabulü gerektiğinden BAM ret kararının oybirliğiyle bozulması

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

2. Hukuk Dairesi 2026/3731 E. , 2026/6854 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1203 E., 2026/229 K. DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/127 E., 2025/288 K.

Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesi gereğince; ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesi yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.

Çocuk ile ilgili her türlü dava ve işlerde önemli olan çocuğun üstün yararına uygun şekilde davranılmasıdır. Çocuğun üstün yararı kavramı çocuğun o anki çıkarı değil bütün hayatı göz önünde tutularak değerlendirilir. (TMK 323. maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 9/3 maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi 3, 4/1-2 ve 6. maddeleri, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 ve 12. maddeleri.)

Bu açıklamalar ışığında dosyanın incelenmesinde; kişisel ilişkisi düzenlenen çocuğun idrak çağında olduğu ve kendisini ilgilendiren davalarda görüşünün dikkate alınması gerektiği, çocuğun babası ile görüşmek istemediğini gerekçelendirerek ifade ettiği, tanık beyanları ile de anlaşıldığı üzere davalı babanın çocuğun tedavisi için gereken özeni göstermediği gibi aldığı tedaviye karşı olması sebebi ile çocuğun ilaçlarını kullanmasına engel olduğu, çocuğa muska yaptırıp taktığı, çocuğun elinde silahlı şekilde fotoğrafını çekerek davacı anneye gönderdiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 777718df469c05a3417ad860cfb2ba6cb989f29a097a7efe5f45e3992a3e9105

← Yargıtay kararlarına dönün