KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
İyileştirme gideri ve aidiyet taleplerinde ortaklığın giderilmesi sürecinin aşaması; ayrıca bilgi veren kişinin belirlenmediği tebliğin temyiz süresine etkisi.
Paydaş, ev için yaptığı iyileştirmelerin karşılığını ve ağaçların aidiyetinin tespitini istemiştir. Ortaklığın giderilmesi hükmü bu davadan önce kesinleşmiş, satış henüz yapılmamıştır. İstinaf mahkemesi somut gider ve tespit taleplerini erken açılma veya hukuki yarar nedenleriyle reddetmiştir. Yargıtay önce tebliğ mazbatasında bilgi veren kişinin kimlik ve sıfatının yazılmadığını belirleyerek temyizi süresinde kabul etmiştir. Ardından esas incelemesinde istinaf kararını onamıştır. Usulsüz tebligat bulunması talebin esastan kabulü veya hükmün bozulması sonucunu doğurmamıştır.
Kararın sonucu
Usulsüz tebliğ nedeniyle temyizin süresinde kabulü; inceleme sonunda istinaf ret hükmünün onanması.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Özel taşınmazların kalan parsel tanımlayıcıları gizlenmiştir; özgün kaynak korunmuştur. Tebligat TK m.21/1 kapsamındadır; elektronik tebligat veya TK m.21/2 MERNİS uygulaması değildir. Tebliğdeki hata giderilerek kanun yolu incelenmiş, nihai sonuç onama olmuştur.
7. Hukuk Dairesi 2026/3627 E. , 2026/3322 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1694 E., 2026/178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/261 E., 2024/200 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, taraflar arasında Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/661 Esas, 2021/787 karar sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasının olduğunu, [parsel bilgisi gizlendi] parselde bulunan evde banyo, tuvalet, kapı, pencere, duvar ve boya gibi iyileştirmeler yaptığını, evi tamir ve tadilattan geçirdiğini, bu sebeple yaptığı faydalı harcamaların davalı ...'tan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini istediğini, [parsel bilgisi gizlendi], [parsel bilgisi gizlendi] parsel sayılı taşınmazlardaki ağaçları kendisinin dikip yetiştirdiğini iddia iddia ederek zirai muhdesatların aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiş, 2. oturumdaki beyanında [parsel bilgisi gizlendi] parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olmadığını, bu taşınmazı dava dilekçesine yanlışlıkla eklediğini, [parsel bilgisi gizlendi] parsel sayılı taşınmaz yönünden bir talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf yoluna başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının işbu davanın açılış tarihinden önce kesinleştiği, iyileştirici nitelikteki giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği, iyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhdesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemeyeceği, Bünyan Satış Memurluğuna yazılan müzekkereye verilen cevapta taşınmazların satışı henüz yapılmadığından, davacının ortaklığa giren taşınmazların satış sonrası paylaştırma yapıldıktan sonra eda nitelikli sebepsiz zenginleşme davası açması gerekirken eldeki tazmin talepli davayı erken açtığı ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece farklı gerekçeyle davanın esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacının muhdesatın aidiyetinin tespiti istemi yönünden açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinin süresinde kabul edilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 hükmüne göre usulsüz tebliğ edildiğini, iddiasını ispat ettiğini, haklı davasının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesata iyileştirmeler yapıldığı iddiasıyla tazminat ve muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacıya 04.03.2026 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı kararı 16.04.2026 tarihinde temyiz etmiştir. Tebliğ mazbatasının incelenmesinde kararın davacıya 7201 sayılı Kanun'un 21/1 hükmüne göre yapıldığı, tebliğ mazbatasında davacının nerede olduğu hakkında tebliğ memuruna bilgi veren kişinin sıfatı ve açık kimliğinin tespit edilmediği, bu haliyle yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret olduğu ve davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmış temyiz dilekçesinin yasal süre içinde verildiğinin kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: a67b70cda8d41fe4511c244aa4231ae4bdc98c1b2c9a33e47fe5316f2a486063
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün