İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Asıl Burs Borcu Kalkınca Kefilin Sorumluluğunun da Sona Ermesi

Esas
2025/3710 E.
Karar
2026/4028 K.

Yurt dışı bursiyerinin öğrenimini sürdürememesine ilişkin sağlık belgeleri nedeniyle tahsil masrafından sorumlu olmadığı kabul edilmiştir. Önceki bozma, temyiz etmeyen kefiller yönünden usuli kazanılmış hak bulunduğunu esas almıştır. Karar düzeltmede Daire, kefaletin asıl borca bağlı olduğunu ve sorumluluk doğuran asıl borç kalmadığında kefilin de sorumlu tutulamayacağını açıklamıştır. Bu nedenle kendi önceki bozmasını kaldırıp davanın reddini onamıştır. Karar, asıl borç sona erdiğinde kefaletin de kanun gereği ortadan kalktığını vurgulamıştır.

Kararın sonucuDavacının karar düzeltme istemi reddedilmiş; davalı kefilin istemi kabul edilerek önceki bozma kaldırılmış ve ret hükmü onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Dolandırıcılıkta Hat Kaydı ve İmza Raporuna Dayalı Kanun Yararına Bozmanın Reddi

Esas
2026/540 E.
Karar
2026/6801 K.

Banka görevlisi gibi arayarak kart bilgileriyle harcama yapılan dosyada mahkûmiyet kesinleşmiştir. Kanun yararına bozma istemi, kullanılan hattın yalnız sanık adına kayıtlı oluşuna ve abonelik imzasındaki farklılığa dayanarak beraat gerektiğini savunmuştur. Daire ise savunmalar, kurum cevapları, tanıklar ve diğer sanık beyanları dahil dosyanın bütünü karşısında bozma koşullarını oluşmuş görmemiştir. İstemi reddetmiştir. Karar salt hat aboneliğini her durumda yeterli mahkûmiyet delili saymamaktadır; bir imza raporunun diğer delillerden koparılarak değerlendirilmesini de bu dosyada kabul etmemiştir.

Kararın sonucuMahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması istemi oy birliğiyle reddedilmiştir.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Eksik Peşin Harç Sonrası İşlemden Kaldırılan Davanın Yenilenmemesi

Esas
2026/3887 E.
Karar
2026/3368 K.

Önalım için açılan tapu iptali davasında eksik peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmamış, dosya işlemden kaldırılmıştır. Üç aylık yasal sürede yenileme yapılmayınca dava açılmamış sayılmıştır. Davacı harcı tamamlamak için yeterli süre verilmediğini ileri sürmüşse de Daire usul sonucunu onamıştır. Önalım hakkının doğumu, arsa payı karşılığı devrin niteliği veya fiilî taksim savunması esastan çözülmemiştir. Karar, yenilenmeyen dosyanın usul sonucuna ilişkindir; kaynak kesin süre ihtarının tüm içeriğini yayımlamadığından her harç eksikliğinde doğrudan aynı işlem yapılacağı sonucu çıkarılmamalıdır.

Kararın sonucuDavanın açılmamış sayılması sonucunu uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Gaz İstasyonu Kanopisinin Somut Rapora Göre Muhdesat Sayılmaması ve Tespit Davasında Hukuki Yarar

Esas
2026/3615 E.
Karar
2026/3360 K.

Davacı, ortaklığın giderilmesi davası bulunan taşınmazdaki gaz istasyonu, kanopi ve eklentileri kendisinin yaptığını tespit ettirmek istemiştir. Mahkeme, dava konusu edilen kanopinin muhdesat niteliğinde olmadığı raporuna dayanarak hukuki yarar yokluğundan ret kararı vermiştir. Davacı kanopinin sökülünce işlevini yitirdiğini ve raporun yetersizliğini ileri sürmüştür. BAM ve Yargıtay bu itirazları kabul etmeyerek ret sonucunu korumuştur. Karar bütün kanopilerin veya gaz istasyonu yapılarının her koşulda taşınır olduğu yönünde genel teknik açıklama içermemektedir.

Kararın sonucuKanopinin muhdesat niteliği bulunmadığı kabulüne dayanan hukuki yarar yokluğundan ret kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Hazine parsellerinde tarımsal kullanımın bölüm bazında teknik ve yerel delillerle ayrılmasıyla kısmi tescilin onanması

Esas
2025/4611 E.
Karar
2026/4471 K.

Hazine adına kadastro görmüş üç parselde mirasçılar zilyetliğe dayanarak tescil istemiştir. Mahkeme eğim, toprak, fotoğraf, keşif ve yerel beyanları birlikte değerlendirerek bazı bölümlerde tarımsal kullanım ve bahçe/ağıl geçmişi kabul etmiş; diğer ham toprak veya orman iddialı kısımlarda ret vermiştir. 8. Hukuk Dairesi tarafların itirazlarına rağmen ayrımlı hükmü onamıştır. Hava fotoğrafı tek başına her eğimli alanda kesin kullanım sonucu sayılmamış, yerel ve ziraî delille birlikte değerlendirilmiştir. Karar bütün Hazine veya orman taşınmazlarının zilyetlikle kazanılabileceği anlamına gelmez; bölüm niteliği ve koşulları somut saptanmıştır.

Kararın sonucuBelirliA/Dbölümlerinde tescil, diğer bölümlerde ret şeklindeki hükmün oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Kadastro hükmünde rapor farkı ve tebligat itirazının tek başına yargılamanın yenilenmesi nedeni sayılmaması

Esas
2025/6935 E.
Karar
2026/4486 K.

Taşınmazın dere yatağında kalması ve tescil talebi hakkında kesinleşen kararlardan sonra kişi, farklı uzman raporları ve muhtara yapılan tebligatı ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini istemiştir. Alt dereceler bu iddiaların HMK 375 te sınırlı sayılan nedenlerden olmadığını, tebligat itirazının uygun kanun yolunda ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. 8. Hukuk Dairesi ret sonucunu onamıştır. Kaynak her usulsüz tebligatın geçerli olduğu sonucunu kurmaz; bilirkişi farklılığını da bütün olaylarda önemsiz saymaz. Somut olağanüstü yolun kanuni nedeni bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuYargılamanın yenilenmesi isteminin usulden reddini koruyan BAM kararının oybirliğiyle onanması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Kat İrtifakı Kurulmamış Yapılarda Belirli Bölümlere Dayalı Fiilî Taksim ve Önalımın Reddi

Esas
2026/2972 E.
Karar
2026/3397 K.

Paydaş, üçüncü kişiye yapılan hisse satışına karşı önalım istemiştir. Taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmamış on sekiz yapı bulunmakta; kura ve kullanım düzeniyle paylara karşılık bölümlerin belirlendiği savunulmaktadır. Mahkeme, somut fiilî taksimin açık ve sabit olduğunu, alıcının belirli bölüm için payı edindiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. İstinaf ve Yargıtay bu sonucu korumuştur. Karar her kaba inşaat veya kooperatifli taşınmazda kendiliğinden fiilî taksim bulunduğu kabulünü getirmemektedir.

Kararın sonucuFiilî taksim nedeniyle önalım talebinin reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Kıyı Kenar Çizgisindeki Kısıtlılığın Kamulaştırmasız El Atma Talebi Olarak Nitelendirilmesi

Esas
2026/1447 E.
Karar
2026/11717 K.

Tapu maliki, taşınmazının kıyı kenar çizgisinde kalmasıyla mülkiyetinin kısıtlandığını ileri sürerek bedel istemiştir. İlk mahkeme kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi talebin niteliğini ve davalı idarenin taraf durumunu yeniden değerlendirmiştir. Kıyı çizgisindeki kısıtlılığın bu davalıya karşı kamulaştırmasız el atma talebiyle karşılanamayacağını ve pasif husumet bulunmadığını kabul ederek reddetmiştir. Daire bu hükmü onamıştır. Sonuç, kıyı tespitinin her bakımdan doğru olduğu veya mülkiyet kaybından hiçbir hukuki yolla tazminat istenemeyeceği şeklinde genişletilmemelidir; somut dava yolu ve davalıyla sınırlıdır.

Kararın sonucuDavalı idareye yöneltilen kamulaştırmasız el atma bedeli talebinin BAMca reddi onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Rapor Farklılığı ve Tebligat İtirazının Somut Olayda Yargılamanın İadesi Sebebi Sayılmaması

Esas
2025/6942 E.
Karar
2026/4485 K.

Dere yatağı olduğu kabul edilerek kadastro dışında bırakılan taşınmaz için sonraki zilyetlik davası kesin hüküm nedeniyle reddedilmiştir. Başvurucu farklı raporlar, pandemi dönemi tebligatı ve sonradan öğrenmeye dayanarak yargılamanın iadesi istemiştir. Mahkemeler, ileri sürülenlerin somut olayda HMK 375te sınırlı sayılan nedenlere girmediğini; raporların farklı uzmanlık alanlarına ait olduğunu ve tebligat itirazının olağan kanun yoluyla ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. Yargıtay ret sonucunu onamıştır. Her yeni teknik görüşün veya usulsüzlük iddiasının kesin hükmü yeniden açacağı kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuYargılamanın yenilenmesi isteminin usulden reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Sahte Vekâletle Şirket ve Kredi İşlemlerinde Eksik Araştırma ile Hatalı Zamanaşımı Retti

Esas
2026/815 E.
Karar
2026/6797 K.

Şikâyetçi, bilgisi dışında şirket kurularak kredi, hat ve araç işlemleriyle borçlandırıldığını ileri sürmüştür. Savcılık noter işlemini hukuki ihtilaf saymış ve sahtecilik zamanaşımının dolduğunu belirtmiştir. Yargıtay, bazı belgelerin TCK 204/1ve 3 kapsamında olduğunu ve savcı huzurundaki şüpheli ifadesinin süre hesabına etkisinin gözetilmediğini saptamıştır. İfadesi eksik şüpheli ve vasinin dinlenmesi, kredi ve araç işlemleri ile vekâletname asıllarının getirtilmesi, imza incelemesi ve para akışının araştırılması gerektiği için sulh ceza ret kararı kanun yararına bozulmuştur. Suçluluk veya şikâyetçinin işlem ehliyetsizliği bu ilamla kesin belirlenmemiştir.

Kararın sonucuEksik soruşturma ve hatalı zamanaşımı değerlendirmesine dayanan KYOK’a itirazın reddi oybirliğiyle kanun yararına bozuldu; araştırmalar tamamlanarak yeniden değerlendirme istendi.
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Vasiyetnamenin İptali İspatlanamazken Saklı Pay İçin Tenkise Hükmedilmesi

Esas
2025/4842 E.
Karar
2026/3400 K.

Mirasçılar, mirasbırakanın bakım tehdidiyle vasiyetname düzenlemeye zorlandığını ileri sürmüş ve iptal, olmazsa tenkis istemiştir. Derece mahkemesi korkutma ve aldatma iddialarını kanıtlanmamış bulmuş; buna karşılık saklı pay ihlali nedeniyle tenkise hükmetmiştir. Lehtarın taşınmazları kendisinde bırakma tercihi üzerine, somut dosyada tercih tarihindeki değerler esas alınarak para ödenmesi kararlaştırılmıştır. Yargıtay bu sonucu onamıştır. İptal sebebinin kanıtlanamaması tenkis talebini kendiliğinden ortadan kaldırmamış; karar her tenkis dosyasında aynı değerleme tarihinin zorunlu olduğu biçiminde genellenmemiştir.

Kararın sonucuİptal isteminin reddi ve tenkis isteminin kabulüne ilişkin istinaf kararı onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Yeni Belgeye Dayalı Yargılamanın İadesinde On Yıllık Üst Sürenin Geçmesi

Esas
2026/2698 E.
Karar
2026/4515 K.

1994’te kesinleşen kadastro dosyasının yeni belge ve özel mera iddiasıyla yeniden görülmesi 2024’te istenmiştir. Alt derece mahkemeleri, dayanılan yeni belge sebebi bakımından HMK m.377’deki on yıllık üst sürenin geçtiğini kabul etmiştir. Yargıtay bu ret sonucunu onamıştır. Davacıların taşınmazın özel mera olduğu ve çifte kayıt oluştuğu yönündeki iddiaları, bu incelemede mülkiyetin esası hakkında yeni bir kabul veya ret hükmüne dönüştürülmemiştir.

Kararın sonucuYeni belgeye dayalı yargılamanın iadesi talebinin süre nedeniyle reddinin onanması.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.