İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Süreli Avukatlık İlişkisinin Yenilenmemesinde Emek ve Sözleşmeye Göre Ücret

Esas
2026/279 E.
Karar
2026/4111 K.

Bir yıllık danışmanlık sözleşmesinde aylık ücret yanında tahsilat ve kazanılan davalara bağlı yüzde ücret hükümleri vardır. Süre sonunda yenileme yapılmamış; avukat akdi ve karşı yan vekâlet ücretlerini istemiştir. Yargıtay, somut süreli ilişkinin yenilenmemesini haksız davranış saymamış, buna rağmen geçmiş hizmetin karşılıksız kalamayacağını belirtmiştir. Sözleşmenin ilgili maddesindeki ayrım, her dosyanın seyri ve avukatın emeği değerlendirilmeden yalnız başlangıç talebi üzerinden ücret verilmesini eksik bulmuştur. Denetlenebilir uzman raporuyla hak edilen ücretin belirlenmesi için karar bozulmuştur.

Kararın sonucuİstinafın esastan ret kararının kaldırılması ve eksik ücret incelemesi nedeniyle ilk derece hükmünün bozulması.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tekrarlayan Gizli Araç Ayıbında Misliyle Değişim ve İthalatçının Davaya Dahil Edilmesi

Esas
2026/221 E.
Karar
2026/4107 K.

Sıfır araç kısa sürede defalarca arızalanmış, fren parçaları değiştirilmesine rağmen sorunlar sürmüştür. İlk mahkemenin değişim kararını istinaf mahkemesi onarıma çevirmiştir. Daire, bilirkişi tespitleri, kullanıcı hatasının bulunmaması, beklenen yararın sağlanamaması ve güven kaybını birlikte değerlendirerek tüketicinin değişim seçiminin somut olayda uygun olduğunu belirtmiştir. Ayrıca ithalatçı hakkında usulüne uygun dava açılmaksızın dahili davalı sıfatıyla sorumluluk hükmü kurulmasını da hatalı bulmuştur. İstinaf kararı bu iki sebeple bozulmuş; her arızada otomatik değişim biçiminde genel bir kural konulmamıştır.

Kararın sonucuÜcretsiz onarım yönündeki istinaf kararı, değişim değerlendirmesi ve usulsüz taraf dahil edilmesi sebepleriyle bozulmuştur.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Ameliyat Komplikasyonunda Onam, Sevk Zinciri ve Tamamlayıcı Uzman İncelemesi

Esas
2026/893 E.
Karar
2026/4076 K.

Ameliyat sırasında damar yaralanması yaşayan hasta, sonraki böbrek yetmezliği nedeniyle hekim ve özel hastanelerden tazminat istemiştir. Önceki ret kararları eksik kayıt ve raporlar nedeniyle kaldırılmıştır. Son incelemede onam formları, sevk zinciri, cerrahi teknik ve komplikasyon yönetimi tamamlayıcı uzman raporlarıyla değerlendirilmiştir. Raporlar nedensel bağlantıyı kabul etmekle birlikte yapılan tedavilerin uygun ve zamanında olduğunu bildirmiştir. Daire, itirazları karşılayan uyumlu raporlara dayanılarak verilen ret kararını onamıştır. Nedensellik tek başına kusur sayılmamış, komplikasyon nitelemesi de teknik incelemenin yerine kullanılmamıştır.

Kararın sonucuEksikler tamamlandıktan sonra kusur ve özensizlik bulunmadığı gerekçesiyle verilen tazminat ret kararı onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanma Hükmünün Onanması ve Ziynet Temyizinin Dava Tarihindeki Sınırdan Reddi

Esas
2026/381 E.
Karar
2026/7089 K.

Taraflar kusur, tazminat, nafaka, velayet ve ziynet yönlerinden BAM hükmünü temyiz etmiştir. Yargıtay ziynet alacağının dava tarihindeki 107.090 TL temyiz sınırının altında kaldığını belirterek bu kısma ilişkin başvuruları miktardan reddetmiştir. Boşanma ve ferîleri için ise usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek hükmü onamıştır. Ziynetlerin kime ait olduğu veya ne şekilde ispatlandığı bu ilamda esastan incelenmemiştir. Aynı dosyanın bütün sonuçlarını tek bir onama yahut tek bir ret olarak sınıflandırmak farklı incelemeleri gizler.

Kararın sonucuİki tarafın ziynet temyizi miktardan reddedildi; boşanma ve diğer ferîlere ilişkin BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanmanın Nafaka, Tazminat ve Ziynet Sonuçlarında Kısa Onama

Esas
2026/582 E.
Karar
2026/7091 K.

Erkek, kusur belirlemesi, kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar, kendi tazminat taleplerinin reddi ve ziynet davası yönlerinden BAM hükmünü temyiz etmiştir. Yargıtay dosyanın hukuk, ispat ve gerekçe değerlendirmesinde bozma nedeni görmeyerek hükmü onamıştır. Metin somut kusur fiillerini, tarafların gelir ve ihtiyaçlarını, ziynetlerin teslim ve kullanım durumunu ya da miktarları açıklamamaktadır. Bu kayıt belirli bir nafaka süresi, tazminat miktarı veya ziynet aidiyeti kuralı için kaynak olarak kullanılmamıştır.

Kararın sonucuErkeğin temyiz itirazları reddedildi; BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Derneğin Feshi İçin Katılan Üyelerin Üçte İki Oyunun Aranması

Esas
2025/57 E.
Karar
2026/4575 K.

Derneğin olağanüstü genel kurulunda fesih için toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu olumlu oy vermiştir. Mahkemeler, TMK m.81 uyarınca katılanların üçte iki oyuna ulaşılamadığından fesih kararını iptal etmiştir. Birleştirilen davadaki olağan genel kurul ise çoğunluk sağlanamadığı için gerçekleştirilemediğinden bu toplantının iptali talebi reddedilmiştir. Daire her iki sonucu onamıştır. Davalı tarafın sonraki burs bağışı oylamasını fesih için oybirliği sayma savunması sonucu değiştirmemiştir. Birleşen dosyada davası açılmamış sayılan kişiler bakımından vekâlet ücreti ayrı değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuFesih kararının iptali, gerçekleşmeyen olağan genel kurula yönelik davanın reddi ve birleşen dosyanın usuli sonuçları hakkındaki BAM hükmü onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Komşu Adı Bulunmayan KYOK Tebligatı ve İtirazın Süresinde Sayılması

Esas
2026/8160 E.
Karar
2026/12052 K.

Hakaret, huzur ve sükûnu bozma ve yaralamaya teşebbüs soruşturmasında ek KYOK verilmiştir. Karar, şikâyetçi adreste bulunmayınca komşunun kimliği belirtilmeden tebliğ edilmiş, daha sonra vekilin elden aldığı karara itiraz süre aşımından reddedilmiştir. Yargıtay, haber bırakılan komşunun adı olmayan bu tebligatın usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Vekilin öğrenme üzerine başvurusu süresinde sayılıp işin esasının incelenmesi gerekirken süre nedeniyle ret verilmesi kanun yararına bozulmuştur. Suçların işlenip işlenmediği veya kamu davası açılması gereği bu kararda sonuçlandırılmamıştır.

Kararın sonucuKanun yararına bozma istemi kabul edildi; itirazı süre aşımından reddeden sulh ceza kararı oybirliğiyle bozulup esas incelemesi için işlemler mahalline bırakıldı.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Kredi yapılandırma protokolüyle borcun yenilenmemesi ve önceki kefaletin devamı

Esas
2025/296 E.
Karar
2026/402 K.

2011 genel kredi sözleşmesinin kefili, 2016 yapılandırma protokolünde imzası bulunmadığından borcunun sona erdiğini savunmuştur. BAM yeni kredi hesabı açılmasını önceki borcun kapandığı biçiminde yorumlamıştır. HGK çoğunluğu, protokolde önceki sözleşmenin değişmediği, sona ermediği ve yenilenmediğinin açık yazıldığını; kayıtların aynı borcun yeniden planlanmasını gösterdiğini kabul etmiştir. Kefalet sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle direnme bozulmuştur. Karşı görüş yeni kredinin eski borcu tasfiye ettiğini savunur. Karar her yapılandırmanın kefili koşulsuz bağladığını kabul etmez; somut protokol, hesap hareketi ve yenileme iradesi belirleyicidir. 2011 kefaletinin şekli eski kanunla değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuKefalet sorumluluğunun sürdüğü gerekçesiyle direnme kararının oyçokluğuyla bozulması
Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

Marka Suçunda Katılanın Delil Olarak Sunduğu Ürünün İadesi ve Müsadere Karşıoyu

Esas
2023/9857 E.
Karar
2026/7535 K.

Eski marka mevzuatına ilişkin mahkûmiyet incelemesinde çoğunluk, sanığın işyerinde ele geçirilen suç konusu ürünlerle katılan vekilinin delil olarak sunduğu ürünleri ayırmıştır. Katılanın sunduğu çorap ve çakmağın iadesi, işyerinde bulunan ürünlerin ise TCK m.54/4 uyarınca müsaderesi gerektiğini belirterek hükmü düzeltip onamıştır. Karşıoy, taklit eşyanın kim tarafından getirildiğinin niteliğini değiştirmediğini ve yeniden dolaşıma girmesini önlemek için tümünün müsaderesini savunmuştur. Ayrıca kısa süreli olmayan hapsin paraya çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.

Kararın sonucuKatılanın dosyaya sunduğu iki ürünün iadesi yönünden düzeltilerek onama; sanığın işyerinde ele geçen ürünlerin müsaderesi korunmuştur.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Sahte İmzayla Devredilen GSM Hattının Eski Abone Adına Tescili

Esas
2026/4779 E.
Karar
2026/4073 K.

Davacı, kişisel hattının sahte imzayla başka şirkete devredildiğini belirterek aidiyet ve yeniden tescil istemiştir. Operatör, işlemi bağımsız bayinin yaptığını, imzayı denetleyemeyeceğini ve kendisine dava yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Sözleşme aslı üzerinde yapılan grafoloji incelemesi devir imzasının davacıya ait olmadığını belirlemiştir. Mahkemeler, rıza dışı devirde operatörün de kusurunu kabul ederek hattın davacı adına tesciline karar vermiştir. Yargıtay, raporu denetime elverişli bulmuş ve hükmü onamıştır. Bu dosyada hükmedilen sonuç hat aidiyeti ve tescilidir; ayrıca ticari itibar tazminatı verilmiş değildir.

Kararın sonucuOperatörün temyiz itirazları reddedilerek GSM hattının davacıya ait olduğunun tespiti ve adına tescili kararı oybirliğiyle onandı.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Tapu istemi reddedilip yalnız tazminat verilen ilamın kesinleşmeden icrası

Esas
2025/654 E.
Karar
2026/406 K.

Tapu iptal ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istenen davada taşınmaz yargılama sırasında satıldığı için tapu istemi reddedilmiş, para alacağına hükmedilmiştir. HGK çoğunluğu, icraya konulan kısmın tapu sicilini değiştirmediğini ve yalnız malvarlığını etkilediğini belirterek kesinleşme gerekmediğini kabul etmiştir. Davanın başlangıçtaki türü yerine hüküm fıkrasının niteliği esas alınmış, şikayeti reddeden direnme onanmıştır. Karşı görüş taşınmazın aynının yargılamada tartışılmış olmasını yeterli sayar. Karar bütün taşınmaz ilamlarını kesinleşmeden icra edilebilir kılmaz; tapu sicilinde değişiklik yaratan ayni hüküm ile yalnız para hükmü ayrılır.

Kararın sonucuBorçlunun temyizinin reddi ve icra şikayetinin reddine ilişkin direnmenin oyçokluğuyla onanması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Tapu Tescili Yerine Para Tazminatına Hükmedilen İlamın Kesinleşmeden İcrası

Esas
2025/704 E.
Karar
2026/407 K.

Tapu iptali ve tescil davasındaki taşınmaz yargılama sırasında cebrî satışla üçüncü kişiye geçince tescil talebi reddedilmiş, para tazminatı verilmiştir. Borçlu ilamın ayni hakla ilgili olduğunu savunarak kesinleşmeden takibin iptalini istemiştir. Özel Daire bu görüşle bozmuş; HGK çoğunluğu ise infaz edilecek hüküm fıkrasını esas almıştır. Para tahsilinin tapu sicilinde değişiklik yaratmadığı ve ilamlı icrada davanın türünden çok hükmün niteliğinin önemli olduğu kabul edilmiştir. Direnme onanarak kesinleşme aranmamıştır. Ayni hak tartışıldığı için yine kesinleşme gerektiği görüşü çoğunlukça benimsenmemiştir.

Kararın sonucuBorçlunun temyiz itirazları reddedilerek takibin iptali şikâyetinin reddini içeren direnme kararı oyçokluğuyla ve kesin olarak onandı; somut para ilamının kesinleşmeden takibi kabul edildi.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.