İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Babanın Kızına Bedelsiz Pay Devrinde Gerçek Satışın Bulunmaması

Esas
2026/3152 E.
Karar
2026/3491 K.

Paydaş, babasının taşınmazdaki diğer payı kızına devretmesi üzerine önalım hakkına dayanmıştır. Davalı, aile içinde önceden kararlaştırılan paylaşımın uygulanması için bedelsiz devir yapıldığını savunmuştur. Derece mahkemeleri, devreden babanın tanık anlatımı ve aile ilişkisini birlikte değerlendirerek gerçek satış bulunmadığını kabul etmiştir. Satış niteliğinde olmayan temlikte önalım hakkı doğmayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş, Yargıtay sonucu onamıştır. Karar yalnız akrabalığın varlığını bütün satışlar için önalım engeli sayan bir kural olarak sunulamaz; somut olayda bedelsizlik kanıtlanmıştır.

Kararın sonucuGerçek satış bulunmadığı gerekçesiyle önalım davasının reddine ilişkin karar onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Dernek Genel Kurulunun İptalinde Merkez Mahkemesinin Kesin Yetkisi İncelenmeden Ret Verilmesi

Esas
2026/3143 E.
Karar
2026/4681 K.

Mahkeme, dernek defterlerinde iptali istenen tarihte genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan ret vermiş; BAM sonucu korumuştur. Yargıtay, üye-dernek ilişkisine dayalı bu davada tüzükteki İstanbul merkezinin kesin yetkili mahkemeyi belirlediğini ve bu dava şartının resen önce incelenmesi gerektiğini açıklamıştır. Anadolu yargı çevresindeki mahkemenin yetkisi gözetilmeden verilen ret bu nedenle bozulmuştur. Genel kurulun gerçekten bulunup bulunmadığı veya kararının geçerliliği henüz nihai olarak çözülmemiştir.

Kararın sonucuBAMın esastan ret kararı ortadan kaldırıldı, ilk derece kararı kesin yetki dava şartı nedeniyle oybirliğiyle bozuldu.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Fiilî Taksim İspatı Nedeniyle Önalım Talebinin Reddedilmesi

Esas
2026/3017 E.
Karar
2026/3498 K.

Paydaş, diğer payın üçüncü kişiye satışından sonra önalım hakkıyla tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, mirasbırakanın ölümünden beri taşınmazın fiilen bölüşülerek kullanıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi keşif, bilirkişi raporu ve tanıklar doğrultusunda fiilî taksimi kanıtlanmış bularak davayı reddetmiştir. Davacı, bölüşümü inkâr etmiş ve resmî satış bedeliyle davalının bildirdiği bedel arasındaki farkı temyize taşımıştır. Yargıtay ret hükmünü koruyan BAM kararını onamıştır. Hüküm belirli bir bedel üzerinden önalım hesabı yapmamakta; somut fiilî taksim kabulüne dayanmaktadır.

Kararın sonucuFiilî taksimin kanıtlandığı gerekçesiyle önalım talebinin reddi hükmünü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Fiili taksim kanıtlandığı için önalım talebinin reddinin onanması

Esas
2026/3151 E.
Karar
2026/3492 K.

Paydaş, satılan payın bedelinin önalımı engellemek için yüksek gösterildiğini ileri sürerek tapu iptali istemiştir. Alıcı, taş duvarla ayrılmış sınırlar ve ayrı kapılı ev bulunduğunu savunmuştur. İlk derece ve BAM fiili taksimi kanıtlanmış görerek davayı reddetmiş; Daire hükmü onamıştır. Davacının önceki ortaklığın giderilmesi dosyasında aynen taksim kararının bozulduğu iddiası sonucu değiştirmemiştir. Kararın somut kabulü fiili taksimin varlığıdır; yalnız ayrı kapı bulunmasının her dosyada yeterli olduğu veya önalım bedeli hesabının burada kesinleştirildiği söylenemez.

Kararın sonucuFiili taksim nedeniyle ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kooperatif Ödemelerinde Çalışan Eşin Katkısı ve Her Tasfiye Malı İçin Ayrı Hüküm

Esas
2025/9017 E.
Karar
2026/7320 K.

Katkı payı davasında kooperatif ödemeleri 1977–1987 arasında yapılmış, taşınmaz daha sonra tescil edilmiştir. Kadının 1986’dan itibaren sigortalı çalıştığı ve katkı iddiası bulunduğu saptanmıştır. Yargıtay, düzenli geliri olan eşin aksi kanıtlanmadıkça tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulünü ve çalışma sonrası ödemeler yönünden hesap yapılmasını istemiştir. Başka bir taşınmazda önceki bozmanın gelir araştırması talimatına uyulmaması, bir diğer mal hakkında hiç hüküm kurulmaması ve kısmi ret için karşı vekâlet ücreti verilmemesi de bozma nedeni sayılmıştır. Tescil tarihi tek başına alacak türünü belirlememiştir.

Kararın sonucuKatkının hesaplanmaması, önceki bozmanın tam uygulanmaması, bir mal için karar verilmemesi ve ret miktarına karşı vekâlet ücreti verilmemesi nedenleriyle hüküm ilgili bentler yönünden oybirliğiyle bozuldu; diğer temyiz itirazları reddedildi.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Orman Niteliği ve Ekonomik Amaca Uygun Zilyetliğin Kanıtlanamaması Nedeniyle Tescil İsteminin Reddi

Esas
2025/2670 E.
Karar
2026/4633 K.

Davacılar ve asli müdahiller aynı Hazine taşınmazını kadim kullanım ve imar ihya iddialarıyla kendi adlarına tescil ettirmek istemiştir. İlk mahkeme orman niteliğine, BAM ise eski hava fotoğraflarında tarımsal kullanım bulunmamasına ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin kanıtlanamamasına dayanmıştır. Tarım arazisi niteliği ve kazanım koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek tescil reddedilmiştir. Yargıtay her iki başvurucu grubunun temyizini reddetmiştir. Sadece komşu parsellerin kullanımı veya soyut uzun süre iddiası bu dosyada yeterli görülmemiştir.

Kararın sonucuDavacıların ve asli müdahillerin zilyetliğe dayalı tescil taleplerinin reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Önalım Davasında Arazi Sınırı ve Tanıklarla Kanıtlanan Fiilî Taksim

Esas
2026/3398 E.
Karar
2026/3515 K.

Taşınmazın yarı paydaşı, diğer payın kendisine haber verilmeden satılması üzerine önalım hakkını kullanmıştır. Davalı, taşınmazın uzun süredir fiilen bölünerek kullanıldığını savunmuştur. Mahallindeki incelemede arazinin ortasından yol ile dere arasında uzanan bir sınır görülmüş; mahallî bilirkişi ve tanıklar da dinlenmiştir. Derece mahkemeleri bu somut kanıtlarla fiilî taksimi kabul ederek davayı reddetmiş, Yargıtay kararı onamıştır. Karar, arazide herhangi bir çizgi veya sınır görülmesinin her durumda yeterli sayıldığı şeklinde genellenemez; kullanım düzeniyle birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuFiilî taksim nedeniyle önalım davasının reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Sözleşmeye aykırı yanlış SGK bildiriminin karşı tarafa doğurduğu cezanın mahsubu ve ceza koşulu sorumluluğu

Esas
2026/1532 E.
Karar
2026/4162 K.

Asıl davada itirazın iptali, karşı davada sözleşme alacağı ve ceza koşulu istenmiştir. 3. Hukuk Dairesi bozma sonrası raporla gerçeğe aykırı SGK bildiriminden dolayı karşı tarafa uygulanan cezaların asıl alacaktan mahsup edilmesini ve karşı davada ilgili tahsil sonucunu uygun bulmuştur. Yanlış bildirimle sözleşmeyi ihlal eden tarafın kararlaştırılan ceza koşulundan sorumluluğu da korunarak hüküm onanmıştır. Bu ceza hukuku mahkumiyeti veya SGK yaptırımının idareye karşı iptal davası değildir; özel sözleşme hesabıdır. Miktarlar ve işlem ayrıntıları verilmediğinden mükerrer tahsil tutarı veya genel indirim oranı üretilmemiştir.

Kararın sonucuSözleşme ihlali nedeniyle mahsup/tahsil ve ceza koşulu sonucunun oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

Ücret Ödeme Günü Cezasında Delil Takdirinin Kanun Yararına Bozmada Yeniden Yapılamaması

Esas
2023/13776 E.
Karar
2026/7674 K.

İşçi ücretlerinin geç ödendiği gerekçesiyle şirket hakkında idari para cezası uygulanmış ve sulh ceza başvuruları reddedilmiştir. Kanun yararına bozma isteminde sözleşmede ödeme günü belirlenmediği, aylık dönemsel ödemelerin gecikme sayılamayacağı savunulmuştur. Yargıtay ücret ödeme tarihini yeniden hesaplamamış; hâkimliğin ileri sürülen nedenler yönünden delilleri tartışıp takdir ederek hüküm kurduğunu belirlemiştir. Delil takdirine ilişkin kararların bu olağanüstü yolla yeniden incelenemeyeceği gerekçesiyle bozma istemini reddetmiştir. Ücretin ayın hangi gününde ödenebileceğine dair istem açıklamaları Dairenin kabul edilmiş esası değildir.

Kararın sonucuKanun yararına bozma istemi CMK 309 koşullarını taşımadığı gerekçesiyle oybirliğiyle reddedildi; idari yaptırıma ilişkin kesin karar bozulmadı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Aynen iadesine karar verilen bileziklerin ayarı gösterilmeden hüküm kurulamaması

Esas
2026/929 E.
Karar
2026/7216 K.

Kadının ziynet davasında eşyaların aynen, bulunmazsa bedelinin ödenmesine hükmedilmiştir. Kabul edilen bilezikler farklı modellerde on iki adet ve ortalama gramla belirtilmiş, ayarı yazılmamıştır. 2. Hukuk Dairesi, HMK 297 uyarınca eşyanın cinsi, niteliği, miktarı ve değerinin ayrı ayrı; ziynette özellikle adet, gram ve ayarın infazı mümkün kılacak açıklıkla gösterilmesini istemiştir. Belirsiz hüküm bu nedenle bozulmuş, diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. Sonuç ziynetlerin aidiyetinin değişmesi veya davalının iade borcunun esastan kalkması değildir; hüküm fıkrasının belirginliğiyle ilgilidir.

Kararın sonucuİnfazda tereddüt nedeniyle BAM kararının kaldırılması ve ilk derece ziynet hükmünün oybirliğiyle bozulması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Karşılıklı Boşanma, Kusur ve Ziynet Ret Kararı Hakkında Kısa Onama

Esas
2026/2146 E.
Karar
2026/7209 K.

Kadın, karşı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve kendi ziynet talebinin reddi yönlerinden BAM kararını temyiz etmiştir. Yargıtay, uygulanacak hukuk, ispat kuralları ve karar gerekçeleri yönünden bozma nedeni bulunmadığını belirtmiş ve hükmü onamıştır. Yayımlanan kısa metinde boşanmaya yol açan olaylar, ziynetlerin türü, kimin elinde kaldığı veya hangi delilin yetersiz bulunduğu açıklanmamaktadır. Bu nedenle karar belirli bir ziynet aidiyeti yahut kusur fiili hakkında örnek olarak başka makalelere eklenmemiştir.

Kararın sonucuKadının temyiz itirazları reddedildi; BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Maddi Hata Adıyla Sunulan Yeniden Hesap İsteminin Karar Düzeltme Niteliğinde Reddedilmesi

Esas
2025/13498 E.
Karar
2026/9858 K.

İş kazası tazminatı hükmünün düzeltilerek onanmasından sonra davacı, güncel asgari ücret ve gerçek zarar hesabını ileri sürerek maddi hata düzeltmesi istemiştir. Yargıtay, kararda maddi hata bulunmadığını ve başvurunun gerçekte karar düzeltme niteliğinde olduğunu kabul etmiştir.7036kapsamında uygulanacakHMKkanun yolu düzeninde karar düzeltme bulunmadığı için istem reddedilmiştir. Bu ret, asgari ücretin her aşamada dikkate alınması veya usuli kazanılmış hak tartışmasının davacı lehine yeniden esas kararıyla çözülmesi değildir.

Kararın sonucuBaşvuru karar düzeltme niteliğinde bulunarak oybirliğiyle reddedildi; önceki tazminat onaması yeniden esastan açılmadı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.