Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Fiilî Taksim İspatı Nedeniyle Önalım Talebinin Reddedilmesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2026/3017 E., 2026/3498 K., 29 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Paylı taşınmazdaki yerleşik fiilî kullanım bölüşümünün keşif, rapor ve tanıklarla ispatlanması halinde önalım talebinin sonucu.

Paydaş, diğer payın üçüncü kişiye satışından sonra önalım hakkıyla tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, mirasbırakanın ölümünden beri taşınmazın fiilen bölüşülerek kullanıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi keşif, bilirkişi raporu ve tanıklar doğrultusunda fiilî taksimi kanıtlanmış bularak davayı reddetmiştir. Davacı, bölüşümü inkâr etmiş ve resmî satış bedeliyle davalının bildirdiği bedel arasındaki farkı temyize taşımıştır. Yargıtay ret hükmünü koruyan BAM kararını onamıştır. Hüküm belirli bir bedel üzerinden önalım hesabı yapmamakta; somut fiilî taksim kabulüne dayanmaktadır.

Kararın sonucu

Fiilî taksimin kanıtlandığı gerekçesiyle önalım talebinin reddi hükmünü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynak ilk derece kararını 06.08.2024 tarihli ve 2025/9 karar numaralı olarak aktarmaktadır; bu tarih/yıl uyumsuzluğu sessizce düzeltilmemiştir. Yargıtay kimliği ve 29.06.2026 karar tarihi doğrulanmıştır.

7. Hukuk Dairesi 2026/3017 E. , 2026/3498 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/809 E., 2026/272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/209 E., 2025/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; 1 62... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/3 hissenin 07.07.2024 tarihinde davalıya satıldığını, bu satışın kendisinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını ve ön alım hakkının kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 650.000,00 TL bedelle satın alındığını, dava konusu taşınmazın paydaşlarının murisinin ölümünden sonra taşınmazın fiili taksim ile kullanılmaya başlandığını, fiili taksim ile taşınmazın kullanımının 2009 tarihinden itibaren devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2024 tarihli ve 2024/209 Esas, 2025/9 Karar sayılı kararı ile; "...mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, fiili taksim hususunun ispatlanmış olduğunun anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli ve 2025/809 Esas, 2026/272 Karar sayılı kararı ile "..istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla; davalı tarafından satış esnasında 50.000,00TL değer gösterilerek satışın yapıldığını, davalı ise taşınmazı 650.000,00 TL bedelle aldığını cevap dilekçesinde belirttiğini, bu nedene dayalı olarak Mahkemece davalı hakkında suç duyurusunda bulunulmadığını, vergi dairesine bu durumun ihbar edilmesi gerektiğini, taşınmazda fiili taksimin bulunmadığını, resmî senetteki bedeli ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 58895990e92c1a1c7f6335df7c10103ce5269b51747108a88270fce1dff953f5

← Yargıtay kararlarına dönün