İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

SGK Asgari İşçilik Hesabında Yol Kotu Altındaki İnşaatın Yapı Yüksekliğine Katılması

Esas
2025/636 E.
Karar
2026/432 K.

İşveren, özel bina inşaatının daha düşük yapı grubunda olduğunu ileri sürerek fark prim tahakkukunun iptalini istemiştir. HGK çoğunluğu, yol kotu altındaki inşaatta da işçi ve malzeme kullanıldığına, bu bölümün dışlanmasının asgari işçilik amacına uygun olmadığına dayanmıştır. Bilirkişi raporundaki kot altı ve üstü toplamıyla yapının daha yüksek grupta değerlendirilmesini kabul ederek tahakkuku iptal eden direnme kararını bozmuştur. Kot altının sayılmaması yönündeki görüş azınlıkta kalmıştır. Karar, bu soyut prim tahakkukunun çalışanlara kendiliğinden geçmiş sigortalı hizmet kazandırmadığını da açıklamaktadır.

Kararın sonucuFark prim tahakkukunu iptal eden direnme kararının SGK yararına oy çokluğuyla bozulması.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

SGK Rücuunda Trafik Sigortacısının Önceki Ödemeleri ve Kalan Poliçe Limiti

Esas
2025/20305 E.
Karar
2026/10126 K.

SGK, trafik kazası niteliğindeki iş kazası nedeniyle bağladığı gelir ve yaptığı ödemeleri üçüncü kişilerle sigortacıdan istemiştir. Daire, üçüncü kişinin kusura dayalı sorumluluğunda ilk peşin sermaye değerinin kanuni yarı sınırını açıklamıştır. Asıl bozma, sigortacının kazazedeye önceki ödemelerinin belge ve tarihlerle araştırılmamasına dayanmıştır. Aynı poliçe limitini tüketen ödemeler varsa sigortacı mükerrer ödeme yapmaya zorlanamaz; gider ve vekâlet ücreti sorumluluğu da ödeme yükümlülüğüyle orantılanmalıdır. Kurumun diğer itirazları reddedilmiş, sigortacının limit ve ödeme savunması yönünden eksik inceleme nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Kararın sonucuSigortacının önceki ödemeleri ve kalan poliçe limiti araştırılmadan sorumluluk yüklenmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur; Kurumun temyiz itirazları reddedilmiştir.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Sonraki Paylaşım Sözleşmesi Karşısında Bononun Bedelsizliği ve Bozmaya Uyma

Esas
2025/3708 E.
Karar
2026/2947 K.

Arsa sahibi, fazla alan verildiği gerekçesiyle alınan bonoların gerçekte eksik alan teslimi nedeniyle bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Önceki bozma, sonraki noter paylaşım sözleşmesinin ilk düzeni değiştirdiğini ve bonoların bu kapsamda verildiğini kabul etmiştir. Mahkeme bozmaya uyup davayı reddetmiş; Daire uyulan bozmayla oluşan usulî kazanımı da gözeterek bu sonucu onamıştır. İlk kabul kararı nihai sonuç değildir. Cezai şart ve kira kaybına dayalı takas anlatımı temyiz iddiası olarak kalmış; bu dosyada yeni bir takas hesabı yapılmamıştır.

Kararın sonucuBozmaya uyularak verilen menfi tespit ve bono iptali taleplerinin reddi onanmıştır.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Sonuç Taahhüt Edilen Estetik Ameliyatta Tazminat ve Bozmaya Uyma

Esas
2025/3635 E.
Karar
2026/2956 K.

Hatalı estetik ameliyat iddiasına ilişkin ilk ret kararı, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğini açıklayan inceleme yapılmadığı için bozulmuştur. Bozma sonrası mahkeme 4.500 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Davalılar komplikasyon, onam ve kusursuzluk savunmalarını; davacı manevi tazminatın azlığını temyize taşımıştır. Yargıtay kararın bozmaya uygun olduğunu ve uyulan bozmayla oluşan hukuki durumun yeniden incelenemeyeceğini belirterek hükmü onamıştır. Önceki bozmadaki eser sözleşmesi ve sonuç taahhüdü değerlendirmesi önemlidir; bu nitelendirme bütün tıbbi müdahalelere yayılmamalıdır.

Kararın sonucuBozma sonrası verilen 4.500 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminat hükmü, tarafların tüm temyiz itirazları reddedilerek oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Şarta Bağlı Komisyon Alacağında Koşulların Gerçekleşmesi ve Kanıtlanamayan Takas Savunması

Esas
2026/2176 E.
Karar
2026/2946 K.

Komisyon sözleşmesi, inşaatın tamamlanıp yapı kullanma izinlerinin alınmasına ve tapu davasının lehe kesinleşmesine bağlanmıştır. Bu koşullar gerçekleşmiş, komisyonun önceki dosyada tahsil edilen kısmı düşülerek bakiye ücret kabul edilmiştir. Borçlunun farklı bir davadan zarar ve havale dekontu üzerinden ileri sürdüğü takas savunması reddedilmiştir. Zarar sözleşmede üstlenilen dosyaya ait değildir; aynı referanslı dekontun farklı açıklamalarla sunulması da karşı alacağı ispatlamamıştır. Yargıtay bu gerekçeleri içeren istinaf kararını onamıştır. Dekontun sahteliğine ilişkin kesin ceza tespiti yapılmamıştır.

Kararın sonucuBakiye komisyon alacağına ilişkin itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı kabulünü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı; takas savunması sonuç vermedi.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Tasfiye Kurulunun Kooperatiften İhraç Kararının Genel Kurulda Kabulü

Esas
2026/976 E.
Karar
2026/2962 K.

Ortak, kooperatif para ve belgelerine ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyet nedeniyle tasfiye kurulu üyelerince çıkarılmıştır. BAM, üyelerin daha önce yönetim kurulu üyesi olmadığını belirterek tasfiye kurulunun ihraç yetkisini aştığı ve kararın mutlak batıl olduğu sonucuna varmıştır. Yargıtay ise ortağın süresinde genel kurula itiraz ettiğini ve ihraç kararının gündemde görüşülerek aksi karar alınmadığını gözetmiştir. Böylece ihracın yetkili genel kurulca da kabul edildiği, davanın reddi gerektiği açıklanarak BAM kararı bozulmuştur. Sonuç, tasfiye kuruluna genel ve bağımsız ihraç yetkisi tanımamaktadır.

Kararın sonucuİhraç kararını mutlak batıl sayıp ortaklığın sürdüğünü belirleyen BAM hükmü, genel kurul kabulü nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozuldu.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Üçüncü haciz ihbarnamesi sonrası menfi tespitte yargılama giderleri

Esas
2025/6917 E.
Karar
2026/4083 K.

İlk iki haciz ihbarnamesine itiraz etmeyen üçüncü kişi, üçüncü ihbarname üzerine süresinde borçsuzluk davası açmıştır. Asıl takip borcu sonradan ödendiği için dava konusuz kalmış; mahkeme sırf önceki itirazların yapılmaması nedeniyle davacı lehine gider vermemiştir. Daire, bu yaklaşımın kanuni dava hakkını sınırladığını açıklamıştır. Bilirkişi davacının borçluya borcu bulunmadığını saptamış, davalı da ön incelemeden önce kabul etmemiştir. Dava tarihindeki haklılık değerlendirilerek davacı lehine gider ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur. Karar gerçeğe aykırı cevap nedeniyle m. 89/4 tazminat veya ceza koşullarını incelememiştir.

Kararın sonucuDavacı üçüncü kişi lehine yargılama gideri verilmesi için BAM kararının bozularak kaldırılması
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Yedi Günlük Gözaltı Sonrası Manevi Tazminatın Yetersiz Bulunması

Esas
2023/2253 E.
Karar
2026/6899 K.

Örgüt üyeliği yargılamasında beraat eden kişi,13–20Mart 2018arasında yedi gün gözaltında kaldıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılmıştır.2022yılında açılan tazminat davasında istinaf manevi tutarı 2.000TLye yükseltmiştir. Yargıtay, Hazine itirazları ile davacının diğer itirazlarını reddetmiş; kişinin sosyal-ekonomik durumu, isnat, olayın gelişimi, süre ve elde edilecek parasal değerle hakkaniyetin birlikte gözetilmediğini, manevi tutarın eksik kaldığını belirleyerek bozmuştur. Yeni bir miktar hükme bağlanmamıştır. Olay bölümünde özgürlükten yoksun bırakma yedi günlük gözaltıdır.

Kararın sonucuDavacının manevi tazminat yetersizliği itirazı kabul edildi; BAM kararı tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle bozuldu. Hazine ve davacının diğer itirazları reddedildi.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Yenilenen yargılama sonrası eski tutuklama ve infaz edilmiş para cezası için tazminat

Esas
2025/7835 E.
Karar
2026/6859 K.

1994’te yirmi dokuz gün gözaltı ve tutukluluk yaşayan kişinin mahkumiyeti yargılamanın yenilenmesiyle kaldırılmış, beraat kesinleşmiştir. Önceki bozma üzerine tedbirin fiili infazı ve adli para cezasının ödendiği araştırılmış; maddi zarar ile artırılan manevi tazminata hükmedilmiştir. Daire bu kez hesabı ve tazminat şartlarını uygun bularak onamıştır. Davalının başvurusu katılma yoluyla temyiz olduğundan parasal kesinlik nedeniyle ret isteyen tebliğnameye bu noktada katılmamıştır. Olay 466 sayılı Kanun dönemine aittir; eski tutarlar ve süre anlatımları güncel başvurulara doğrudan taşınmamalıdır.

Kararın sonucuTebliğnameye kısmen aykırı biçimde iki tarafın temyizinin esastan reddi ve hükmün oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Zamanaşımından Düşmede ve Başka Cezaya Mahsupta Koruma Tedbiri Tazminatı

Esas
2025/7601 E.
Karar
2026/6861 K.

Davacı iki suçtan tutuklu kalmış, ceza davaları zamanaşımı nedeniyle düşmüş ve tutukluluğu başka mahkûmiyetinden mahsup edilmiştir. Alt mahkeme bu nedenle tazminat talebini reddetmiştir. Daire, zamanaşımından düşmenin sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması halinde makul maddi ve manevi tazminatın değerlendirilmesi gerektiğini açıklamıştır. Mahsubun, ilgili engel hükmünün kaldırılması nedeniyle tek başına tazminatı önlemediğini; ancak başka cezadan mahsup yapılmayanlarla hakkaniyet dengesinin korunması gerektiğini belirtmiştir. Ret kararını bozmuş, tazminat tutarını belirlememiştir. Yargılama 2020 başvurusu üzerinden yürüdüğünden görev konusundaki sonraki düzenlemelere doğrudan örnek oluşturmaz.

Kararın sonucuDüşme ve mahsup nedeniyle tümden ret hatalı bulunarak makul tazminatın araştırılması için hüküm bozulmuştur; kabule göre vekâlet ücreti eksikliği de gösterilmiştir.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Antrepo sel zararında raporun yeterliliği ve sigorta kuruna ilişkin bozmanın karar düzeltmede korunması

Esas
2026/2792 E.
Karar
2026/4217 K.

2007 de antrepoda sel zararına ilişkin asıl dava yapı maliklerine, birleşen dava sigortacıya yöneltilmiştir. İlk bozma kusur dağılımının açıklanmasını, yapı maliki tazminatının Türk lirasıyla ve sigorta alacağının poliçe döviz klozuyla değerlendirilmesini istemiştir. Sonraki bozma avukatlık ücretine ve sigortacının temerrüt tarihindeki Euro alış kuruna dayanmıştır. 2026 karar düzeltmede raporun denetlenebilir bulunduğu ve bozma dışında kesinleşen konuların yeniden açılamayacağı belirtilerek talepler reddedilmiştir. Ödeme tarihi klozu ile temerrüt kuru arasındaki itiraz açıkça ileri sürülmüş, kabul edilmemiştir. Bu sonuç salt yeni bilirkişi heyeti kurulması veya esas kararın bütünüyle onanması değildir.

Kararın sonucuDavacı ve asıl davadaki gerçek kişi davalıların karar düzeltme taleplerinin oybirliğiyle reddi; 2025 bozmasının korunması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Ayıplı Aracın Misliyle Değişiminde Dava Tarihine Göre Parasal Temyiz Sınırı

Esas
2026/4395 E.
Karar
2026/4263 K.

Davacı, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin dosyada BAM kararını temyiz etmiştir. Yargıtay, satış faturasındaki 50.360 TL tutarı esas almış ve 7550 sayılı Kanunla değişik HMK Ek 1/2 uyarınca 16 Aralık 2022 dava tarihindeki 107.090 TL sınırıyla karşılaştırmıştır. Tutar sınır altında kaldığından temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiştir. Araçtaki ayıbın varlığı, değişim hakkının koşulları veya güncel araç değeri hakkında esas incelemesi yapılmamıştır. Kayıt, parasal sınırın tarih ve karşılaştırma tutarı yönünden somut uygulanmasını göstermektedir.

Kararın sonucuDavacının temyiz dilekçesi, satış fatura bedeli dava tarihindeki sınırın altında kaldığından oybirliğiyle miktardan reddedildi.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.