İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Eczane Nakil Bildirimi ve Kaybolan Evrak Karşısında Eski Protokol Cezası

Esas
2025/5653 E.
Karar
2026/4225 K.

Kurum, eczacıdan 2009 ilaç temini protokolüne göre reçete bedelleri ve ceza istemiştir. Alt mahkeme nakil işlemi tamamlanmadığı gerekçesiyle cezayı kabul etmiştir. Daire başvuru kayıtları, devir anlaşması, stok faturaları, kira ve aboneliklerle nakil için gerekli bildirimlerin yapıldığını değerlendirmiştir. İdarede bulunamayan dilekçenin kaybından eczacının sorumlu olmadığını kabul ederek ceza hükmünü bozmuştur. Kurumun ayrı reçete bedeli itirazı ise istinafa başvurmaması nedeniyle dinlenmemiştir. Karar her bildirimin ruhsat yerine geçtiğini değil, somut eski protokol ihlalinin oluşmadığını açıklamaktadır.

Kararın sonucuİstinaf kararı kaldırılıp ceza kabulü davalı eczacı yararına bozulmuş; Kurumun temyiz itirazları reddedilmiştir.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Enjeksiyon Sonrası Zarar Davasında Kusursuzluk Raporu ve Geç İleri Sürülen Onam İddiası

Esas
2025/5270 E.
Karar
2026/4219 K.

Davacı, hemşirenin yaptığı enjeksiyon sonrasında bacağında sinir hasarı oluştuğunu belirterek özel sağlık kuruluşundan tazminat istemiştir. Uzman ve ATK raporları kusur bulunmadığı yönündedir; mahkemeler ret kararı vermiştir. Yargıtay raporların işlemi tıp kurallarına uygun bulmasını esas almış, onam alınmadığı iddiasının da iddia ve savunmanın serbestçe değiştirilebildiği yargılama aşamasında ileri sürülmediğini belirterek hükmü onamıştır. Böylece tıbbi uygulama kusuru ile onam iddiasının usul zamanı ayrı ele alınmıştır. Karar, enjeksiyonda aydınlatmanın hiç gerekmediğini veya gerçekten geçerli onam bulunduğunu saptamış değildir.

Kararın sonucuKusur bulunmadığına ilişkin raporlar ve onam iddiasının usul zamanı gözetilerek, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Hukuka uygun elektrik kesintisinde jeneratörü de devre dışı bırakan mühürlemenin ayrıca sorumluluk doğurması

Esas
2025/5028 E.
Karar
2026/4213 K.

Soğuk hava deposu işletmesi elektriği kesilip jeneratörü de engelleyen mühürleme nedeniyle ürün zararı istemiştir. Aboneliğin borç nedeniyle hukuka uygun feshedildiği başka kesinleşmiş kararla belirlenmiştir. Buna rağmen dağıtım şirketinin kesme yetkisini jeneratörün devreye girmesini engelleyecek biçimde kullanması kusurlu bulunmuştur. İşletmenin kaçak/usulsüz kullanım ve tesisat durumuyla katkısı nedeniyle yüzde 50 indirimle verilen tazminat onanmıştır. Perakende satış şirketi yönünden sıfat yokluğu da korunmuştur. Geçerli fesih her kesme yöntemini hukuka uygun kılmaz; yarı yarıya indirim bütün kesinti zararlarının değişmez oranı değildir.

Kararın sonucuDağıtım şirketi aleyhine yüzde 50 indirimli tazminat ve perakende şirketi yönünden ret kararının oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İş makinesindeki giderilebilir arızada üretim ayıbı kanıtlanmayınca bedel iadesi ve kullanım kaybı taleplerinin reddi

Esas
2026/1975 E.
Karar
2026/4037 K.

Finansal kiralamayla kullanılan iş makinesinin palet/dişli arızası için bedel iadesi, değişim, ikame kira ve kar kaybı istenmiştir. İlk tespit üretim sorunu belirtse de önceki bozma sonrası makine üzerinde yapılan heyet incelemesi açık/gizli ayıp bulunmadığını ve giderilebilir arıza olduğunu kabul etmiştir. Onarım önerisine rağmen değişim talebiyle tamir yapılamamasından doğan değer kaybı da davalılara yüklenmemiştir. 11. Hukuk Dairesi ret hükmünü onamıştır. Her arıza ayıp veya seçimlik hak nedeni değildir; bu dosyanın son teknik tespiti esastır, üretim ayıbı kanıtlanan farklı makineler için aynı sonuç kurulamaz.

Kararın sonucuAyıp ispatlanamadığı ve onarım yapılmamasından kaynaklı değer kaybı davalılara yüklenemediği için ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kaçak Elektrik Tahakkukunda Dağıtım Şirketinin İspat Yükü ve İade Hükmünün Düzeltilmesi

Esas
2026/1332 E.
Karar
2026/4206 K.

Tarımsal abone, kaçak kullanım faturalarını ödemiş, yaklaşık yedi ay sonra bedelin iadesi için dava açmıştır. Mahkemeler kaçak işleminin usulüne uygun olmadığını kabul ederek iadeye karar vermiştir. Yargıtay, kaçak kullanım tespitini ileri süren dağıtım şirketinin doğru bulgu ve belgelerle ispat yükü taşıdığını, raporun denetime elverişli olduğunu belirterek şirketin itirazlarını reddetmiştir. Hükümdeki fatura toplamı maddi hatasını ise yeniden yargılama gerektirmeden düzeltmiştir. Sonuç 101.518 TL’nin iadesi ve belirtilen 100 TL bölümüne ödeme tarihinden yasal faiz uygulanmasıdır; yalnız ödeme yapılması borç ikrarı sayılarak dava reddedilmemiştir.

Kararın sonucuDavalının temyiz itirazları reddedildi; BAM kararı kaldırılarak ilk derece hükmündeki fatura toplamı ve iade bölümü düzeltilmek suretiyle oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Kadastroda Tapu Kapsamı, Eski Yüzölçüm Artırımı ve Harici Paylaşım

Esas
2025/648 E.
Karar
2026/4713 K.

Tapu maliklerinin mirasçıları, kadastroda başka kişiler adına belirlenen parsellerde kayıt miktarlarının tamamlanmasını istemiş; Orman İdaresi de katılmıştır. Önceki bozmalarda tapuların zemine uygulanması, yüzölçüm artırma davasında önceki maliklerin taraf olup olmadığı ve harici paylaşım araştırması istenmiştir. Uyma sonrası mahkeme, değişir sınırlı tapu miktarları, kayıtların diğer parsellerde karşılanan kısmı ve zilyetliği değerlendirerek davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, bozma gereklerinin yerine getirildiğini ve kazanılmış hak durumunu gözeterek hükmü onamıştır.

Kararın sonucuTapu kapsamı ve kadastro hak sahipliğine ilişkin kısmen kabul hükmüne yöneltilen temyiz itirazları reddedilerek karar oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kısmen kabulde karar harcının diğer giderler gibi yeniden oranlanmadan davalıya yüklenmesi

Esas
2026/4583 E.
Karar
2026/4293 K.

Ortak taşınmaz ve rehabilitasyon projesi amacıyla gönderildiği ileri sürülen paralar için açılan davada önceki bozma, kişisel hesaptan gelen kanıtlı havalelerle şirket hesabından gelen ödemeleri ayırmıştır. Son mahkeme bu ayrımı uygulayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire esas hesabı bozmaya uygun bulmuş; ancak karar ve ilam harcının diğer yargılama giderleri gibi kabul-ret oranına göre yeniden paylaştırılmasını yanlış görmüştür. Davacının peşin ve ıslah harcı davalıdan karşılanacak, bakiye harç Hazineye ödenecektir. Yeniden yargılama gerektirmeyen bu hata düzeltilerek hüküm onanmıştır.

Kararın sonucuEsas hesabı korunarak harç yüklemesi yönünden düzeltilen hükmün oybirliğiyle onanması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sermaye Artırım Kararına Karşı Geç Açılan Davada Bozmaya Uyularak Verilen Reddin Onanması

Esas
2026/1658 E.
Karar
2026/4036 K.

Ortak, çağrılmadığı sermaye artırım toplantısı sonucunda payının yüzde yirmi beşten yüzde bire indirildiğini ileri sürmüştür. Bozmaya uyan BAM,2016artırımından sonra 2018de açılan davayı geç bularak reddetmiştir. Gerekçede sermaye artırımının tesciline özgüTTK 456/4ve 353atıfları kullanılmıştır. Yargıtay, uyulan bozma doğrultusunda hüküm kurulduğunu belirterek reddi onamıştır. Pay sulandırmasının haklılığı veya çağrının geçerliliği esas bakımından kabul edilmemiştir. Bu özel tescil anlatımı, bütün genel kurul iptal davalarında sürenin tescilden başladığı genel kuralı olarak kullanılmamalıdır.

Kararın sonucuBozmaya uyma sonrasında hak düşürücü süre nedeniyle verilen ret kararı oybirliğiyle onandı; sermaye artırımı ve pay sulandırması esastan yeniden incelenmedi.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

SGK sözleşmesinde hasta kimliğiyle damar izi kaydı uyuşmazlığının cezai işlem bakımından değerlendirilmesi

Esas
2026/3919 E.
Karar
2026/4210 K.

Özel hastane yerine başka kişinin biyometrik kaydıyla fatura düzenlendiği iddiasına dayalı 290.000 TL sözleşme cezasına karşı borçsuzluk istemiştir. Önceki bozma uygulamanın zorunlu olduğu dönem ve hasta tarihleri yönünden uzman incelemesi istemiştir. Sonraki kabul yeniden bozulmuş; 3. Hukuk Dairesi kimlik numarasıyla damar izi kaydı uyuşmayan hastalar yönünden cezai işlemi gözetme gerektiğini belirterek hastanenin karar düzeltmesini reddetmiştir. Bu karar tüm sağlık verisi işlemenin ölçülü ve hukuka uygunluğu veya biyometrik sistemin her dönemde zorunluluğu hakkında genel hüküm değildir; özel sözleşme ihlali ve somut kimlik eşleşmesidir.

Kararın sonucuBorçsuzluk kabulünü bozan önceki kararın düzeltilmesi isteminin oybirliğiyle reddi
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tacirin Boş Alanlarla İmzaladığı Elektrik Sözleşmesinde Kâr Oranı ve İrade Fesadı İspatı

Esas
2026/4930 E.
Karar
2026/4216 K.

Elektrik tedarik sözleşmesini imzalayan tacir, düşük kâr oranı sözü verilmesine rağmen boş alanların sonradan daha yüksek oran ve ceza hükümleriyle doldurulduğunu ileri sürerek alacak istemiştir. Sunulan sözleşme nüshalarında aynı yüksek oran bulunmuş, iddia edilen başka mutabakat ispatlanamamıştır. Daire, alanların anlaşmaya uygun doldurulacağı beklentisiyle boş imza atıldığını söylemenin tek başına irade fesadını kanıtlamadığını belirtmiştir. Basiretli davranma yükümlülüğü de gözetilerek ret hükmü onanmıştır. Her hile iddiasının tacir sıfatıyla kendiliğinden ortadan kalktığı biçiminde sınırsız bir sonuç çıkarılmamıştır.

Kararın sonucuKâr oranının iradeye aykırı değiştirildiği ispatlanamadığından alacak talebinin reddi onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Temyiz sırasında idrak çağına gelen çocuğun velayet görüşünün alınması

Esas
2025/9964 E.
Karar
2026/7376 K.

Karşılıklı boşanma davasında velayet babaya verilmiş; taraflar kusur, tazminat ve velayeti temyiz etmiştir. Yargıtay, çocuğun temyiz incelemesi sırasında idrak çağına geldiğini belirterek görüşünün alınmasını ve bütün delillerle birlikte üstün yararının yeniden değerlendirilmesini istemiştir. Velayet kısmı bozulmuş, diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Karar çocuğun tercihinin tek başına belirleyici olmadığını, üstün yarar gerekirse görüşüne aykırı karar verilebileceğini açıkça korur. İnceleme boşanma içindeki ilk velayet düzenlemesine ilişkindir. Sonuç satırının yılı resmi metadata ve duruşma tarihiyle çelişir.

Kararın sonucuVelayet yönünden bozma; kusur, tazminat ve diğer temyize konu bölümlerin onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Ücret ve Fazla Çalışma Prim Farkları ile Asgari Ücret Desteği İşleminin İptali

Esas
2025/15241 E.
Karar
2026/9990 K.

İşveren, iş müfettişi raporlarına dayanılarak 31 günlük aylarda eksik ücret ve fazla çalışma bildirimi bulunduğu gerekçesiyle düzenlenen prim farklarına itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, ek bildirge istenmesi işlemini iptal etmiş; işverenin 2016 asgari ücret desteğinden yararlanması gerektiğini kabul ederek ilgili prim borcu ve aksine işlemi kaldırmıştır. BAM bu hükmü korumuş, Yargıtay da Kurumun temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır. Resmî metin, ücret sisteminin sözleşmesel ayrıntılarını ve hesabın neden yanlış olduğunu açıklamadığından bütün 31 günlük aylarda prim farkı aranamayacağı biçiminde genel sonuç çıkarılamaz.

Kararın sonucuÜcret ve fazla çalışma prim farklarına ilişkin ek bildirge işlemi ile 2016 asgari ücret desteğinin geri alınmasına ilişkin işlemi iptal eden hükmü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.