KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Hizmetin gerçekten sunulmasının sözleşmedeki doğru hasta kimlik kaydı yükümlülüğünün yerine geçmemesi
Özel hastane yerine başka kişinin biyometrik kaydıyla fatura düzenlendiği iddiasına dayalı 290.000 TL sözleşme cezasına karşı borçsuzluk istemiştir. Önceki bozma uygulamanın zorunlu olduğu dönem ve hasta tarihleri yönünden uzman incelemesi istemiştir. Sonraki kabul yeniden bozulmuş; 3. Hukuk Dairesi kimlik numarasıyla damar izi kaydı uyuşmayan hastalar yönünden cezai işlemi gözetme gerektiğini belirterek hastanenin karar düzeltmesini reddetmiştir. Bu karar tüm sağlık verisi işlemenin ölçülü ve hukuka uygunluğu veya biyometrik sistemin her dönemde zorunluluğu hakkında genel hüküm değildir; özel sözleşme ihlali ve somut kimlik eşleşmesidir.
Kararın sonucu
Borçsuzluk kabulünü bozan önceki kararın düzeltilmesi isteminin oybirliğiyle reddi
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
İlk dava anlatımı 17.11.2025 yazısı derken ilk hüküm 09.06.2016, sözleşme 2012 olarak aktarılır. Bu kronoloji çelişkisi yeni tarih uydurularak kapatılmamıştır. Eski karar düzeltme yolu bağlamı korunmuştur.
3. Hukuk Dairesi 2026/3919 E. , 2026/4210 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/451 E., 2022/424 K.
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen Özel .... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun 17.11.2025 tarihli yazıyla; yazı ekindeki listede yer alan vatandaşların yerine başkasının biyometrik kimlik kaydının yapılıp hizmet sunulduğu ve bu hizmetlerin Kuruma faturalandırıldığı gerekçesiyle, 2012 yılı sözleşmesinin (7.1.), (11.1.16.) ve (11.3.4.) maddeleri uyarınca her bir takip için 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 290.000,00 TL cezai işlem uygulandığını bildirdiğini, hastalara sunulan sağlık hizmetlerinin SUT ve sözleşmeye uygun olarak faturalandırıldığını ileri sürerek; ıslahen müvekkilinin davalı Kuruma 290.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Sağlık Uygulama Tebliği'nin Kimlik Tespiti başlıklı maddesindeki hükümlere aykırı işlem yapıldığı, faturalandırılan listede yer alan vatandaşlar yerine başkasının biyometrik kaydının yapılarak Kurumun zarara uğratıldığı tespiti üzerine, 2012 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (7.1.1.) ve (11.1.16.) maddeleri uyarınca cezai şart uygulandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.06.2016 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu cezai işlemin dayanağı olan biyometrik kimlik tespiti sistemine aykırı bir uygulama yapılmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının cezai şart tahakkukuna ait işlemi nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 04.12.2019 tarihli ilamla; davacının temyiz itirazları incelenmeyerek, avuç içi damar izinin kullanımının yasal olarak ne zaman zorunlu olduğu, hangi hallerde uygulanmadığı hususları ile hastaların muayene oldukları tarihleri inceleyen konusunda uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden rapor alınması, gerekirse hastaların tanık olarak dinlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu cezai işlemin dayanağı olan biyometrik kimlik tespiti sistemine aykırı bir uygulama yapılmadığı, davalı Kurumun 290.000,00 TL cezai işlem uygulamasının uygun olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının cezai şart tahakkukuna ait işlemi nedeniyle davalı Kuruma 290.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. TEMYİZ Dairenin 12.01.2026 tarihli kararıyla; Mahkemece; T.C. kimlik numaraları ile Avuç İçi Damar İzi Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi kaydı uyuşmayan hastalar yönünden Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece ilk verilen bozma ilamı kapsamında değerlendirme yapılarak karar verildiğini, hasta beyanları olarak belirtilen hususun davalı Kurumun kayıtlarından ibaret olduğunu, hastaların beyanlarına itibar edilerek davalı tarafından uygulanan cezai işlemin yerinde olduğundan bahisle verilen bozma kararının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda biyometrik kimlik kaydı yapılan hastalara hizmet sunulduğunun açıkça tespit edildiğini, müvekkilinin sözleşme ve mevzuat hükümlerinin ihlali olarak kabul edilebilecek bir davranışta bulunulmadığını ileri sürerek, bozma kararının kaldırılmasını ve hükmün onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan cezai işlem nedeniyle davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir., T.C. kimlik numaraları ile Avuç İçi Damar İzi Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi kaydı uyuşmayan hastalar yönünden Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınmaksızın kesinti işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle ve eksik incelemeyle verilen Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı karar düzeltme para cezasının düzeltme isteyenden alınmasına, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: ee5ea63086bed9c13046ebff2e336e5eaf527a84b6cca002014387b55d8d5007
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün