Ticaret ve Şirketler Hukuku

Sermaye Artırım Kararına Karşı Geç Açılan Davada Bozmaya Uyularak Verilen Reddin Onanması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2026/1658 E., 2026/4036 K., 30 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

2016sermaye artırımında payının sulandırıldığını ileri süren ortağın 2018de açtığı davanın, önceki bozmaya uyularak süre nedeniyle reddi.

Ortak, çağrılmadığı sermaye artırım toplantısı sonucunda payının yüzde yirmi beşten yüzde bire indirildiğini ileri sürmüştür. Bozmaya uyan BAM,2016artırımından sonra 2018de açılan davayı geç bularak reddetmiştir. Gerekçede sermaye artırımının tesciline özgüTTK 456/4ve 353atıfları kullanılmıştır. Yargıtay, uyulan bozma doğrultusunda hüküm kurulduğunu belirterek reddi onamıştır. Pay sulandırmasının haklılığı veya çağrının geçerliliği esas bakımından kabul edilmemiştir. Bu özel tescil anlatımı, bütün genel kurul iptal davalarında sürenin tescilden başladığı genel kuralı olarak kullanılmamalıdır.

Kararın sonucu

Bozmaya uyma sonrasında hak düşürücü süre nedeniyle verilen ret kararı oybirliğiyle onandı; sermaye artırımı ve pay sulandırması esastan yeniden incelenmedi.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynak, sermaye artırımının tesciline ilişkin özelTTK 456/4ve 353gerekçesini aktarır. Bütün genel kurul kararlarında yokluk ve butlanın ileri sürülemeyeceği veya genel iptal süresinin tescilden başlayacağı biçiminde genellenmemelidir. Şirket türü metinde açık değildir; son satırdaki 206yılı yazımına karşılık kaynak metadata ve künye 2026yılındadır.

11. Hukuk Dairesi 2026/1658 E. , 2026/4036 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1687 Esas, 2025/1840 Karar HÜKÜM : Ret

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 20... tarihinden bu yana %25 pay ile ortağı konumunda olduğunu, davalı şirketin müvekkiline herhangi bir bildirim yapmadan olağanüstü genel kurul kararı ile toplantı yaptığını ve bu toplantıda sermaya arttırım kararı aldığını, şirketin hakim ortaklarınca alınmış olan bu karar neticesinde, davacı müvekkilinin şirketteki payının %1'e düşürüldüğünü ileri sürerek sermaye arttırım kararına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanında açılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, genel kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 456/4 atfıyla 353. maddesi uyarınca sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili butlan ya da yokluk kararı verilemeyeceği, ancak tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açılması şartıyla iptal kararı verilebileceği, davalı şirketin 07.01.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında sermaye artırımına karar verilmiş olup bu kararın 13.01.2016 tarihinde ilan edildiği, davacının eldeki davasının ise yasal üç aylık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 07.06.2018 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 07.01.2016 tarihli ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.206 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: beb3baa3697608c4cc5d74d8db6728645347db18cbaab761dd17d98193a88acd

← Yargıtay kararlarına dönün