İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Ziynet Talebinde Dava Tarihindeki Kesinlik Sınırı ve Diğer Boşanma İtirazlarının Onanması

Esas
2026/785 E.
Karar
2026/7092 K.

Boşanma ve ziynet alacağına ilişkin hüküm çeşitli yönlerden temyiz edilmiştir. Daire, ziynet tutarının dava tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek bu kısım için başvuruyu miktardan reddetmiştir. Boşanma ve bağlı sonuçlara ilişkin diğer itirazlar ayrı incelenip hüküm onanmıştır. Ziynetin kime ait olduğu veya hangi delille ispatlandığı yönünde esas gerekçesi bulunmamaktadır. Metindeki eski parasal eşik güncel bütün davalar için geçerli bir tutar değildir.

Kararın sonucuZiynet alacağı yönünden temyizin miktardan reddi; boşanma ve diğer bağlı sonuçlar yönünden onama.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

2023 te açılan ziynet davasında temyiz sınırının 7550 sonrası dava yılına göre uygulanması

Esas
2026/5347 E.
Karar
2026/7040 K.

Ziynet alacağı reddedilen kadın BAM’ın ret kararını temyiz etmiştir. 2. Hukuk Dairesi, 7550 sayılı Kanunla değişen HMK ek 1/2 uyarınca uyuşmazlık değerini dava yılı olan 2023 ün temyiz sınırıyla karşılaştırmıştır. Temyiz konusu 193.222 TL, o yıl için belirtilen 238.730 TL sınırının altında kaldığından başvuru miktardan reddedilmiştir. Mahkemenin ziynet aidiyeti veya teslim delillerine ilişkin esası bu kararda incelenmemiştir. Sayısal tutarlar 2023 dava yılına aittir; kararın 2026 da verilmesi bu tutarları 2026 yılına ait sınırlar yapmaz ve güncel her dosyaya aynı rakamlarla uygulanamaz.

Kararın sonucuDava tarihi itibarıyla parasal kesinlik nedeniyle temyiz başvurusunun oybirliğiyle miktardan reddi
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Adi ortaklık geliriyle alınan taşınmazın pay devrini düzenleyen kısmi tasfiye protokolünün sermaye koymadan ayrılması

Esas
2025/4664 E.
Karar
2026/4056 K.

Ortak müteahhitlik için edinilen taşınmazın bazı paylarının diğer ortağa devri yazılı protokolle kararlaştırılmıştır. İlk derece resmi şekil bulunmadığından ret vermiş; BAM kısmi tasfiye kabul ederek tescile karar vermiştir. 3. Hukuk Dairesi ortaklık geliriyle edinilmiş değeri diğer ortağa geçirme borcunun geçerli olabileceğini, resmi şekil gereğinin tapulu taşınmazı katılım payı olarak ortaklığa koyma durumundan ayrıldığını açıklamıştır. Protokol kısmi tasfiye sayılıp kabul onanmıştır. Bu ayrım her adi yazılı taşınmaz satışını geçerli hale getirmez; somut ortaklık geliri, paylar ve tasfiye anlaşması belirleyicidir.

Kararın sonucuKısmi tasfiye protokolüyle 21/44 payın tescili kabulünün oybirliğiyle onanması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Araziye çıkılmadan düzenlenip iptal edilen kadastro tutanağının ihya edilememesi ve görev

Esas
2026/3013 E.
Karar
2026/4545 K.

Malik hanesi açık taşınmaz için alt mahkemeler bulunamayan eski kadastro tutanağının ihyasını isteyerek dosyayı kadastro müdürlüğüne göndermiştir. 8. Hukuk Dairesi, eski tutanağın araziye çıkılmadan düzenlendiği için 1976 da iptal edildiğini ve sonrasında kanuna uygun yeni tutanak hazırlanmadığını saptamıştır. Hukuken yok belgenin ihyası mümkün değildir. Kadastro mahkemesinin görevi geçerli tutanağın düzenlenmesiyle başlayacağından görevsizlik kararı verilip dosya asliye hukuka gönderilmelidir. Taşınmaz kadastro bölgesinde olduğu için asliye hukuk yine 3402 sayılı Kanunu uygulayacaktır. Karar bozulmuştur; mülkiyetin kime ait olduğu ve zilyetlikle kazanım koşulları henüz sonuçlandırılmamıştır.

Kararın sonucuBAM kararının ortadan kaldırılması ve görevsizlik verilmesi gerektiğinden ilk derece kararının oybirliğiyle bozulması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kişisel İlişkinin Yatılı Olarak Düzeltilmesi ve Affedilen Kusurun Ayrılması

Esas
2026/880 E.
Karar
2026/6974 K.

Karşılıklı boşanma dosyasında Daire, evliliğin ilk dönemindeki bazı davranışların ardından birlikteliğin sürmesini somut olayda af kapsamında değerlendirmiş, fakat diğer kanıtlanmış davranışlar nedeniyle erkeğin ağır kusurlu olduğu sonucunu korumuştur. Çocukla baba arasında yalnız belirli pazar ve bayram günlerinde gündüz görüşmesi kurulmasını ise yetersiz bulmuştur. Çocuğun üstün yararını gözeterek hafta sonu, bayram ve tatil dönemlerinde yatılı kişisel ilişki düzenlemiş; yeniden yargılama gerekmeksizin hükmü bu yönden düzelterek onamıştır. Belirlenen takvim her aile için hazır şablon değildir.

Kararın sonucuKişisel ilişki takvimi yatılı görüşmeleri içerecek biçimde değiştirilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Mal rejiminden önce devredilen aracın eklenecek değer sayılmasında ispat

Esas
2025/9563 E.
Karar
2026/7000 K.

Tasfiyeye konu araç evlilik içinde alınmış, boşanma davasından önce satılarak aynı gün kayınvalide adına başka araç edinilmiştir. Alt mahkeme eski aracı eklenecek değer saymıştır. Yargıtay aracın rejim sona ererken mevcut olmadığını ve TMK m. 229 kapsamındaki kazandırma veya katılma alacağını azaltma kastının kanıtlanamadığını kabul ederek o araç yönünden ret gerektiğine karar vermiştir. Asıl dava onanmış, birleşen dava kısmen bozulmuştur. Karar her üçüncü kişi adına edinimi kendiliğinden mal kaçırma saymaz. Kaynakta olay tarihleri ile “yaklaşık dört yıl” ifadesi ve sonuç bendinde asıl/birleşen dava adlandırması arasında tutarsızlık bulunur.

Kararın sonucuAsıl dava yönünden onama; birleşen davada araç için eklenecek değer kabulünün bozulması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Miras Paylaşma Sözleşmesine Dayalı Tescilde Somut Hak ve Önceki Devrin İncelenmesi

Esas
2025/5221 E.
Karar
2026/3437 K.

Davacılar, iki miras paylaşma sözleşmesine dayanarak belirli taşınmazdaki hisselerin adlarına tescilini istemiştir. Mahkeme, sözleşmenin bir davacıya o taşınmazda pay vermediğini, diğer davacının ise hak ettiği tapu devrinin önceden gerçekleştiğini belirlemiştir. Bu farklı olgulara göre hukuki yarar ve taraf sıfatı gerekçeleriyle ret sonucu kurulmuştur. Davalı harç, vekâlet ücreti ve ret biçimini temyiz etmiş, Yargıtay kararı onamıştır. Karar, sözleşmedeki somut hakla tapudaki mevcut durumun karşılaştırılmasını örnekler; usulden veya esastan ret etiketlerine ilişkin genel bir teori kurmaz.

Kararın sonucuPaylaşma sözleşmesine dayalı tescil taleplerinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Orman sayılmayan makilikte özel mülkiyet için zilyetlikle kazanımın ayrıca kanıtlanması

Esas
2025/2143 E.
Karar
2026/4538 K.

Çok sayıda parselin eski tapular, harici miras taksimi ve zilyetlik üzerinden incelendiği kadastro davasında Daire birçok parsel için bozmaya uygun tescil sonucunu korumuştur. İki parselin eski hava fotoğraflarında orman olmadığı kabul edilerek Orman İdaresinin itirazı reddedilmiştir. Ancak aynı parseller tapu kapsamında değildir ve dava tarihine kadar özel kişiler lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle tarla vasfıyla Hazineye tescil edilmeleri gerekirken kişilere yazılmaları bozulmuştur. Orman olmamak tek başına özel mülkiyet kazanımı sağlamaz; orman niteliği ve kazanım ayrı sorulardır.

Kararın sonucuDiğer parseller yönünden onama; iki parselde Orman İdaresi itirazının reddi, Hazine itirazının kabulüyle kısmen bozma
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Paylı taşınmazda kısmi kullanımın iptali istenen ölü malik payına özgülenememesi

Esas
2025/4950 E.
Karar
2026/3424 K.

Davacı ölüm sebebine dayanarak kayıtlı payların iptalini istemiştir. Alt mahkemeler taşınmazların hisseli olduğunu, davacının yalnız bir kısmı kullandığını ve bu bölümün iptali istenen paya fiili taksimle özgülenmediğini saptamıştır. Kazanım koşulları yokluğundan ret Dairece onanmıştır. Fiili taksim burada hangi paya zilyet olunduğunu belirlemek için değerlendirilmiştir. Ölüm sebebinin uygulanabilirliği ve geçiş hükümleri kaynakta ayrıntılı tartışılmadığından karar güncel her ölmüş malik payının zamanaşımıyla kazanılabileceği yönünde genellenemez.

Kararın sonucuBelirli paya yönelik kazanım koşulları oluşmadığından ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Site Hizmetinde İşçilere Ödenmeyen Fonların Sözleşme ve Sebepsiz Zenginleşmeye Göre İadesi

Esas
2025/5858 E.
Karar
2026/4038 K.

Site yönetimi, güvenlik ve bakım şirketlerine işçilik karşılığı olarak ödediği ancak çalışanlara aktarılmayan tutarları istemiştir. Daire, yarısının iadesini düzenleyen sözleşmesel dönemlerde bu hükmün bağlayıcılığını kabul etmiştir. İade düzeni bulunmayan sözleşmelerde ise teklifte ayrı gösterilip ödenen fakat işçilere hak doğmadığı için sağlayıcıda kalan kıdem, ihbar ve izin karşılıkları yönünden sebepsiz zenginleşme incelemesi yapılmasını istemiştir. Salt sözleşmede iade hükmü yok diye ret verilmesini bozmuştur. Hizmet şirketinin bakiye alacağına ilişkin birleşen davadaki itirazların reddi korunmuştur; bütün hizmet giderleri için genel iade hükmü kurulmamıştır.

Kararın sonucuAsıl davada iade hükmü olmayan dönemlere ilişkin taleplerin salt bu nedenle reddi bozulmuş; birleşen alacak davasındaki tüm temyiz itirazları reddedilmiştir.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Tarımsal kullanım ve uydu görüntüleriyle saptanan fiili taksimde önalım reddi

Esas
2026/2350 E.
Karar
2026/3420 K.

Önalıma dayalı tapu iptali davasında farklı tarımsal kullanım alanlarının bilirkişi raporları ve uydu fotoğraflarıyla doğrulandığı kabul edilmiştir. Mahkeme bu fiili taksim düzeninde önalım kullanımını dürüstlükle bağdaşmaz görerek davayı reddetmiştir. BAM raporlar arasındaki farkın tanık anlatımları ve gerçek kullanımın hukuki değerlendirmesiyle giderildiğini belirtmiş; Daire sonucu onamıştır. Her farklı ürün ekimi otomatik fiili taksim değildir. Bu dosyada birden çok delilin birlikte kullanılması, tanıkların gerçek kullanıma ilişkin bilgisi ve eylemli bölümleme kabulü önem taşır.

Kararın sonucuFiili taksime dayalı ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Anneannenin Torununu Evlat Edinmesinde Yerleşmiş Aile Bağı ve Üstün Yarar

Esas
2025/10399 E.
Karar
2026/6874 K.

Anneanne torununu evlat edinmek istemiş, derece mahkemeleri talebi reddetmiştir. Daire, büyük ebeveynlerin torunlarına bakımının genel olarak ahlaki yükümlülük sayılabileceğini, fakat her dosyanın bu nedenle reddedilemeyeceğini açıklamıştır. Somut olayda ekonomik amaç bulunmadığını, anneanneyle çocuk arasında ebeveyn bağı kurulduğunu, biyolojik ebeveynlerin bakım görevini yerine getiremediğini ve sosyal inceleme ile kayyım görüşünün evlat edinmeyi desteklediğini değerlendirmiştir. Diğer çocukların menfaatleri ve yaş farkını da gözeterek kabul gerektiği sonucuna varmış, ret kararını bozmuştur. Bu istisnai olgular bütün büyük ebeveyn başvurularına genellenemez.

Kararın sonucuBAM kararı ortadan kaldırılmış; davanın somut istisnai koşullarıyla kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararı bozulmuştur.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.