KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Mevcut olmayan aracın tasfiyeye katılması için TMK m. 229 kapsamındaki amaç ve koşulların kanıtlanması
Tasfiyeye konu araç evlilik içinde alınmış, boşanma davasından önce satılarak aynı gün kayınvalide adına başka araç edinilmiştir. Alt mahkeme eski aracı eklenecek değer saymıştır. Yargıtay aracın rejim sona ererken mevcut olmadığını ve TMK m. 229 kapsamındaki kazandırma veya katılma alacağını azaltma kastının kanıtlanamadığını kabul ederek o araç yönünden ret gerektiğine karar vermiştir. Asıl dava onanmış, birleşen dava kısmen bozulmuştur. Karar her üçüncü kişi adına edinimi kendiliğinden mal kaçırma saymaz. Kaynakta olay tarihleri ile “yaklaşık dört yıl” ifadesi ve sonuç bendinde asıl/birleşen dava adlandırması arasında tutarsızlık bulunur.
Kararın sonucu
Asıl dava yönünden onama; birleşen davada araç için eklenecek değer kabulünün bozulması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Metinde satış 01.12.2014 ve boşanma davası 07.10.2016 gösterilmesine rağmen sonraki paragrafta yaklaşık dört yıl önce denir. Sonuç A başlığında asıl dava yazılırken aynı bentte birleşen dava ifadesi kullanılmıştır. Kaynak aynen korunmuş; süre hesabı ve sonuç ayrımı sessizce düzeltilmemiştir.
2. Hukuk Dairesi 2025/9563 E. , 2026/7000 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1602 E., 2025/2271 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2016/720 E., 2023/445 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı-davacı ... vekili Avukat... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı-davacı erkek vekilinin birleşen dava konusu 33... plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda; taraflar 13.06.2007 tarihinde evlenmiş, 07.10.2016 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 21.11.2017 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun md.10, TMK md. 202/1). Birleşen davada tasfiye konusu 33... plakalı araç 13.12.2012 tarihinde erkek adına satın alınmış, 01.12.2014 tarihinde devredilmiştir, dava dışı 66... plakalı araç da 01.12.2014 tarihinde kayınvalide ... adına satın alınmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca; Mahkemece 33... plakalı araç eklenecek değer olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu 33... plakalı aracın mal rejiminin sona erdiği tarihten yaklaşık dört yıl önce satılarak dava dışı 66... plakalı aracın kayınvalide ... adına satın alındığı, tasfiye konusu aracın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmadığı, davalı-davacı erkek tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapıldığı da mevcut delillerle de ispatlanamadığı, devrin diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devir niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, birleşen davada tasfiye konusu tasfiye konusu 33... plakalı araç yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eklenecek değer kabul edilerek katılma alacağı hesaplanması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Asıl Dava Yönünden Davalı-davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, B. Birleşen Dava Yönünden .. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2.b.) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, 3. Davalı-davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ...'a verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: c66361fd42903d592fb5c887a1553c7a0de16d5552a782e262f2f65ef91a9aae
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün