Aile ve Boşanma Hukuku

Babayla görüşülmeden hazırlanan raporla kişisel ilişkinin sınırlandırılması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/3045 E., 2026/6482 K., 11 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Yatısız ve refakatli kişisel ilişki için her iki ebeveyn ve çocukla uzman incelemesi gereği

Anne çocuğun babadan korktuğunu ve psikolojik şiddet gördüğünü belirterek kişisel ilişkinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını istemiştir. İlk derece yalnız anne ve çocukla hazırlanmış rapora dayanarak yatısız, refakatli görüşme kararı vermiştir. Yargıtay babayla görüşülmemesini ve rapora itirazın karşılanmamasını eksiklik saymıştır. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı heyetinin her iki ebeveyn ile çocukla görüşmesi, gerektiğinde idrak çağındaki çocuğun mahkemece dinlenmesi istenerek hüküm bozulmuştur. Karar şiddetin bulunmadığını veya refakatin gereksizliğini kesinleştirmez; sınırlamanın yeterli ve dengeli araştırmayla üstün yarara dayanmasını arar.

Kararın sonucu

Kişisel ilişkiyi sınırlandıran hükmün eksik inceleme nedeniyle oybirliğiyle bozulması

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

2. Hukuk Dairesi 2026/3045 E. , 2026/6482 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/685 E., 2025/3219 K. DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması veya Yeniden Düzenlenmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/901 E., 2024/16 K.

Taraflar arasındaki kişisel ilişki kurulması davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından kabul edilen dava ve düzenlenen kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Velayet hakkına sahip olan davacı anne, çocukla davalı babası arasında tesis edilen kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun bozulduğunu, davalıdan korktuğunu, onunla gitmek istemediğini, davalı ile görüşmeye ağlayarak ve bağırarak gittiğini, çocuğa annesi için olumsuz sözler söylediğini, psikolojik şiddet uyguladığını, çocuğa ilgisiz olduğunu, çocuğun görüşmek istemediğini ileri sürerek, kişisel ilişkinin kaldırılmasını, bunun kabul edilmemesi halinde süresinin sınırlandırılmasını istemiş, Mahkemece ...'de çocuk ... ...'nın davacı ve davalı arasındaki çatışmalardan etkilendiği, baba tarafından psikolojik şiddet gördüğü, baba ile yatılı ilişki tahsis edilmemesi gerektiği, yatılı ilişki tahsis edilmesine devam ederse geri dönüşü olmayan travmalar yaratabileceğini, çocuk ... ...'nın yüksek yararı düşünülerek baba ile yatılı ilişki tahsis edilmemesinin, günü birlik olarak ...'ın güvendiği bir kişinin refakati eşliğinde görüşmesinin uygun olacağının rapor edildiği gerekçesiyle kişisel ilişkinin yatısız ve refakatçi eşliğinde kurulmasına karar verilmiştir. Kararın, davalı baba vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiştir. Hüküm, davalı baba vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.

Tarafların ortak çocuğu 2016 doğumludur. Çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde Türk Medeni Kanunu'nun 324 üncü maddesi gereği kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. Mahkemece baba hakkında sosyal inceleme raporu alınmamış, anne ve çocuk hakkında alınan 21.01.2023 tarihli sosyal inceleme raporu ise baba ile görüşülmeden tek taraflı olarak hazırlanmış olup çocuğun ve davacı annenin beyanlarına dayanmaktadır. Davalı baba bilirkişi raporuna itiraz etse de Mahkemece talebi değerlendirilmemiştir. Bu haliyle bu rapor, kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını gerektirecek yeterlikte değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan oluşturulacak bir heyetten her iki ebeveyn ve çocukla görüşülmek suretiyle rapor alınıp, temyiz inceleme tarihi itibariyle idrak çağındaki ortak çocuğun gerektiğinde Mahkemece bizzat görüşünün alınarak, diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: b62d912082f0273be06ebb4711b29bec1491abed36a2843bd4e39ef41ad0c5cb

← Yargıtay kararlarına dönün