İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Kesinleşmiş Orman Sınırı ve Eski Hava Fotoğraflarıyla Tapunun Orman Olarak Hazineye Tescili

Esas
2025/2636 E.
Karar
2026/3619 K.

Orman idaresi, mirasçılar adına kayıtlı taşınmazın orman sayılan alan ve orman kadastrosu içinde kaldığını ileri sürmüştür. Mirasçılar uzun süreli özel mülkiyet, fındıklık kullanım ve tapuya güven savunması yapmıştır. Mahkemeler eski hava fotoğrafları ve yöntemine uygun bilirkişi uygulamasıyla taşınmazın tamamının orman ve kesinleşen tahdit içinde olduğunu kabul ederek Hazine adına orman tesciline karar vermiştir. Yargıtay sonucu onamıştır. Davalıların saklı tuttukları tazminat hakkının koşulları veya tutarı bu davada hükme bağlanmamıştır.

Kararın sonucuTapu iptali ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin kabulü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Ödenmeyen Çalışma Ücretleriyle İşçinin Haklı Feshi ve Belediye Alt İşveren Sorumluluğu

Esas
2026/2252 E.
Karar
2026/4917 K.

Belediye hizmet alımında güvenlik görevlisi, çalışma ve tatil ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle sözleşmesini ihtarla feshetmiştir. İşveren devamsızlık savunması yapmıştır. Mahkeme, hizmet süresini taleple sınırlı belirlemiş, ödenmeyen çalışma alacakları nedeniyle işçinin feshini haklı bulmuş ve kıdem tazminatı vermiştir. Asıl ve alt işveren ilişkisi kapsamında birlikte sorumluluk kabul edilmiştir. Daire kısmen kabul sonucunu onamıştır. Kaynak izin isteminin reddini ayrıntılandırmadığından yıllık izin ispat yükü hakkında genel bir kural çıkarılmamış; ücret alacağı ve fesih gerekçesi esas alınmıştır.

Kararın sonucuKıdem ve bazı çalışma alacaklarının kabulü, yıllık izin isteminin reddi şeklindeki karar onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Sahte abonelikte özel suçun zamanaşımından düşmesi ve dolandırıcılık yönünden sanık bazında farklı sonuçlar

Esas
2021/40327 E.
Karar
2026/5777 K.

Sahte hat sözleşmeleri nedeniyle verilen beraatlerde 11. Ceza Dairesi BTKnın özel abonelik suçundan doğrudan zararını ve katılma hakkını kabul etmiş, ayrı dolandırıcılık suçunda doğrudan zarar görmeyenin temyizini reddetmiştir. 5809 suçuna dönüşen belge isnatlarını olağanüstü dava zamanaşımıyla düşürmüştür. Dolandırıcılıkta bir sanığın beraati korunurken diğerinde bayi kaşesi, prim düzeni, tanık ve sözleşme bağlantılarıyla mahkumiyet gerektiğinden beraat bozulmuştur. Aynı dosyadaki bütün kişiler veya suçlar hakkında tek sonuç yoktur; özel suçun düşmesi dolandırıcılığı da kendiliğinden düşürmemiştir. Yeni ceza ve zincirleme artırım tutarı Dairece belirlenmemiştir.

Kararın sonucuBir katılanın temyizinin reddi; bir beraatin onanması; özel 5809 suçlarında zamanaşımı nedeniyle bozma/düşme; diğer dolandırıcılık beraatinin bozması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

2019 Tarihli Kadroya Geçiş Sonrası Zorunlu Emeklilik Feshinde İhbar ve Toplu Sözleşme Dönemi

Esas
2026/1705 E.
Karar
2026/4863 K.

Belediye alt işverenlerinden 2018de şirket kadrosuna geçen işçinin sözleşmesi 11.12.2019da emekliliğe hak kazanması nedeniyle sona erdirilmiştir. Yargıtay, fesih tarihinde yürürlükte bulunan geçici 24hükmünün zorunlu sona erme sonucundan dolayı ihbar tazminatı verilemeyeceğini kabul etmiştir. Ayrıca geçiş döneminde 01.07.2020den önce başka toplu sözleşme hükümleriyle kıdem hesabını yanlış bulmuştur. Kıdemin esas hakkı ile hesap hatası ayrılmıştır. Karar, emeklilikte zorunlu ayrılma cümlesinin 03.03.2023te kaldırıldığını açıkça belirttiğinden sonuç günümüzdeki bütün emeklilik fesihlerine uygulanamaz.

Kararın sonucuİhbar tazminatının reddedilmesi ve kıdem hesabında geçiş dönemi toplu sözleşme rejiminin uygulanması için BAM kararı oybirliğiyle bozuldu; diğer itirazlar reddedildi.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

5510 Öncesi Olayda Polis Memuruna Bağlanan Vazife Malullüğü Aylığı İçin Rücu

Esas
2025/4502 E.
Karar
2026/3276 K.

Görevi sırasında yaralanan polis memuruna sonradan vazife malullüğü aylığı bağlanmış; Kurum aylığın peşin sermaye değerine dayanarak zarar verene rücu etmiştir. Mahkemeler, olayın 5510 sayılı Kanun yürürlüğünden önce gerçekleştiğini ve 39. maddenin geriye uygulanamayacağını kabul etmiştir. Daire olay tarihinde bu rücu hakkını veren yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle ret kararını onamıştır. Aylığın daha sonraki tarihte bağlanması sonucu değiştirmemiştir. Karar bütün sosyal güvenlik rücu davalarını reddeden bir ilke değil, ilgili görev olayı ve dönemsel hukuki dayanak incelemesidir.

Kararın sonucuOlay tarihinde rücu hakkı veren düzenleme bulunmaması nedeniyle verilen ret kararını uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Boyun Fıtığı Ameliyatında Vida Komplikasyonu, Düzeltici Müdahale ve Kusur İncelemesi

Esas
2025/6071 E.
Karar
2026/3324 K.

Boyun fıtığı ameliyatından sonra yeniden ameliyata alınan hasta, devam eden uyuşukluğun hatalı müdahaleden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Bilirkişi ve ATK raporları, vidanın foramene gitmesini karşılaşılabilir komplikasyon saymış; kısa sürede tekrar ameliyatla düzeltilmesini uygun yönetim olarak değerlendirmiştir. Ayrıca bu bölgedeki vidanın şikâyete neden olabilecek omurilik etkilenmesiyle ilişkisini açıklamıştır. Daire, ameliyata özgü imzalı onamı da gözeterek ihmal veya hatalı işlem bulunmadığına dayanan ret hükmünü onamıştır. Sonuç, yalnız komplikasyon adına veya yalnız imzalı forma dayandırılmamıştır.

Kararın sonucuTeknik uygulama, düzeltici müdahale ve onam birlikte değerlendirilerek verilen tazminat ret hükmü onanmıştır.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Hazine Alacağında Haciz Bildirisi Tutarı, Gecikme Zammı ve Faize Faiz Yasağı

Esas
2026/4146 E.
Karar
2026/3295 K.

Vergi borçlusunun fabrika kiracısına haciz bildirisi gönderilmiş; Hazine, kira alacağının gerçeğe aykırı giderlerle azaltıldığını ileri sürerek alacak istemiştir. Çok sayıdaki bozma sonrasında mahkeme asıl alacak, gecikme zammı ve ticari faiz içeren hüküm kurmuştur. Önceki Yargıtay bozması, gecikme zammının bildirideki tutarı aşacak biçimde hesaplanmasını, faiz niteliğindeki zamma yeniden faiz yürütülmesini ve talep edilen gecikme zammı yerine ticari faiz uygulanmasını hatalı bulmuştur. İncelenen karar bu bozmayı değiştirmemiş, Hazine vekilinin karar düzeltme istemini reddetmiştir.

Kararın sonucuHazine vekilinin karar düzeltme istemi oybirliğiyle reddedildi; 25.11.2025 tarihli faiz hesabı ve taleple bağlılık bozması ayakta kaldı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

İnşaat Protokolündeki Müteselsil Kefalette Nitelikli Şekil Eksikliği

Esas
2025/3034 E.
Karar
2026/2247 K.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ek protokolünde aylık kira karşılığı ödemeye yüklenici yanında başka bir şirket de müşterek borçlu müteselsil kefil olarak katılmıştır. Derece mahkemeleri, bu ikinci şirketin taahhüdünü bağımsız asıl borç saymamış; kefalet olarak nitelendirmiştir. Azami miktar, tarih ve müteselsil kefalete ilişkin TBK 583 koşulları gerçekleşmediğinden bu şirket yönünden talep reddedilmiş, yüklenici bakımından alacak kabul edilmiştir. Yargıtay sonucu onamıştır.

Kararın sonucuYükleniciye karşı kabul, kefil şirkete karşı ret içeren hükme ilişkin istinafın reddi onanmıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İstifa Savunmasına Karşın İşverenin Tazminatsız Sona Ermeyi İspatlayamaması

Esas
2026/2216 E.
Karar
2026/4865 K.

Banka çalışanı yıllık izindeyken işveren tarafından çıkarıldığını; işveren ise işe gelmeme bildirimi ve sosyal medya paylaşımlarının istifayı gösterdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi tazminat gerektirmeyen sona ermenin ispatlanmadığını kabul ederek kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmiş, yıllık izin taleplerini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu sonucu korumuş, Yargıtay işverenin feshe ilişkin temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır. Kararda mesajların içeriğine ilişkin ayrıntılı bağımsız bir delil çözümlemesi bulunmamaktadır.

Kararın sonucuİşverenin kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ve onama.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Kamu hastanesinin yemek ihalesindeki aşçının alacaklarından asıl işveren olarak sorumlu tutulması

Esas
2026/3486 E.
Karar
2026/4860 K.

Kamu hastanelerinde değişen yemek yüklenicileri yanında çalışan aşçı ücret ve fesih alacaklarını Bakanlıktan istemiştir. İdare ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı olmadığını savunmuştur. Alt derece aralıksız çalışma ve 4857 m 2 ilişkisiyle asıl işveren sorumluluğu kurmuş; teknik şartnamedeki ücret oranı, tanıklar, emsal ve kısmi elden ödemeyi birlikte değerlendirerek gerçek ücreti belirlemiştir. 9. Hukuk Dairesi kısmi kabulü onamıştır. Bu sonuç bütün kamu ihalelerinin otomatik alt işverenlik sayılması değildir. İşçiye karşı sorumluluk kabul edilmiş; yükleniciler arası nihai rücu payı ve muvazaa tescil itirazı çözülmemiştir.

Kararın sonucuBakanlığın asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu tutulduğu kısmi kabulün oybirliğiyle onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Kısmen Kullanıldığı Söylenen Yıllık İzin İçin Tüm Hizmetin Kullanılmamış Sayılması

Esas
2026/4336 E.
Karar
2026/4859 K.

Hastanelerde alt işverenler yanında çalışan işçi, kullandırılmayan izin ücretlerini istemiştir. Beyanında bazı izinler kullandığını, geri çağrıldığını ve kalan günleri kesin bilmediğini söylemiştir. Buna rağmen tüm hizmetinde hiç izin kullanmadığı kabul edilmiştir. Daire, dava dilekçesinde de tüm dönemin kullanılmadığının iddia edilmediğini vurgulamıştır. HMK 194 ve 31 gereğince işçi yeniden dinlenip belirsizlik açıklattırılarak tüm delillerle hesap yapılmasını istemiştir. İzin yönünden eksik inceleme nedeniyle hüküm bozulmuştur; işverenin izin kullandırma ispatı tamamen işçiye aktarılmış değildir.

Kararın sonucuİstinaf ret kararı kaldırılmış; izin beyanı ve hesap döneminin açıklattırılması için ilk hüküm bozulmuştur.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Kira Tahliye Takibinde Bütün Kiraya Verenler ve Kiracıların Yer Alması

Esas
2026/2941 E.
Karar
2026/3782 K.

Birden fazla kiraya veren ve kiracı bulunan sözleşmeye dayanılarak yalnız bir kiraya veren tarafından kiracıların bir kısmına karşı tahliye takibi yapılmıştır. Yargıtay, tahliye borcunun bölünemez olması nedeniyle takibin her iki taraftaki bütün zorunlu takip arkadaşlarıyla başlatılması gerektiğini belirtmiştir. Başlangıçtaki eksiklik tahliye incelemesinde giderilemez ve ödeme emrindeki ihtarı haklı hale getirmez. Ayrıca sözleşmede aksi yoksa kiraya verenlerin kira bedelinde eşit paya sahip olduğu açıklanmış; somut alacaklının ancak üçte birlik payı için tahsil isteyebileceği kabul edilmiştir.

Kararın sonucuİstinaf kararı kaldırıldı; tahliye ve kira alacağı payı yönünden eksik incelemeyle kurulan ilk derece hükmü bozuldu.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.