İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Ödenmeyen Çalışma Ücretleriyle İşçinin Haklı Feshi ve Belediye Alt İşveren Sorumluluğu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2252 E., 2026/4917 K., 1 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Belediye hizmet alımında ödenmeyen çalışma alacaklarına dayanan işçi feshi ve işverenlerin birlikte sorumluluğu.

Belediye hizmet alımında güvenlik görevlisi, çalışma ve tatil ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle sözleşmesini ihtarla feshetmiştir. İşveren devamsızlık savunması yapmıştır. Mahkeme, hizmet süresini taleple sınırlı belirlemiş, ödenmeyen çalışma alacakları nedeniyle işçinin feshini haklı bulmuş ve kıdem tazminatı vermiştir. Asıl ve alt işveren ilişkisi kapsamında birlikte sorumluluk kabul edilmiştir. Daire kısmen kabul sonucunu onamıştır. Kaynak izin isteminin reddini ayrıntılandırmadığından yıllık izin ispat yükü hakkında genel bir kural çıkarılmamış; ücret alacağı ve fesih gerekçesi esas alınmıştır.

Kararın sonucu

Kıdem ve bazı çalışma alacaklarının kabulü, yıllık izin isteminin reddi şeklindeki karar onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Yıllık izin alacağının reddine ilişkin kısa ifade genel ispat yükü kuralına dönüştürülmemiştir. İşçi feshi, işverenin devamsızlık savunması ve birlikte sorumluluk birbirinden ayrılmıştır.

9. Hukuk Dairesi 2026/2252 E. , 2026/4917 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1512 E., 2025/2739 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/504 E., 2024/495 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.05.2009-17.08.2023 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini 17.08.2023 tarihli ihtarname ile davacının haklı nedenle feshettiğini, çalıştığı sürece işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalıştığını, genel tatil ve hafta tatili çalışmaları karşılığı ücretlerin kimi zaman eksik ödendiğini, kimi zaman hiç ödenmediğini, hafta tatili ücreti ödemelerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığını, ücretinin bordrolarda görülen kadar olduğunu, sosyal hakları da bulunduğunu, kullanmadığı yıllık izin günleri de bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yılık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, husumet itirazları olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca alacaklarının eksiksiz bir şekilde ödendiğini, herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının izinsiz ve mazeretsiz işe gelmemesi nedeniyle hakkında tutanak düzenlendiğini ve Disiplin Kurulu kararı ile çıkışının yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ... Belediyesi Müşavirlik Mühendislik Müteahhitlik Hizmetleri Ulaşım Toplu Taşımacılık Sosyal Tesisler İşletmeciliği Turizm ve ... Sanayi ve ... AŞ'ye usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.05.2009-25.08.2023 tarihleri arasında davalı Belediyeden hizmet alım sözleşmeleri kapsamında iş alan firmalara ait işyerlerinden bildirimlerinin yapıldığı, davacının hizmet süresinin taleple bağlı kalınarak 01.05.2009-17.08.2023 tarihleri arasında olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçilik alacaklarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının ödenmeyen fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücretleri bulunduğu, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı sebebi olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de hüküm altına alındığı, ispatlanamayan yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporundaki hesaplamalara ve karardaki aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, 2. Vekâlet ücretleri ile yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini, 3. Zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, 4. Davacının tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, herhangi bir alacağı bulunmadığını, 5. Davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle feshedildiğini, 6. Davacının iddia ettiği şekilde müvekkili Belediyeden ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma alacağı bulunmadığını, fazla çalışma ücreti kabul edilirse alacağa indirim uygulanması gerektiğini, davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı da bulunmadığını, Belediyeden alacağı olduğu iddialarını kabul etmediklerini, 7. Mahkemece aleyhe alacağa hükmedilmesi hâlinde dava dilekçesi ile talep edilen faiz miktarı fahiş olduğundan faiz talebinin de reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zamanaşımı, husumet, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, dava konusu alacakların ispatı ve hesabı ile faiz türü, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: bd5573eb0402c02863aa623c6fa84f10f0634757b83d95a1a60f09dc7e5f27df

← Yargıtay kararlarına dönün