İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kiralananı geri almada hasar bildirimi ve yasal tahliye savunmasından doğan zarar iddiası

Esas
2025/6254 E.
Karar
2026/3320 K.

Kiraya veren, ihtiyaç nedeniyle tahliye sürecinin uzaması yüzünden başka eve ödediği kira ve taşınma giderleriyle kiralanandaki hor kullanım zararlarını istemiştir. Mahkemeler, teslimden hemen sonra yazılı hasar bildirimi yapılmadığını ve kiracının yasal başvuru yollarını kullanmasının tek başına tazminat gerektirmediğini kabul etmiştir. Yargıtay, TBK m. 335 bildirim yükümlülüğü ile anayasal savunma hakkını esas alarak ret hükmünü onamıştır. Karar tahliye taahhüdündeki boş tarihin veya aile konutu rızasının geçerliliğini incelememiştir. Kiracının yasal sınırlar içindeki savunması ile ayrıca hukuka aykırı eylem veya farklı bir geç teslim sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır.

Kararın sonucuHor kullanım ve tahliye süreci kaynaklı ek zarar taleplerinin reddinin onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muvazaalı devir zincirinde sonraki alıcının bedel ödemesine rağmen somut emarelerle iyiniyetli sayılmaması

Esas
2026/1236 E.
Karar
2026/4316 K.

Murislerin çok sayıda payı aile içinde muvazaalı devri önceki bozmayla saptanmış, sonraki alıcıların iyiniyeti araştırılmıştır. Alt derece bu kişiler yönünden ret vermiştir. 1. Hukuk Dairesi kısa aralıklı devirler, yakın akrabalık, aynı/komşu köyde duyulan arazi uyuşmazlığı ve önceki kişinin kullanmayı sürdürmesini birlikte değerlendirerek alıcıların durumu bildiği veya bilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bedel ödemesi tek başına iyiniyet göstergesi değildir. Retler bozulmuş, önceki kabul yönündeki davalı itirazları reddedilmiştir. Salt akrabalık otomatik kötüniyet sayılmamış; kaynakta çoklu somut emareler bir aradadır.

Kararın sonucuMevcut kabullere ilişkin davalı itirazlarının reddi; sonraki alıcılarda da kabul gerektiğinden davacı yararına oybirliğiyle bozma
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Omurga İmplantı Gevşemesinin Somut Dosyada Kusursuz Komplikasyon Sayılması ve Onam Kaydı

Esas
2025/6274 E.
Karar
2026/3304 K.

Hasta, düşme sonrası bel ve kol ameliyatlarının ardından ağrı ve implant sorunları nedeniyle hekimlerle hastaneden tazminat istemiştir. Mahkemeler raporları yeterli bulmuş; teşhis ve tedavinin tıp kurallarına uygun, implant gevşemesi ve yer değiştirmesinin komplikasyon olduğu sonucuna varmıştır. Yargıtay hekim ve hastanede ihmal-kusur bulunmadığını, operasyona ait aydınlatılmış onam formunun da dosyada olduğunu belirterek reddi onamıştır. Her implant sorununun kusursuz olduğu veya herhangi bir imzalı formun her risk için yeterli sayılacağı genel kuralı kurulmamıştır.

Kararın sonucuTıbbi uygulama hatasına dayalı maddi-manevi tazminat talebinin reddini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Orman Şerhi Bilinerek Satın Alınmayan Alan İçin TMK 1007 Tazminatı

Esas
2026/182 E.
Karar
2026/9693 K.

Davacı tapudaki eski yüzölçümünün tamamını edindiğini ileri sürerek sonradan Hazine adına ayrılan kısım için tazminat istemiştir. İstinaf, mevcut şerh bilinerek ve Hazineye ayrılacak alan dışındaki bölümün satın alındığını; tartışmalı kısmın satışa hiç konu olmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle TMK 1007 tazminat koşulları bulunmamıştır. Daire ret sonucunu onamıştır. Karar hatalı sicile güvenerek hak kaybedilen bütün orman taşınmazlarında tazminatı dışlamamakta; hangi alanın gerçekten satın alındığı ve bilinen kaydın kapsamı üzerinde durmaktadır.

Kararın sonucuSatış kapsamı ve bilinen şerh nedeniyle tazminat koşulu bulunmadığına ilişkin ret onanmıştır.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Soğutma parçalarındaki kullanım ömrü kaynaklı arızanın üretim ayıbı sayılmaması ve zarar talebinin reddi

Esas
2025/6163 E.
Karar
2026/3251 K.

Aracı ilk tescilden bir gün sonra ikinci el alan tüketici, yıllar sonraki soğutma arızaları ve çok sayıda parça değişimi nedeniyle değişim/iade istemiş; aracı satınca maddi ve manevi tazminat taleplerini sürdürmüştür. Teknik heyet üretim hatası belirtisi bulmamış, parçaların kullanım ömrünü tamamladığını, değişimlerin değer kaybı yaratmadığını ve aracın rayicin altında satılmadığını belirlemiştir. 3. Hukuk Dairesi bunlara dayanarak ret hükmünü onamıştır. Servise tekrar gitmek tek başına imalat ayıbını kanıtlamaz; somut teknik neden önemlidir. Her araçta aynı kullanım süresi, her onarımda sıfır değer kaybı veya her ikinci el alıcıda bütün taleplerin yokluğu sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuÜretim ayıbı ve ileri sürülen zarar kanıtlanmadığından tazminat ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Sözleşme öncesi genel aydınlatma alacağında vekaletsiz iş görme ve tacir sağlayıcı lehine avans faizi

Esas
2025/4533 E.
Karar
2026/3313 K.

Belediyeye 2008 sonunda verilen genel aydınlatma hizmeti için faturalar ödenmemiş; abonelik sözleşmeleri 2011 de yapılmıştır. BAM hizmet döneminde sözleşme bulunmadığı için vekaletsiz iş görme, on yıllık süre ve takipten adi yasal faiz uygulamıştır. 3. Hukuk Dairesi sözleşmesiz dönem ve zamanaşımı değerlendirmesini korumuş, sağlayıcı tacir olduğundan faizi avans faizi olarak düzelterek onamıştır. Sözleşmeye dayanmayan tek taraflı faturalarla istenen 6183 gecikme zammı kabul edilmemiştir. 2009 öncesi dönem için belediyenin sorumluluğu kabul edilmiş olup daha sonraki bütçe rejimleri hakkında genel sonuç çıkarılamaz.

Kararın sonucuİtirazın kısmen iptali korunarak adi yasal faiz ibaresinin avans faizine düzeltilmesi ve oybirliğiyle onama
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Tedarikçiye İş Yönlendiren Çalışanın Ondan Borç Para İstemesi ve Güven İhlali

Esas
2026/1700 E.
Karar
2026/4873 K.

Kalite kontrol görevlisi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar ve manevi tazminat istemiştir. İlk mahkeme görüşmelerde paranın borç olarak istenmesini dikkate alıp menfaat karşılığı iş verme ispatlanmadığından kıdem ve ihbarı kabul etmiştir. BAM ise kayıt çözümünden iş yönlendirme ile bu kişiden para istemeyi birlikte değerlendirerek güvenin kötüye kullanıldığına ve haklı feshe karar vermiştir. Yargıtay bu ret hükmünü onamıştır. Karar, tedarikçiyle görev bağlantısına dayanmaktadır; kişiler arasında her borç istemenin haklı fesih oluşturacağı sonucunu içermemektedir.

Kararın sonucuHaklı fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatını reddeden, manevi tazminatın reddini de koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tedavi Amaçlı Burun Ameliyatı ve Sonradan İleri Sürülen Onam İddiası

Esas
2025/6073 E.
Karar
2026/3293 K.

Hasta nefes alma güçlüğü için yapılan iki burun ameliyatından sonra yakınmalarının ve görünüm sorununun sürdüğünü ileri sürmüştür. İstinaf, asıl amacın tedavi olması nedeniyle ilişkiyi estetik eser değil vekâlet sözleşmesi olarak değerlendirmiştir. Daire her türlü özene rağmen oluşabilen komplikasyona ilişkin raporu esas almış; dava dilekçesinde bulunmayan onam eksikliği iddiasının sonradan ileri sürülmesini iddianın genişletilmesi saymıştır. Ret kararı onanmıştır. Sonradan yeniden ameliyat yapılması tek başına hekimin kusuru kabul ettiği yönünde değerlendirilmemiş; bütün burun müdahaleleri aynı sözleşme türüne sokulmamıştır.

Kararın sonucuTedavi amaçlı müdahalede tazminatın reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Usulüne uygun üçüncü haciz ihbarnamesinden sonra süresinde açılmayan menfi tespit

Esas
2025/5997 E.
Karar
2026/3302 K.

Takip borçlusunun babası kendisine gönderilen üç haciz ihbarnamesinin usulsüz olduğunu, oğluna borcu bulunmadığını belirterek menfi tespit istemiştir. İlk derece üçüncü ihbarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiğini, yaşlılığın tek başına tebliği geçersiz kılmadığını ve davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını kabul etmiştir. Yargıtay ihbarnamelerin kanuna uygun tebliğini açıkça esas alarak ret kararını onamıştır. Oğluna gerçek borç bulunup bulunmadığı esastan çözülmemiştir. Karar yaşlılık veya hastalık halinde hiçbir hukuki koruma olmayacağını söylemez; ileri sürülen somut tebligat iddiası ve özel dava süresi hakkındadır.

Kararın sonucuİİK m. 89/3 menfi tespit davasının süre nedeniyle reddinin oybirliğiyle onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Vasiyet iptali reddedilirken terditli tenkisle taşınmaz payı ve net araç bedelinin saklı paya ayrılması

Esas
2025/4805 E.
Karar
2026/2832 K.

Çocuklar bütün terekeyi son eş ve diğer çocuğa bırakan vasiyetin baskıyla yapıldığını, olmazsa saklı payın ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Alt derece iptali reddetmiş; tenkisi kabul ederek taşınmazda pay ve murisin aracı satılıp davalının hesabına geçen bedelden tereke pasifi düşülerek ödeme vermiştir. 7. Hukuk Dairesi davalıların tenkis itirazlarını reddedip ayrımlı hükmü onamıştır. İptal reddi saklı pay talebini ortadan kaldırmamıştır. Mirasçılıktan çıkarma ve eşin mal rejimi alacağı savunmaları aktarılır; ancak gerekçede bunlar için bütün olaylara uygulanabilir ayrı ayrıntılı formül kurulmamıştır.

Kararın sonucuİptal reddi ve terditli tenkis kabulünün davalılar temyizi üzerine oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yurt Dışı Burs Kefaletinde On Yıllık Süre ve El Yazısı Şartı

Esas
2025/6123 E.
Karar
2026/3249 K.

Bakanlık, doktorasını süresinde tamamlamayan bursiyerle kefillerinden eğitim giderlerini istemiştir. Daire, asıl borçlunun yüklenme senedine göre sorumluluğunu kabul ederken kefaletleri ayrı değerlendirmiştir. Somut dosyada yüksek lisans kefaletinin on yıllık süre nedeniyle sorumluluk doğurmadığını; doktora kefaletinde azami miktar ve müteselsil kefalet beyanının kefillerin el yazısıyla bulunmadığı için geçersizlik oluştuğunu belirtmiştir. Senette faiz başlangıcı düzenlenmediğinden temerrüt ve dava tarihine ilişkin kabulü de uygun bulmuştur. Kefillerin sorumsuzluğu, asıl borçlunun geçerli taahhüdüne dayalı borcu ortadan kaldırmamış; karar onanmıştır.

Kararın sonucuAsıl borçluya karşı tahsil ve kefillere karşı ret içeren bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Başlangıçtan artan iş göremezlik oranına dayalı ikinci SGK rücu davasının derdestlikten ayrılması

Esas
2026/87 E.
Karar
2026/339 K.

SGK iş kazası için yüzde 81 iş göremezlik üzerinden açtığı rücu davasından sonra oranın başlangıçtan yüzde 83 olarak düzeltilmesine dayanarak yeni dava açmıştır. BAM aynı kaza ve taraflar nedeniyle önceki davayı derdestlik saymıştır. HGK talep konularının farklı olabileceğini, fark kusur veya artan iş göremezliğin ikinci rücu talebi doğurabileceğini kabul ederek direnci oybirliğiyle bozmuştur. Kuruma talebi açıklattırılıp ek davanın kapsamı belirlenmelidir. İlk dosyanın miktar ve esasları dikkate alınacak, önceden ödenen veya hükmedilen bölüm mükerrer alınmayacaktır. Kurumun bütün ikinci talebi doğrudan kabul edilmiş değildir.

Kararın sonucuDerdestlik ret direncinin talep kapsamı ve ek dava araştırılması için ilave gerekçeyle oybirliğiyle bozulması

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.