KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Sözleşmesiz hizmet döneminin hukuki niteliği ile faiz türünün ayrı belirlenmesi
Belediyeye 2008 sonunda verilen genel aydınlatma hizmeti için faturalar ödenmemiş; abonelik sözleşmeleri 2011 de yapılmıştır. BAM hizmet döneminde sözleşme bulunmadığı için vekaletsiz iş görme, on yıllık süre ve takipten adi yasal faiz uygulamıştır. 3. Hukuk Dairesi sözleşmesiz dönem ve zamanaşımı değerlendirmesini korumuş, sağlayıcı tacir olduğundan faizi avans faizi olarak düzelterek onamıştır. Sözleşmeye dayanmayan tek taraflı faturalarla istenen 6183 gecikme zammı kabul edilmemiştir. 2009 öncesi dönem için belediyenin sorumluluğu kabul edilmiş olup daha sonraki bütçe rejimleri hakkında genel sonuç çıkarılamaz.
Kararın sonucu
İtirazın kısmen iptali korunarak adi yasal faiz ibaresinin avans faizine düzeltilmesi ve oybirliğiyle onama
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Tüketim 26-31 Aralık 2008, sözleşme 01.12.2011 tarihlidir. Genel aydınlatma finansmanının sonraki dönem mevzuatı veya her belediye borcu için genel faiz kuralı olarak sunulamaz.
3. Hukuk Dairesi 2025/4533 E. , 2026/3313 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1714 E., 2025/1354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/568 E., 2023/49 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı adına kayıtlı genel aydınlatma tarifesinden abonelikler olduğunu, taraflar arasında akdedilen elektrik abonelik sözleşmesi sonucu tahakkuk eden faturaların davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu belirterek; takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin davalı Belediyenin sınırları içerisinde bulunan genel aydınlatmaya ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiği, ancak davalı Belediyenin genel aydınlatma giderlerini yasal süresi içerisinde ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ettiği, yapılan araştırmalara rağmen Büyükşehir Belediyesi kurulduktan sonra genel aydınlatma giderlerinden kimin sorumlu olduğuna dair net bir yanıt alınamadığı, ancak bu hususun davacının genel aydınlatma giderleri alacağının bulunduğu hususunu değiştirmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket ile davalı ... arasında davaya konu sokak aydınlatmalarına ait abonelik sözleşmelerinin 01.12.2011 tarihinde imzalandığı, icra takibine konu oluşturan faturalarını 26.12.2008-31.12.2008 tarihleri arasındaki döneme ait bulunduğu, bu halde sokak aydınlatmalarının yapıldığı dönem itibariyle taraflar arasında sözleşme bulunmadığından uyuşmazlığın vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiği, on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup icra takip tarihi itibariyle genel zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan davalı vekilinin bu yöne yönelik itirazının yerinde olmadığı, davalı vekili Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde; aydınlatma giderlerinin 2009-2015 yılları arasındaki dönemde Hazine Müsteşarlığı Bütçesine konulacak ödenekten karşılanmasının öngörüldüğünü ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş ise de, somut uyuşmazlıkta elektrik sarfiyat dönemlerinin 2009 yılından önceki dönem olan 26.12.2008-31.12.2008 tarihlerine ait bulunması itibariyle davalı yanın husumet itirazının yerinde bulunmadığı, aydınlatma giderlerinin yapıldığı dönem itibariyle taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından davacı şirketin bir sözleşmeye dayalı olmadan tek taraflı olarak düzenlediği faturalara dayalı olarak temerrüt olgusunun gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı uygulanacağına ilişkin bir sözleşme de bulunmadığından asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren adi yasal faiz işletilmesi gerektiği, bu nedenlere davalının istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 37.428,36 TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, 37.428,36 TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının genel aydınlatma hizmetini müvekkili şirketten aldığı elektrik ile sağladığı noktasında tereddüt bulunmadığını, faizin türü hususunda hatalı karar verildiğini, vekaletsiz iş görme hükümlerinin yerine, Genel Aydınlatma Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinin uygunlanması gerektiğini, ilgili faturaların tebliği ile faturaların muhatabı Belediyenin temerrüte düşürüldüğünü, gecikme zammı uygulanması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 1. Somut olayda aydınlatma hizmeti verildiğinin ihtilafsız olmasına, taraflar arasında sözleşme bulunmayan döneme ilişkin fatura alacağının talep edilmesine, buna göre vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmasının, zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen alacağa adi yasal faiz işletilmiş ise de, davacı şirketin tacir olması nedeniyle alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) nolu bendinin (1) nolu fıkrasının (a) alt bendindeki "adi yasal faiz" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, " avans faizi" şeklinde yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: c3e552449c3f60531dbe5d19a3433208c23c2d96537b9ee981a5e0e3edc2e8ec
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün