KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
İptal nedenleri kanıtlanmayan tasarrufta tenkisin bağımsız değerlendirilmesi
Çocuklar bütün terekeyi son eş ve diğer çocuğa bırakan vasiyetin baskıyla yapıldığını, olmazsa saklı payın ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Alt derece iptali reddetmiş; tenkisi kabul ederek taşınmazda pay ve murisin aracı satılıp davalının hesabına geçen bedelden tereke pasifi düşülerek ödeme vermiştir. 7. Hukuk Dairesi davalıların tenkis itirazlarını reddedip ayrımlı hükmü onamıştır. İptal reddi saklı pay talebini ortadan kaldırmamıştır. Mirasçılıktan çıkarma ve eşin mal rejimi alacağı savunmaları aktarılır; ancak gerekçede bunlar için bütün olaylara uygulanabilir ayrı ayrıntılı formül kurulmamıştır.
Kararın sonucu
İptal reddi ve terditli tenkis kabulünün davalılar temyizi üzerine oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
7. Hukuk Dairesi 2025/4805 E. , 2026/2832 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2666 E., 2025/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/241 E., 2022/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'un muris ...'nun ilk evliliğinden olma, ...'nun ise murisin ikinci evliliğinden olma çocukları ve yasal mirasçıları olduğunu, murisin üçüncü evliliğinden olma çocuğunun bulunmadığını, davalı ...'nun murisin dördüncü eşi, diğer davalı ...'in ise murisin ... ile evliliğinden olma kızı olduğunu, muris tarafından 11.09.2018 tarihinde vasiyetname düzenlendiğini, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1365 Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin açılıp okunarak yasal mirasçılara tebliğ edildiğini, vasiyetname uyarınca tüm terekenin davalılara vasiyet edildiğini, davacıların tüm miras haklarından mahrum bırakıldığını, murisin dava konusu vasiyetnameyi baskı altında yaptığını, dava konusu vasiyetnamede mevcut olan aracın satışının vekaleten alelacele gerçekleştirilmesi ve satış bedelinin davalı ...'ın hesabına yatırılmasının ancak terekeden kaçırılması ile açıklandığını, davacıların saklı paylarının ihlal edildiğini, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçıların miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmını aşan tasarruflarının tenkisini dava edebileceğini belirterek, Sarıyer 2. Noterliğince düzenlenmiş 11.09.2018 tarihli vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557/2 hükmü uyarınca iptaline, iptal talebi kabul görmediği takdirde vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların vasiyetnamenin iptalini gerektiren bir sebebin mevcut olduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, muris ile müvekkilinin Kasım 1994 tarihinde evlendiklerini, müvekkilinin muris ile evliliği ile davacı ...'un bakım ve sorumluluklarını yüklendiğini, davacı ...'un müvekkili davalıları sevmediğini, davacı ...'un murise şiddet uyguladığını, davacı ...'un murise kötü davranışlarından dolayı o tarihten itibaren dava konusu vasiyeti yapmaya karar verdiğini, davacı ...'nin muris babası ile 25-26 senedir görüşmediğini, murisin davacı çocuklarının hiçbir aşamada yanında olmaması, onu arayıp sormaması, davacı ...'un kendisine kötü davranışları nedeni ile ve ayrıca ölümünden sonra zorda kalacak müvekkillerinin davacı çocuklarının evden atmasını önlemek maksadı ile dava konusu vasiyeti düzenlediğini, davacıların murisin hastalığında olmayıp, ölümünden sonra ortaya çıktıklarını, kanun koyucunun sözlü vasiyetnameye dahi olanak tanıdığını, bu bakımdan bir kişinin hasta olmasının vasiyetname düzenlemesine engel olmadığını, davacıların tenkis talebi yönünden ise, müvekkili ...'ın mal rejiminden kaynaklanan alacaklarının da göz önüne alınması bu alacağın terekenin borcu olarak kabul edilmesi ve saklı payın da buna göre hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl talep olan vasiyetnamenin iptali davasının reddine, terditli tenkis davasının kabulüne, 1 52... parsel sayılı taşınmazın muris adına olan tapu kaydının iptali ile, 1/8 payının davacı ... adına, 1/8 payının davacı ... adına, bakiye kalan toplam 6/8 paydan, murisin vasiyetnamesi doğrultusunda, 3/8 payın davalı ... adına ve 3/8 payın davalı ... adına tesciline, muris adına kayıtlı iken, muris ölmeden evvel satışı yapılan aracın satışından elde edilen ve terekeye girmesi gereken paranın davalı ... hesabına yatırıldığı anlaşılmakla, bu bedelden tereke pasifinin mahsubu sonucu, 2.284,11’er TL’nin davalı ...’ndan alınarak terekede 1/8’er saklı pay sahibi davacılar ... ve ...'na ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tenkis talebinin kabulüne yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin vasiyetname ile davacıları mirasçılıktan çıkarma amacında olduğunu, bu nedenle davacıların saklı payları bulunmadığını, 2. Tüm ödemelerin ve borçların tereke borcuna dâhil edilmesi gerektiğini, özellikle aracın satış bedelinin murisin hastane masrafları için kullanıldığını, araç bedelinin net tereke hesabına dâhil edilmemesi gerektiğini, 3. Davalı ...’nun mal rejiminden doğan katılma/katkı payı alacaklarının terekenin borcu olarak dikkate alınması gerektiğini, 4. Mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazlarının, rapordaki hataların ve dosyadaki delillerin göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, bu nedenle tapu iptali ve araç bedeli yönünden verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin irade sakatlığı nedeni ile iptali ve terditli olarak tenkis talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 8b8efc2689a0bcfe2ea87f6ebbb3202c9f6bec832a245b2920d1dcf826a6f2ef
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün