İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İstifa Savunmasına Karşın İşverenin Tazminatsız Sona Ermeyi İspatlayamaması

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2216 E., 2026/4865 K., 21 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

İşverenin mesaj ve sosyal medya paylaşımlarına dayalı istifa savunması karşısında iş sözleşmesinin tazminatsız sona erdiğinin ispatı.

Banka çalışanı yıllık izindeyken işveren tarafından çıkarıldığını; işveren ise işe gelmeme bildirimi ve sosyal medya paylaşımlarının istifayı gösterdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi tazminat gerektirmeyen sona ermenin ispatlanmadığını kabul ederek kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmiş, yıllık izin taleplerini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu sonucu korumuş, Yargıtay işverenin feshe ilişkin temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır. Kararda mesajların içeriğine ilişkin ayrıntılı bağımsız bir delil çözümlemesi bulunmamaktadır.

Kararın sonucu

İşverenin kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ve onama.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

9. Hukuk Dairesi 2026/2216 E. , 2026/4865 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1154 E., 2025/2412 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hopa Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/288 E., 2025/119 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Hopa Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/342 E., 2024/272 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.11.2010 tarihinden itibaren davalı Bankada çalışmaya başladığını, yıllık izinlerinin onaylanmasına rağmen iş sözleşmesinin yıllık izinde olduğu günde feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; bakiye yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işyerine gelmeyeceğini şube müdürüne ilettiğini ayrıca whatsapp grubunda ve kendi kişisel sosyal medya hesabından bankadan ayrıldığına yönelik paylaşım yaptığını, istifa ederek işten ayrıldığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davacının işten ayrıldığı sırada kalan 54.5 günlük yıllık izin süresinin ödendiğini, yıllık ücretli izin alacağının kalmadığını savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bankada 01.11.2010-07.08.2023 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfetinin davalı işverende olduğu, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedenlere dayandığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık izin alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, dosyadaki tüm bilgi ve belgelere aykırı karar verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 58bf92a72a3df7df701b9615df5a943f3c151ee2a1105a6c53d0c6c487a83290

← Yargıtay kararlarına dönün