Ticaret ve Şirketler Hukuku

Banka Kredi Alacağı İçin Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Talebinde Arabuluculuk

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/6324 E., 2026/3218 K., 3 Haziran 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Temlik alınan banka kredi alacağının şirket perdesi kaldırılarak tahsili talebinde ticari arabuluculuk.

Banka kredi alacaklarını devralan davacı, borçlu şirketin aile bireyleri ve başka şirketler üzerinden faaliyete devam ettiğini ileri sürerek tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını ve para tahsilini istemiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın bankacılık işlemi kaynaklı ticari para alacağı olduğunu, dava öncesi arabulucuya başvurulmadığını belirleyerek davayı usulden reddetmiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Hacizde bulunduğu belirtilen şirket belgeleri ve akrabalık ilişkileri yalnız davacının esas iddiaları olarak kalmıştır. Karar, perdenin gerçekten kaldırılması gerektiği veya davalıların borçtan şahsen sorumlu olduğu sonucunu içermemektedir.

Kararın sonucu

Ticari para alacağı için dava şartı arabuluculuk yerine getirilmediğinden verilen usulden ret hükmü onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Özel borçlu şirketin açık kalan üç unvan biçimi gösterim metninde maskelenmiştir; ham kaynak korunmuştur. Akrabalık ve paravan şirket iddiaları hükümle doğrulanmış olgu gibi sunulmamıştır.

11. Hukuk Dairesi 2025/6324 E. , 2026/3218 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1202 Esas, 2025/1404 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Türk Katılım Bankası Anonim Şirketi'nin ve ... Bankası Anonim Şirketi'nin davalılar hakkında başlattıkları icra takibin esas alacaklarını müvekkiline devrettiklerini, icra takip dosyası borçlusu olan [BORÇLU ŞİRKETİN] eski ünvanının ... Makina Ticaret ve Sanayi Limite Şirketi iken önce [BORÇLU ŞİRKETİN ÖNCEKİ UNVANI] olarak sonrasında ise [BORÇLU ŞİRKETİN SON UNVANI] olarak değiştirildiğini, ... aynı zamanda borçlu şirketin eski ortağı olduğunu, davalı ...'nin ... kardeşi, ... ise ... eşi olduğunu, borçlu şirketin borcun doğum tarihindeki resmi sicil gazetesi adresinde borçlu aleyhine uygulanan haciz işlemi sırasında gelinen adresin ve hazcedilen malların borçlu ile hiçbir ilgisinin olmadığını, malların ve ... yerinin davalı borçlunun kardeşi ...'nin ve ...'nin tek hissedarlı yetkilisi olduğu diğer davalı şirket olan ...'ne ait olduğu iddiası ile istihkak iddiasının ileri sürüldüğünü, bunun üzerine icra müdürlüğü tarafından istihkaklı haciz işlemi uygulandığını, haciz işlemi sırasında borçluların davalı/nam-ı müstearlar üzerinden muvazaalı olarak faaliyetlerini sürdürdüklerine dair birçok tespit yapıldığını ve bu durumun haciz tutanağına derç edildiğini, davalı şirket lehine ileri sürülen istihkak iddiası hakkında Mersin 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/842 E., 2023/890 K. sayılı kararı ile kesin nitelikli takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı kararından sonra 05.12.2023 tarihinde ek haciz işlemi yapıldığını ve haciz işlemi sırasında borçlu şirkete ait çok sayıda kaşeler, imza sirküleri, vergi levhası, borçlu şirkete ait vekaletname, tahakkuk fişi, cari hesap ekstreleri vs gibi birçok evrak görüldüğünü, davalıların aile bireyleri adına paravan şirketler kurarak paravan şirketler aracılığı ile ticari faaliyetlerine devam ettiklerini, muvazaalı işlem yaptıklarını, borçluların alacaklılarından mal kaçırma amacıyla hareket ettiklerini, borçlular ile davalılar arasında birinci derecede akrabalık bağının bulunduğunu, bu haliyle davalıların nam-ı müstear olarak kabul edilmeleri gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında ticari dava olduğu ve konusunun bir miktar para içerdiği, dava dilekçesi ve eklerinde davacının arabulucuya başvuru yaptığına dair herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; bankacılık işlemi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borçluların ödemesi gereken takip konusu borcun tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 544cc533e363539e462ba9711dc1ef6ef07ef976edbfebc749149bf8795a3409

← Yargıtay kararlarına dönün