Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4137 E.
- Karar
- 2026/2811 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin oğlu ...’ın boşandıklarını, davalı tarafın dava konusu dairede boşanmaya rağmen oturmaya devam ettiğini ve taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, davalının dava konusu 29 27... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 11 numaralı bağımsız bölüme el atmasının önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne ve toplam 9.761,92 TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından adli yardım talepli istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2024 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. 2. Adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince itirazın reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli ara kararı ile; dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca nispi istinaf harcı, başvuru harcı ve istinaf avansının davalı tarafça tamamlatılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, kurum zararının tahsili talebine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/16293 E.
- Karar
- 2026/6118 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Belediyenin hak ediş alacağı bulunan ... Mimarlık inşaat şirketinin idareden olan alacaklarını .... Noterliğinin 02.08.2013 tarih ve ... yevmiye no.'lu temliknamesi ile ... İhracat Alüm. Inş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne devrettiğini, Seri No: 2002/1 sayılı Tahsilat İç Genelgesi hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarınca alacaklı kişi ya da şirketlere ödeme yapılması öncesinde ödeme yapılacak kişi ya da şirketin vergi borcu bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesi nezdinde araştırılması gerektiğini, ilgilinin vergi borcu bulunduğunun anlaşılması durumunda ilgili vergi dairesince düzenlenecek haciz bildirilerine istinaden mükellef alacağından gereken miktarda mahsup yapılmak suretiyle ilgili vergi dairesi hesabına yatırılması gerektiğini, temlik olunan alacak nedeniyle alacaklı ... İhracat Alüm. Inş. Taah.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle davalı vekil tarafından tahsil edilen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.
- Esas
- 2026/90 E.
- Karar
- 2026/3187 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle davalı vekil tarafından tahsil edilen bedellerin iadesi talebine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, banka kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile davacılar ve mirasçıları tarafından alacağın varlığının ispatlandığının anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, taşınmaz satışı nedeniyle ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6172 E.
- Karar
- 2026/3188 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'ın davalı ile ... ili ... İlçesi ... Mah. 4 84... parselde kayıtlı 28 numaralı bağımsız bölümün bir kısmının nakit, bir kısmının barter olarak satın alınması konusunda anlaştığını, nakit kısım olan 250.000,00 TL'nin ödendiğini, kalan 150.000,00 TL'sinin ise dava dışı ... tarafından verilecek çek ile ödeneceğini, ödenmemesi üzerine davalının müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibinin ödeme emrinin müvekkillerinin tatilde olduğu dönemde usulsüz bir şekilde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 gereğince tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkillerinin dosya alacaklısı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil edilen bedellerin istirdatına, haksız ve kötüniyetli takip dolayısı ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir.
- Esas
- 2026/2267 E.
- Karar
- 2026/3724 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık, üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince mahcuzlar hakkında hacizlerin kaldırıldığı görülmekle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına 274.143,29 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, kararın alacaklı yanca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemece; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile asıl alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, mahcuzların bedeli 616.216,00 TL, takip asıl alacağı 602.064,95 TL olduğuna göre takip asıl alacağı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla miktar üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
- Esas
- 2026/2179 E.
- Karar
- 2026/9627 K.
Resmî metinden: C. Değerlendirme 1. İstihkak davalarında yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilecektir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/6118 E., 2026/4190 K.
- Esas
- 2025/6118 E.
- Karar
- 2026/4190 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; tarafların muris anneleri ...'un mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak Çorum ili, ... ilçesi, ... köyündeki 2 17... parsellerdeki paylarını 30.05.2012 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalıya devrettiğini, murisin sözleşmeyi yapmadaki amacının kendisine baktırmak olmadığını, davalının murise bakmadığını, zira evlatların elverdiği ölçüde annesine ve babasına bakma yükümlülüğü de olduğunu, murise yapılan bakımın ahlaki yükümlülük sınırlarını geçmediğini, emekli maaşı olan murisin ölene kadar bakıma muhtaç olmadığını, murisin tüm malvarlığını dava konusu sözleşme ile devrettiğini ileri sürerek 2 17... parsellerden toplulaştırma sonucu oluşan 1 59... parselde davalı adına tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/149 E., 2026/334 K.
- Esas
- 2025/149 E.
- Karar
- 2026/334 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kırşehir ili, ... Mahallesi 17 15... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu 11 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın taşkın olarak inşa edildiğini, bu taşkınlık nedeniyle müvekkilinin mülkiyet hakkından yararlanamadığını, çaplı taşınmaza taşan bina maliklerinin iyiniyetinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve yıkıma, yıkımın mümkün olmaması hâlinde ise güncel bedelin tespiti ile haksız müdahale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişler; ancak duruşmadaki beyanlarında iddianın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/695 E., 2026/347 K.
- Esas
- 2025/695 E.
- Karar
- 2026/347 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin davalı Mersin ... Özel Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Limited Şirketinde 04.06.2013-30.06.2017 tarihleri arasında tıbbi görüntüleme teknikeri olarak çalıştığını, ancak meslek kodunun banko görevlisi olarak bildirildiğini ayrıca 2017 yılı Ocak-Mayıs ayları arasındaki dönemde primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, işten ayrıldığında son aldığı net ücretin 2.100,00 TL olduğunu ileri sürerek 2013 yılından 2017 yılına kadar tıbbi görüntüleme teknikeri olarak çalıştığının tespiti ile 2017 yılı Ocak ayından Haziran ayına kadar olan dönemde primlerinin gerçek ücreti üzerinden tespit edilerek tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (SGK/Kurum) vekili; kamu düzenine ilişkin eldeki davanın özel duyarlılıkla incelenmesi ve tanıkla ispat sınırını aşan ücret alma iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... (... Ltd. Şti.) vekili; davacının müvekkili şirkette 04.06.2013-30.06.2017 tarihleri arasında röntgen teknikeri olarak çalıştığını, Kuruma yapılan bildirimlerde meslek kodunun tıbbi görüntüleme teknikeri olarak belirtilmemiş olmasının kötüniyetle olmadığını, ayrıca davacının ücretinin iddia edildiği gibi net 2.100,00 TL değil ücret bordrolarında gösterildiği üzere net 1.543,20 TL olduğunu, çalıştığı süreye ait alacakların tamamının banka yoluyla eksiksiz ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... (... A.Ş.) vekili; davacının müvekkili şirkette 20.04.2017-30.06.2017 tarihleri arasında tıbbi görüntüleme teknikeri olarak ücret bordrolarında gösterilen ücretle çalıştığını, ücretlerinin tamamının banka hesabına yatırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Arsa Payı Karşılığı İnşaatta İleriye Fesih Talebinin Islahsız Geriye Feshe Çevrilmesi
- Esas
- 2026/24 E.
- Karar
- 2026/2149 K.
Editoryal özet: Arsa sahipleri ileriye etkili fesih istemiş, duruşmada bunun koşulları yoksa geriye fesih talep etmişti. Mahkeme düşük inşaat seviyesine dayanarak geriye etkili fesih kurdu. Daire, geriye fesih koşulları bulunsa bile ileriye fesih istenebileceğini; talebin ancak usulüne uygun ıslahla değiştirilebileceğini belirtti. İmalatın imara uygunluğu, seviye ve paylaşım oranıyla ileriye tasfiye değerlendirilmeliydi.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Dava, vasiyetnamenin iptali, terditli olarak tenkis talebine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4244 E.
- Karar
- 2026/2784 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, vasiyetnamenin iptali, terditli olarak tenkis talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Geçersiz İnşaat Sözleşmesinin Para İadesinde Aşkın Zararın Soyut Yöntemle İncelenmesi
- Esas
- 2026/172 E.
- Karar
- 2026/2155 K.
Editoryal özet: Arsa sahibi, inşaata başlanmaması üzerine önce tapu iadesi, ıslahla ise bedel ve aşkın zarar istemiştir. Sözleşme geçersiz sayılarak para iadesi kabul edilmiş; aşkın zarar önce talep edilemeyeceği, sonra somut kişisel zarar kanıtlanmadığı gerekçeleriyle reddedilmiştir. Yargıtay, iade para borcuna dönüştüğünde TBK 122 kapsamında aşkın zarar istenebileceğini yinelemiştir. Yüksek enflasyonda ekonomik göstergelerden sepet hesabını ve soyut ispatı açıklamış; somut ve soyut yöntemle mükerrer giderim yapılamayacağını belirtmiştir. Uygun yöntemin seçilip faiz üstü kaybın değerlendirilmesi için ret kararı bozulmuştur.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
