Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4825 E.
- Karar
- 2026/2828 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde; vasiyetnamenin baskı ve zorlama sonucu düzenlendiğini, vasiyetnamede usul ve hukuka aykırılıklar bulunduğunu, saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından murise sağlığında bakıldığını, hile ve baskının yapılmadığını, saklı payın ihlal edilmediğini, zira murisin başka malvarlığının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "asıl ve birleştirilen davanın yasal süre içerisinde açıldığı, davaya konu vasiyetnamenin kanunun öngördüğü şekilde düzenlendiği, şekle aykırılık bulunmadığı, taraflarla akrabalığı bulunmayan tarafsız davalı tanık anlatımlarına göre, davalı ve eşinin evlendikten sonra muris ve eşi ile birlikte aynı evde yaşadıkları, tüm bakım ve ihtiyaçlarının onlar tarafından karşılandığı, murise yönelik olumsuz söz ve davranışlarının, baskıcı tutum ve tavırlarının bulunmadığı, muris tarafından vasiyete konu evin öldükten sonra davalı oğluna ve gelinine kalacağını dile de getirildiği, davacıların kızı, eşi olan davacı tanıklarının inandırıcılıktan uzak anlatımlarına değer verilemeyeceği, dosya kapsamında ibraz edilen deliller itibariyle davacı tarafından mirasbırakanın iradesinin sakatlandığı iddiasının ispat edilmediği, vasiyetnamenin iptali koşullarının bulunmadığı; tenkis hesabına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna göre vasiyetname ile davacıların saklı paylarının ihlal edilmediği, tenkise tabi olmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Vasiyet iptali reddedilirken terditli tenkisle taşınmaz payı ve net araç bedelinin saklı paya ayrılması
- Esas
- 2025/4805 E.
- Karar
- 2026/2832 K.
Editoryal özet: Çocuklar bütün terekeyi son eş ve diğer çocuğa bırakan vasiyetin baskıyla yapıldığını, olmazsa saklı payın ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Alt derece iptali reddetmiş; tenkisi kabul ederek taşınmazda pay ve murisin aracı satılıp davalının hesabına geçen bedelden tereke pasifi düşülerek ödeme vermiştir. 7. Hukuk Dairesi davalıların tenkis itirazlarını reddedip ayrımlı hükmü onamıştır. İptal reddi saklı pay talebini ortadan kaldırmamıştır. Mirasçılıktan çıkarma ve eşin mal rejimi alacağı savunmaları aktarılır; ancak gerekçede bunlar için bütün olaylara uygulanabilir ayrı ayrıntılı formül kurulmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Vekilin Eşine Taşınmaz Devrinde Bildirilen Davalı Tanıklarının Dinlenmemesi
- Esas
- 2025/6792 E.
- Karar
- 2026/4387 K.
Editoryal özet: Vekilin eşine yaptığı devir nedeniyle tapu iptali kabul edilmiş; ancak cevapta tanığa dayanan ve listesini bildiren davalının tanıkları dinlenmemişti. Daire, hukuki dinlenilme ve ispat hakkı gereği bildirilen tanıkların dinlenerek sonuca göre karar verilmesini istedi. Bedelin ödenmemesi ve yakınlık yönündeki esas değerlendirmeyi bu usul eksikliği giderilmeden kesinleştirmedi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/760 E., 2026/3757 K.
- Esas
- 2026/760 E.
- Karar
- 2026/3757 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/3.kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, alacaklının açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece; haciz mahallinde borçlunun hazır olmaması nedeniyle haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış olmasının hukuka uygun olduğu, terditli istihkak iddiasının reddi davasının incelenmesinde ise, ispat külfetinin alacaklıda olduğu, ödeme emri tebliğ edilen adres ile haciz adresinin farklı olduğu, borçlunun mahalde hazır bulunmadığı, ticaret sicil kayıtları ile tanık beyanlarına göre davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste haciz yapılmamış ise de, haciz mahallindeki evrak araştırması sırasında bilgisayarda borçlu adına gönderilen maillerin tespit edilmesi karşısında İİK'nın 97/a maddesinde yer alan mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 96, 97. maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş, karar üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir. Şikayete konu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yurt Dışı Burs Kefaletinde On Yıllık Süre ve El Yazısı Şartı
- Esas
- 2025/6123 E.
- Karar
- 2026/3249 K.
Editoryal özet: Bakanlık, doktorasını süresinde tamamlamayan bursiyerle kefillerinden eğitim giderlerini istemiştir. Daire, asıl borçlunun yüklenme senedine göre sorumluluğunu kabul ederken kefaletleri ayrı değerlendirmiştir. Somut dosyada yüksek lisans kefaletinin on yıllık süre nedeniyle sorumluluk doğurmadığını; doktora kefaletinde azami miktar ve müteselsil kefalet beyanının kefillerin el yazısıyla bulunmadığı için geçersizlik oluştuğunu belirtmiştir. Senette faiz başlangıcı düzenlenmediğinden temerrüt ve dava tarihine ilişkin kabulü de uygun bulmuştur. Kefillerin sorumsuzluğu, asıl borçlunun geçerli taahhüdüne dayalı borcu ortadan kaldırmamış; karar onanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Başlangıçtan artan iş göremezlik oranına dayalı ikinci SGK rücu davasının derdestlikten ayrılması
- Esas
- 2026/87 E.
- Karar
- 2026/339 K.
Editoryal özet: SGK iş kazası için yüzde 81 iş göremezlik üzerinden açtığı rücu davasından sonra oranın başlangıçtan yüzde 83 olarak düzeltilmesine dayanarak yeni dava açmıştır. BAM aynı kaza ve taraflar nedeniyle önceki davayı derdestlik saymıştır. HGK talep konularının farklı olabileceğini, fark kusur veya artan iş göremezliğin ikinci rücu talebi doğurabileceğini kabul ederek direnci oybirliğiyle bozmuştur. Kuruma talebi açıklattırılıp ek davanın kapsamı belirlenmelidir. İlk dosyanın miktar ve esasları dikkate alınacak, önceden ödenen veya hükmedilen bölüm mükerrer alınmayacaktır. Kurumun bütün ikinci talebi doğrudan kabul edilmiş değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Elektrik İkili Anlaşmasında Mükerrer Kayıp-Kaçak Bedeli ve Fiyat Artışına Dayalı Fesih
- Esas
- 2026/1406 E.
- Karar
- 2026/3244 K.
Editoryal özet: Elektriği ikili anlaşmalarla indirimli alan şirketler, kayıp-kaçak bedelinin hem birim fiyatta hem ayrı kalemde tahsil edildiğini ve sözleşmelerinin haksız feshedildiğini ileri sürmüştür. İlk karar sonrası alınan denetlenebilir teknik raporla mükerrer tahsilat ve başka tedarikçiden daha pahalı alım nedeniyle kaybedilen indirimler belirlenmiştir. Daire, önceki yıllarda da gerçekleşen tarife değişiklikleri ile elektrik ve doğalgaz fiyat artışlarının öngörülemez olmadığını ve tedariki engellemediğini belirtmiştir. Mücbir sebep savunması kabul edilmemiş, asıl ve birleşen alacakları kısmen kabul eden hüküm onanmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İkale Başlıklı Belgeye Dayalı İşçi Takibinde Likit Alacak ve İcra İnkar Tazminatı
- Esas
- 2026/1967 E.
- Karar
- 2026/4779 K.
Editoryal özet: İşçi, ikale başlıklı belgede kararlaştırıldığını ileri sürdüğü bakiye için yaptığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Şirket imza yetkisi ve borç miktarına karşı çıkmıştır. İlk derece belgeyi geçerli kabul ederken BAM, işverenin işletmesel feshinden doğan kıdem, ihbar ve izin alacaklarını esas almıştır. Belgenin geçerliliği ve alacak miktarı yargılama gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı; alacaklının kötüniyeti kanıtlanmadığından karşı tazminat reddedilmiştir. Daire tarafların temyizlerini reddederek kısmi kabul hükmünü onamıştır. Takibin kısmen haklı olması tek başına icra inkâr tazminatına yeterli sayılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
İleri yaş ve hastalık iddiasına karşı işlem tarihindeki ehliyeti belirleyen raporla vasiyet iptalinin reddi
- Esas
- 2025/4990 E.
- Karar
- 2026/2817 K.
Editoryal özet: Mirasçılar 76 yaşındaki murisin Parkinson, yas ve unutkanlık nedeniyle vasiyet yapamayacağını ve kandırılmış olabileceğini ileri sürmüştür. Adli Tıp raporu işlem tarihinde telkinlere karşı koyup hür iradesiyle hareket edebildiğini belirtmiş; alt derece ehliyet ve irade sakatlığı iddialarını reddetmiştir. 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Daire her Parkinson veya demans vakasında ehliyet bulunduğu kuralını kurmamıştır; demans ve çelişik rapor savunmaları temyiz iddiasıdır. Somut işlem tarihine ilişkin delil önem taşır. Aynı gün vekalet düzenlenmesi de bu dosyada otomatik baskı kabulüne dönüşmemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İzin ve Puantaj Kayıtları Karşısında İşçinin Haklı Fesih İddiası
- Esas
- 2026/1962 E.
- Karar
- 2026/4775 K.
Editoryal özet: Yer hizmetleri çalışanı izin kullandırılmaması, ödenmeyen fazla çalışma ve eksik bildirim nedenleriyle haklı fesih yaptığını ileri sürmüştür. Mahkemeler, izin formlarıyla kullanımın görüldüğünü ve giriş çıkış ile puantaj kayıtlarına göre fazla çalışma karşılıklarının ödendiğini kabul etmiştir. Pandemi döneminde ileri sürülen tam çalışmanın da somut olarak kanıtlanamadığı belirlenmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu kayıtlara dayanarak kıdem ve diğer alacakların reddini uygun bulmuş, Daire onamıştır. Sonuç, tek başına tanıkların işverene karşı davası bulunmasına değil dosyadaki çalışma ve ödeme kayıtlarının bütününe bağlı aktarılmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kooperatif Borcunun Geç Ödenmesinde Ekonomik Sepetle Hesaplanan Aşkın Zararın Onanması
- Esas
- 2026/112 E.
- Karar
- 2026/2191 K.
Editoryal özet: Kooperatif üyesine tahsis edilen konut satılmış, yerine verilen bono uzun süre ödenmemiştir. İlk ret kararı, ekonomik göstergelerden sepet hesabıyla aşkın zararın araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme ödeme tarihindeki karşılığı bilirkişiyle belirlemiş, önceki asıl alacak, komisyon ve faiz tahsilatlarını mahsup ederek 586.855,31 TL aşkın zararı kabul etmiştir. Davalı genel ekonomik değişimin zarar kanıtı olmadığını savunmuş; Yargıtay bozmaya uyum ve kazanılmış hak sınırlarını gözeterek kabul hükmünü onamıştır. Bu olayda ekonomik sepet yaklaşımı yalnız araştırma talimatı değil tahsil hükmüyle sonuçlanmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kooperatifle Bağın Uzun Süre Kesilmesi ve İhraç Kararının Zımnen Kabulü
- Esas
- 2026/1962 E.
- Karar
- 2026/2215 K.
Editoryal özet: Taşıma kooperatifinden çıkarılan ortak, aidat ve araç edinimi için ihtar gönderilmediğini, kararın tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Önceki bozma ve Hukuk Genel Kurulu kararları, uzun süre aidat ödenmemesini, kooperatife uğranmamasını ve ortaklık bağının fiilen kesilmesini birlikte değerlendirerek üyelikten zımnen vazgeçildiğini kabul etmiştir. Bozmaya uyan mahkeme davayı reddetmiştir. Daire, bu somut geçmişe ve bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hakka dayanarak ret kararını onamıştır.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
