Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
- Esas
- 2026/2283 E.
- Karar
- 2026/2247 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davalılardan ... vekilinin vekaletnamesinin sınırlı yetki içerdiği, Davalı ... vekilinin 58.839,23 TL istinaf karar harcı yatırması gerekirken 56.409,24 TL yatırdığı, yine davalı ... vekilinin 58.839,23 TL istinaf karar harcı yatırması gerekirken 56.409,24 TL yatırdığı görülmüştür. HMK'nun 344.maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuran tarafın istinaf kanun yoluna başvurma harcı, istinaf karar harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderleri yatırması gerekir. Bunlar istinaf kanun yoluna başvurma şartıdır. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme tarafından eksikliklerin bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması aksi takdirde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bu durumda, davalı ... vekiline, ...'ten alınmış güncel genel vekaletnamesini ibraz etmesi konusunda muhtıra çıkartılması, ibrazı halinde vekaletname eklenerek dosyanın yeniden gönderilmesi, vekaletname ibraz edilmemesi halinde gerekçeli karar evrakı ile davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin anılan davalı asile tebliği ile istinaf başvuru sürecinin tamamlanması, Davalı ... vekili ile davalı ... vekiline ayrı ayrı 2.429,99 TL nispi istinaf karar harcını yatırmaları için muhtıra çıkarılarak, harcın yatırılıp yatırılmaması ihtimallerine göre HMK 344 maddesi gereğince işlem yapılması için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Dava türü: İtirazın İptali
- Esas
- 2026/1498 E.
- Karar
- 2026/1980 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: KARAR TARİHİ :30/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ :02/11/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davanın derdest olduğu hususu ve dosyadaki kesin delil niteliğindeki banka kayıtları dikkate alınarak, ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, davalı borçlunun borca yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak (mahkemeniz aksi kanaatte ise takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde) 573.918,64-TL bedelle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/355 E.
- Karar
- 2026/2719 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2024 tarih, 2022/305 Esas,2024/906 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile kayıtlı bulunan davalı ...'ın işleteni ve maliki olduğu ... plakalı aracın davalı ...'ın sevk ve idaresinde 23/08/2019 günü saat 23:30 sıralarında ... Mahallesi D-400 karayolu üzerinde seyir halinde iken o sırada karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacının murisi ...'a çarptığını ve ölümüne neden olduğunu, bu nedenlerle 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/386 E.
- Karar
- 2026/2727 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir motosikletin 24.05.2022 tarihinde çarpışması sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle maddi zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün kusurlu, zararın tazmininden ise davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek belirsiz maddi alacağın tespiti ile geçici iş göremezlik zararından kaynaklı 2.830,00-TL ve sürekli maluliyetten kaynaklı 15.000,00-TL olmak üzere toplam 17.830,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davadan önce müvekkili olan sigorta şirketine zorunlu başvuru evrakları ile müracaat etmediğini, davacının kazaya karıştığını ileri sürdüğü ve plakası tespit edilemeyen motosikletin varlığını ispatla mükellef olduğunu, müvekkilinin poliçe teminat limiti, tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olabileceğini, tarafların kusur durumunun ve davacının maluliyet oranının kaza tarihindeki ilgili yönetmeliğe göre ATK tarafından tespitini, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının kask, dizlik gibi koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak neticede davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: İcra takibinden önce açılmış Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
- Esas
- 2026/2335 E.
- Karar
- 2026/2103 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;" 1- ) Aleyhine menfi tespit açtığımız davalı ... A.Ş. Kayseri ... ... Bölgesi ... Sok. No: ... ... ... /KAYSERİ adresinde ... Fuarı adı altında ... -... tarihleri arasında organizasyon yapacağından bahisle müvekkil şirkete tanıtımlar yapmış, sözleşmeler imzalanmıştır. Fuarcılık alanında faaliyet gösteren davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ...tarihli ... sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmede öncelikli olarak bahse konu yapmayı taahhüt ettikleri fuarda belirli bir lokosyonu ve o lokosyonda belirli firmaların müvekkil şirketin yanında olacağına dair gösterilen ve verilen standların fuarda yerleşimine dair krokilerine itibar edilerek, fuar alanında tarafımıza sunulan krokide ... koridoru ... numaralı yerde ve etrafında ..., ... Kapı, ...Kapı firmalarının yanında ( bu firmalar müvekkil şirketin çalışmakta ve çalışılmak arzusuna olduğu firmalardır.) ve fuar alanının tam merkezinde yer alan 190 m2 stand yeri verileceği vaad edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/1865 E., 2026/1932 K.
- Esas
- 2026/1865 E.
- Karar
- 2026/1932 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/1865 KARAR NO : 2026/1932 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESi NUMARASI : 2020/511 Esas - 2026/653 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/10/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde; taraf vekillerinin istinafı üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: GEREKÇE: HMK'nin 344. maddesi, “İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/1426 E., 2026/1077 K.
- Esas
- 2026/1426 E.
- Karar
- 2026/1077 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili dilekçesinde özetle :Müvekkili şirketin Kayseri ilinde hazır beton üretim sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... - ... adi ortaklığı ile ekte sunmuş oldukları e-irsaliye ve faturalarla betonu teslimat gerçekleştirdiklerine rağmen borcun ödemediğini, dosyaya sunulan ıslak imzalı irsaliyeler ve karşı taraf şirkete ... sistemi üzerinden tebliğ edilen e-imzalı irsaliyeler ile yaklaşık ispatın karşılandığını, ihtiyati haciz kararı verilememesi durumunda alacağın tahsiline güçlükle karşılanacağını ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :Mahkemece; "..Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz talep eden şirketin faturaya ve irsaliyeye dayanarak ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmıştır.İhtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği karşı taraftan alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talebin reddine.." şeklinde karar vermiştir Karara karşı davacı ihtiyati haciz talep eden taraf vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının borcuna karşılık kısmi ödemelerde bulunmasının zımni ikrar niteliğinde olduğunu, alacağın varlığını yaklaşık ispata yeterli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulünü talep etmiştir. DELİLLER :Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/540 E., 2026/1382 K.
- Esas
- 2024/540 E.
- Karar
- 2026/1382 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile ... İth. İhr. Ltd. Şti. arasında 20/10/2020 tarihli, 200.000,00 TL bedelli ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi tanzim ve imza edilmiş olduğunu, firma yetkilisi olan davalı ...'nun işbu Genel Kredi Sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, mezkur Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı firmaya ...-... no'lu kredilerin kullandırıldığını, çekler, ... no'lu kredili mevduat hesabı ve kredi kartlarının tahsis edilmiş olup, söz konusu firmanın mezkur krediden kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine müvekkili banka tarafından Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/5569 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan icra takibine karşı davalı/borçlu tarafından borca, fer'ilerine ve faize itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/5569 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2026/1146 E., 2026/1397 K.
- Esas
- 2026/1146 E.
- Karar
- 2026/1397 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesi kefili dava dışı ...'un eşi olduğunu, müvekkiline davalı Banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 24/10/2014 tarih ... nolu genel kredi sözleşmesine eşi ...'un kendi rızası olmaksızın kefil sıfatıyla taraf olduğunu öğrendiğini, mahkemece de bilindiği üzere evli kişilerin, ancak eşinin yazılı rızasının olması halinde kefil olabileceklerini, sunulan davaya konu kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin kurulmasından önce verdiği bir rızası da bulunmadığını, bu husus Türk Borçlar Kanunu’nun “Eşin rızası” başlığını taşıyan 584. maddesinde hükme bağlandığını, öte yandan olayımızda yasada sayılan istisnalar da söz konusu olmadığını, davaya konu kredi borcu kredi borçlusu tarafından ödenmediğinden tarafları aleyhine davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin rızasının ve imzasının alınmadığı 24/10/2014 tarih ve ... sayılı genel kredi sözleşmesinde eşi ...'un kefaletinin geçersizliğine karar verilmesi için iş bu davanın zorunlu olduğunu bildirerek, müvekkilinin rızası ve imzası olmayan 24/10/2014 gün ve 345 sözleşme nolu genel kredi sözleşmesinde eşi ...'un kefaletinin /kefilliğinin geçersizliğine /kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
- Esas
- 2025/204 E.
- Karar
- 2026/1006 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ
Resmî metinden: Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Tapu İptali Ve Tescil
- Esas
- 2026/1387 E.
- Karar
- 2026/1770 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili istinaf aşamasından sonra kötüniyete ilişkin delillerini sunmak için süre talep etmiştir. Bu talep yazılı yargılamada delillerin sunulmasına ilişkin usule aykırı olduğundan dikkate alınmamıştır (HMK 119/1-f. 121, 139, 140). Sonuç itibariyle Adana BAM 16. Hukuk Dairesinin 13.02.2026 tarih 2024/1303-2026/266 sayılı kararında yer alan davalılar ... ve ...’a yapılan devrin kötüniyetli olup olmadığının araştırılması gerektiği yönündeki vakıa/olgunun bu davada tahkiki mümkün görülmediğinden bu yönde tahkikat yapılmamıştır. Bu nedenle tapu iptali ve tescilin ilk şartı olan ... İnş. Ltd. Şti’nin arsa maliklerine edimini ifa edip etmediğinin tahkikine de gerek görülmemiştir. Dava konusu her iki bağımsız bölümün tapuda davalı/satıcı (... İnş. Ltd. Şti) adına kayıtlı olmaması, kayıt maliklerinin iktisabının muvazaa/kötüniyete dayalı olduğu yönünde bir vakıanın ileri sürülmemesi ve kayıt maliki her iki davalının iyiniyetli üçüncü kişi oldukları yönündeki savunması nedeniyle de davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalılardan ..., ..., ..., ... arsa maliki konumunda olup dava tarihinde dava konusu bağımsız bölümlerin maliki sıfatları bulunmamaktadır. Somut dava muvazaa nedenine dayalı değildir. Tapu iptali tescil istemi yönünden davanın açıldığı tarihte malik sıfatları bulunmayan bu davalılara husumet düşmemektedir. Bu nedenlerle bu davalılar yönünden bu nedenle de davanın reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine..." karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi, 2026/28 E., 2026/132 K.
- Esas
- 2026/28 E.
- Karar
- 2026/132 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden: İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/224 E., 2021/902 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
