Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Okuryazar olmayan ve parmak basan vasiyetçide tanıkların vasiyetçinin okuduğunu yazdığı resmi vasiyetin iptali
- Esas
- 2026/2314 E.
- Karar
- 2026/2815 K.
Editoryal özet: Okuryazar olmayan vasiyetçi parmak basmış; belge noter tarafından okunduğunu belirtirken tanık kısmı vasiyetçinin önlerinde okuduğunu kaydetmiştir. Alt derece bu biçimin okuryazar olmayan kişiye özgü şekil koşullarını karşılamadığını kabul ederek vasiyetnameyi iptal etmiş; BAM ve 7. Hukuk Dairesi sonucu korumuştur. Noter düzenlemesi tek başına bütün şekil eksiklerini gidermez; okuma, irade açıklaması ve tanık beyanlarının kanuni usulle uyumu önemlidir. Karar parmak basmanın başlı başına geçersizliği değildir. Telkin ve ehliyete ilişkin diğer iddialar bağımsız kesin kabul haline getirilmemiş; sonuç somut belge şekline dayandırılmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Paydaşın Kullanıma Başlamasıyla El Atma Davasının Konusuzluğu ve Ecrimisilde İntifadan Men
- Esas
- 2025/4648 E.
- Karar
- 2026/2798 K.
Editoryal özet: Paydaş, taşınmazda yer kullanamadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil istemiştir. İlk derece dava tarihinde fiili kullanım bulunduğu kanaatiyle ret kararı vermiştir. İstinaf, kaymakamlık men kararının infazı nedeniyle dava tarihinde kullanılamayan alanın yargılama sırasında kullanılmaya başlanmasını esas almış; el atma talebini konusuz kabul edip giderleri dava açılmasına yol açan davalıya yüklemiştir. Önceki yararlanma isteği kanıtlanamadığından ecrimisil reddi korunmuştur. Yargıtay bu sonucu onamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Sahte tarım malzemesiyle bedel ödeme vaadinde son alıcının somut bağlantı ve özen koşullarıyla iyiniyetli sayılmaması
- Esas
- 2025/5963 E.
- Karar
- 2026/4186 K.
Editoryal özet: Acil aile ihtiyacı nedeniyle evini satmak isteyen kişiye bedelin tarım malzemesi satışıyla ödeneceği söylenmiş, malzemeler sahte çıkmış ve taşınmaz başkasına aktarılmıştır. Alt dereceler işlemdeki kişiler arası bağlantılar, alışılmadık satın alma anlatımı, evi görmeden ve fiili kullanıcıyla görüşmeden hareket edilmesini birlikte değerlendirerek son alıcıyı iyiniyetli saymamıştır. Hile nedeniyle tapu iptali kabul edilmiş ve 1. Hukuk Dairesince onanmıştır. Sırf satış bedelinin ödenmemesi her olayda hile veya her evi görmeden alım kötüniyet sayılmamış; somut birlikte davranış ve öğrenebilecek durumda olma delilleri esas alınmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
SGK rücunda teknik kusur çelişkilerinin uzman heyetle giderilmesi ve maluliyet tablosunun doğru seçimi
- Esas
- 2025/135 E.
- Karar
- 2026/338 K.
Editoryal özet: BAM iş kazası rücu davasında çelişkili raporlara rağmen işçiye kusur yüklemeyip hesabı kendisi kurmuştur. HGK çoğunluğu teknik kusurun aidiyet ve oranının uzman heyetle belirlenmesini; işçinin tazminat dosyasındaki raporların kesin değil güçlü delil sayılarak çelişkilerin giderilmesini istemiştir. İkinci meselede başlangıç oranının yüzde 81’den yüzde 83’e düzeltilmesiyle sonradan gelişen maluliyet artışının farklı hesaplar olduğu oybirliğiyle belirtilmiştir. Kurumun doğru tarih/oran tablosu araştırılmalı ve başka dosyadan alınan belgeler taraflarla tartışılmalıdır. Direnç iki yönden bozulmuştur. Hâkim raporla bağlı değildir; fakat teknik çelişkiyi yeterli uzman incelemesi yerine salt hukuki kanaatiyle aşamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Sigorta Tahkiminde Kazanın İş Kazası Niteliği ve SGK Ödemelerinin Araştırılması
- Esas
- 2025/1501 E.
- Karar
- 2026/6202 K.
Editoryal özet: Sigorta tahkimi kararının temyizinde, yaralanmalı olayın iş kazası olup olmadığı ve SGK işlemlerinin belgeleri bulunmamıştır. Yargıtay, Kurumdan inceleme yapılıp yapılmadığını; iş kazası kabulü varsa ödemenin miktarını, niteliğini, ilk peşin sermaye değerini ve rücuya tabi olup olmadığını sormayı gerekli görmüştür. Dayanak belgeler alınmadan esas temyiz tamamlanmamış ve dosya geri çevrilmiştir. Olayın mutlaka iş kazası olduğu, her Kurum ödemesinin indirileceği veya belirli bir rücu tutarı bulunduğu hükme bağlanmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Sonraki Ehliyetsizlik Raporunun Önceki Vekalet ve Satış Tarihlerine Etkisi
- Esas
- 2025/6145 E.
- Karar
- 2026/4251 K.
Editoryal özet: Sonradan kısıtlanan kişinin daha önce verdiği vekaletle yapılan taşınmaz satışı ehliyetsizlik iddiasıyla dava edildi. Adli Tıp raporları, vekalet ve satış tarihlerinde ehliyet bulunduğunu gerekçelendirmişti. Başka taşınmaz için sonraki işlem tarihine ait ehliyetsizlik tespiti, farklı tarihlere ilişkin olduğundan çelişki sayılmadı. Ret hükmü onandı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Temlik Bedelinin Borçluya İadesinde Tasarrufun İptali ve Hukuki Yarar
- Esas
- 2026/74 E.
- Karar
- 2026/333 K.
Editoryal özet: Borçlu şirketin hakedişlerini temlik alan banka, kendi alacağına mahsup ettiği kısım dışındaki bedelleri icra takibinden önce borçlunun blokesiz hesabına aktarmıştır. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, somut aktarım nedeniyle temlikin davacının tahsilini engellemediğini ve dava tarihinde iptali gerektiren tasarruf kalmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Bankanın kötü niyeti ve işletmenin büyük kısmının devri yönündeki diğer uyuşmazlığı incelemeye gerek görmemiştir. Karşıoylar iptal koşullarının oluştuğunu savunmuştur. Direnme hükmüyle birlikte temyiz edilen hâkimin reddi ara kararını HGK incelemiş ve ret talebinin geri çevrilmesini yerinde bulmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Tenkiste Artık Tereke Payının Mahsubu ve İfraz İçin Belediye Kararı
- Esas
- 2026/2401 E.
- Karar
- 2026/2809 K.
Editoryal özet: Vasiyetnamenin iptali istemi önceki incelemede reddedilmiş, tenkis hesabındaki mükerrer değer nedeniyle bozma verilmiştir. Yeni yargılamada tenkis kabul edilerek belirli alanın davacıya tesciline karar verilmiştir. Yargıtay, bu kez net terekeden hesaplanan saklı paydan davacının tasarruf dışı terekeden alacağı tutarın düşülmediğini ve sabit tenkis oranının doğru kurulmadığını belirlemiştir. Ayrıca bölünebilirlik için yalnız fen raporuyla yetinilip belediye encümeni kararı alınmamasını hatalı bulmuştur. Hesap ve ifraz incelemesi için hüküm yeniden bozulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tıbbi Uygulama Hatası Bulunmadığı Halde Yetersiz Onam ve Sözlü Aydınlatmanın İspatlanamaması
- Esas
- 2026/87 E.
- Karar
- 2026/3186 K.
Editoryal özet: Tiroid nodülüne uygulanan işlem sonrasında yemek borusu ve sesle ilgili zararlar ileri sürülmüştür. Teknik raporlar tedavide tıbbi hata bulmamış, ancak onam belgelerini yapılan işlemler için yetersiz değerlendirmiştir. BAM, müdahaleyi yapan hekim ve hastane yönünden tazminatı korumuş; yalnız teşhis koyan ve zararlı müdahaleyi yapmayan hekimin sorumluluğunu kaldırmıştır. Daire, sözlü bilgilendirmenin gerçekleştiğini ispat yükü davalılardayken bunun kanıtlanamadığını belirterek hükmü onamıştır. Teknik kusur bulunmaması, aydınlatma yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmamış; bütün hekimlere yalnız ekipte bulunmaları nedeniyle sorumluluk yüklenmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Tünel çavuşunun işaretçi görevlendirme yetkisi araştırılmadan kusur oranının korunamaması
- Esas
- 2025/17 E.
- Karar
- 2026/337 K.
Editoryal özet: Tünelde geri manevra yapan loderle duvar arasında kalan çavuşun ölümü nedeniyle tazminat verilmiştir. HGK çoğunluğu çavuşun işaretçi görevlendirme yetkisini ve kazadaki görev düzenini araştırmayan raporu yetersiz bulmuş; alanında A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından yeni kusur değerlendirmesi gerektiği için direnme kararını bozmuştur. İşçi ve işveren payları henüz yeni kesin oranla belirlenmemiştir; temyiz edilmeyen yönlerden doğan usuli sınırlar korunmalıdır. Görüşmelerde araştırma yükünün işverende olduğu ve yalnız rapor çelişkisiyle bozma gerektiği görüşü reddedilmiştir. Bu azınlık da bozma istemiş, yalnız gerekçede ayrılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir.
- Esas
- 2026/651 E.
- Karar
- 2026/3716 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince üçüncü kişinin haczin yapılış şekline ilişkin şikayeti kabul edilip, kesinleştiği, alacaklıya istihkak iddiasının reddi davası açmak üzere süre verildiğinden, eldeki davayı açmada üçüncü kişinin hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti davacıya yüklenmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Haczin İİK 99. maddeye yapılmış sayılmasına ilişkin şikayet kesinleştiğinde, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının konusu kalmaz, dava açarken mevcut olan hukuki yarar daha sonra ortadan kalktığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali terdiden tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4072 E.
- Karar
- 2026/2805 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada davacı kayyımı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası muris ...’in ... Noterliğinde 24.07.2014 tarihinde vasiyetname düzenlediğini, murisin 10 çocuğu olduğunu, söz konusu vasiyetnamenin akli melekeleri yerinde olan bir babanın yapacağı bir vasiyetname olmadığını, vasiyetname ile 8 çocuğun ve felçli eşin miras payının tamamının davalı iki çocuğa bırakıldığını, müvekkillerinin babalarına karşı saygıda kusur etmediklerini, dava konusu vasiyetnamenin muris ve felçli eşine bakmamakla tehdit edilerek baskı ve korkuyla düzenlendiğini, 76 yaşında akıl ve iradesini tam kullanamayan, siroz hastası babalarına zorla ve baskı altında vasiyetname düzenletildiğini, vasiyetnamenin hukuka-ahlaka ve şekle aykırı olduğunu, gerçek iradeyi yansıtmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı kayyımı dava dilekçesinde; kısıtlı ... adına temsil kayyımı olarak tayin edildiğini, kendisine vesayet makamınca vasiyetnamenin iptali davası açılmak üzere husumete izin ve yetki verildiğini, muris ...’in 24.07.2014 tarihinde ... yevmiye nolu vasiyetname düzenlediğini, mirasbırakanın tüm ruh hali, vasiyetname bırakıp bırakamayacağı, baskı sonucunda düzenlendiği göz önünde bulundurularak vasiyetnamenin iptaline, mahfuz hissesi oranından tenkise karar verilmesini istemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
