Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Mirasçıların Tarla Kullanımında Ecrimisil ve İntifadan Men İspatı
- Esas
- 2025/4686 E.
- Karar
- 2026/2767 K.
Editoryal özet: Mirasçılar, kardeşlerinin ortak mirasbırakandan kalan kırk taşınmazı tek başına ekip biçtiğini belirterek geçmiş dönem ecrimisili istemiştir. Mahkeme, somut tarlalarda intifadan men koşulunu kaldıran kullanım türü veya önceki dava bulunmadığını ve dava öncesi yararlanma engelini bildiren ihtara dayanılmadığını kabul ederek talebi reddetmiştir. Davacılar, tanıklar ve diğer delillerin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. BAM ret hükmünü korumuş, Yargıtay kısa gerekçeyle onamıştır. Karar intifadan menin yalnız noter ihtarıyla ispatlanabileceğini söylemez; açıklanan sonuç bu dosyanın kabul edilen delil durumuyla sınırlıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Trafik maluliyetinde omurga kırığına ilişkin rapor çelişkisi ve rücuya tabi SGK ödemesi araştırılmadan hesap yapılamaması
- Esas
- 2024/14620 E.
- Karar
- 2026/5994 K.
Editoryal özet: Yayaya çarpma olayında bir rapor kol ve omurga kırığıyla yüzde 16,3, diğeri yalnız kol kırığıyla yüzde 8 maluliyet belirlemiştir. İtiraz hakem heyeti yüksek oran üzerinden tazminat vermiştir. 4. Hukuk Dairesi kaza tarihine uygun yönetmelikle, eski ve yeni görüntüler ve muayene üzerinden kırık/illiyet çelişkisini gideren yetkili kurul raporu istemiştir. Ayrıca kişinin işe giderken yaralanması nedeniyle SGK iş kazası incelemesi ve varsa rücuya tabi ödemenin niteliği araştırılmalıdır. Kabul bozulmuştur. İşe gidiş beyanı otomatik iş kazası kabulü veya bütün SGK ödemelerinin otomatik düşülmesi değildir; gerçek hukuki nitelik belirlenmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4059 E.
- Karar
- 2026/2157 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bilgilendirildiğini ve serbest iradesi ile yazılı onayının alındığını, söz konusu müdahale nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia eden davacının zararını ispatlamak zorunda olduğunu, davacının davaya konu operasyon nedeniyle herhangi bir manevi zararı söz konusu olmadığı gibi manevi tazminata hak kazandığı varsayımında bile dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın ...'ne ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin mesleki faaliyetlerini ifa ederken yaptığı tıbbi müdahale sebebiyle talep edilen tazminata ilişkin olarak davaya konu olayın poliçe süresi içinde meydana gelmiş ve hekim sigorta poliçesi kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmiş olması sebebiyle dava sonunda mahkeme tarafından hükmedilmesi muhtemel tazminatın ilgili sigorta şirketi tarafından ödeneceğini beyan ederek müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4628 E.
- Karar
- 2026/2776 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak mirasbırakanı ...'un 17.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, murisin .... Noterliği 03.02.2021 tarihli, 1 51... sayılı işlemlerle vasiyetname düzenlemiş ise de ölüme bağlı tasarrufların yapıldığı tarihte vasiyet edenin akli melekeleri itibariyle medeni hakları kullanmaya ehil olmadığını, vasiyetçinin okuma yazma bilen bir kişi olmasına rağmen vasiyetname evrakında noterin vasiyetçinin kendisine verilen vasiyetnameyi tam olarak okuyamadığı, okunaklı yazı da yazamadığını belirttiğini, bu sebeple murisin imza atmak yerine parmak izi ile işlem yaptığını, öte taraftan murisin vasiyetnameleri davalı kızı ...’ün telkinleri ve baskısı ile düzenlediğini, ölüme bağlı tasarruflar nedeniyle müvekkilinin saklı payına tecavüz edildiğini belirterek vasiyetnamenin iptalini, bu talep yerinde görülmediği takdirde ölüme bağlı tasarrufların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/1802 E., 2026/4161 K.
- Esas
- 2026/1802 E.
- Karar
- 2026/4161 K.
Resmî metinden: Mahkeme kararı davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 432/1-4. fıkraları uyarınca mahkemelerce verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin yasal 15 günlük temyiz süresinden sonra verilmesi halinde anılan Kanun maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 01.06.1990 tarih ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/7 E., 2026/2163 K.
- Esas
- 2026/7 E.
- Karar
- 2026/2163 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 14.06.2015 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısına müvekkillerinin katıldığını, genel kurulda yönetim kurulu seçiminde karar nisabına uyulmadığını, 441 geçerli oyun 1. blok liste için, 113 geçerli oyun 2. blok liste için kullanıldığını, 441 oy ile yönetim ve denetim kurulunun seçildiğini, 8. gündem maddesiyle alınan kararların iptali gerektiğini, 11. gündem maddesinin kabul edilmesinin kanuna, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, 1163 sayılı Kanunu'nun 42. maddesinin 6, 7 ve 8. fıkraları uyarınca imalat ve inşaat işlerini yaptırma görevinin genel kurulun terk edemeyeceği yetkileri arasında sayıldığını, kanunun ve ana sözleşmenin bu kadar açık hükmüne rağmen genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini yönetim kuruluna devretmesinin hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ve öncelikle usuli açıdan karar nisabına uyulmadığını ileri sürerek 14.06.2015 tarihli genel kurulun iptaline, mümkün olmadığı takdirde genel kuruldan geçirilmiş bulunan 11. gündem maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/801 E., 2026/3607 K.
- Esas
- 2026/801 E.
- Karar
- 2026/3607 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yüksek enflasyonda aşkın zarar hesabı ve kullanılan dairenin bedelinin mahsubu
- Esas
- 2026/75 E.
- Karar
- 2026/2152 K.
Editoryal özet: Yükleniciden devralınan konutun tapusu verilememiş; tazminata hükmedilirken paranın değer kaybına ilişkin talep karşılanmamıştır. Daire ıslah dilekçesindeki dövizle değer koruma beyanını aşkın zarar istemi saymıştır. Yüksek enflasyonda soyut yöntem ve ekonomik veri sepetini benimseyerek bilirkişi hesabı yapılmasını, fiilen teslim edilen dairenin kullanım bedelinin mahsup edilmesini istemiş ve bozmuştur. Karar bütün alacaklara otomatik enflasyon farkı tanımaz; temerrüt, zarar, nedensellik ve kusurdan kurtuluş koşulları korunur. Tescil yönü önceki bozmaya uyma sınırındadır; güncel üçüncü kişi iyiniyet içtihadının genel değerlendirmesi değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Dava, ehliyetsizlik, şekil noksanlığı ve mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin bulunmadığı sebeplerine dayalı olarak açılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/2641 E.
- Karar
- 2026/2729 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi olan muris ...'in 15.01.2017 tarihinde vefatı sonrasında Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas sayılı dosyasından 05.06.2018 tarihinde usule aykırı biçimde açıklanan "09.12.2016 tarihli el yazılı vasiyetnamenin" hatalarla dolu ve hukuka aykırı olup ayrıca gerekli şartları da taşımadığından iptali gerektiğini, şöyle ki muris ...'in vasiyetnameyi düzenlediği tarihte tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, kanser tedavisi görmekte iken vasiyetnamenin murise dikte ettirildiğini, vasiyetname içeriğinin, üzerindeki karalamaların, düzeltmelerin ve düzensizliklerin bu iddialarını doğruladığını, eldeki davaya konu iptali talep edilen vasiyetname ile davacının mirasçılıktan çıkarılmak istendiğini, ancak davacının mirasçılıktan çıkarılmasını gerektirecek ve mahkeme kararı ile kesinleşmiş herhangi bir kusurunun ya da davranışının olmadığını, müvekkilinin aile hukukundan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, vasiyetname metninde müvekkili aleyhine ileri sürülen sebeplerin doğru olmadığını, vasiyetnamede tanık olarak imzası bulunan ...'ın boşanma davasında davalının avukatı olduğunu, diğer tanık ...'nun ise yaşı itibariyle tanıklık yapma ehliyetinin bulunmadığını, lehine vasiyetname düzenlenen davalı ...'nun hileli biçimde terekeden para kaçırıp zimmetine geçiren birisi olduğunu ileri sürerek; 09.12.2016 tarihli el yazılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesi gereğince mirastan yoksunluğun tespiti istemlerine ilişkindir.
- Esas
- 2025/4586 E.
- Karar
- 2026/2726 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesi gereğince mirastan yoksunluğun tespiti istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6560 E.
- Karar
- 2026/4108 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacılar vekili; 10.07.2002 tarihinde ölen tarafların murisi ...'in dava konusu 74 03... , 41 37... , 41 37... ve 41 37... parsel sayılı taşınmazları davalıların murisi olan ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, murisin satış tarihleri itibariyle satış işlemi yapmakta haklı ve makul bir sebebi olmadığını, paraya ihtiyacı bulunmadığını, ekonomik durumunun iyi olduğunu, emekli maaşı olduğunu ve kendisine ait evde oturduğunu, satış tarihlerinde 80 yaşın üzerinde olup hiçbir ihtiyacı yokken taşınmazlarını ...'a diğer mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek 74 03... , 41 37... , 41 37... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline, mümkün olmaması halinde tenkise, 41 37... parsel 3. kişiye satıldığından bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Davanın konusu: Tazminat
- Esas
- 2023/1715 E.
- Karar
- 2026/1554 K.
Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili, 06/12/2019 tarihli dava dilekçesi ile, İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... köyü ... ada 7 nolu parsel için ... A.Ş' nin davalı ile 13/03/2006 tarihli protokol yaptığını, bununla davalının taşınmazda ... A.Ş lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edeceğini, taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılacağını, daha sonra ... ile ... A.Ş' nin birleştiğini, 13/03/2006 tarihli sözleşmenin davacı şirkete devredildiğini, davacı lehine kira şerhi işlendiğini, Rekabet Kurumu kararı sonrası tarafların Beyoğlu 51. Noterliğinin 22/06/2011 tarihli ve ... yevmiye nolu ek protokolü yaptığını, ancak davalının başka şirket ile anlaşıp Beyoğlu 18. Noterliğinin 19/03/2013 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, 20/08/2013 tarihinde başka bir şirketin faaliyette bulunmaya başladığını, 19/08/2013 ile 13/03/2016 tarihleri arasında müvekkilin taşınmazı kullanamadığını, 1.750.000 USD ödeme yapıldığını, haksız kullanım nedeniyle oluşan ecrimisil bedelinin yasal faizi ile şimdilik 1.000 USD olarak davalıdan tahsilinin gerektiğini, bu sebeple iş bu davayı açtıklarını belirtmiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
