HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire

2. Daire: Görevde Yükselme, 6360 Sayılı Kanun Kapsamında Devir, Alt Hizmet

Esas
2016/7864 E.
Karar
2020/978 K.

Resmî yayının özetinden: 6360 sayılı Kanun gereği İçişleri Bakanlığı merkez veya taşra teşkilatına re’sen atananlar bakımından, anılan Bakanlıkta görevde yükselme suretiyle atanılmak istenilen görevler için alt görevlerde geçirilmesi öngörülen hizmet sürelerine, 6360 sayılı Kanun nedeniyle Bakanlığa atanmadan önce çalışılan kurumlarda aynı alt görevde geçmiş olan hizmet sürelerinin dahil edilmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Telefonla Kurulan Yaşam Destek Sigortasında Poliçedeki Hastalık Kapsamı ve Tarihsel İtiraz Rejimi

Esas
2018/1213 E.
Karar
2020/1723 K.

Editoryal özet: Telefonla kurulan yaşam destek poliçesinden üç gün sonra kalp krizi geçiren kişi tazminat istemiştir. Alt mahkemeler kalp krizinin tehlikeli hastalık sayılması ve telefon görüşmesindeki açıklamaya dayanarak kabul kararı vermiştir. Yargıtay, e-postayla gönderilen poliçedeki hastalık listesinin koroner arter hastalığını içermediğini, olay döneminde uygulanabilir sürede poliçeye itiraz ve cayma yapılmadığını esas alarak kararı sigortacı yararına bozmuştur. İnceleme 2013sözleşmesine ve 4077sayılı mülga Kanuna dayanmaktadır. Aktarılan yedi ve on dört günlük rejimler güncel bütün mesafeli finansal sözleşmelere taşınmamalıdır.

Kararın sonucuTazminat kabulünü koruyan BAM kararı sigortacı yararına oybirliğiyle bozuldu; teminat kapsamı poliçede yazılı hastalıklar üzerinden değerlendirildi.
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire

8. Daire: Polis Meslek Yüksekokulu Öğrencisi, Yönetmelik Değişikliği

Esas
2017/6955 E.
Karar
2020/889 K.

Resmî yayının özetinden: Dava konusu işlemin dayanağı olan Yönetmelikte değişikliğe gidildiği, bazı disiplin cezaları ile bazı cezaların karşılığı ceza puanlarında değişiklik yapıldığı anlaşıldığından bu husus dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 9. Daire

9. Daire: 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 97. Madde, Ücret, Düzeltme-Şikayet

Esas
2017/2222 E.
Karar
2020/847 K.

Resmî yayının özetinden: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ödenen ücretin "vergi ve benzeri mali yükümlülük" olması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca düzeltme - şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire

13. Daire: Davanın Konusuz Kalması, Yargılama Giderleri, Davanın Açıldığı Tarihteki Haklılık Durumu, Yargılama Faaliyetinin Amacı, Usûl Ekonomisi

Esas
2019/1078 E.
Karar
2020/496 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: Davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği; davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirmesi yapılırken, bazı mahkemelerce dikkate alınan “davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermesi" ölçütünün ne mevzuatımızda ne de öğretide yerinin bulunmadığı; tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespitinin verilen hükümle birlikte ortaya çıktığı; buna karşın, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespitinin çoğu zaman pek mümkün olmadığı; her ne kadar davanın konusuz kalması durumunda ideal olanın, yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumunun tespitinin nihaî olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi hâlinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesinin usûl ekonomisine ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun olduğu hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 3. Daire

3. Daire: Tebligat, Görüşme Mektubu, Süre Aşımı

Esas
2019/4905 E.
Karar
2020/723 K.

Resmî yayının özetinden: Davacının yerleşim yeri adresine bırakılan görüşme mektubu, 485 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 3.2 bölümünde yer alan hususları içermediğinden adına düzenlenen ödeme emrinin usule uygun biçimde tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire

13. Daire: İdari Para Cezası, Peşin Ödeme İndirimi, İndirimli Ödeme Süresi, 60 Günlük Dava Açma Süresi, Vade

Esas
2017/2541 E.
Karar
2020/455 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: 5326 sayılı Kanun’da peşin ödeme indiriminden yararlanabilmek için “kanun yoluna başvurmadan önce” ödenme şartının tek şart olarak belirtildiği, bunun dışında vadeye ilişkin olarak herhangi bir sınırlama getirilmediği; idarî para cezasının dayanağını oluşturan 5809 sayılı Kanun'da dava açma süresine ilişkin bir belirlemeye gidilmediği, yalnızca kanunî ödeme süresinin (vadenin) belirlendiği; idari para cezası karar tutanağını tebellüğ tarihinden itibaren 59. gün yapılan ödemenin, indirimli ödeme süresi içerisinde (60 günlük dava açma süresi dolmadan) yapıldığı anlaşıldığından, tamamı ödenen idarî para cezasının peşin ödeme indiriminden yararlanılarak dörtte birinin iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire

5. Daire: Disiplin Cezası, Alt Ceza Uygulaması

Esas
2016/23778 E.
Karar
2020/652 K.

Resmî yayının özetinden: Disiplin cezalarının hukuki denetimi yapılırken öncelikle cezaya konu fiilin ilgili tarafından işlenip işlenmediğinin ve bu fiilin verilen disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin incelenmesi, fiilin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda alt ceza verilmesine ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmadığının belirlenmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire

8. Daire: Kovuşturma İzni, Davanın İhbarı

Esas
2016/12064 E.
Karar
2020/705 K.

Resmî yayının özetinden: Şikâyetli Noterin eylemi sebebiyle kovuşturma izni verilmesi gerektiği ayrıca, davanın ihbarı için gerekli koşullar oluştuğu için şikayet edilen noter yönünden davanın ihbarının gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/26439 E., 2020/1797 K.

Esas
2016/26439 E.
Karar
2020/1797 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin sorumluluğuna ilişkin olup, bir davada dayanılan olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini arayıp bulmak hâkimin doğrudan görevidir. (1086 sayılı HUMK. 76.md., 6100 sayılı HMK. 33.md.) Dava, davalı özel hastane ve doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır (dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. 386, 390. md.) vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK.390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) o nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.