Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Kovuşturma İzni, -Davanın İhbarı
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 228-233).
Şikâyetli Noterin eylemi sebebiyle kovuşturma izni verilmesi gerektiği ayrıca, davanın ihbarı için gerekli koşullar oluştuğu için şikayet edilen noter yönünden davanın ihbarının gerektiği hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y Sekizinci Daire Esas No : 2016/12064 Karar No : 2020/705 Anahtar Kelimeler : -Kovuşturma İzni, -Davanın İhbarı Özeti : Şikâyetli Noterin eylemi sebebiyle kovuşturma izni verilmesi gerektiği ayrıca, davanın ihbarı için gerekli koşullar oluştuğu için şikayet edilen noter yönünden davanın ihbarının gerektiği hakkında. Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : Adalet Bakanlığı Vekili : Av. … İstemin Özeti : Ankara 13. İdare Mahkemesinin 27/04/2016 gün ve E:2014/2313, K:2016/1425 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Mustafa ÇAY Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, İliç Noteri … hakkında kovuşturma izni verilmemesine ilişkin 30.10.2014 tarih ve 64160 sayılı yazıyla bildirilen 27.10.2014 tarihli Olur işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada, müştekilerin üye kayıt fişlerindeki imzaların kendi el ürünleri olup olmadığının tespiti için yazı ve imza örneklerinin alındığı, anılan sendikaya üye olduklarına dair belge asıllarının celbedildiği, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce yapılan inceleme sonrası düzenlenen raporda, bir kısım müştekinin sendika üyelik fişleri üzerindeki imzalarının kendilerine ait olmadığının tespit edildiği, bu belgeler üzerindeki üye imzaları ile İliç Noterinin imza ve yazı örnekleri karşılaştırıldığında ise söz konusu imzaların İliç Noteri …'ın elinden çıktığını gösterir bulguların tespit edilemediğinin belirtildiği, ayrıca ilgili sendikaya herhangi bir aidat ödemesi gerçekleşmediğinden kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına sebep olunmadığı gibi olayda herhangi bir kişiye haksız menfaat de sağlanmadığı anlaşıldığından, hakkında şikayette bulunulan İliç Noteri hakkında kovuşturma izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Kovuşturma izni" başlıklı 153. maddesinde, "Noterlerin, görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır."; "Kovuşturma usulü" başlıklı 154. maddesinde, "Adalet müfettişleri veya mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bulunan Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan notere tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine noter, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır.
Gerekirse soruşturma Başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen noterlerin duruşmaları, suçun işlendiği yer Ağır Ceza mahkemesinde yapılır." hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, noterlerin, görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı yargılanmaları, Adalet Bakanı'nın iznine bağlanarak, kısmi bir güvence getirilmiştir. Sözü edilen iznin ise, görevden doğan veya görev sırasında işlendiği öne sürülen eylemlerin sübuta erip ermediğinin, bu hususta yapılacak inceleme sonucuna göre verileceği, suça veya suçluluğa ilişkin herhangi bir bulgunun elde edilmemesi halinde de, izin hususunda tanınan takdir yetkisinin “izin verilmemesi” şeklinde kullanılabileceğinde kuşku yoktur. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkette çalışan bir kısım işçinin, kendileri tarafından Türkiye Maden İş Sendikasına üye olduklarını gösterir herhangi bir belgeyi imzalamadıkları halde bilgileri ve rızaları dışında adı geçen sendikaya üye edildiklerinden bahisle görevini yapmakta ihmal gösteren İliç Noteri … hakkında şikayetçi olmaları üzerine, İliç Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 2013/213 soruşturma numaralı ve 2014/4 sayılı fezlekede, zincirleme şekilde görevi ihmal suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma izni verilmemesi kanaatinde bulunulduğu, davalı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucu, istem sahiplerinin usulüne uygun olarak düzenleyip Noterliğe getirdikleri şikayete konu işçi sendikası üye fişlerinin adı geçen Noter tarafından Noterlik Kanunu'nun 82/3. maddesine göre onaylandığı, …, …., …., …., …., …, haricinde kalan işlem sahiplerinin konuyla ilgili olarak ayrı ayrı alınan beyanlarında, kendi istekleriyle anılan sendikaya üye oldukları, sözü edilen işlemleri bizzat Noterin huzurunda imzaladıkları, imzaların kendilerine ait olduğunu beyan ettikleri, …., …., …., …., …. dışında kalan işlem sahiplerinin muhtelif tarihli ayrı ayrı beyanları ile adı geçen Noter hakkında şikayetçi olmadıklarını bildirdikleri, yapılan işlemler itibarıyla kovuşturma izni verilmesini gerektirir bir hususun bulunmadığı gerekçesiyle 27.10.2014 tarihli Olur ile kovuşturma izni verilmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, İliç Cumhuriyet Başsavcılığı'nca işçi sendikası üye kayıt fişlerinin asılları üzerinde Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'ne yaptırılan inceleme sonucu hazırlanan uzmanlık raporunda, müştekilerin adına atılı bulunan imzalar ile mukayeseye esas imza örnekleri arasında yapılan karşılaştırmalar neticesinde; müştekilerden …., …., …., …, …, …., …, …., adına düzenlenmiş bulunan üye kayıt fişleri üzerindeki imzaların bu kişilerin elinden çıkmadığı; …., … ve … adına düzenlenmiş
bulunan üye kayıt fişleri üzerindeki imzaların ise anılan şahısların elinden çıktığını gösterir nitelikte yeterli kaligrafik ve itiyadi bulguların tespit edilemediği; …. adına düzenlenmiş bulunan üye kayıt fişi üzerindeki imzanın ise karakteristik hususiyetleri ihtiva etmeyen, kolaylıkla tersim edilebilecek basit yapıda bir imza olması sebebiyle imza aidiyeti konusunda müspet veya menfi herhangi bir kanaat beyanında bulunulamadığı; müştekiler adına atılı bulunan imzalar ile İliç Noteri …'ın mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırma sonucunda ise, söz konusu imzaların …'ın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik ve grafolojik bulguların tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan İliç Noteri …'ın 03.04.2014 tarihli beyanında, 2013 yılının Temmuz ayında kalabalık bir grubun Noterlik dairesine gelerek Türkiye Maden İşçileri Sendikası'na üye olmak istediklerini belirtmeleri üzerine, işçilerden birisine üye olmak isteyen işçilerin kimliklerini toplattığı, bu esnada ilgili sendikanın üyelik başvuru formlarının asıllarının getirildiği, kendisinin her bir işçiyi huzuruna alarak ilgili kişiye ait nüfus cüzdanında fotoğrafta resmi bulunan kişi olduğunu tespit ederek Türkiye Maden İşçileri Sendikası'na üyeliğini sağlayan belge aslını huzurunda imzalattığı, görevi gereği huzurunda bulunan şahsın sendika üyelik fişine imza atan şahıs olduğunu tespit ettikten sonra ilgilinin söz konusu evraka imzasını alarak yasa gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini belirttiği görülmektedir. Dava dosyasına sunulan "Ek-3 İşçi Sendikası Üye Kayıt Fişi" üzerinde şikayetli noter tarafından yapılan 04.07.2013, 05.07.2013 ve 12.08.2013 tarihli işlem içerikleri incelendiğinde ise, "Bu onaylama işlemi (N.K. 90 md.) altındaki imzanın Erzincan ili, İliç ilçesi, Çöpler mevkii … İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.'de çalıştığını ve gösterdiği ... nüfus müdürlüğünden verilmiş ... fotoğraflı nüfus cüzdanına göre ...adlı kişiye ait olduğunu ve dairede huzurumda imzalandığını onaylarım." şeklinde içeriğe sahip bir onaylama işlemi olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, sendika üye kayıt fişlerinde adlarına imza atılmış bulunan işçilerin soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde, atılan imzanın kendilerine ait olmadığı, Türkiye Maden İşçileri Sendikası'na üyelik fişlerinin Noterlikte onaylandığı tarihte memleketinde bulunduğu, yahut hastanede tedavi görmekte olduğunu ifade eden işçilerin rızası dışında kendi adlarına işlem yapan ilgililerden şikayetçi olduğu görülmektedir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Noterlik mesleği" başlıklı 1. maddesinde, "Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve
kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar." şeklinde ifade edilmiş; "Noterlerin genel olarak yapacakları işler" başlıklı 60. maddesinin (4) numaralı bendinde, "Bu kanuna uygun olarak dışarda yazılıp getirilen kağıtların üzerindeki imza, mühür veya herhangi bir işareti veya tarihi onaylamak", Noterlerin görevleri arasında düzenlenmiş; "Hukuki işlemler ve ilgilileri" başlıklı 72. maddesinin 3. fıkrasında, "Noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür." kuralı yer almış; "Noterlik işlemlerinin hükümleri" başlıklı 82. maddesinde, "Bu kanun hükümlerine göre belgelendirilen işlemler resmi sayılır. Noterler tarafından bu kısmın ikinci bölümünün hükümlerine göre düzenlenmiş olan hukuki işlemler, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu kısmın üçüncü bölümü hükümlerine göre noter tarafından yapılan imza onaylaması, onaylanan imzanın ilgiliye ait oluşunu belgelendirme niteliğinde bulunup, hukuki işlemlerin içindekileri kapsamaz. Bu işlemlerde imza ve tarih, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri dışında kalan noterlik işlemleri aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." hükmüne yer verilmiş; "Onaylama" başlıklı 3. Bölüm altında yer alan "Şekil" başlıklı 90. maddesinde, "Hukuki işlemlerin altındaki imzanın onaylanması imzayı atan şahsa ait olduğunun bir şerhle belgelendirilmesi şeklinde yapılır."; "Onaylama şartları" başlıklı 91. maddesinde, "Onaylama, imzanın noter huzurunda atılması veya kendisine ait olduğunun ilgili tarafından kabulü ile kabildir."; "Onaylama şerhinin ihtiva edeceği hususlar" başlıklı 92. maddesinin (4) nolu alt bendinde, "İmza huzurda atılmışsa bu hususu, imza dışarda atılıp da huzurda ilgili, imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmişse bu husustaki beyanı" hükümleri yer almıştır. Buna göre, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca noterlik mesleğinin hukuki konumu, belgelendirdiği hukuki işlemlerin resmiyet vasfı, bu belgelerin sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli kabul edilmesi, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri nezdinde işlem görme kabiliyetleri göz önüne alındığında, şikayetli noterin 1512 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca usulüne uygun kimlik tespiti yapmaksızın müştekilere ait üye kayıt fişleri üzerinde onaylama işlemi yaptığı gerek müşteki beyanları gerekse İliç Cumhuriyet Başsavcılığı'nca İşçi Sendikası Üye Kayıt Fişleri üzerinde yaptırılan imza mukayese incelemesi sonucu hazırlanan raporla açıklığa kavuşturulduğundan, şikayetli Noter hakkında eylemi sebebiyle kovuşturma izni verilmesi gerekirken; söz konusu imzaların şikayetli Noterin eli ürünü olmadığı ve kişilerin
mağduriyetine sebebiyet verilmediği gerekçesiyle aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükûnunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447/2. maddesinde, "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." hükmü uyarınca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldıran ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 61. maddesinde, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir.", 63. maddesinde ise; "Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu edilen işlemin iptali istemi ile açılan dava sonucu verilen karar menfaatini etkileyebileceğinden, şikayet edilen noter yönünden, yukarıda belirtilen Yasa hükümlerinde öngörülen davanın ihbarı için geçerli koşulların oluştuğu anlaşılmakta olup, Mahkemece yeniden karar verilirken davanın re'sen şikayetli notere de ihbar edilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; Ankara 13. İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 3 (2020) · PDF sayfa 228–233
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: c2e84c8d00f40ecc7abff750993487d9664e7954a511cc256e42a8e04361f6f0
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: a20a7d2a7ec4635687dd1d096086ad4ef64834024e631f2c12d45581e3e78862
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün