Sitede yayın: · Metin ve künye kontrolü: . Karar tarihi yukarıdaki künyede ayrıca gösterilir.
RESMÎ YAYININ ÖZETİ
Resmî yayında kararın konusu
Resmî derginin anahtar kelimeleri: -Davanın Konusuz Kalması, -Yargılama Giderleri, -Davanın Açıldığı Tarihteki Haklılık Durumu, -Yargılama Faaliyetinin Amacı, -Usûl Ekonomisi
Aktarılan bölüm: Resmî dergi özeti (kararın PDF sayfaları 494-501).
Davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği; davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirmesi yapılırken, bazı mahkemelerce dikkate alınan “davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermesi" ölçütünün ne mevzuatımızda ne de öğretide yerinin bulunmadığı; tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespitinin verilen hükümle birlikte ortaya çıktığı; buna karşın, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespitinin çoğu zaman pek mümkün olmadığı; her ne kadar davanın konusuz kalması durumunda ideal olanın, yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumunun tespitinin nihaî olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi hâlinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesinin usûl ekonomisine ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun olduğu hakkında.
Bu bölüm, kararı yayımlayan resmî kurumun hazırladığı özettir. Kararı veren heyetin gerekçesi ve varsa karşı oy, aşağıdaki tam metinde kendi yerleriyle birlikte okunmalıdır.
Tam metne erişim
Tam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Resmî kararın tamamına geçin ↓RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Bu kayıt resmî kaynak metnini ve künyesini sunar; ayrı bir editoryal içtihat çözümlemesi içermez. Dergideki özet ve anahtar kelimeler resmî yayıncıya aittir. Tam metin, belirtilen sayfa aralığındaki kararın varsa karşı oylarını da kapsar; sayfa üst ve alt bilgileri aktarım dışında tutulmuştur.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/1078 Karar No : 2020/496 Anahtar Kelimeler: -Davanın Konusuz Kalması, -Yargılama Giderleri, -Davanın Açıldığı Tarihteki Haklılık Durumu, -Yargılama Faaliyetinin Amacı, -Usûl Ekonomisi Özeti: Davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği; davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirmesi yapılırken, bazı mahkemelerce dikkate alınan “davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermesi" ölçütünün ne mevzuatımızda ne de öğretide yerinin bulunmadığı; tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespitinin verilen hükümle birlikte ortaya çıktığı; buna karşın, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespitinin çoğu zaman pek mümkün olmadığı; her ne kadar davanın konusuz kalması durumunda ideal olanın, yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumunun tespitinin nihaî olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi hâlinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesinin usûl ekonomisine ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun olduğu hakkında.
TEMYİZ EDEN (DAVALI): Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Makine İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin 22/01/2019 tarih ve E:2018/2502, K:2019/111 sayılı kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: EÜAŞ Genel Müdürlüğü Satın Alma ve Malzeme Yönetimi Daire Başkanlığı İç Satın Alma Müdürlüğü'nce 04/12/2018 tarihinde gerçekleştirileceği duyurulan 2018/571287 ihale kayıt numaralı ''Çatalan HES İşletme Müdürlüğüne Bağlı Çamlıca-1 HES'in Güvenlik Hariç Enerji Üretimini Gerçekleştirmek Üzere İşletme, Periyodik Bakım, Onarım ve Revizyon İşlerinin 30 Kişiyle 2 Yıl Süreli Olarak Yaptırılması Hizmet Alım İşi'' ihalesinin ve ihale dokümanının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce; uyuşmazlığa konu ihaleye ilişkin olarak davacı şirket tarafından 29/11/2018 tarihinde ihale dokümanının satın alındığı, ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3/g maddesi uyarınca EÜAŞ Satın Alma ve İhale Yönetmeliği'ne göre yapılacağının öğrenilmesi üzerine ihalenin ve ihale dokümanının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; uyuşmazlığa konu ihalenin 04/12/2018 tarihinde gerçekleştirildiği, ihaleye toplam iki firmanın teklif verdiği, ihale komisyonunca yapılan inceleme neticesinde geçerli tekliflerin yaklaşık maliyetin ve bu iş için ayrılan ödeneğin çok üzerinde olması nedeniyle rekabet sağlanamadığından bahisle 05/12/2018 tarih ve 266 sayılı karar ile ihalenin iptaline karar verildiği, davacı şirket tarafından iptali istenilen ihale ve ihale dokümanının, davalı idarece iptal edilmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idare aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu ihalenin yeterli rekabetin oluşmaması sebebiyle iptal edildiği, Mahkeme'ce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirmesinin yapılmadığı, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden davalı idare haksız çıkmış gibi karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, yargılama giderleri ve avukatlık ücretine davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerektiği, davacının dava açmakta haklı olduğu, ihalenin iptal edilmesinin de bu haklılığı kanıtladığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ RAMAZAN DEMİREL'İN DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Bu itibarla, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kavramlarına değinmek gerekmektedir. Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Kural olarak yargılama giderlerinin, yargılama sonunda aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilir. Yargılama giderlerine tarafların talepte bulunmalarına gerek olmaksızın mahkemece re'sen hükmedilir. Vekâlet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekâlet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdarî Yargılama Usûlü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekâlet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir. Görüldüğü üzere yargılama giderleri; harçlar, yargılama sırasında yapılan masraflar ve vekâlet ücretinden oluşmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesinde yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihaî kararın "hüküm" olduğu, 297. maddesinde ise yargılama giderlerinin hükmün kapsamı içerisinde yer aldığı kurala bağlanmış olup yargılama sonunda verilen nihaî kararda (hüküm) yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletildiğinin belirtilmesi gerekmektedir. Davanın konusuz kalması, işin esası incelenerek yargılama sonunda verilecek hüküm ve davaya son veren taraf işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın açılmasından sonra, davanın konusunun veya davacının dava açmaktaki hukukî yararının ortadan kalkması durumunda dava konusuz kalır. Dava konusuz kaldığında esas hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına gerek kalmaz. Öte yandan, davanın konusuz kalması hâlinde nasıl bir karar verileceğine ilişkin usul kanunlarımızda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, davanın konusuz kalması durumunda davanın esası hakkında karar
verilmesine gerek bulunmadığından, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun nihai olarak ortaya konulabilmesi ise, yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir. Uygulamada mahkemelerce davanın konusuz kalması durumuna ilişkin olarak davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu değerlendirmesi yapılırken, davalı idarenin "davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği" noktasında bir değerlendirme yapılmaktadır. Oysa, söz konusu kavramın ne mevzuatımızda ne de öğretide yeri bulunmamaktadır. Esasen, davalı idareler tesis ettiği işlemler veya yaptığı düzenlemelerle idarî yargıda görülen davaların tamamının açılmasına sebebiyet vermektedirler. Bu düşünceden hareketle konusu kalmayan davaların tamamında, davanın açılmasına sebep olunduğundan bahisle davalı idareler aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hukuka aykırı sonuçların doğmasına yol açar. Bu itibarla, konusu kalmayan davalarda, davanın esası bakımından yargılama sona ermekte ise de, yargılama giderleri açısından yargılamaya devam edilerek tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu noktada, hüküm aşamasında ortaya çıkan "haklılık durumu" ile davanın açıldığı tarihteki "haklılık durumu" kavramları arasındaki farka değinmek gerekmektedir. Bir davada, hüküm verilebilir aşamaya gelininceye kadar çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunularak tarafların haklılık durumu araştırılmakta, yargılama sonunda verilen hükümle birlikte tarafların haklılık durumu nihaî olarak ortaya çıkmaktadır. Esasen, bakılmakta olan bir davada tarafların haklılık durumunun nihaî olarak tespit edilebilmesi için öncelikle dosyanın tekemmül etmesi, gerektiğinde de keşif, bilirkişi, ara karar veya duruşma gibi çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunulması gerekmektedir.
Davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi gerekmekte ise de; bu aşamada yapılacak haklılık durumu tespitinin, davanın esası hakkında hüküm verecek düzeyde bir araştırma yapmayı zorunlu kılmayan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre yapılan bir haklılık değerlendirmesini ifade ettiğinin kabulü gerekir. Aksi hâlde, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davalarda, sadece yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletilmesi gerektiğine karar verilebilmesi amacıyla, adeta davanın esası hakkında bir karar veriyormuşçasına yargılama faaliyetinde bulunulması zorunluluğu doğar ki, bu durum ne usûl ekonomisi ne de yargılama faaliyetinin amacıyla bağdaşmaz. Öte yandan, tarafların haklılık durumunun nihaî olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti çoğu zaman pek mümkün olamamaktadır. Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda ideal olan yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumu tespitinin nihaî olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi hâlinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi seçeneği usûl ekonomisi ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun düşmektedir. Zira, dosya tekemmül etmeden veya yeterli araştırma yapılmadan bir haklılık değerlendirmesi yapılması ve buna bağlı olarak hükmedilecek yargılama giderleri, taraflar açısından hukuka aykırı sonuçların doğmasına sebep olabilecektir. Uygulamada bazı mahkemeler tarafından, konusu kalmayan davalarda haklılık durumu değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmekle birlikte, toplam yargılama gideri taraflara eşit olarak paylaştırılmaktadır. Oysa, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasında aslolan, tarafların kendi yaptıkları masraf ve giderlere katlanmasıdır. Uyuşmazlığa konu olay incelendiğinde, EÜAŞ Genel Müdürlüğü Satın Alma ve Malzeme Yönetimi Daire Başkanlığı İç Satın Alma Müdürlüğü'nce 04/12/2018 tarihinde gerçekleştirileceği duyurulan 2018/571287 ihale kayıt numaralı ''Çatalan HES İşletme Müdürlüğüne
Bağlı Çamlıca-1 HES'in Güvenlik Hariç Enerji Üretimini Gerçekleştirmek Üzere İşletme, Periyodik Bakım, Onarım ve Revizyon İşlerinin 30 Kişiyle 2 Yıl Süreli Olarak Yaptırılması Hizmet Alım İşi'' ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından 29/11/2018 tarihinde ihale dokümanının satın alındığı, ihalenin ve ihale dokümanının iptali istemiyle 30/11/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlığa konu ihalenin 04/12/2018 tarihinde gerçekleştirildiği, ihaleye toplam iki firmanın teklif verdiği, ihale komisyonunca yapılan değerlendirme neticesinde geçerli tekliflerin yaklaşık maliyetin ve bu iş için ayrılan ödeneğin çok üzerinde olması nedeniyle rekabet sağlanamadığından bahisle 05/12/2018 tarih ve 266 sayılı karar ile ihalenin iptaline karar verildiği, Mahkeme'ce ihale iptal edildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idare aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerekirken, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin 22/01/2019 tarih ve E:2018/2502, K:2019/111 sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "aşağıda dökümü yapılan 138,75-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, "yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Temyiz başvuru harcı ile temyiz karar harcının istemi hâlinde davalıya iadesine, 3. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Resmî PDF içindeki yeri
- T.C. Danıştay Kararlar Dergisi · Sayı 5 (2020) · PDF sayfa 494–501
- Resmî metnin alındığı tarih
- Metin ve künye kontrolü
Bu kayıtta künye, kaynak metni ve metinden yapılan aktarım sunulmaktadır. Editoryal içtihat analizi veya makaleyle karşılaştırma yapılmış olduğu anlamına gelmez.
Kaynak bütünlük bilgisi
Seçilen karar metni SHA-256: 50ef517ccec56d0ed19d7803899b2b4664d6b50579d03a7c3b6f42b74845048a
Özgün dergi PDF dosyası SHA-256: eb2d0cbbdb8658bea0481cbd0bd88fe3ba9ef4b2e614959e2f0545b03ecbac55
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← İçtihat arşivine dönün