HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlık, dava şartlarının oluşup oluşmadığı, bekletici mesele noktasında toplanmaktadır.

Esas
2024/1259 E.
Karar
2024/8910 K.

Resmî metinden: I. DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; mal rejimin tasfiyesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/1247 E., 2024/8899 K.

Esas
2024/1247 E.
Karar
2024/8899 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin kadına hakaret ettiğini, aşağıladığını, psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddet uyguladığını, sürekli alkol adlığını ve eşyalara zarar verdiğini ileri sürerek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesine, müvekkili için 500.000,00'er TL maddî ve manevî tazminat ile aylık 5.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, ortak çocuklar için aylık 5.000,00'er TL tedbir/iştirak nafakasına, müvekkiline ait ziynet alacağına yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, kadın vekili 14.09.2022 tarihli dilekçesi ile ziynet alacağını 138.818,75 TL olarak ıslah etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/11983 E., 2024/11245 K.

Esas
2023/11983 E.
Karar
2024/11245 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/5240 Esas- 2014/6310 Karar sayılı 22.04.2014 tarihli kararı ile; uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı araç sürücüsü %25, davalılar ise %75 kusurlu bulunduğuna göre, hesaplanan gerçek zararın %75 kusura tekabül eden miktarından davalı ... sorumlu tutulması gerekirken tazminatın tamamından sorumlu tutulmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 3. Daire

3. Daire: Kısmi Bölünme, Hisse, Varlık

Esas
2022/3734 E.
Karar
2024/5872 K.

Resmî yayının özetinden: Davacının ortağı olduğu şirketin kısmi bölünmeyle bir kısım iktisadi kıymetini ayni sermaye olarak devretmesi suretiyle kurulan yeni şirketlerde sahip olduğu hisselerin, ortaklara dağıtılan kâr payı sayılmasında hukuka uygunluk görülmediği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire

6. Daire: İmar Plânı, Mazbut Vakıf, Azınlık Vakfı, Akar Niteliği, Uluslararası Anlaşma

Esas
2024/4935 E.
Karar
2024/6547 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşmasının içeriğine bakıldığında Türkiye Cumhuriyet vatandaşı olan azınlıklara ve cemaatlere mütekabiliyet prensibi dahilinde belirli güvencelerin sağlandığı, Türkiye Cumhuriyeti yasalarının, yönetmeliklerinin ve resmi işlemlerin uluslararası antlaşmaya aykırı ve çelişkili olamayacağının ifade edildiği kiliselere, havralara, mezarlıklara ve öteki dinsel ve yardım kurumlarına her türlü koruyuculuğun gösterileceği ve kolaylığın sağlanacağının ve benzeri kurumlara sağlanmış olan kolaylıkların hiçbirinin bunlardan esirgenmeyeceğinin hüküm altına alındığı, sözü edilen uluslararası antlaşmaya göre, dinsel ayrımcılık yapılamayacağı ve demokratik, laik, hukuk devleti çerçevesinde … Vakfının da aralarında bulunduğu azınlık ve cemaat vakıflarına Türkiye Cumhuriyeti yasaları kapsamında eşit muamele edileceği, başka bir deyişle hiçbir grup veya topluluk arasında ayrımcılık yapılamayacağı gibi hukuk kuralları önünde eşit olan kişiler arasında ayrıcalık tanınamayacağı hususu bilinen hukuk ilkelerinden olduğundan, İdari Mahkemesince "vakıf taşınmazlarında akar niteliğini koruyacak şekilde imar düzenlemesi yapılacağı yönündeki mevzuat hükmünün sadece mazbut vakıflar açısından geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın cemaat vakfına ait olması nedeniyle bu mevzuat hükmünden yararlandırılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin mazbut vakfa ait olmadığı ancak azınlık/cemaat vakıfları ile mazbut vakıflara karşı Türkiye Cumhuriyeti yasaları kapsamında eşit muamele edilmesinin Anayasal bir zorunluluk ve uluslararası antlaşmaların bir gereği olduğu hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire

13. Daire: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Doğal Gaz Dağıtım Lisansı, Sermaye Artırımı, Belediyeye Bedelsiz Devir, Amaçsal Yorum, Mülkiyet Hakkı

Esas
2024/2917 E.
Karar
2024/4779 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: Anayasa'da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmüş olup, davalı idarenin sermaye artırımına gidilirken tahsil edilen bedellerin 31/12/2022 tarihine kadar yasal faizi ile birlikte iade edilmesi hususunda davacı şirketin ihtar edilmesine ilişkin işleminde ihlal edildiğini belirttiği 4646 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendinde sermaye artırımına gidildiğinde belediye hisselerine yönelik bedel talep edilemeyeceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı; Bu kapsamda, 4646 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi hükmünün sermaye artırımı sonucu ortaya çıkan hisseler yönünden de Belediyelerden bedel talep edilemeyeceği anlamına gelecek şekilde yorumlanması neticesinde tesis edilen sermaye artırımına gidilirken tahsil edilen bedellerin 31/12/2022 tarihine kadar yasal faizi ile birlikte iade edilmesi hususunda davacı şirketin ihtar edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararıyla ilgili hükmün açık, anlaşılır ve belirli olan sınırları aşılarak kanunilik ilkesinden hareketle belirlilik ilkesine ve mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin kurala aykırı bir idari yaptırım tesis edildiği sonucuna varıldığı; Bu itibarla, 4646 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendinin Anayasa'nın 35. ve 38. maddelerine aykırı olarak yorumlanması yoluyla davacı şirketin sermaye artırımına yönelik ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket ettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire

13. Daire: Sermaye Piyasası Kanunu, İdari Para Cezası, Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği, Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğu, Objektif Sorumluluk Değerlendirmesi, Eksik İnceleme

Esas
2021/2550 E.
Karar
2024/4786 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: Davacının Sermaye Piyasası Kurulu kararına uyulması için önerisini de içeren, yönetim kurulu başkanına yönetim kurulunu toplantıya çağırması konusunda yazılı başvuruda bulunup bulunmadığı, yönetim kurulu toplantısı yapıldıysa bu toplantıya katılıp Kurul kararına uyum konusunda öneriler sunup sunmadığı, Kurul kararına uyulmaması sonucunu doğuran bir karara karşı olumsuz oy, yine Kurul kararına uyum konusunda bilgi alma ve inceleme hakkını kullanıp kullanmadığı, başka bir anlatımla, mevzuatın kendisine tanıdığı yetki çerçevesinde Kurul kararı uyarınca, şirket zararının ödenmesi için gerekli tedbirlerin alınması konusunda elinden gelen her şeyi yapıp yapmadığının araştırılması gerektiği; Bu itibarla, yönetim kurulu üyesi olan davacının, anılan Kurul kararının gereklerinin yerine getirilmesi hususunda mevzuatın kendisine tanıdığı yetki çerçevesinde elinden gelen her şeyi yapıp yapmadığı araştırılarak bir sonuca varılması gerekirken, bu hususlar araştırılmaksızın eksik incelemeyle, sadece yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle objektif sorumluluğu bulunduğundan bahisle suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı şekilde davacı hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk; davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İdare Hukuku

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

İdari Dava Daireleri Kurulu: Devlet Memurluğundan Çıkarma, Son Savunma, Parasal Hak

Esas
2024/454 E.
Karar
2024/2814 K.

Resmî yayının özetinden: 657 sayılı Kanun’un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen devlet memurluğundan çıkarma işlemi iptal edilen davacıya bu işlemden kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi gerektiği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Meslek hastalığında işveren kusuru, kaçınılmazlık ve uzman raporu

Esas
2023/13005 E.
Karar
2024/10998 K.

Editoryal özet: Metal işlerinde farklı görevlerde çalışan sigortalı, meslek hastalığı nedeniyle maddi tazminat istemiştir. Mahkeme işvereni yüzde yüz kusurlu sayan rapora dayanarak talebi kabul etmiştir. Daire, hastalığın işle uygun illiyeti, bütün çalışma dönemi, işyeri etkenleri, alınması gereken önlemler, uyum ve kaçınılmazlığın somut etkisinin uzman heyetle açıklanmasını gerekli görmüştür. Yer altı kömür madeni için kullanılan genel kaçınılmazlık yaklaşımının her meslek hastalığına taşınamayacağı belirtilmiştir. Somut yüzde yüz kusur raporu yetersiz bulunduğu gibi davacının istediğinden önceki tarihten faiz yürütülmesi de hatalı sayılmıştır. BAM kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur. Karar işveren kusurunu nihai oranda paylaştırmaz; yeni denetlenebilir inceleme gerektirir.

Kararın sonucuBAM kararının ortadan kaldırılması ve maddi tazminat hükmünün bozulması
Vergi ve Gümrük Hukuku

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Anayasanın 40. Maddesinin İkinci Fıkrası, 2577 Sayılı Kanun’un 10. Maddesi Kapsamında Yapılan Başvurunun Reddi Üzerine Anılan Kanun’un 11. Maddesi Kapsamında Yapılan Başvuru, Dava Açma Süresi, İşlemi Tesis Eden Makamın Üst Makamının İşlemde Gösterilmemiş Olmasının Üst Makam Olmayan Makama Yapılan Başvuruya İlişkin Sonuçları

Esas
2024/676 E.
Karar
2024/1073 K.
Resmî yayının özetini okuyun

Resmî yayının özetinden: i. Gelir İdaresi Başkanlığının, tarh ve tahsil işlemleri bakımından İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesinde belirtilen anlamda vergi dairesi müdürlüğünün üst makamı olmadığı, ii. Vergi dairesi müdürlüğünün üst makamının vergi dairesi başkanlığı (01/09/2024 tarihinden itibaren defterdarlık) olduğu, iii. Vergi Dairesi Müdürlüğüne 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine, başvurunun reddi yolunda tesis edilen işlemde, Anayasa’nın 40. maddesi uyarınca hangi mercilere başvurulabileceği açıkça belirtilmediğinden, davacı tarafından üst makam olmayan mercie (Gelir İdaresi Başkanlığına veya işlemi tesis eden makama) 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılan başvurunun, dava açma süresini durduracağı hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Vergi Dava Daireleri Kurulu: Tebliğ Edilecek Evrakın İkinci Kez Tebligata Çıkarılması, Tebligat Pusulası, Muhatabın Kapısına Yapıştırma

Esas
2024/526 E.
Karar
2024/991 K.

Resmî yayının özetinden: 485 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca taşıması gerekli unsurları içerecek şekilde matbu olarak yer alan tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırılacak olması nedeniyle dosyaya ibrazının mümkün olamayacağı da dikkate alındığında, muhatabın kapısına yapıştırıldığının kabulü gerektiğinden, dava konusu ödeme emirlerinin tebliğinde hukuka aykırılık görülmediği hakkında.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.