Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
E-Ticarette Muvazaalı Şirket Faaliyetleri Nedeniyle Bakanlığın Fesih Davası
- Esas
- 2025/2298 E.
- Karar
- 2025/7363 K.
Bakanlık, internet satışlarında cayma, teslim ve iade şikâyetleriyle bağlantılı olarak şirketler arasında muvazaalı faaliyet bulunduğunu ileri sürüp fesih istemiştir. Alt mahkemeler yalnız aynı sunucunun kullanılmasına değil; yönetim, adres, alan adı devirleri ve ticari faaliyetin sürekliliğine ilişkin bulgulara dayanmıştır. İflas eden şirketlere ilişkin dosyalar ayrılmış; diğer şirketler yönünden fesih ve tasfiye kabul edilmiştir. Yargıtay, bu değerlendirmeyi ve dayanak idari yaptırımın temyizde tartışılmaması olgusunu birlikte dikkate alarak onamıştır. Sicilden sonradan terkin edilen şirketin başlıkta gösterilmesini yerinde düzeltilebilir hata saymıştır. Bireysel tüketici iade miktarı bu davada belirlenmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İhtiyaç Tahliyesinde Arabuluculukta Geçen Sürenin Dava Süresinden Sayılmaması
- Esas
- 2025/2548 E.
- Karar
- 2025/5852 K.
Kiraya verenin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası, kira dönemi bitiminden itibaren bir ay geçtiği gerekçesiyle usulden reddedilmiştir. Daire, arabuluculuk başvurusu ile son anlaşmama tutanağı arasında geçen sürenin hesaba katılmaması gerektiğini açıklamıştır. Somut başvuru yirmi Eylül, son tutanak beş Ekim ve dava on altı Ekim tarihlidir; bu dönem dışarıda tutulunca dava süresinde bulunmuştur. Esas incelemesi yapılmaması kanun yararına bozma nedeni sayılmıştır. İhtiyacın gerçek ve samimi olduğu kesinleştirilmemiş, sonuca etkisiz bozmayla tahliye hükmü kurulmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Tahliye Takibinde Kiraya Verenlerin Tamamı ve Tapu Paydaşlığı Ayrımı
- Esas
- 2025/6920 E.
- Karar
- 2025/7823 K.
Birden çok kişinin kiraya veren olarak imzaladığı sözleşmeye dayalı tahliye takibi bunların yalnız bir kısmı tarafından başlatılmıştır. Bölge adliye mahkemesi tapu kaydındaki pay ve paydaş çoğunluğunu yeterli görmüştür. Daire, kiraya veren sıfatıyla malik sıfatının ayrı olduğunu ve tahliye borcunun bölünemediğini açıklamıştır. Sözleşmedeki kiraya verenlerin tamamının birlikte takip yapması gerektiğini, bu eksikliğin sonradan tahliye incelemesinde giderilemeyeceğini belirtmiştir. Çoğunluğa dayalı ret gerekçesini hatalı bularak kararın bozulmasına hükmetmiştir. Kira sözleşmesine hiç taraf olmayan paydaşlarla sözleşmedeki kiraya verenler karıştırılmamalıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kiracı olmayan eşin aile konutu şikayetinde çoğunluğun ret onaması ve ayrıntılı rıza/üçüncü kişi karşıoyu
- Esas
- 2025/6714 E.
- Karar
- 2025/7775 K.
Kiracı olmayan eş, aile konutunda tahliye taahhüdüne rızası bulunmadığını belirterek tahliye işlemini şikayet etmiştir. 12. Hukuk Dairesi çoğunluğu BAM’ın ret sonucunu kısa gerekçeyle onamıştır. Ayrıntılı karşıoy ise TMK 194/TBK 349 korumasının taahhüdü de kapsadığını, eşin İİK 276 kapsamında üçüncü kişi ve hukuki yarar sahibi sayılması gerektiğini savunmuştur. Karşıoy aile konutu tespiti araştırılarak gerekirse aile mahkemesine başvuru imkanının verilmesini ve bozmayı istemiştir. Bu geniş rıza/şikayet gerekçesi çoğunluğun kabul ettiği ilke değildir; yayımlanan kararın bağlayıcı sonucu ret onamasıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Satış Bedeli Düzenlenmeyen Resmî Satış Vaadinde Tescil ve Mirasçıların Kısmi Kabulü
- Esas
- 2025/1424 E.
- Karar
- 2025/5125 K.
Mirasçılar, noterde düzenlenmiş eski satış vaadine dayanarak taşınmazların adlarına tescilini istemiştir. Daire, resmî şekle uyulmasının tek başına yeterli olmadığını, sözleşmede satış bedeline ilişkin düzenleme bulunmadığını saptamıştır. Bedel kurucu unsur olduğundan sözleşmeyi geçerli sayarak tescile hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Ayrıca elbirliği ortaklığı sürdüğü için mirasçıların bir kısmının kabul beyanının tek başına sonuç doğurmayacağını açıklamıştır. Tapu malikinin soyadıyla muris kaydı arasındaki farklılığın da giderilmesi gerektiğini belirtmiş; kabul hükmünü bozmuştur. Sorun yalnız bedelin ödenip ödenmemesi değil, sözleşmede hiç düzenlenmemesidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Tek Satıcılığın Fiilen Feshinde Haklı Nedenin İspatı ve Yeni Bilirkişi İncelemesi
- Esas
- 2025/2303 E.
- Karar
- 2025/7174 K.
Bayi, münhasır satış bölgesinde başka bayiler kurulması ve mal gönderilmesinin durdurulması nedeniyle zarar ve denkleştirme istemiştir. Alt mahkemeler fazla fatura ve güven ilişkisinin bozulması gerekçeleriyle haklı fesih kabul ederek reddetmiştir. Daire, haklı nedenle feshettiğini savunan üreticinin bunu kanıtlama yükü altında olduğunu vurgulamıştır. Her iki tarafın ilgili delilleri toplanmalı, önceki raporlar ve itirazlar yeni bilirkişi heyetince denetlenebilir biçimde incelenmelidir. Eksik araştırmayla verilen ret bu nedenle bozulmuştur. Haksız feshin veya tazminat kalemlerinin kesin kabulü hakkında hüküm kurulmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Haklı Kullanım Kanıtlanamayan Ofiste Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
- Esas
- 2025/1034 E.
- Karar
- 2025/5019 K.
Paydaşlar, ofisin rızaları dışında bir şirket tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve ecrimisil istemiştir. Şirket kira bedeli ödendiğini ve imalat masrafı yaptığını savunmuştur. Mahkeme kullanımın haklı nedene dayanmadığını kabul etmiş; elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve sonraki dönem takibine itirazın iptaline hükmetmiştir. Bilirkişiyle belirlenen ecrimisil likit görülmediğinden icra inkâr tazminatı reddedilmiştir. Yargıtay şirketin temyizini reddederek sonucu onamıştır. Kayyım atanması, malike karşı başlı başına kullanım hakkı sağlayan gerekçe olarak kabul edilmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Mal rejiminde güncel sürüm değeri ve usuli kazanılmış hak sınırı
- Esas
- 2024/6615 E.
- Karar
- 2025/10316 K.
Katılma alacağı davasında ilk kararın yalnız davalı tarafından istinaf edilmesinden sonra mahkeme, önceki miktarın davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu kabul etmiştir. Daire çoğunluğu, tasfiyedeki güncel sürüm değerini esas alan emredici düzenleme nedeniyle bu yönde usuli kazanılmış hak oluşmayacağını belirtmiştir. Davanın belirsiz alacak niteliği ve önceki dilekçenin talep açıklaması olması da gözetilerek davacıya usuli imkan verilmesi ve malların güncel sürüm değerleriyle karar kurulması gerektiğinden hüküm bozulmuştur. Karşı oy, değer güncellense bile önceki miktar sınırının korunmasını savunur. Karar araç ve taşınmazlar hakkındadır; şirket payına özgü değerleme ve iskonto yöntemlerini belirlemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Mali Hak Devri İçeren Müzik Sözleşmesini Bölerek Beş Yıllık Zamanaşımı Uygulanamaması
- Esas
- 2025/2105 E.
- Karar
- 2025/7070 K.
Söz yazarı ve besteci, mali hak devri karşılığında albüm ve tanıtım yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini belirterek cezai şart ve telif talepleri ileri sürmüştür. İlk derece cezai şartı kabul etmiş, BAM ise yapım edimlerini ayrı eser sözleşmesi sayıp beş yıllık zamanaşımıyla davayı reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmenin bir bütün olarak FSEK’ten kaynaklandığını belirterek somut olayda TBK m.146’daki on yıllık genel sürenin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Süre dolmadığı için esas incelenmek üzere bozma yapılmıştır. Cezai şart ve ihlal taleplerinin haklılığı bu temyiz aşamasında kesin olarak hükme bağlanmamıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Eski TCK 191 Sürecinde Tebliğ Edilmeyen Uyarılar ve HAGB’nin Açıklanması
- Esas
- 2024/14726 E.
- Karar
- 2025/9200 K.
2012 kullanmak için uyuşturucu bulundurma eyleminde tedavi ve denetim sonrası 2014’te HAGB verilmiş, seminere katılmama nedeniyle 2016’da hüküm açıklanmıştır. Yargıtay, HAGB’nin özel geçiş hükmüne yanlış dayandırılmış olmasının sanık lehine bulunduğundan aleyhe bozma yapılamayacağını belirtmiştir. Ardından kendi incelemesinde uyarının usulünce tebliğinin kanıtlanmadığını ve ikinci haklı uyarı bulunmadığını saptamıştır. Bu nedenle ısrar oluşmadan mahkûmiyet kurulamayacağı, tebligatlar tamamlanmak üzere durma kararı verilmesi gerektiği kabul edilerek hüküm kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
2001 pay devrinden sonra Bağ-Kur durması ve 2006 emekliliği sonrası destek primi kesintisinin kaldırılması
- Esas
- 2025/12112 E.
- Karar
- 2025/15898 K.
Ortak payını 2001 de devretmesine rağmen sicil kaydı tamamlanmadığından emekli aylığından destek primi kesildiğini ileri sürmüştür. Önceki 10. Hukuk Dairesi bozması ortaklık, Kurum sicili, emekliliğe esas hizmetler ve 5510 geçici 63 incelemesini istemiştir. Bozma sonrası mahkeme sigortalılığın 31.01.2001 de durduğunu ve 2006 emekliliği sonrası destek primi borcu bulunmadığını kabul etmiş; kesintilerin iadesini vermiştir. Son Daire bu kısmi kabulü onamıştır. Noter devir günü 19.01 ile sigortalılığın durma günü 31.01 aynı değildir. Bu tarihsel sonuç bütün güncel ortaklıklarda sigortalılığın yalnız noter sözleşmesiyle derhal son bulduğu kuralına dönüştürülemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kiraya Verenin Ölümünden Sonra Paylı Mülkiyete Geçiş ve Tahliye Takibinde Çoğunluk
- Esas
- 2025/7725 E.
- Karar
- 2025/7528 K.
İki mirasçı kira alacağı ve tahliye için takip yapmış; alt mahkemeler tüm mirasçılar birlikte hareket etmediğinden istemi reddetmiştir. Yargıtay, kiraya veren sıfatı ile malikliği ve elbirliği ile paylı mülkiyet yönetimini ayırmıştır. Somut taşınmazın takipten önce paylı mülkiyete çevrildiğini dikkate alarak pay ve paydaş çoğunluğuyla takip yapılmasını uygun bulmuştur. Bütün mirasçıların katılmadığı gerekçesiyle ret yerine borca itiraz incelenmelidir. İlamsız tahliyede tüm kiraya verenlerin birlikte takibi kuralı, bu olayın değişen mülkiyet ve yönetim düzeniyle değerlendirilmiştir.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
