KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Eski ortaklık devri, emeklilik ve geçici sigortalılık hükümlerinin birlikte incelenmesi
Ortak payını 2001 de devretmesine rağmen sicil kaydı tamamlanmadığından emekli aylığından destek primi kesildiğini ileri sürmüştür. Önceki 10. Hukuk Dairesi bozması ortaklık, Kurum sicili, emekliliğe esas hizmetler ve 5510 geçici 63 incelemesini istemiştir. Bozma sonrası mahkeme sigortalılığın 31.01.2001 de durduğunu ve 2006 emekliliği sonrası destek primi borcu bulunmadığını kabul etmiş; kesintilerin iadesini vermiştir. Son Daire bu kısmi kabulü onamıştır. Noter devir günü 19.01 ile sigortalılığın durma günü 31.01 aynı değildir. Bu tarihsel sonuç bütün güncel ortaklıklarda sigortalılığın yalnız noter sözleşmesiyle derhal son bulduğu kuralına dönüştürülemez.
Kararın sonucu
Bozma sonrası sigortalılığın durması, destek primi borçsuzluğu ve kesinti iadesine ilişkin kısmi kabulün oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Kaynak eski 6762 TTK 520 ve 1479 rejimini aktarır; bunlar güncel limited devir normu gibi kullanılmamıştır. Noter tarihi 19.01.2001 ile nihai durma 31.01.2001 ayrı korunmuştur.
10. Hukuk Dairesi 2025/12112 E. , 2025/15898 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/115 E., 2020/495 K.
Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili, davacının ... Ticaret Sicilinde kayıtlı ... Sanayi Ltd. Şirketinde bulunan 17 adet hissesini ... 5. Noterliğinin 19.01.2001 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesi ile ...'a devrettiğini, 02.02.2001 tarihinde davacının Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalı olarak 5 yıl çalıştığını ve 01.03.2006 tarihine emekli olduğunu, ancak ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından emekli maaşından 1/4 prim kesintisi yapıldığını öğrendiğini, davacının emekli olmasına rağmen sosyal güvenlik destek primi borcundan dolayı prim kesintisi yapıldığını, davacının 19.01.2001 tarihinde Bağ-Kur sigortalılığının da sona erdiğini, devralan ...'ın hisse devrini ticaret siciline kaydettirmediğini, pay devrinin ticaret siciline kayıt edilmesinin sorumluluğunun davacıda olmadığını, müvekkilinin 02.02.2001 tarihinde başka bir işyerinde işçi olarak çalışmaya başladığını ve 01.03.2006 tarihinde emekli olduğunu,davacının aynı sürelerde hem Bağ-Kur hem de Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olmasının mümkün olmadığını,davacının emekli olduktan sonra Bağ-Kur sigortalısı veya SGK sigortalısı olarak çalışmadığını belirterek; davacının Bağ-Kur sigortalılığının 19.01.2001 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, davacının emekli olduktan sonra Bağ-Kur sigortalısı ve SGK sigortalısı olarak çalışmadığından davacının sosyal güvenlik destek primi borçlusu olmadığının tespitine, davacı Kurum tarafından davacının emekli maaşından yapılan kesintinin kaldırılmasına ve iptaline ve hukuka aykırı olarak emekli maaşından yapılan kesintilerin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, yetkili Mahkemelerin ... veya genel merkezin bulunduğu ... Mahkemeleri olduğunu, 6762 sayılı TTK.'nın 520. maddesine göre limited şirket pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların Noterce tasdik edilmesinden sonra, pay devrinin limited şirkete bildirilerek, ana sözleşmeden aksine hüküm yoksa ortakların en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin dörtte üçüne sahip olması ve ayrıca devrin pay defterine kaydedilmesi gerektiğini, 6762 sayılı TTK.'nın 38. maddesinde ise ticaret sicil kayıtlarının kaydın ilan edildiği günü takip eden işgününde hüküm ifade edeceğinin düzenlendiğini, tescili gerektiği halde tescil edilmemiş olan hususların 3. kişilerce bilinmemesinin asıl olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/835 E. 2016/179 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının 19.01.2001 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'dan kaynaklı zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespitine, davalı Kurum tarafından 19.01.2001 tarihinden itibaren davacının emekli maaşından 1479 sayılı Kanun'dan kaynaklanan zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle yapılan kesintilerin iptali ile yapılan kesintilerin davacıya ödenmesine, davacının 01.03.2006 tarihinden bu yana Bağ-Kur veya SSK Kurumu sigortalısı olmadığı anlaşıldığından bu tarihten itibaren sosyal güvenlik destek primi borçlusu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 13.03.2019 tarihli ve 2016/8648 E. 2019/2370 K. sayılı ilamında; Mahkemece davacıya ait sicil dosyasının Kurumdan celp edilmesi, şirket ortaklığının devrine ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, davacı 01.03.2006 tarihinde emekli olduğundan emekliliğe esas alınan sürelerin tespit edilmesi, 5510 sayılı Kanun'un geçici 63. maddesi de irdelenmek suretiyle davacının sigortalılık şartlarının incelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 31.01.2001 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'dan kaynaklı zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının durduğunun tespitine, davalı Kurum tarafından 31.01.2001 tarihinden itibaren davacının emekli maaşından 1479 sayılı Kanun'dan kaynaklanan zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle yapılan kesintilerin iptali ile yapılan kesintilerin davacıya ödenmesine, davacının 01.03.2006 tarihinden bu yana Bağ-Kur veya SSK sigortalısı olmadığı anlaşıldığından bu tarihten itibaren sosyal güvenlik destek primi borçlusu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 438. maddesinin 7, 8, 9. fıkraları ile 439. maddesinin 2. fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 79. maddeleridir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 9ec372172bd305519371592367855e6d6816102be4ad6d4032e8e91f2f5abde0
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün