Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 9. Hukuk Dairesi
İş Toplantısında Amirleri Hedef Alan Küfürde Haklı Fesih
- Esas
- 2026/1874 E.
- Karar
- 2026/4380 K.
Editoryal özet: Formen, iş toplantısında masaya vurup küfür ederek ayrılması nedeniyle işten çıkarılmıştır. İlk mahkeme feshin haklı olduğunu kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi sözün kısık sesle ve kimse hedef alınmadan söylendiğini değerlendirerek yalnız geçerli fesih saymıştır. Daire ise sözün toplantı ve tartışma bağlamında oradaki işveren vekillerini hedef aldığını belirlemiştir. Bu nedenle haklı fesih koşullarının bulunduğunu ve kıdem ile ihbar taleplerinin reddi gerektiğini açıklamıştır. Kabul hükmü bozulmuştur. Sonuç her kaba sözün otomatik haklı fesih sayılmasından ziyade hedef, bağlam ve kanıtlanan davranış bütününe dayanmaktadır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi
Kaçak Eşyanın Değer Çelişkisi Giderilmeden Etkin Pişmanlık Değerlendirmesi
- Esas
- 2026/1261 E.
- Karar
- 2026/5712 K.
Editoryal özet: Kaçakçılık suçunun sübutuna ilişkin kabulde isabetsizlik görülmedi. Buna karşılık bilirkişi raporundaki CIF, vergi ve gümrüklenmiş değerlerle tespit varakasındaki değer çelişiyordu. Çelişki giderilerek etkin pişmanlık ödeme ihtarı ve eşya değerinin ceza üzerindeki etkisi değerlendirilmeliydi. İade edilen nakil aracındaki tedbirin kesinleşmede kaldırılmaması da bozma sebebi sayıldı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kiralananın Satışında Depozitoyu Yeni Malike Devretmeyen Önceki Malikin Sorumluluğu
- Esas
- 2026/3664 E.
- Karar
- 2026/2960 K.
Editoryal özet: Kiracı, taşınmazın eşine satılmasından sonra önceki malikten depozitosunu istemiştir. Mahkeme, yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği gerekçesiyle önceki malike yöneltilen davayı reddetmiştir. Yargıtay, TBK 310 uyarınca yeni malikin taraf olmasını kabul etmekle birlikte güvenceyi fiilen almış önceki malikin bunu yeni malike devrettiğini kanıtlaması gerektiğini belirtmiştir. Devir kanıtlanmazsa önceki malikin iade yükümlülüğü devam eder. Bu sorumluluk değerlendirilmeden husumetten ret verilmesi, Adalet Bakanlığının istemi üzerine sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Okul Binasının Geç Tesliminde Kiracının İzin Alma Ediminin İncelenmesi
- Esas
- 2025/4742 E.
- Karar
- 2026/2948 K.
Editoryal özet: İnşa edilecek okul için peşin kira ve cezai şart iadesi kabul edilmişti. Sözleşme, özel okul için olumlu görüş alma işini kiracıya yüklüyor ve bu görüşte gecikmeyi teslim süresine ekliyordu. Kiracının görüşü ne zaman aldığı ve gecikmesinin inşaat başlangıcına etkisi araştırılmadan yalnız teslim edilmemeye dayanılarak hüküm kurulması eksik inceleme sayıldı.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Somutlaştırılmayan Hile ve Tehdit İddiasının İspatı ile Malik Lehine Elatmanın Önlenmesi
- Esas
- 2025/1123 E.
- Karar
- 2026/3929 K.
Editoryal özet: Devreden, dostluk ve borç ilişkisi içindeki alıcının hile ve tehdidiyle taşınmazı edindiğini ileri sürmüştür. Alt mahkemeler iddia edilen eylemlerin somutlaştırılmadığını, tanıkların tehdide görgüsünün bulunmadığını ve ilgisiz soruşturma dosyalarının iddiayı kanıtlamadığını kabul etmiştir. Genel ifadeler doğru sayılsa dahi sonuca etkili görülmediğinden yemin hatırlatılmamıştır. Asıl tapu iptali davası reddedilmiş, malikin birleşen elatmanın önlenmesi talebi kabul edilmiştir. Devredenin bu sonuçlara karşı temyizi reddedilmiştir. Birleşen ecrimisil talebi ise alt mahkemede kullanıma rıza nedeniyle reddedilmiş ve malik tarafından temyiz edilmemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Şirket Malzemesini Kişisel Kullanma Şüphesinde Kıdem ve İhbar Tazminatı
- Esas
- 2026/1823 E.
- Karar
- 2026/4385 K.
Editoryal özet: İşveren, grup liderinin tedarikçiye gönderme gerekçesiyle depodan aldığı takımları kişisel işinde kullandığını savunmuştur. İlk mahkeme işyeri araştırması ve tanıklara dayanarak güven ihlaliyle haklı feshi kabul etmiştir. BAM ise kişisel menfaat sağlandığının somut olarak gösterilmediğini, anlatılanların şüphe feshi kapsamında geçerli neden oluşturabileceğini ancak haklı feshi kanıtlamadığını belirleyerek kıdem ve ihbar tazminatını kabul etmiştir. Yargıtay işverenin temyizini reddederek BAM hükmünü onamıştır. Karar, malzemelerin gerçekten kişisel kullanıldığının kesinleşmiş tespiti olarak sunulmamalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Temyiz aşamasındaki çocuğa şiddet iddiaları üzerine velayetin yeniden araştırılması
- Esas
- 2025/9995 E.
- Karar
- 2026/5470 K.
Editoryal özet: Çocukların velayeti 2021 sosyal incelemesine dayanılarak anneye verilmiştir. Baba sonraki aşamada şiddet ve hakaret iddiası, hastane raporu, çocuk ifadesi ve soruşturma evrakı sunarak bir çocuğun fiilen yanında kaldığını bildirmiştir. Yargıtay velayetin kamu düzeni niteliği nedeniyle bu gelişmelerin dikkate alınmasını; soruşturma evrakının getirtilmesini, iki ebeveyn ve çocuklarla yeni uzman heyet incelemesini ve çocukların görüşünün yeniden alınmasını istemiştir. Velayet bozulmuş, diğer hükümler onanmıştır. Şiddetin kesin gerçekleştiği veya velayetin doğrudan babaya verildiği söylenemez; güncel üstün yarar araştırması gereklidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, satın alınan araçtaki ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5389 E.
- Karar
- 2026/2986 K.
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... 'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/5842 E., 2026/3896 K.
- Esas
- 2025/5842 E.
- Karar
- 2026/3896 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacının abisi muris ...'nın 09.06.2018 tarihinde çocuksuz öldüğünü, geriye mirasçı olarak davacı ile diğer kardeşlerinin kaldığını, muris ...'nın Aydın ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 04... parsel, 1 04... parsel ve 1 10... parselde kayıtlı tüm taşınmazların 24.04.2017 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiğini, taraflar arasındaki bu işlemin muvazaalı bir işlem olduğunu muris ... ölmeden önce hastalığa yakalandığını, murisin uzun zaman davalı ile aynı avlu içinde ama ayrı evde yaşadığını, murisin hem emekli maaşı hem de devrettiği yerlerden elde ettiği geliri bulunduğunu, murisin tüm varlığını davalıya devrettiğini, diğer kardeşlerinin miras almasına engel olduğunu, tarafların gerçek iradelerinin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapılan bağış işlemine yönelik olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde tenkis istemiştir. Davalı vekili; dava konusu taşınmazların 24.04.2017 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile muris ... tarafından davalıya devredildiğini, muris ...'nın 09.06.2018 tarihinde vefat ettiğini, murise 23 yıl baktığını, yatalak hasta olduğunda da bakımına devam ettiğini savunmuştur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/5919 E., 2026/3897 K.
- Esas
- 2025/5919 E.
- Karar
- 2026/3897 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davacılar ile davalının ortak murisleri ...'in 28.01.2019 tarihinde vefat ettiğini, muris ...'in maliki bulunduğu ... Mah. ... ... Cad. No:67 ... .../İstanbul adresindeki taşınmazı oğlu ... ...'in yardımı ve destekleri ile satın aldığını, sonradan taşınmaz üzerine bir bodrum, zemin katta iki dükkan ve dört daireden oluşan bina inşa edildiğini, bu bina için iskan alınmadığını, murisin, vefatından önce taşınmazı iki oğlu arasında her birine iki daire ve bir dükkan düşecek şekilde fiili olarak bölüştürdüğünü, murisini oğlu ... ... vefat ettikten sonra, söz konusu taşınmazı muvazaalı şekilde torunu ... ...'ın eşi ... ...'a satış göstererek temlik ettiğini, ... ...'ın da iki daire ve bir dükkanı eşinin annesi ... ...'e temlik ettiğini, yine diğer iki daire ve bir dükkanı eşinin amcası ...'e satış göstererek muvazaalı olarak temlik ettiğini, temlik tarihinde taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, Almanya'dan emekli olup ayrıca kira gelirleri ve başkaca gelirleri bulunduğunu, davalıların bu taşınmazları alım gücü olmadığını, ...'in kendisine muvazaalı şekilde devredilen dairelerden birini, taşınmazın zemin katındaki dükkanlardan birinde uzun yıllardan beri kiracı olup aile ile yakından ilişkili ...'a devrettiğini, muvazaalı devir işlemini bilen ...'ın kötü niyetli olup tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacılara miras payları oranında tescilini, olmadığı takdirde bedelini, aksi takdirde tenkis istemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/1442 E., 2026/2957 K.
- Esas
- 2026/1442 E.
- Karar
- 2026/2957 K.
Resmî metinden: davacı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/14775 E., 2026/5722 K.
- Esas
- 2024/14775 E.
- Karar
- 2026/5722 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.06.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.050,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 388.663,49 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 2.119,34 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine mevzuata uygun alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, talebin usulden reddi gerektiğini, kaza iş kazası olduğundan davacıya peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet raporu ile medikal firma raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik süresi taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, kusur oranına itiraz edildiğini, kusur oranının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
