Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/5828 E.
- Karar
- 2026/3075 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili; müvekkilinin 30.10.2020 tarihinde davalı ... Grup A.Ş.den ... marka, ... 2020 model aracı satın aldığını ancak aracın tavan boyasının atmasından/kabarmasından kaynaklı ayıplı olduğunu, müvekkilinin 07.08.2023 tarihinde aracın tavan kısmındaki boyanın kendiliğinden attığını fark etmesi üzerine yetkili servise müracaat ettiğini, yetkili serviste aracın tavan resimlerinin çekilerek diğer davalı ithalatçı ... A.Ş.ye gönderildiğini, bunun üzerine müvekkilinin aranarak, aracın tavanında kabaran/kendiliğinden atan yerin boyama işleminin kendilerince ücretsiz olarak yapılabileceğini ve aracın değer kaybından kaynaklı olarak müvekkiline 100.000,00 TL bedel ödeyerek zararını tazmin edeceklerini bildirdiklerini, bu bedel çok düşük olduğundan müvekkilinin davalı şirketlere 26.10.2023 tarihli ihtarname gönderdiğini ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, mümkün değilse ücretsiz onarım ile aracın değer kaybına yönelik teknik bilirkişiler tarafından belirlenecek olan bedelin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6022 E.
- Karar
- 2026/3076 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve alanında uzman doktorlardan oluşan bilirkişi heyet raporlarında; hastanın muayene edilmesi sonucu herhangi bir hasarın saptanmadığı, daha önce iki kez sezaryen ile doğum yapmış kişiye tüp bebek tedavisi öncesi gebelik ihtimalini artırmak amacıyla yapılan ameliyatın endikasyon ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, cepleşme tamiri sonrasında yara iyileşmesi sırasında oluşan nedbe dokusunun o bölgede darlık oluşturabileceği, bu darlığı açmak için yapılan histeroskopik işlem sırasında gelişen perforasyonun her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, histereskopik işlem sonlandırılarak laparoskopi olarak bilinen batından müdahaleye geçilerek delinen yerin onarımının komplikasyon yönetimi açısından uygun olduğu, hastada bağırsak yaralanması geliştiğine dair tıbbi kayıt bulunmadığı ve patoloji izlenmediği, servikal stenozun girişimsel işlemlerden sonra her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, servikal stenozun tekrarlayabileceği ve tamamen iyileşmeyebileceği, ilgili hekimlerin takibinden çıkması nedenli komplikasyon yönetiminin ve embriyo transferinin gerçekleştirilemediği göz önüne alındığında davalı doktorların uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporlarının Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, husumet, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile faize ilişkindir.
- Esas
- 2026/1933 E.
- Karar
- 2026/4406 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2010-15.07.2019 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca haftanın 6 günü 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yüklenici şirketler nezdindeki kesintili ve 1 yılın altındaki çalışmalarından müvekkili Belediyenin sorumlu tutulamayacağını, söz konusu Şirketlerin davalı Belediyenin alt işvereni olmadığını, ayrı tüzel kişiliğe sahip olduklarını, davacının haftalık çalışmasının 45 saati geçmediğini, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alt işverenler nezdinde 01.01.2010-15.07.2019 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınarak %30 oranında indirim yapıldığı, davacının bakiye 55 gün izin alacağı bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/281 E.
- Karar
- 2026/2671 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'in 20.05.2020 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından düzenlenen .... Noterliğinin 04.01.2019 gün ve ... yevmiye numaralı davacının mirastan ıskat edildiğine dair vasiyetnamenin açılmasına dair Karabük Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/517 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, murise hakaret ettiğine dair ceza dosyası olmadığını, davacının rahatsızlığı için doktor tavsiyesi ile sahil kesimine taşındığını, murisin bilgisi dâhilinde taşınmazları sattığını, ağabeyi Bahattin'in payını satın aldıktan sonra taşınmazı devrettiğini, murisin hataya düşerek bu sebepleri belirtip vasiyetnameye yazdığını, vasiyetnamenin iptalini, aksi hâlde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kendisinin ...'a yerleştiğini, murise sürekli hakaretlerde bulunduğunu, davacının mirasçılıktan çıkarıldığı için tenkis talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamede ıskat nedeninin açıkça gösterildiği, ıskat nedeninin ispat edildiği, ıskatın tam olarak geçerli olduğu, mirasçılıktan çıkartılan kimsenin tenkis davası açamayacağı gerekçesiyle davanın asıl talep yönünden esastan reddine, davanın terditli talep yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/3799 E., 2026/3091 K.
- Esas
- 2026/3799 E.
- Karar
- 2026/3091 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; taraflar arasında aboneliğe ilişkin sözleşme bulunmamakta olup abonelik sözleşmesi davalı ile dava dışı ... arasında imzalanmıştır. Buna göre, dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, davalının dava dışı ...'ye gaz akışını kesmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsiline (haksız fiil) ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.06.2025 tarihli ve 1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 4. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60/3 hükmü uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/2991 E., 2026/2083 K.
- Esas
- 2025/2991 E.
- Karar
- 2026/2083 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile davalı ... arasında 2 45... parsellerdeki taşınmazlar üzerine inşaat yapılması için 19.03.2015 tarihinde düzenlenme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaatın teslim edileceği tarihin 08.04.2017 olmasına rağmen inşaatın %40 bittiğini, müvekkilinin davalıyı inşaatı devam ettirmeyerek sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle vekaletten azlettiğini, davalının 2 no.lu bağımsız bölümü ...'a sattığını, 3 no.lu bağımsız bölümü ise ...'e, daha sonra ...'e daha sonra da ...'e devrettiğini, davacının, davalının davaya konu inşaatı süresinde teslim etmemesi nedeniyle kendisine kalacak olan bağımsız bölümleri halen alamadığını ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini, inşaatın yıkılması gerektiği tespit edildiği takdirde yıkım bedel ve masraflarının davalıdan tahsilini, yıkım gerekmediği takdirde davacıya bedelsiz olarak terkinini, davacıya, belediyece onaylanmış ruhsat ve projeler doğrultusunda inşaatı tamamlama yetkisi verilmesini, kira ve inşaatın tamamlanmasından kaynaklanacak masraflardan ... maddi tazminatın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini, dava konusu 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, 06.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 41.026,50 TL’ye artırmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2025/5152 E., 2026/2680 K.
- Esas
- 2025/5152 E.
- Karar
- 2026/2680 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Mahkemece vasiyetnamenin açılmasına ilişkin çekişmesiz yargı işine yönelik istemin kabulüne dair verilen karar, mirasçılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İSTEM .... Noterliğinin 17.12.2009 tarihli ve 2009/... sayılı yazısı ile muris ...'ya ait 18.12.1999 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 69. maddesi gereğince okunması ihbar edilmiştir. II. CEVAP 1. Mirasçılardan ... ve ... duruşmadaki beyanlarında; okunan vasiyetnameye bir diyeceklerinin olmadığını ve vasiyetnamenin iptali için herhangi bir dava açmayacaklarını beyan etmişlerdir. 2. Geri kalan mirasçı ..., okunan vasiyetnameye bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Amasra Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.03.2010 tarihli ve 2010/1 Esas, 2010/69 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile ... ve ... oğlu, Bartın, 20.02.1927 doğumlu ...'ya ait .. Noterliğinin 18.12.1999 tarihli ve ... yevmiye No.lu vasiyetnamenin okunduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Mirasçı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkiline vasiyetnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, 2. Müvekkilinin eldeki isteme yönelik bir beyanının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2024/5745 E., 2026/3435 K.
- Esas
- 2024/5745 E.
- Karar
- 2026/3435 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalı Derneğin üyesi olduğunu, ... Gıda Sitesindeki iş yeri sahiplerinin ihtiyaçlarının karşılanması için Dernek ile diğer davalı arasında anlaşma sağlandığını, ancak kur'a çekiminde iş yerlerinin 1. ve 2. etap olarak ayrıldığını, müvekkilinin 2. etaba dahil edildiğini, kur'anın bu şekilde çekileceğine dair müvekilinin bilgilendirilmediğini, noter aracılığıyla kur'a çekimine itiraz edilmesine rağmen olumsuz cevap alındığını, tüm iş yeri sahiplerinin katıldığı tek bir kur'a çekiminin yapılması gerektiğini ileri sürerek kur'a çekimine dair genel kurul kararının iptalini, kur'a çekiminin iptalini, davacının kur'aya itiraz etmesi ve sözleşmeyi imzalamaması sebebiyle hak kaybına uğradığına yönelik kararın iptalini talep etmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1711 E., 2026/4431 K.
- Esas
- 2026/1711 E.
- Karar
- 2026/4431 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde jeoloji mühendisi (tünel mühendisi) olarak 27.01.2021 tarihinden 05.08.2022 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmemesi, eksik ödenmesi nedeniyle haklı olarak işten ayrıldığını, son ücretin net 10.000,00 TL olduğunu, söz konusu ücretin asgari ücret kısmının banka aracılığı ile bakiye kısmının ise elden ödendiğini, müvekkilinin prime esas kazancının asgari ücret üzerinden bildirildiğini, asgari ücret ile çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin 2021 yılında aylık 7.000,00 TL ücret aldığını, ancak 2021 yılı Mayıs, Temmuz, Eylül ayları ve 2022 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin elden ödenmesi gereken tutarların ödenmediğini, müvekkilinin çalıştığı tüm dönem boyunca her ay iki hafta tatil gününde çalışma yapmasına rağmen ücretinin tarafına ödenmediğini, müvekkilinin vardiyalı çalıştığını, çalıştığı tüm dönem boyunca bir hafta 6 gün çalıştığını, diğer hafta ise 7 gün olacak şekilde çalıştığını, fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığında bir ücretin ödenmediğini, müvekkilinin tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ücretini alamadığını, yıllık izin kullanmaksızın çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1716 E., 2026/4434 K.
- Esas
- 2026/1716 E.
- Karar
- 2026/4434 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait yer altı maden işletmesinde 07.09.2004 tarihinden itibaren aralıksız şekilde vinç operatörü olarak çalışmakta iken, ücretlerinin, fazla çalışma alacaklarının, izin ücretlerinin, asgari geçim indirimi ödeneklerinin, genel tatil çalışma ücretlerinin ve sosyal yardımlarının zamanında ve hiç ödenmemesi, yıllık izinlerinin tam ve iş kanununa uygun olarak kullandırılmaması yine almış olduğu gerçek ücretin de ... Kurumuna (SGK) ya eksik olarak bildirilmesi ve hak kaybına neden olunması, işyerinde üzerinde mobbing (psikolojik taciz) uygulanması nedeniyle müvekkilinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmesine rağmen ödenmesi gereken kıdem tazminatı alacağının davalı işverence kendisine ödenmediğini, müvekkilinin çalıştığı dönem süresince haftalık yasal çalışma süresini aşan günlük ortalama 4-5 saat fazla çalıştığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı hâlde alacaklarının kendisine ödenmediğini, işyerinde çalıştığı süre içerisinde kullandırılmayan yıllık izinlerine ilişkin kendisine ödenmesi gereken yıllık izin ücretinin ve ödenmeyen ücretlerine ilişkin bakiye ücret alacaklarının da kendisine ödenmediğini, son net ücretinin 4.500,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1949 E., 2026/4408 K.
- Esas
- 2026/1949 E.
- Karar
- 2026/4408 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.02.2005-20.07.2016 tarihleri arasında davalı Belediyeye ait ... Sanatçı Yaşam Evinde çalıştığını, en son aylık net 2.600,00 TL ücret aldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının hizmet alım ihaleleri kapsamında yüklenici şirketlerde çalıştığını, davalı Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı nezdinde 01.03.2005-20.07.2016 tarihleri arasında en son çıplak brüt 3.446,00 TL ücret ile çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin işveren tarafından ispatlanmadığı bu doğrultuda kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alındığı, davalı tarafça sunulan belgelerden davacıya 31.12.2007 tarihinden önceki çalışmaları karşılığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenerek tasfiye edildiği anlaşıldığından bu tarih sonrası için yapılan hesaplamanın dikkate alındığı, davacının 28 günlük izin alacağı bulunduğu, davalı Belediyenin alacaklardan asıl işveren olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/3083 E., 2026/4428 K.
- Esas
- 2026/3083 E.
- Karar
- 2026/4428 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili asıl davada müvekkilinin 07/11/2014 tarihinden itibaren davalı ... Bakanlğına bağlı Beyoğlu Göz ... Araştırma Hastanesinde bilgi işlem sorumlusu olarak net 2.600,00 TL ücret ile çalışmaya başladığını, her ne kadar alt işveren işçisi olarak çalışmış ise de davalı Bakanlığın kendi işçilerinin yaptığı işleri yaptığını belirterek, ilave tediye ücreti, eşit işlem borcuna aykırılık tazminatı ve eksik ödenen ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin müvekkilince haklı sebeple feshinden dolayı kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, ilave tediye ücret alacağı ve fazla çalışma ücret alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili Bakanlığın davacının işvereni olmadığını, davacının yüklenici firmaların işçisi olarak çalıştığını, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya karşı cevap dilekçesinde; müvekkili Bakanlığın davacının işvereni olmadığını, davacının yüklenici firmaların işçisi olarak çalıştığını, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
