HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/3915 E., 2026/4463 K.

Esas
2026/3915 E.
Karar
2026/4463 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekilinin katılma yoluyla temyiziyle ilgili inceleme yapılması için dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 1992-2015 yılları arasında kalıpçı ustası olarak en son net 1.250,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, fazla çalışmalarının karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme borcunu yabancı bir ülkede ifa etmesi sebebiyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğunu, bu nedenle uyuşmazlığa yabancı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek usul ve esasa ilişkin diğer itirazları ile birlikte davanın reddini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/4058 E., 2026/4426 K.

Esas
2026/4058 E.
Karar
2026/4426 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Sağlık Bakanlığına (Bakanlık) bağlı Tokat Devlet Hastanesi işyerinde 15.12.1993-14.09.2023 tarihleri arasında ihale ile hizmet satın alınan alt işverenler nezdinde çalıştığını, davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, davacının çalışma süresi boyunca yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, kullandırılmayan yıllık izne ilişkin herhangi bir ücret ödemesi de yapılmadığını, kıdem tazminatı ödemesinin eksik yapıldığını, toplu iş sözleşmesi gereği meslekte yirmi (20) yılını doldurması sebebiyle teşvik primine hak kazandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, maaş ikramiye alacağı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya kıdem tazminatı ödemesinin eksiksiz yapıldığını, teşvik primi alacağı ile ilgili başvurunun iş sözleşmesinin feshinden sonra yapıldığını ve toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında kaldığından talep edilemeyeceğini, yıllık izin ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/4270 E., 2026/4416 K.

Esas
2026/4270 E.
Karar
2026/4416 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Santralinin Elektrik Üretim Anonim Şirketine (...) ait olduğu dönemde 21.01.2000 tarihinde işbaşı yaptığını, işyerinin 17.06.2013 tarihinde özelleştirilerek devredilmesi sonrasında aralıksız olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, davalıya keşide ettiği ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığını, devir öncesi dönemde ...’ın alt işveren firmalarında asıl işi yapan davacının muvazaanın tespiti ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmesi için dava açtığını ve ... ve alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesinleştiğini, devreden ...’ın işçisi olduğuna dair kesinleşmiş Mahkeme kararına rağmen Kurum işçileri ile alt işveren firmalardan geçen işçiler arasında ayrım yapıldığını, davacının devirden önce kazanılmış hakları devir sonrasında yok sayılarak yeni giren işçi gibi işlem yapıldığını, işçinin yazılı muvafakatı alınmadan ücretinin düşürülemeyeceğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret (taban ücret/çıplak ücret), fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, vardiya tazminatı, vardiyasız işçi hafta tatili ve cumartesi çalışma ücreti, sosyal yardım, işveren yardımı, üretim primi, hizmet teşvik primi ve kısa dönüş ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 19.06.2013-02.04.2021 tarihleri arasında kendi bünyelerinde çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca hak ettiği tüm ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/4272 E., 2026/4417 K.

Esas
2026/4272 E.
Karar
2026/4417 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Santralinin Elektrik Üretim Anonim Şirketine (...) ait olduğu dönemde 17.01.1997 tarihinde işbaşı yaptığını, işyerinin 17.06.2013 tarihinde özelleştirilerek devredilmesi sonrasında aralıksız olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, davalıya keşide ettiği ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığını, devir öncesi dönemde ...’ın alt işveren firmalarında asıl işi yapan davacının muvazaanın tespiti ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmesi için dava açtığını ve ... ve alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kesinleştiğini, devreden ...’ın işçisi olduğuna dair kesinleşmiş Mahkeme kararına rağmen Kurum işçileri ile alt işveren firmalardan geçen işçiler arasında ayrım yapıldığını, davacının devirden önce kazanılmış hakları devir sonrasında yok sayılarak yeni giren işçi gibi işlem yapıldığını, işçinin yazılı muvafakatı alınmadan ücretinin düşürülemeyeceğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret (taban ücret/çıplak ücret), fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, vardiya tazminatı, vardiyasız işçi hafta tatili ve cumartesi çalışma ücreti, sosyal yardım, işveren yardımı, üretim primi, hizmet teşvik primi ve kısa dönüş ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 19.06.2013-02.04.2021 tarihleri arasında kendi bünyelerinde çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca hak ettiği tüm ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/5162 E., 2026/4505 K.

Esas
2026/5162 E.
Karar
2026/4505 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.2022 tarihine kadar davalı Şirketin Ukrayna'da bulunan işyerlerinde aylık net 2.750,00 USD ücretle saha mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa Ukrayna hukukunun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlıkta Ukrayna hukukunun uygulanması gerektiği, Ukrayna İş Kanunu'nun 233. maddesine göre talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Müvekkilin alacaklarının zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüştür.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/122 E., 2026/317 K.

Esas
2025/122 E.
Karar
2026/317 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Davacı vekili; davalı şirkette %49,4 oranında pay sahibi olan müvekkilinin 2017 yılına ait 26.04.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 7.maddesi uyarınca yapılan bağımsız denetçi seçimine olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhi verdiğini ancak müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen dava dışı ... Bağımsız Denetim ve SMMM A.Ş'nin bağımsız denetçi olarak atanmasına karar verildiğini, denetçi şirketin davalının yaklaşık beş yıldır bağımsız denetim ve tam tasdik raporlarını hazırladığını ancak denetçinin gerçek anlamda davalı şirketi denetlemekten çok şirket çalışanı gibi hareket ederek davalıyı yöneten diğer pay sahiplerinin talimatları doğrultusunda işlem yaptığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 399/4. maddesi gereğince bağımsız denetçi olarak atanan şirketin görevden alınıp mahkemece uluslararası standartlara uygun yeni bir bağımsız denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı iddialar ileri sürerek eldeki davayı açtığını, genel kurulda yapılan oylama neticesinde kabul oyları uyarınca bağımsız denetim şirketinin seçildiğini, genel kurul kararının usul ve yasanın aradığı tüm şartları taşıdığını, seçilen bağımsız denetim şirketinin işinin ehli, usul ve yasa çerçevesinde görevini yerine getiren bir şirket olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/362 E., 2026/319 K.

Esas
2025/362 E.
Karar
2026/319 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davalı Hazine yönünden davanın reddine, davalı Gebze Tapu Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/208 E., 2026/324 K.

Esas
2026/208 E.
Karar
2026/324 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: 1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca verilen karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş olup dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifte şartlı üye konumundaki müvekkilinin üyelik sözleşmesinde yazılı olan bedeli peşin ödediğini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak genel kurulda şartlı üyelerden yeniden ödeme istendiğini ve ödeme yapan ortaklara tapu devri yapılacağı yönünde karar alındığını, bu kararın müvekkili gibi şartlı ortakların kazanılmış haklarını ihlâl ettiğinden iptaline karar verildiğini, ancak kat irtifaklarının davalı arsa sahipleri adına kurulduğunu ve tapu devrinin yönetimin takdirine bırakıldığını ileri sürerek davalı kooperatif tarafından müvekkiline temlik ve tahsis edilen E blok, zemin kat, 1 No.lu bağımsız bölümün davalı arsa sahipleri adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Çarter Partideki Londra Tahkim Şartının Halef Sigortacıya Etkisi

Esas
2025/5831 E.
Karar
2026/2881 K.

Editoryal özet: Nakliyat sigortacısı, gemi tankındaki kirlenme nedeniyle ödediği hasar bedeli bakımından taşıyanın sorumluluğunun tespitini istemiştir. Derece mahkemesi, e-posta yazışmalarıyla kurulan çarter partide Londra tahkiminin kararlaştırıldığını, sigortalının aynı sözleşmeye dayalı başka tahkimi de benimsediğini ve tahkim şartının halef sigortacıyı bağladığını kabul etmiştir. Tarafları yabancı şirket olan şart yönünden zorunlu Türkçe kullanma itirazı da kabul edilmemiştir. Yargıtay, bu somut gerekçeleri uygun bularak tahkim itirazı nedeniyle davanın usulden reddi sonucunu onamıştır.

Kararın sonucuTahkim ilk itirazı üzerine verilen usulden ret kararına ilişkin istinafın reddi onanmıştır.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Esas
2025/5902 E.
Karar
2026/3904 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davacı ... ile davalı ...'in kardeş, diğer davacıların da bu kişilerin yeğeni olduğunu, tarafların murisi ...'nin, oğlu davalı ...'e düşkün olduğunu bu kapsamda kendisine ait 17 78... parsel sayılı taşınmazını önce davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, davalı ...'ın da devirden iki yıl sonra taşınmazı 1/2'şer paylarla davalı ... ile ...'in oğlu ...'a satış suretiyle devrettiğini, yapılan tüm devirlerin davacılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payı oranında tescilini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde ve batıl olduğunun tespiti ile (2) ve (3) numaralı kararların iptali istemine ilişkindir.

Esas
2025/6196 E.
Karar
2026/2887 K.

Resmî metinden: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.05.2026 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... .. ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Düşük Kısmi Taleple Açılan Tüketici Davasında Miktar Açıklattırılmadan Hakem Heyeti Nedeniyle Ret Verilememesi

Esas
2025/5731 E.
Karar
2026/2980 K.

Editoryal özet: Tüketici, su içeren motorinin aracını bozduğu iddiasıyla tamir, parça, ikame araç ve değer kaybı için toplam 400 TL başlangıç talebi göstermiştir. Mahkemeler bu tutarın hakem heyeti sınırının altında kaldığını belirterek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, davacının alacağın mahkemenin sınırı içinde olduğunu ileri sürmesi karşısında önce süre verilerek miktarın açıklattırılması gerektiğini kabul etmiştir. Doğrudan ret bu nedenle bozulmuştur. Akaryakıtın ayıplı olduğu veya zarar kalemleri esastan kanıtlanmış değildir. Karar eski HMK 107’nin yürürlükte olduğu dönemdedir; sonradan değişen miktar artırımı düzeninin yerine geçirilmemelidir.

Kararın sonucuMiktar açıklattırılmadan verilen dava şartı yokluğu ret kararı bozuldu, BAM’ın esastan ret kararı kaldırıldı.

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.