HUKUKİ ARAŞTIRMA

İçtihat Arşivi

Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge adliye ve bölge idare mahkemesi kararlarını tek arşivde araştırın. Konuya veya karar numarasına göre daraltın, resmî tam metni inceleyin.

4.000 karar5 mahkeme türü28 hukuk alanıHukuk makaleleri →

4.000 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/122 E., 2026/122 K.

Esas
2026/122 E.
Karar
2026/122 K.

Resmî metinden: OLAY: Hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Anayasa Hukuku

Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi

Anayasa Mahkemesi, 2026/124 E., 2026/116 K.

Esas
2026/124 E.
Karar
2026/116 K.

Resmî metinden: İTİRAZIN KONUSU: 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 9., 10., 35., 49. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve ticaret ünvanı terkini istemine ilişkindir.

Esas
2025/5912 E.
Karar
2026/3278 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin ... üretiminde öne çıktığını, ticaret unvanında "..." ibaresi yer alırken davacının ticaret unvanında "..." ek ibaresi olduğundan tarafların ticaret unvanlarının farklı olduğunu, ticaret unvanının 1997 yılında tescil edildiğini, davacının uzun yıllardır bir itirazı bulunmadığını, 20 yıldan beri kullandığı alan adının iptalinin istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının ... ve modifiye ... emtialarında tescilli markasının bulunmadığı gibi müvekkilinin faaliyet alanı kapsamında davacının tanınmışlığı bulunmadığını, "..." ibaresinin “..., glikoz ve früktoz” dahil herhangi bir ... maddesi yönünden ayırt ediciliği zayıf olduğundan ekli ibareler ile ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkili kötüniyetli olmadığını, 20 yıl sonra "..." ibaresinin müvekkili tarafından kullanılmadığını iddia eden davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın davanın reddini istemiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ref'i, ticaret ünvanı ve internet alan adının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Esas
2025/5925 E.
Karar
2026/3280 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005 yılında ticaret unvanını tescil ettirdikten sonra 2007/70231 sayılı başvuru ile 39. sınıfta ''...'' markasını tescil ettirmek istediğini, 31.12.2007 tarihinde yaptığı marka başvurusunun reddedildiğini ancak tekrar yapılan başvuru sonrası 39.sınıfta 2016/105173 sayılı başvurunun 04.08.2017 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin ise ticari unvanının 2015 yılında tescil edildiğini, 04.10.2016 tarihli 39. sınıfta ''.............l' ibareli başvurusunun 13.12.2017 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin 1975 yılından beri aktif olarak 39. sınıfta faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkilinin tescilli ve öncelikli kullanım hakkına sahip ticaret unvanı ve markası ile iltibas yaratacak şekilde haksız ve izinsiz olarak ''...'' ibaresini kullanmasının müvekkilin marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalı eylemlerinin müvekkilinin ticari unvanına ve markasına tecavüz teşkil ettiğinin, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı tarafın müvekkilinin markasına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eden fiillerinin men'ine, "...'' sözcüğünün davalının ticaret unvanından çıkarılmasına ve sicilden terkinine, davalının markasının sicilden terkinine, davalı tarafından kullanılmakta olan “...” isimli siteye erişimin durdurulmasına, sitenin kapatılmasına, davalının otobüs bileti, reklam, kartvizit, broşür gibi tüm yazılı evrak ve tanıtım vasıtaları ile tabelasının toplatılmasına ve imhasınıa şimdilik 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Kooperatifler Hukuku

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali

Esas
2024/34 E.
Karar
2026/945 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞTİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. Maddesi uyarınca davacılar murisinin davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 4721 Sayılı TMK'nun 640. ve 701. maddeleri gereğince müteveffa ...'ın mirasçıları arasında el birliği mülkiyeti hükümleri geçerli olduğundan kanunda ya da sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça tasarrufi işlemlerde ortakların oy birliği ile karar vermeleri gerekmektedir. Dava da, bir tasarrufi işlem olduğuna göre tüm ortaklar birlikte davayı açmalı, davaya muvafakat etmeli veya terekeye temsilci atanmalıdır. Somut olayda, davacılar dışında murisin başka yasal mirasçılarının da bulunduğu, ancak dosya kapsamında murise ait herhangi bir veraset ilamı ilamı bulunmadığı gibi, mahkemece Denizli, Aydın ve Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemeleri'ne yazılan müzekkere yanıtlarında muris ...'ın mirasının reddedildiğine ilişkin herhangi bir dosyanın bulunmadığının belirtildiği, bu şekilde mirasın diğer mirasçılar tarafından reddedildiğine dair dosyada herhangi bir karar bulunmadığı mahkemenin de kabulünde olmasına karşın, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan murisin tüm mirasçıların davaya muvafakatlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bu şekilde taraf teşkiline ilişkin söz konusu usuli eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Hukuk Kararları

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Davanın konusu: Tazminat

Esas
2025/677 E.
Karar
2026/862 K.

Kaynakta kesinleşme: KESİNLEŞMEDİ

Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: davacı vekilinin talepleri değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin 11/09/2024 tarihinde verdiği dilekçe çerçevesinde talepleri değerlendirilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davalıların müteveffanın müterafık kusuruna yönelik istinafları yönünden; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde; "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır. Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Meskeniyet şikayetinde satış süresiyle düşmüş haczin önce incelenmesi

Esas
2025/9704 E.
Karar
2026/4086 K.

Editoryal özet: Meskeniyet şikayetinde mahkemeler borçluya uygun ev bedeli ayrılarak satışa karar vermiştir. Daire, şikayet tarihinde geçerli haciz bulunmasının önce incelenmesi gerektiğini açıklamıştır. 2020 haczinde bir yıllık sürede usulüne uygun satış talebi olmadığından haczin ayakta bulunmadığı kabul edilmiş, evin uygunluğu esastan incelenerek hüküm kurulması bozulmuştur. Haciz süresi tapuya şerh tarihinden değil icra müdürlüğünün haciz kararından başlar. Karar belirli konut bedelini veya her şikayetin haklılığını kesinleştirmez. Metin, önce düşmüş haciz ile yargılama sırasında düşme ayrımını kurmasına karşın somut sonuç anlatımında konusuzluk ifadesini kullanır.

Kararın sonucuBAM kararının kaldırılması ve meskeniyetin esası hakkında verilen ilk derece hükmünün bozulması
Miras Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden sonra bir yıllık tenkis süresinin geçtiği kabulünün korunması

Esas
2025/4709 E.
Karar
2026/2986 K.

Editoryal özet: Mirasçılar vasiyetnameyi ve saklı pay zedelenmesini açılma kararının kesinleşmesiyle öğrendiklerini ileri sürerek tenkis istemiştir. İlk derece, dosyada kabul edilen öğrenme tarihi ile dava arasında bir yıl geçtiğinden ret vermiş; BAM ve 7. Hukuk Dairesi sonucu korumuştur. Karar, davacıların kesinleşme tarihinden başlatma savunmasını kabul etmemiştir. Ancak gerçek öğrenme günü ve onu gösteren deliller metinde açıklanmadığından bağımsız takvim hesabı yapılamaz; her dosyada kesinleşmenin önemsiz olduğu gibi genel bir sonuç da çıkarılamaz. Terekenin saklı payı gerçekten ihlal edip etmediği veya sabit tenkis oranı esastan hesaplanmamıştır.

Kararın sonucuBir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Suç: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme

Esas
2025/4237 E.
Karar
2026/5706 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun

Resmî metinden: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 7394 sayılı yasa 4. madde gereğince 359. maddesi ek fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Tam metne erişimTam metindeki hüküm bölümünü inceleyin.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tekel Hakkı Vermeyen Su Bayiliğinde Denkleştirme İsteminin Reddi

Esas
2025/6388 E.
Karar
2026/3256 K.

Editoryal özet: Ana su bayisi, üreticinin sözleşmeyi sona erdirmesi üzerine müşteri portföyü için denkleştirme istemiştir. İlk derece mahkemesi bayilik niteliğine dayanarak talebi reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise sözleşme hükümlerini incelemiş; üreticinin bölgeyi bayinin onayını almadan tali bayiliklere ayırabildiğini ve davacıya tekel hakkı tanınmadığını belirlemiştir. Acentelik dışındaki ilişki için TTK m.122/5 koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle istinafı reddetmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır. Sonuç, her bayilikte denkleştirmenin yasak olmasına veya üreticinin ileri sürdüğü bütün fesih nedenlerinin haklı bulunmasına dayanmamaktadır.

Kararın sonucuTekel hakkı bulunmayan somut bayilikte denkleştirme talebinin reddine ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Teminat İçin Verilen Limited Payın Proje Tamamlandıktan Sonra Tescilinin İstenmesi

Esas
2025/6231 E.
Karar
2026/3261 K.

Editoryal özet: Davacı, noter pay devri sözleşmesine ve şirketin üç ay içinde ret kararı vermemesine dayanarak ortaklığının tescilini istemiştir. İmzası inkâr edilmeyen ayrı protokolde payların güneş enerjisi projesinin ifasını güvencelemek için verildiği ve proje tesliminden sonra iade edileceği kararlaştırılmıştır. Alt mahkemeler projenin tamamlanıp teslim edildiğini saptayarak, bu teminat işleminden TTK 595/7 sessizliği yoluyla kalıcı pay sahipliği çıkarılamayacağını kabul etmiştir. Yargıtay ret hükmünü onamıştır. Sonuç, yazılı teminat ve iade düzenlemesine dayalı somut işlemle sınırlıdır.

Kararın sonucuPayların davacıya ait olduğunun tespiti ve tescili istemini reddeden hükme karşı istinafın reddi kararı oybirliğiyle onandı.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Trafik sigortası prim payının SGK’ya aktarılmasında 6183 için açık yasal dayanak aranması

Esas
2025/5539 E.
Karar
2026/3486 K.

Editoryal özet: Sigorta şirketi trafik sigortası sağlık teminatı prim paylarının SGK’ya aktarımı için düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açmıştır. 3. Hukuk Dairesi, alacağın kaynağının 5510 sosyal sigorta primi değil KTK 98 özel sigorta ilişkisi olduğunu; gecikme cezası için 5510 a gönderimin 6183 takip yetkisi sağlamadığını kabul etmiştir. İlk emir yenisiyle geçersiz kaldığından o dava konusuz, ikinci emir ise yasal takip dayanağı bulunmadığından iptal edilmiştir. Sonuç onanmış, genel hükümlere göre takip gereği belirtilmiştir. Karar esas aktarım borcunu kendiliğinden silmez. Davalı başka 11. Hukuk Dairesi kararını aksi görüş diye ileri sürmüş, 3. Hukuk Dairesi kendi yerleşik çizgisini sürdürmüştür.

Kararın sonucuİlk ödeme emrinde konusuzluk, birleşen ikinci emirde iptal ve maktu vekalet ücretine ilişkin hükmün oybirliğiyle onanması

Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.