Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 10. Hukuk Dairesi
Ücretli Öğretmenin Hizmet Tespitinde Ders Saati Kaydı ve Kısmi Ret Ücreti
- Esas
- 2026/517 E.
- Karar
- 2026/8581 K.
Editoryal özet: Bozmaya uyulan hizmet tespiti davasında ders saati, puantaj ve bordrolarla aylık çalışma günlerinin belirlenmesi sonrasında kısmi kabul hükmü verildi. Yargıtay, esasa ilişkin itirazları reddedip kararın bozmaya uygun olduğunu kabul etti. Ancak kısmi ret olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettiren MEB lehine ücret verilmemesini düzelterek maktu ücret ekledi.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Vasiyetname İptali Reddedilirken Eşin Saklı Payı İçin Tenkisin Kabulü
- Esas
- 2025/2298 E.
- Karar
- 2026/3002 K.
Editoryal özet: Çocuksuz ölen muris taşınmaz payını yeğenlerine vasiyet etmiştir. Eşi vasiyetnamenin iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. Alt mahkeme işlem tarihindeki ehliyeti ve şekli geçerli bulup iptali reddetmiş, tereke değerlerine göre eşin saklı payı zedelendiğinden tenkis bedeline hükmetmiştir. Bedel için tercih hakkının kullanıldığı tarihten faiz uygulanmıştır. Davalı yeğenler tereke aktif ve pasifinin eksik hesaplandığını ileri sürmüş; Yargıtay bu itirazları reddederek hükmü onamıştır. Vasiyetin iptal edilmemesi, saklı pay ihlali nedeniyle tenkis yapılmasını engellememiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/6271 E., 2026/3262 K.
- Esas
- 2025/6271 E.
- Karar
- 2026/3262 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1991 yılında kurulduğunu, "..." ibareli markanın müvekkili şirketin ana markası olduğunu ve TÜRKPATENT nezdinde birçok tescilli markası bulunduğunu, davacıya ait "..." ana unsurlu markaların farklı bir zemin üzerine, farklı bir yazı karakteriyle farklı renkler kullanılarak ve farklı harfleri içerir bir şekilde oluşturulduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin markalarıyla hiçbir ortak noktasının bulunmadığını, davacının iddialarının aksine müvekkili markası ile davacı markaları arasında herhangi bir iltibas tehlikesi bulunmadığını, müvekkilinin marka tescillerinin davacı marka tescillerinden çok daha önce olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacının markalarından faydalanma iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2026/3054 E., 2026/3267 K.
- Esas
- 2026/3054 E.
- Karar
- 2026/3267 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu "..." ibareli markasını, 1988 yılından beri gıda ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin sunumunda yoğun ve kesintisiz şekilde kullandığını, "..." ibareli tescilsiz markayı taşıyan yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sunan işletmeyi davacının 2011 yılında devraldığını, devirden önceki dönemde markanın çeşitli şekillerde kullanımlarının olduğunu, ayrıca markadaki logonun grafik eser vasfı taşıdığını, 2006/49859 sayı ile davacının marka tescil başvurusunda da bulunduğunu, ancak elde olmayan bazı nedenlerle gerekli prosedürlerin tamamlanamaması sebebiyle tescil edilemediğini, davalının ise 2015/296 89... /92452 tescil numaralı "..." ibareli markaları kendisi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin marka tescil başvurularına davalının itiraz etmesi üzerine söz konusu markalardan haberdar olunduğunu, davalının bu tescillere dayanarak müvekkilinin yaptığı marka başvurularına itiraz ettiğini, davacının gerek tescil önceliğine sahip olduğu marka ve ticaret unvanına dayalı olarak ve gerekse de fiili kullanım önceliğine sahip olduğu, tanınmışlık kazanan tescilsiz kullanımına konu markasına dayalı olarak aynı, ayırt edici ve baskın unsuru içeren davalı adına tescilli söz konusu markaların hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/296 89... /92452 tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünü, müvekkilinin "..." ve "... ..." ibareli markayla gerçekleştirdiği ticari faaliyetin, davalının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yüksek Enflasyonda Aşkın Zararın Soyut İspatı ve Ekonomik Sepet Hesabı
- Esas
- 2025/6437 E.
- Karar
- 2026/3270 K.
Editoryal özet: Satıcı, mal bedelini uzun yargılama sonunda tahsil ettiğini ve enflasyonla zararının arttığını ileri sürmüştür. Alt derece mahkemeleri somut kişisel zarar kanıtlanmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Yargıtay, yüksek ve sürekli enflasyon döneminde parayı atıl tutmama davranışının hayatın olağan akışına uygunluğunu ve soyut ispatın kabulünü benimsemiştir. Enflasyon, döviz, altın, taşınmaz endeksi, mevduat ve tahvil faizleri gibi göstergelerden uzman kurulca sepet hesabı yapılmasını; faiz üstü kayıp varsa tahsil edilmiş temerrüt faizinin düşülmesini istemiştir. Ret hükmü bozulmuş, belirli tazminat tutarı doğrudan kabul edilmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Banka Kredi Alacağı İçin Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Talebinde Arabuluculuk
- Esas
- 2025/6324 E.
- Karar
- 2026/3218 K.
Editoryal özet: Banka kredi alacaklarını devralan davacı, borçlu şirketin aile bireyleri ve başka şirketler üzerinden faaliyete devam ettiğini ileri sürerek tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını ve para tahsilini istemiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın bankacılık işlemi kaynaklı ticari para alacağı olduğunu, dava öncesi arabulucuya başvurulmadığını belirleyerek davayı usulden reddetmiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Hacizde bulunduğu belirtilen şirket belgeleri ve akrabalık ilişkileri yalnız davacının esas iddiaları olarak kalmıştır. Karar, perdenin gerçekten kaldırılması gerektiği veya davalıların borçtan şahsen sorumlu olduğu sonucunu içermemektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Cebrî İhalede Eski Malikin Kullanımı İçin İhale Tarihinden Ecrimisil
- Esas
- 2025/4280 E.
- Karar
- 2026/2939 K.
Editoryal özet: Alacağına mahsuben taşınmazı ihaleden alan kişiler, ihalenin feshi talebinin reddedilip kesinleşmesinden sonra eski malikin tahliyesine kadar geçen dönem için ecrimisil istemiştir. İlk derece mahkemesi, kesinleşen ihaleyle mülkiyetin ihale tarihinde tescilden önce kazanıldığını ve taşınmazı kullanan eski kayıt malikine ayrıca ihtar gerekmediğini kabul etmiştir. Bu gerekçeyle ihale tarihinden tahliyeye kadar ecrimisile hükmetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını onamıştır. İhale alıcılarının tescilden önce mülkiyet hakkını kullanabilmeleri, somut ecrimisil kabulünün dayanağıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Boşanma
- Esas
- 2025/9730 E.
- Karar
- 2026/5995 K.
Resmî metinden: Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Davacı vekili Avukat ...'un mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava türü: Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
- Esas
- 2025/10627 E.
- Karar
- 2026/6066 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davaları ile ziynet alacağı davasının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesi uyarınca, satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı satımın feshi ve satım bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
- Esas
- 2025/6289 E.
- Karar
- 2026/3177 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.09.2019 tarihinde sıfır kilometre olarak davalıdan satın alınan aracın 07.09.2019 tarihinde teslim edildiğini, teslim sonrasında yasal süre içerisinde davalı şirket satış temsilcisine bildirildiği üzere, aracın arka bagaj kapısının sağ tarafının düşük olduğunu, sol tarafının yukarıda kaldığını, ön kaput bağlantı çizgilerinin çamurluklarla eşit olmadığını, arka stop farlarının sağ tarafın içerde sol tarafının dışarıda olması gibi gibi aracın dış görünümünü bozan, aracın ayıplı ve sonradan montaj hissi veren imalat bant hatalarının bulunduğunu, başka araçlarda benzer ayıpların olup olmadığının kontrol edildiğini, ancak sadece müvekkilin aracına özgü ayıpların bulunduğunun belirlendiğini, ayıpların 09.09.2019 tarihinde yetkili servise bildirildiğini, ancak yetkililerin "aracın fabrikadan bu şekilde çıktığı, bant imalatından kaynaklı problemler olduğu ve düzeltilemeyeceğini" bildirdiklerini, müvekkilin 10.09.2019 tarihinde davalıya ihtarname göndererek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde aracın iadesi ile satış bedelinin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek öncelikle ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu talep yerinde görülmediği takdirde aracın iadesi karşılığı satım bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
- Esas
- 2026/735 E.
- Karar
- 2026/3950 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, haczin üçüncü kişinin adresinde yapıldığı, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adresin haciz adresi olmadığı, haciz mahallinde borçlunun hazır olmadığı, borçluya ait herhangi bir evrak bulunmadığı, üçüncü kişi şirketin takip tarihinden önce kurulduğu, davacı alacaklı tarafından istihkak iddiasının aksinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Dava, davalı anonim şirketin haklı sebeplerle feshi istemine ilişkindir.
- Esas
- 2026/3237 E.
- Karar
- 2026/3156 K.
Resmî metinden aktarımı okuyun
Resmî metinden: II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; TTK’nın 531. maddesi koşullarının bulunmadığını, dava için haklı sebep bulunmadığını, davacının haklı sebep olarak dayandığı olay ve davaların kendisi tarafından yaratıldığını, davacının kötüniyetli hareket ettiğini, amacının şirkete ve kardeşlerine zarar vermek olduğunu, davacıya şirketle ilgili bilgi verilmediği hususunun gerçek dışı olduğunu, kâr payı dağıtımının yapıldığını, şirketin her yıl kâr payı dağıtmamasının fesih gerekçesi olamayacağını, davacının çekmiş olduğu bütün ihtarnamelere cevap verildiğini, davalı şirket kayıtlarının kanun hükümleri çerçevesinde tüm ortakların incelemesine açık olduğunu, davacı tarafından açılan davaların sonuçlanıp kesinleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuş, asli müdahil davacı yönünden de haklı sebepler bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
