Aradığınız içtihada ulaşın
Mahkeme türünü seçin veya doğrudan konu ve karar numarasıyla arayın.
4.000 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeDanıştay 13. Daire
13. Daire: İdari İşlemin Geri Alınması, İdari İşlemin Kaldırılması, Açık Hata, Hile veya Yanıltıcı Beyan, Hukukî İstikrar ve Güvenlik İlkeleri, Mülkiye Hakkı
- Esas
- 2020/2438 E.
- Karar
- 2020/3081 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Hukuka uygun davranmakla yükümlü olan davalı idareden, hukuka aykırı olarak tesis edildiği tespit edilen geçici kabul işlemine dayalı olarak işletmeye alınan üretim tesisinin faaliyetine mevcut hâliyle devamının kamu yararına aykırı sonuçlar doğuracak nitelikte olması da göz önüne alındığında, söz konusu geçici kabul işleminin hukuk aleminde varlığını sürdürmesi ve mevcut tesisin faaliyetine devamının sağlanmasının beklenemeyeceği açık olmakla birlikle; geçici kabul işlemine dayalı olarak, hukuka aykırılığın tespit edildiği tarihe kadar gerçekleştirilen iş ve işlemler ile elde edilen kazanımların yok sayılması sonucunu doğuracak şekilde işlem tesis edilmesinin hukukî istikrar ve güvenlik ilkelerine aykırılık teşkil edeceği; Gerek geçici kabul gerekse lisans tadil işlemlerinde davacının herhangi bir hilesi veya yanıltıcı beyanının bulunmadığı ve söz konusu işlemlerin açık hataya dayalı olarak da tesis edilmediği, aksine tüm zincir işlem süreçlerinin idarenin katılım ve onayıyla gerçekleştirildiği anlaşıldığından, söz konusu işlemlerin geleceğe etkili olarak bir "ilga" işlemiyle hukuk âleminden kaldırılabileceği ve davacı açısından geçici kabulün bir sonucu olarak elde edilen menfaatlerin korunması gerektiği, aksi kabulün davacının mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale teşkil edeceği sonucuna ulaşıldığından, davacı lehine oluşan durumların yok sayılması sonucunu doğuracak şekilde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay 7. Daire
7. Daire: Yetkili Vergi Dairesi
- Esas
- 2016/2306 E.
- Karar
- 2020/4535 K.
Resmî yayının özetinden: İstanbul ilinde tescile tabi araçlar için özel tüketim vergisi açısından tarha yetkili vergi dairesinin Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü olduğu; mükellefin katma değer vergisi yerinden bağlı olduğu Vergi Dairesince işlem tesisinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 8. Daire
8. Daire: Belediye Başkan Yardımcılığı, Göreve Son, Takdir Yetkisi
- Esas
- 2016/9557 E.
- Karar
- 2020/4994 K.
Resmî yayının özetinden: Belediye başkanı tarafından görülen lüzum üzerine, takdir yetkisi çerçevesinde, davacının belediye başkan yardımcılığı görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 12. Daire
12. Daire: Uzman Erbaş, Güvenlik Soruşturması
- Esas
- 2020/2850 E.
- Karar
- 2020/3589 K.
Resmî yayının özetinden: Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Disiplin Hukuku, Geri Alma, Yeni Bir Disiplin Cezası
- Esas
- 2020/1073 E.
- Karar
- 2020/2353 K.
Resmî yayının özetinden: Soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda yetkili disiplin amiri tarafından verilerek tebliğ edilen disiplin cezasının, bir disiplin affı kanunu veya yargı makamlarınca verilmiş ve kesinleşmiş bir yargı kararı olmadığı sürece, idarenin tek yönlü iradesi ile geri alınarak yeni bir disiplin cezası tesis edilmesine hukuken olanak bulunmadığı hakkında.
Danıştay 2. Daire
2. Daire: Aile Hekimliği, Sözleşme Feshi, Başka İş Yapma Yasağı
- Esas
- 2018/430 E.
- Karar
- 2020/3250 K.
Resmî yayının özetinden: Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından iş yeri hekimliği sözleşmesinden kısa bir süre sonra izin talep edildiği de dikkate alındığında, davacının yetkili birimden izin almaksızın iş yeri hekimliği yaptığından bahisle doğrudan aile hekimliği sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuk devletinin bir gereği olan ölçülülük ilkesine uyarlık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 6. Daire
6. Daire: İçme Suyu Havzası, İmar Plânı, Tazminat, Manevi
- Esas
- 2019/17047 E.
- Karar
- 2020/10564 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Manevi tazminat, maddi tazminat gibi bir tazmin aracı olmayıp ilgilinin davalı yönetimin hukuka aykırı olan eylem ve/veya işlemi nedeniyle duyduğu elem ve üzüntüyü sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak biçimde kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlayan bir tatmin aracı olduğu, davalı idarelerin hukuka aykırılığı yargı kararları ile saptanmış işlemleri üzerine davacının akaryakıt istasyonu tesis izni istemlerinin yargı kararlarının uygulanmaması dolayısıyla sürüncemede bırakıldığı da göz önüne alınmak suretiyle Bölge İdare Mahkemesince, davacı şirket yönünden manevi tazminat isteminin koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 8. Daire
8. Daire: Uzman Kadrosu, Özel Şart
- Esas
- 2016/8574 E.
- Karar
- 2020/4858 K.
Resmî yayının özetinden: Kadro ilanında yer alan koşulun, mezuniyet alanı dışında adayı tanımlayan özel bir şart olup olmadığı, ihtiyaç ve hizmet gerekleri doğrultusunda getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiği hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Hukuk Güvenliği İlkesi, Geriye Yürümezlik İlkesi, İdari Tedbirler, İdari Yaptırımlar, İki Yıl Süre ile Borsalarda Geçici İşlem Yasağı
- Esas
- 2020/84 E.
- Karar
- 2020/3021 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: 1- Ceza hukuku ilkelerinin kural olarak idarî tedbirler için uygulanmasına gerek olmamakla beraber, “geçmişe yürütülememe” gibi hukukun genel ilkelerinin idarî tedbirler için de geçerli olmasının, bu genel ilkenin sadece bir ceza hukuku temel prensibi (suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi) değil, “idarî usûl”ün gereği olarak idarî işlemler (yükümlendirici idari işlemler) için de geçerli olmasından kaynaklandığı; yani geriye yürümezlik ilkesinin, ceza hukuku ilkesi olduğu kadar, aynı zamanda bir idare hukuku ilkesi olarak da kabul edildiği; bu bağlamda, davalı Kurul’un, ilgili bulunduğu piyasada 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile kendisine tanınan yetkiyi kullanarak çıkardığı düzenleyici (kural) işlem niteliğinde olan Tebliğ’in ve bu Tebliğ’de yer alan kurallarla öngörülen idarî tedbirlerin, kişilerin aleyhine sonuç doğuracak şekilde geçmişe ve tamamlanmış ve hukukî sonuçlarını doğurmuş hukukî eylemlere etkili olarak uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı; 2- Öte yandan, her ne kadar "idarî tedbir" niteliğinde işlem tesis edildiği belirtilse de, davacı hakkında iki yıl süre ile borsalarda geçici işlem yasağı getirilmesine ilişkin dava konusu işlemin "idarî yaptırım" mahiyetini taşıdığı dikkate alındığında, 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandıktan üç ay sonra yürürlüğe giren Tebliğ'in ve bu Tebliğ'de öngörülen "idarî tedbirlere" ilişkin kuralların, davacının 2013 yılında işlediği eylemler sebebiyle geçmişe etkili olarak uygulanması suretiyle hukukî güvenlik ilkesine aykırı şekilde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Daire
13. Daire: Kişilik Haklarının İhlâli, Suçsuzluk Karinesi, İfade ve Basın Özgürlüğü, Hukukun Üstünlüğü ve Adalet Esasları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
- Esas
- 2015/1935 E.
- Karar
- 2020/3012 K.
Resmî yayının özetini okuyun
Resmî yayının özetinden: Uyuşmazlık konusu yayının davacı kuruluş tarafından gerçekleştirildiği tarihte dahi, ses kayıtlarının gerçek olmadığı yönünde güvenilirliklerinin sorgulanmasını gerektiren ciddî verilerin bulunduğu; ana muhalefet partisinin grup toplantısının bir bölümünde ses kayıtlarının doğrudan dinletilip içeriklerinin deşifre metin olarak ekrana getirilmesi ve bu anların davacı tarafından yayınlanması suretiyle olgu isnadına sebep olunduğu; ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğuna ve adlî bir soruşturmanın hazırlık dosyasına ait olabileceğine ilişkin kuvvetli ihtimal ve somut açıklamaların dikkate alınmadığı, yayının içeriğini oluşturan hukuka aykırı kaynakların güvenilirliğinin sorgulanmadığı, bu hususta basının sahip olması beklenilen asgarî özen ve sorumluluğun gösterilmediği; kamuya mal olmuş kişilerin - özellikle siyasetçilerin ve hükûmettekilerin - özel yaşam alanları oldukça sınırlı olmasına rağmen, ifade ve basın özgürlüğü, bu kişilerin özel hayatlarına, onur ve saygınlıklarına ağır ve haksız saldırılarda bulunulabileceği anlamına gelmediğinden, uyuşmazlık konusu yayının, hukukun üstünlüğü ile insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkelerine aykırı olduğu; Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarında belirtilen genel ilkelerin, somut olaya uygulanması sonucunda, yaptırımın ağırlığı da göz önünde bulundurularak, söz konusu aykırılık nedeniyle uygulanan yaptırımla davacının ifade ve basın özgürlüğüne yapılan müdahalenin, hukukun üstünlüğünü ve ilgililerin kişilik haklarını korumak bakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olduğu sonucuna ulaşıldığından, uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
İdari Dava Daireleri Kurulu: Ek Ders Ücreti, Fiilen Çalışma
- Esas
- 2020/692 E.
- Karar
- 2020/2061 K.
Resmî yayının özetinden: Yargı kararıyla sözleşmesinin feshine ilişkin işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edilen davacının fiilen çalışamaması idarenin hukuka aykırı işlemi kaynaklı olduğundan tarafına ödenmeyen ek ders ücretlerinin tazmini gerektiği hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Vergi Dava Daireleri Kurulu: Damga Vergisi, Vergiyi Doğuran Olay, Sözleşme
- Esas
- 2019/774 E.
- Karar
- 2020/1190 K.
Resmî yayının özetinden: Sözleşmeden kaynaklanan damga vergisinde vergiyi doğuran olayın sözleşmenin ibraz edildiği anda değil, imzalanıp hukuken tekemmül ettiği anda gerçekleşeceği hakkında.
Karar kartlarında editoryal özetler, resmî yayının özetleri veya “Resmî metinden aktarım” olarak belirtilen kaynak bölümleri yer alır. Her kararın tam metni ve resmî kaynak bağlantısı kendi sayfasında bulunur.
